(1) Size piç diyebilir miyim? episode artwork

EPISODE · Apr 30, 2022 · 0 MIN

(1) Size piç diyebilir miyim?

from Sessiz Sigara · host Zikirmatik

Son bahar ayının ilk günü. Baharla alakasız tam bir sonbahar günü. Beş gün sonra. Kredi kartı borcumun ödemesi gelecek. Normalde ödemelerimi erkenden yapar son günlere bırakmazdım. Ama bu ay bir farklı harcadım. Aynı şeyleri aldım. Aynı şeyleri yedim. Her hafta olduğu gibi gene iki, üç kez kahveciye gittim. Benzer tatlının küçüğünü istedim. Aynı zevkle yedim. Ama dediğim gibi bi farklı harcadım. Aldıklarım aynıydı. Ödediklerim bi farklıydı. Bu sefer aldıklarımla borcum denk olmadı. Bu paragöz bankalar aldıklarınızla ilgilenmiyor. Ödediğiniz şeylerle ilgileniyor. Ay sonunda da ilgilerini arz etmeniz bekleniyor. Bu sefer ki nacizane ilgilerine karşın. Zamanında teşekkür edemesem de. Ay sonunda ilgilerini karşılıksız bırakmayacak. Borcumu ilgilerine arz edecektim. Son bir kaç gün borcumun gerektirdiği miktarı edinmeye uğraştım. Edindim de. Biriktirmişiz önceden. Evde kenara köşeye bir yere atmışım. Unutmuşum. Allahtan bankaya yatırmamışım. Yoksa hiç şüphesiz o ufacık birikimime de göz dikerlerdi. Şerefsiz bunlar. Bide şimdi ben nazik bir adamım. Hem de çok. Öyle isteklere, ricalara hiç karşı gelemem. Hiç redetemem. Karşımdaki kırılır diye ödüm kopar. Ne derlerse mırın kırın eder. Israr yolunda bir kaç diretmeye hemen ikna olurum. Bankaya da o üç kuruşu yatırmış olsaydım. Borç için aradıklarında. Bir telefonla hepsini alın. Bir daha ki sefere ödersiniz diyip kapardım. Çok yaşa kendim. İyi ki biriktirmişim iki üç kuruş. Saklamışım kitaplığımın arasına. Yatırmamışım bankaya. Bu sabah hesapladım. Ay sonu kredi borcum binsekizyüztürklirası'ymış. Hazırda zaten 1000 liram vardı. Kitaplıkta da çok şükür 900'ünü buldum. Tam tamına yetiyordu. Hatta üstüne 100 liram daha kalıyordu. Tüm paraları elime aldım. Saymaya başladım. 200, 400, 600...Parayı saymak önemlidir. Her zaman bir şey alırken veya satarken. Paranızı saymalısınız. Paranın miktarından emin olmalısınız. Bu sadece sizin fazladan para vereceğinizden değil. Karşındakine azını verebileceğinizden de kaynaklanır. O yüzden siz siz olun her zaman sayın. Sakın kontrol etmeyi ihmal etmeyin. Sonra kimseye hak geçmesin. 900, 1000, 1100...Ben çoğu zaman sayamam o ayrı konu. Sadece evde sayarım. Her türlü sayarım. Hatta bazen bir kaç sefer. Dediğim gibi miktarın doğruluğu önemlidir. Bu saygıdır. Bu güvendir. Paranın miktarı olmasa paranın ne önemi olurdu. Di mi? 1400, 1450, 1500...Benim sayamama mevzum daha çok birinin karşısında. Birinin önünde sayarken rahatsız olabiliyorum. Sanki ona güvenmediğim için baktığımı düşünüyorum. Genelde ben öyle düşününce de karşımdaki de öyle sanıyor. Tabii ben de öyle sansın istemiyorum. Alırken de. Verirken de. Hiç farketmiyor. Hep aynı durumu yaşıyorum. 1700, 1750...Mesela geçen gün tüm büroya maaşlar dağıtıldı. Herkes zarfları açtı. Takır takır paraları saymaya başladı. Çok utandım. Koskoca büro sizi mi dolandıracak arkadaşlar. Ben öylece ortalıkta saymam. Eve gidene kadar sabırla bekledim. Akşam evde saydım. Ayrıca kurul üyelerinden Hikmet Bey de ofisin yakınlarındaydı. Eminim, görseydi o da utanırdı. Umuyorum ki bu görüntüyü o da görmemiştir. 1850, 1900...1950, bakın. İşte bu yüzden dedim. Fazladan 50 lira daha çıktı. Belki saymasam. Haberim bile olmayacaktı. Boşu boşuna bankaya 50 lira daha yatıracaktım. Para da hazırsa artık çıkabilirim. Hava esintili olduğu için üstüme ince bir polar aldım. Çıktım. Banka bir üst sokağımda. Sağdan dönünce tam karşımda. Şimdilik ATM boş gözküyor. Ben ilerledikçe banka bana yakınlaşıyor. Gittikçe ATM'yi de daha yakından görüyordum. Bankanın önüne kadar geldiğimde. ATM'yi bir kadın kullanıyordu. İşlem yapıyordu. Ekranını görmeyecek şekilde kenara geçtim. Beklemeye başladım. Oldukça genç duruyordu. Soğuk bir tipi vardı. Aslında orta yaşlıydı. Ama soğuk görüntüsü. Ve beyaz ten rengi. Ona enteresan bir gençlik katıyordu. Ekranın yan tarafına bakarken yüzünü daha da ayrıntılı gördüm. Yüzü biraz kırışıktı. Haklıydım. Kesinlikle orta yaşlıydı. Gözleri de renkliymiş. Onu fark ettim. Yabancı uyruklu olabilirdi.

