EPISODE · Dec 23, 2024 · 41 MIN
14. Lem'a/3, Sh 95 | 1.Makam | 2.Sual | Hamse-i Âl-i Abâ ve Ehl-i Beyt hakkındadır
from Lem'alar Mecmuası · host Av. Ali Kurt
İkinci Suâl: Âl-i Abâ hakkındadır. Kardeşim! Âl-i Abâ hakkındaki cevabsız kalan suâlinizin çok hikmetlerinden yalnız bir tek hikmeti söylenecek. Şöyle ki: Resûl-ü EkremAleyhissalâtü Vesselâm, giydiği mübârek abâsını, SAYFA 96 Hazret-i Ali (ra) ve Hazret-i Fâtıma (ra) ve Hasan (ra) ve Hüseyin’i (ra) üstlerine örtmesi ve onlara bu sûretle لِيُذْهِبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ اَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْه۪يرًا âyetiyle duâ etmesinin esrârı ve hikmetleri var. Sırlarından bahsetmeyeceğiz. Yalnız, vazîfe-i risâlete taalluk eden bir hikmeti şudur ki: Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, gayb-âşinâ ve istikbâlbîn nazar-ı nübüvvetiyle otuz kırk sene sonra Sahâbeler ve Tâbiînler içinde mühim fitneler olacağını ve kan döküleceğini görmüş. İçinde en mümtâz şahsiyetlerin, abâsı altında olan o üç şahsiyet olduğunu müşâhede etmiş. Hazret-i Ali’y (ra), ümmet nazarında tathîr ve tebrie etmek ve Hazret-i Hüseyin’i (ra) ta‘ziye ve teselli etmek; ve Hazret-i Hasan’ı (ra) tebrîk etmek ve musâlaha etmek ile ve mühim bir fitneyi kaldırmakla şerefini ve ümmete azîm fâidesini i‘lân etmek; ve Hazret-i Fâtıma’nın (ra) zürriyetinin tâhir ve müşerref olacağını ve “Ehl-i Beyt” ünvân-ı âlîsine lâyık olacaklarını i‘lân etmek için, o dört şahsa kendiyle beraber “Hamse-i Âl-i Abâ” ünvanını bahşeden o abâyı örtmüştür. Evet çendân Hazret-i Ali (ra), halîfe-i bilhak idi. Fakat dökülen kanlar çok ehemmiyetli olduğundan, ümmet nazarında tebriesi ve berâeti, vazîfe-i risâlet hasebiyle ehemmiyetli olduğundan, Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, o sûretle onu tebrie ediyor. Onu tenkîd ve tahtie ve tadlîl eden Hâricîleri ve Emevîlerin mütecâviz tarafdârlarını, sükûta da‘vet ediyor. Evet Hâricîlerin ve Emevîlerin müfrit tarafdârları Hazret-i Ali (ra) hakkındaki tefrîtleri ve tadlîlleri ve Hazret-i Hüseyin’in (ra) gāyet fecî‘ ciğersûz hâdisesiyle Şîaların ifrâtları ve bid‘aları ve Şeyhayn’den teberrîleri, ehl-i İslâma pek çok zararlı düşmüştür. İşte bu abâ ve duâ ile Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Hazret-i Ali’yi (ra) ve Hazret-i Hüseyin’i (ra) mes’ûliyetten ve ittihâmdan ve ümmetini onlar hakkında sû’-i zandan kurtardığı gibi, Hazret-i Hasan’ı (ra) yaptığı musâlaha ile ümmete ettiği iyiliğini, vazîfe-i risâlet noktasında tebrîk ediyor ve Hazret-i Fâtıma’nın (ra) zürriyeti ve nesl-i mübâreki, âlem-i İslâmda “Ehl-i Beyt” ünvanını alarak âlî bir şeref kazanacaklarını ve Hazret-i Fâtıma’nın (ra) zürriyetinin اِنّ۪ٓي اُع۪يذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ diyen Hazret-i Meryem’in (ra) vâlidesi gibi, zürriyetçe çok müşerref olacağını i‘lân ediyor. اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰي سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓي اٰلِهِ الطَّيِّب۪ينَ الطَّاهِر۪ينَ الْاَبْرَارِ وَعَلٰٓي اَصْحَابِهِ الْمُجَاهِد۪ينَ الْمُكْرَم۪ينَ الْاَخْيَارِ اٰم۪ينَ
What this episode covers
