Ağrı Dağı • Bahaettin Karakoç episode artwork

EPISODE · Mar 3, 2022 · 5 MIN

Ağrı Dağı • Bahaettin Karakoç

from Muhammet KALEM · host Muhammet KALEM

IĞDIR’ a inince ilk onu gördüm: Yerle gök arasında bir tek düğüm. Çevresi masmavi, başı bembeyaz Mevsimin perçemi takvimde son yaz ~ •Dinlemek isteğiniz şiirleri yorum kısmına yazarsanız, sizler için yorumlayabilirim. Yeni şiirlerden haberdar olmak için; https://bit.ly/2IObl6a tıklayarak abone olabilirsiniz. ~ IĞDIR’ a inince ilk onu gördüm: Yerle gök arasında bir tek düğüm. Çevresi masmavi, başı bembeyaz Mevsimin perçemi takvimde son yaz Taş, toprak, kaya değil, AĞRI ışık Secdeden doğrulmuş dağ olmuş âşık. Fiziğini aşmış bir aşk sultanı, Rabbiyle konuşur günün her an’ı. Gün batarken az kırmızı, çokca mor Sanırsın zamana geçit vermiyor Gönül çizgisinde tutmuş güneşi, Her sesi bastırmış AĞRI’ nın sesi. “DOĞUBEYAZIT’ ta sokuldum ona, İstedim yüreğim şavkıyla yuna; Gökçe gülümsedi, gülce ürperdim... Koştum eteğine, verse öperdim... Yüz sürmek payedir aşk dergâhına O sabah özlemin sarı ahına Beş-on damla yağmur ekti bulutlar, Gönlümü göklere çekti bulutlar; Gözlerim AĞRI’ ya asılıp kaldı, Yaşadığım sevda sanki masaldı Sarıldım AĞRI’ ya bir kurt gibi aç Yedi renkli düşüm yetmiş bin kulaç,” KUŞ ona derim ki, AĞRI’ da uça, Bir gıy çektiğinde ödlekler kaça; Konunca çığ kopa, kalkınca kaya, Av diye atıla gökteki aya... Gölgesi olmalı bey çadırınca, Acı çektirmeye can aparınca. Kalkarken AĞRI’ yı kuşatan duman Ne işe yarıyor, bilmeli zaman. Kuş ona derim ki konduğu dalı Gönlüyle kuşatıp ırgalamalı Ve suyunu HAZAR’ dan içmelidir, Uçunca hep AĞRI’ da uçmalıdır. “KURT ona derim ki, AĞRI’ da geze, Üç-beş murdar için inmeye düze, Sürmeye dilini hiç haram kana, Pervası olmaya ölümden yana... Un edince gök ikiye yarıla, Sevdiğine yüreğiyle sarıla Ay doğarken iniversin ARAS’ a Uçmasın ufkunda karga yarasa. Çobansız sürüye çobanlık etsin, Sevgisiyle yürekleri eritsin ARAS’ ın suyunu çeksin AĞRI’ ya Vuslat tohumunu eksin ağrıya.” “Yel ona derim ki hep sere serpe Çiçek döker gibi Ağrı’yı öpe.. Bilsin savurduğu toz mudur, kar mı, Her dağ yıldızlara sakal asar mı? Kıvrılıp kucağına yattığında Sesi ezgi olsun, kokusu, kına... Hazar’dan yükselen her tar sesini Turnalarda gelen bahar sesini Çekip kuşak kuşak AĞRI’ya sarsın, Kabukta kalmasın yüreğe varsın. Fakire, garibe kılıç vurmaya, Duvak kirletmeye, gönül yormaya. “CAN ona derim ki AĞRI’ yı bile; Tepeden tırnağa sevdâ kesile. Gün ona derim ki, hep mutlu CUMA, Ruh AĞRI’ da uçan bir ışık hümâ. Yanımda, canımda buldum AĞRI’ yı. Sonsuza bir köprü bildim AĞRI’ yı. Dedim: Ey kutlu dağ, artık elveda, Cihansın, soylusun teksin dünyada! Bir yanım sıla der, bir yanım AĞRI, Gezinir içimde bir ince ağrı. Gittiğim her yerde ben onu gördüm, Yerle gök arası bir sırlı düğüm.” Şiir: Bahaettin Karakoç Müzik: Volkan Gümüşlü/ https://youtu.be/ZeDatyXdJLo Fotoğraf: Hüseyin Yıldız/AA ~ Tüm Videolar: https://bit.ly/2EyYErA Abone Olmayı Unutmayınız: https://bit.ly/2IObl6a ~ Sosyal Medya Hesaplarım: https://facebook.com/muhammetkalemm https://instagram.com/MuhammetKalemm https://twitter.com/MuhammetKalemm