Son bahar ayının ilk günü. Baharla alakasız tam bir sonbahar günü. Beş gün sonra. Kredi kartı borcumun ödemesi gelecek. Normalde ödemelerimi erkenden yapar son günlere bırakmazdım. Ama bu ay bir farklı harcadım. Aynı şeyleri aldım. Aynı şeyleri yedim. Her hafta olduğu gibi gene iki, üç kez kahveciye gittim. Benzer tatlının küçüğünü istedim. Aynı zevkle yedim. Ama dediğim gibi bi farklı harcadım. Aldıklarım aynıydı. Ödediklerim bi farklıydı. Bu sefer aldıklarımla borcum denk olmadı. Bu paragöz bankalar aldıklarınızla ilgilenmiyor. Ödediğiniz şeylerle ilgileniyor. Ay sonunda da ilgilerini arz etmeniz bekleniyor. Bu sefer ki nacizane ilgilerine karşın. Zamanında teşekkür edemesem de. Ay sonunda ilgilerini karşılıksız bırakmayacak. Borcumu ilgilerine arz edecektim. Son bir kaç gün borcumun gerektirdiği miktarı edinmeye uğraştım. Edindim de. Biriktirmişiz önceden. Evde kenara köşeye bir yere atmışım. Unutmuşum. Allahtan bankaya yatırmamışım. Yoksa hiç şüphesiz o ufacık birikimime de göz dikerlerdi. Şerefsiz bunlar. Bide şimdi ben nazik bir adamım. Hem de çok. Öyle isteklere, ricalara hiç karşı gelemem. Hiç redetemem. Karşımdaki kırılır diye ödüm kopar. Ne derlerse mırın kırın eder. Israr yolunda bir kaç diretmeye hemen ikna olurum. Bankaya da o üç kuruşu yatırmış olsaydım. Borç için aradıklarında. Bir telefonla hepsini alın. Bir daha ki sefere ödersiniz diyip kapardım. Çok yaşa kendim. İyi ki biriktirmişim iki üç kuruş. Saklamışım kitaplığımın arasına. Yatırmamışım bankaya. Bu sabah hesapladım. Ay sonu kredi borcum binsekizyüztürklirası'ymış. Hazırda zaten 1000 liram vardı. Kitaplıkta da çok şükür 900'ünü buldum. Tam tamına yetiyordu. Hatta üstüne 100 liram daha kalıyordu. Tüm paraları elime aldım. Saymaya başladım. 200, 400, 600...Parayı saymak önemlidir. Her zaman bir şey alırken veya satarken. Paranızı saymalısınız. Paranın miktarından emin olmalısınız. Bu sadece sizin fazladan para vereceğinizden değil. Karşındakine azını verebileceğinizden de kaynaklanır. O yüzden siz siz olun her zaman sayın. Sakın kontrol etmeyi ihmal etmeyin. Sonra kimseye hak geçmesin. 900, 1000, 1100...Ben çoğu zaman sayamam o ayrı konu. Sadece evde sayarım. Her türlü sayarım. Hatta bazen bir kaç sefer. Dediğim gibi miktarın doğruluğu önemlidir. Bu saygıdır. Bu güvendir. Paranın miktarı olmasa paranın ne önemi olurdu. Di mi? 1400, 1450, 1500...Benim sayamama mevzum daha çok birinin karşısında. Birinin önünde sayarken rahatsız olabiliyorum. Sanki ona güvenmediğim için baktığımı düşünüyorum. Genelde ben öyle düşününce de karşımdaki de öyle sanıyor. Tabii ben de öyle sansın istemiyorum. Alırken de. Verirken de. Hiç farketmiyor. Hep aynı durumu yaşıyorum. 1700, 1750...Mesela geçen gün tüm büroya maaşlar dağıtıldı. Herkes zarfları açtı. Takır takır paraları saymaya başladı. Çok utandım. Koskoca büro sizi mi dolandıracak arkadaşlar. Ben öylece ortalıkta saymam. Eve gidene kadar sabırla bekledim. Akşam evde saydım. Ayrıca kurul üyelerinden Hikmet Bey de ofisin yakınlarındaydı. Eminim, görseydi o da utanırdı. Umuyorum ki bu görüntüyü o da görmemiştir. 1850, 1900...1950, bakın. İşte bu yüzden dedim. Fazladan 50 lira daha çıktı. Belki saymasam. Haberim bile olmayacaktı. Boşu boşuna bankaya 50 lira daha yatıracaktım. Para da hazırsa artık çıkabilirim. Hava esintili olduğu için üstüme ince bir polar aldım. Çıktım. Banka bir üst sokağımda. Sağdan dönünce tam karşımda. Şimdilik ATM boş gözküyor. Ben ilerledikçe banka bana yakınlaşıyor. Gittikçe ATM'yi de daha yakından görüyordum. Bankanın önüne kadar geldiğimde. ATM'yi bir kadın kullanıyordu. İşlem yapıyordu. Ekranını görmeyecek şekilde kenara geçtim. Beklemeye başladım. Oldukça genç duruyordu. Soğuk bir tipi vardı. Aslında orta yaşlıydı. Ama soğuk görüntüsü. Ve beyaz ten rengi. Ona enteresan bir gençlik katıyordu. Ekranın yan tarafına bakarken yüzünü daha da ayrıntılı gördüm. Yüzü biraz kırışıktı. Haklıydım. Kesinlikle orta yaşlıydı. Gözleri de renkliymiş. Onu fark ettim. Yabancı uyruklu olabilirdi.