İkinci Suâl: Âl-i Abâ hakkındadır. Kardeşim! Âl-i Abâ hakkındaki cevabsız kalan suâlinizin çok hikmetlerinden yalnız bir tek hikmeti söylenecek. Şöyle ki: Resûl-ü EkremAleyhissalâtü Vesselâm, giydiği mübârek abâsını, SAYFA 96 Hazret-i Ali (ra) ve Hazret-i Fâtıma (ra) ve Hasan (ra) ve Hüseyin’i (ra) üstlerine örtmesi ve onlara bu sûretle لِيُذْهِبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ اَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْه۪يرًا âyetiyle duâ etmesinin esrârı ve hikmetleri var. Sırlarından bahsetmeyeceğiz. Yalnız, vazîfe-i risâlete taalluk eden bir hikmeti şudur ki: Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, gayb-âşinâ ve istikbâlbîn nazar-ı nübüvvetiyle otuz kırk sene sonra Sahâbeler ve Tâbiînler içinde mühim fitneler olacağını ve kan döküleceğini görmüş. İçinde en mümtâz şahsiyetlerin, abâsı altında olan o üç şahsiyet olduğunu müşâhede etmiş. Hazret-i Ali’y (ra), ümmet nazarında tathîr ve tebrie etmek ve Hazret-i Hüseyin’i (ra) ta‘ziye ve teselli etmek; ve Hazret-i Hasan’ı (ra) tebrîk etmek ve musâlaha etmek ile ve mühim bir fitneyi kaldırmakla şerefini ve ümmete azîm fâidesini i‘lân etmek; ve Hazret-i Fâtıma’nın (ra) zürriyetinin tâhir ve müşerref olacağını ve “Ehl-i Beyt” ünvân-ı âlîsine lâyık olacaklarını i‘lân etmek için, o dört şahsa kendiyle beraber “Hamse-i Âl-i Abâ” ünvanını bahşeden o abâyı örtmüştür. Evet çendân Hazret-i Ali (ra), halîfe-i bilhak idi. Fakat dökülen kanlar çok ehemmiyetli olduğundan, ümmet nazarında tebriesi ve berâeti, vazîfe-i risâlet hasebiyle ehemmiyetli olduğundan, Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, o sûretle onu tebrie ediyor. Onu tenkîd ve tahtie ve tadlîl eden Hâricîleri ve Emevîlerin mütecâviz tarafdârlarını, sükûta da‘vet ediyor. Evet Hâricîlerin ve Emevîlerin müfrit tarafdârları Hazret-i Ali (ra) hakkındaki tefrîtleri ve tadlîlleri ve Hazret-i Hüseyin’in (ra) gāyet fecî‘ ciğersûz hâdisesiyle Şîaların ifrâtları ve bid‘aları ve Şeyhayn’den teberrîleri, ehl-i İslâma pek çok zararlı düşmüştür. İşte bu abâ ve duâ ile Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Hazret-i Ali’yi (ra) ve Hazret-i Hüseyin’i (ra) mes’ûliyetten ve ittihâmdan ve ümmetini onlar hakkında sû’-i zandan kurtardığı gibi, Hazret-i Hasan’ı (ra) yaptığı musâlaha ile ümmete ettiği iyiliğini, vazîfe-i risâlet noktasında tebrîk ediyor ve Hazret-i Fâtıma’nın (ra) zürriyeti ve nesl-i mübâreki, âlem-i İslâmda “Ehl-i Beyt” ünvanını alarak âlî bir şeref kazanacaklarını ve Hazret-i Fâtıma’nın (ra) zürriyetinin اِنّ۪ٓي اُع۪يذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ diyen Hazret-i Meryem’in (ra) vâlidesi gibi, zürriyetçe çok müşerref olacağını i‘lân ediyor. اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰي سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓي اٰلِهِ الطَّيِّب۪ينَ الطَّاهِر۪ينَ الْاَبْرَارِ وَعَلٰٓي اَصْحَابِهِ الْمُجَاهِد۪ينَ الْمُكْرَم۪ينَ الْاَخْيَارِ اٰم۪ينَ
NOW PLAYING
14. Lem'a/3, Sh 95 | 1.Makam | 2.Sual | Hamse-i Âl-i Abâ ve Ehl-i Beyt hakkındadır
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
Jun 29, 2026 ·90m
Jun 23, 2026 ·25m
Jun 22, 2026 ·58m
Jun 15, 2026 ·30m
Jun 15, 2026 ·75m
Jun 11, 2026 ·58m