IĞDIR’ a inince ilk onu gördüm: Yerle gök arasında bir tek düğüm. Çevresi masmavi, başı bembeyaz Mevsimin perçemi takvimde son yaz ~ •Dinlemek isteğiniz şiirleri yorum kısmına yazarsanız, sizler için yorumlayabilirim. Yeni şiirlerden haberdar olmak için; https://bit.ly/2IObl6a tıklayarak abone olabilirsiniz. ~ IĞDIR’ a inince ilk onu gördüm: Yerle gök arasında bir tek düğüm. Çevresi masmavi, başı bembeyaz Mevsimin perçemi takvimde son yaz Taş, toprak, kaya değil, AĞRI ışık Secdeden doğrulmuş dağ olmuş âşık. Fiziğini aşmış bir aşk sultanı, Rabbiyle konuşur günün her an’ı. Gün batarken az kırmızı, çokca mor Sanırsın zamana geçit vermiyor Gönül çizgisinde tutmuş güneşi, Her sesi bastırmış AĞRI’ nın sesi. “DOĞUBEYAZIT’ ta sokuldum ona, İstedim yüreğim şavkıyla yuna; Gökçe gülümsedi, gülce ürperdim... Koştum eteğine, verse öperdim... Yüz sürmek payedir aşk dergâhına O sabah özlemin sarı ahına Beş-on damla yağmur ekti bulutlar, Gönlümü göklere çekti bulutlar; Gözlerim AĞRI’ ya asılıp kaldı, Yaşadığım sevda sanki masaldı Sarıldım AĞRI’ ya bir kurt gibi aç Yedi renkli düşüm yetmiş bin kulaç,” KUŞ ona derim ki, AĞRI’ da uça, Bir gıy çektiğinde ödlekler kaça; Konunca çığ kopa, kalkınca kaya, Av diye atıla gökteki aya... Gölgesi olmalı bey çadırınca, Acı çektirmeye can aparınca. Kalkarken AĞRI’ yı kuşatan duman Ne işe yarıyor, bilmeli zaman. Kuş ona derim ki konduğu dalı Gönlüyle kuşatıp ırgalamalı Ve suyunu HAZAR’ dan içmelidir, Uçunca hep AĞRI’ da uçmalıdır. “KURT ona derim ki, AĞRI’ da geze, Üç-beş murdar için inmeye düze, Sürmeye dilini hiç haram kana, Pervası olmaya ölümden yana... Un edince gök ikiye yarıla, Sevdiğine yüreğiyle sarıla Ay doğarken iniversin ARAS’ a Uçmasın ufkunda karga yarasa. Çobansız sürüye çobanlık etsin, Sevgisiyle yürekleri eritsin ARAS’ ın suyunu çeksin AĞRI’ ya Vuslat tohumunu eksin ağrıya.” “Yel ona derim ki hep sere serpe Çiçek döker gibi Ağrı’yı öpe.. Bilsin savurduğu toz mudur, kar mı, Her dağ yıldızlara sakal asar mı? Kıvrılıp kucağına yattığında Sesi ezgi olsun, kokusu, kına... Hazar’dan yükselen her tar sesini Turnalarda gelen bahar sesini Çekip kuşak kuşak AĞRI’ya sarsın, Kabukta kalmasın yüreğe varsın. Fakire, garibe kılıç vurmaya, Duvak kirletmeye, gönül yormaya. “CAN ona derim ki AĞRI’ yı bile; Tepeden tırnağa sevdâ kesile. Gün ona derim ki, hep mutlu CUMA, Ruh AĞRI’ da uçan bir ışık hümâ. Yanımda, canımda buldum AĞRI’ yı. Sonsuza bir köprü bildim AĞRI’ yı. Dedim: Ey kutlu dağ, artık elveda, Cihansın, soylusun teksin dünyada! Bir yanım sıla der, bir yanım AĞRI, Gezinir içimde bir ince ağrı. Gittiğim her yerde ben onu gördüm, Yerle gök arası bir sırlı düğüm.” Şiir: Bahaettin Karakoç Müzik: Volkan Gümüşlü/ https://youtu.be/ZeDatyXdJLo Fotoğraf: Hüseyin Yıldız/AA ~ Tüm Videolar: https://bit.ly/2EyYErA Abone Olmayı Unutmayınız: https://bit.ly/2IObl6a ~ Sosyal Medya Hesaplarım: https://facebook.com/muhammetkalemm https://instagram.com/MuhammetKalemm https://twitter.com/MuhammetKalemm

NOW PLAYING

Ağrı Dağı • Bahaettin Karakoç

0:00 5:15

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Muhammet KALEM?

This episode is 5 minutes long.

When was this Muhammet KALEM episode published?

This episode was published on March 3, 2022.

What is this episode about?

IĞDIR’ a inince ilk onu gördüm: Yerle gök arasında bir tek düğüm. Çevresi masmavi, başı bembeyaz Mevsimin perçemi takvimde son yaz ~ •Dinlemek isteğiniz şiirleri yorum kısmına yazarsanız, sizler için yorumlayabilirim. Yeni şiirlerden haberdar olmak...

Can I download this Muhammet KALEM episode?

Yes, you can download this episode by clicking the download button on the episode player, or subscribe to the podcast in your preferred podcast app for automatic downloads.
URL copied to clipboard!