NOW PLAYING

(1) Size piç diyebilir miyim?

0:00 0:27

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

Seydikemer Bungalov Evleri 0534 707 4277 Kamp Alanı Seydikemer Bungalov Kamp Alanı Seydikemer Bungalov Evleri: Doğayla iç içe modern konfor. Sessiz huzur, özel teraslar ve doğal güzelliklerle dolu unutulmaz bir tatil deneyimi sunuyor. Seydikemer'in göz alıcı doğasının tadını çıkarırken, modern tasarımıyla döşenmiş bungalov evlerimizde huzuru bulabilirsiniz. Özel teraslarımız, size özgün manzara eşliğinde keyifli anlar yaşama fırsatı sunuyor. Konforlu iç mekanlarımızda dinlenirken, çevredeki doğal güzellikleri keşfetmeye çıkabilirsiniz. Tlos Antik Kenti'ne yakın konumumuz da tarihi ve kültürel bir gezinti için size olanak sağlıyor. Seydikemer Bungalov Evleri, doğanın ve tarihin izlerini sürerek unutulmaz bir tatil deneyimi yaşamak isteyenleri bekliyor. Rezervasyon için: 0534 707 4277 🌿🏡🍃 #SeydikemerBungalovEvleri Website: https://sites.google.com/view/seydikemerbungalovevleri/ Seyir Hali Elif Hilal Kara Bu sayfada teknolojiyi, tarihi, nörobilimi ve tasavvufu aynı masada konuşuyoruz.İstedim ki; kulağınıza sadece modern dünyanın gürültüsü değil, bazen bir arının kovan nizamı, bazen tarihin fısıltısı, en çok da kendi benliğinizin o sessiz hakikati değsin.Kemerleri gevşetin, asıl evimize dönüyoruz.Haliniz hayret, seyriniz daim olsun. Türkçe İncil Yeni Antlaşma 1987, 1994 (Sigara-dramatize) - Turkish Bible (Non-Dramatized) Faith Comes By Hearing The Turkish Audio New Testament (NVS) is a unique presentation of the Audio Bible. For a list of other available languages go to our website at http://FaithComesByHearing.com. The mission of Faith Comes By Hearing is to bring His Church together and make disciples from every nation, tribe, language, and people: to give every person the opportunity to listen completely through the New Testament in their heart language. İSPİYONCU ispiyoncu ispiyoncu Selam ben İSPİYONCU. Sana bütün bildiklerimi anlatacağım. Hiç düşündün mü? Çevrende yaşanan olaylara, kavgalara, sevinçlere, kaybetmişliğe, yorgunluğa, korkulara ne kadar duyarlısın? Farkında mısın bunun? Ya da hiç umurunda değil mi? Merak etme, her gün, her dakika senin için bu hikayeleri topluyorum. Bir gün ıssız bir sokakta, bir gün şehrin en gözde caddesinde. Belki de bir insanın en büyük yarasını, daha ince kimseye anlatılmamış sırları, sessiz kalanların hikayesini… Anlatacaklarım tamamen gerçeklere dayanmaktadır. Kişi ve kurumların gizliliği için isimler değiştirilmiştir. Belki anlattığım bir hikaye size çok tanıdık gelebilir…

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Sessiz Sigara?

This episode is 0 minutes long.

When was this Sessiz Sigara episode published?

This episode was published on April 30, 2022.

What is this episode about?

Son bahar ayının ilk günü. Baharla alakasız tam bir sonbahar günü. Beş gün sonra. Kredi kartı borcumun ödemesi gelecek. Normalde ödemelerimi erkenden yapar son günlere bırakmazdım. Ama bu ay bir farklı harcadım. Aynı şeyleri aldım. Aynı şeyleri...

Can I download this Sessiz Sigara episode?

Yes, you can download this episode by clicking the download button on the episode player, or subscribe to the podcast in your preferred podcast app for automatic downloads.
URL copied to clipboard!