Yara episode artwork

EPISODE · Mar 30, 2020 · 3 MIN

Yara

from Evrim Kuran · host Evrim Kuran

Evrim Kuran'ın anlatımı ve Gül Çetin'in illüstrasyonları ile... “Derin bir yara iziniz varsa, o bir kapıdır.” Clarissa Estes 15. yüzyılda Japon komutan Ashikaga Yoshimasa’nın çok sevdiği Çin porseleni çaydanlığı kırılır. Komutan çaydanlığın onarılmasını ister ve Çin’e geri gönderir. Çaydanlık kırıkları metallerle tutturulmuş biçimde, eskisinden de beter halde geri gelince Yoshimasa sonuçtan hiç memnun olmaz ve Japon zanaatkarları göreve çağırır. Zanaatkarlar, kırılmanın izlerini gizlemek yerine altın varakla iyice belirginleştirerek Yoshimasa’nın hayal kırıklığını memnuniyete dönüştürürler. Kintsugi sanatı işte böyle doğar. Kintsugi sanatının ardındaki felsefeye göre bir eşya ya da bir insan hasara uğramış ve kırılmış ise taşıdığı iz kıymetlidir. Bu yüzden önceki halinden çok daha değerlidir. Kırıklar, izleri gizlenmek için değil, bilakis daha da vurgulanmak içindir. Hasara uğramış insanlar için de durum farklı değildir. İnsan, hiç acımamış gibi, hiç hata yapmamış gibi, hiç kırılmamış gibi yapamaz. İçimizdeki oyukları, kalbimizdeki kırıkları altınla doldurup yaşanmışlıkları kutsamak, yaraları kutlamak, izlere müteşekkir olmak, açıkça, kasten ve herkesten önce kendine dürüst yaşamanın tek yoludur bana kalırsa. Hem bazı yara izleri eskisinden de güzel yapar insanı. Tıpkı “Dünya herkesi kırar ve sonra pek çok insan işte o kırık yerlerinden güçlenir” diyen Hemingway gibi. Tıpkı “Yara, ışığın içine sızdığı yerdir” diyen Mevlana gibi. Tıpkı Yunan mitolojisinin yaralı şifacısı Chiron gibi. Chiron evlilik dışı bir çocuktur. Annesi tarafından terk edilmiştir. Tanrı Apollo tarafından büyütülen Chiron, onun eğitimi ve gözetimi altında bir çok yetenek kazanmıştır. Kahin, doktor, öğretmen ve müzisyen olarak yetişir. Öylesine usta bir müzisyen olur ki, o müzik yaptığında gökyüzündeki yıldızların bile durup ona kulak verdiği söylenir. Günlerden bir gün, arkadaşı Herkül savaş sanatları dersi alırken, Hydra adı verilen yılanın zehrine batırılmış okunun ucu ile yanlışlıkla Chiron’u bacağından yaralar. Chiron ölümsüz olduğu ve ölemediği için, bu yarayı yaşamı boyunca taşıyacak ve sakat kalacaktır. Kendi yarasını iyileştirmek için yöntemler geliştirir; ilaçlar yapar. Bu sayede tıp alanına büyük hizmetleri olur, tüm savaşçıların savaş yaralarını iyileştirecek formülleri bulur. Chiron’un yarası, kendimizi savunma ihtiyacı bile duymadığımız en yakınlarımızdan gelip etimize saplanabilecek zehirli oklar olduğunun kanıtıdır. Chiron’un miti, bizi öldürmeyen yaraların bizi güçlendireceğinin sembolüdür. Chiron’un şifacılığı, yaraya rağmen sevgiyi koşulsuz sunmanın iyileştirici gücünün müjdecisidir. Bazen insanın gövdesinde derin bir yara açılır, kalbine teğet geçen. Kırık, hasarlı ve belki de kusurluyuzdur. Ama hala değerli. Sadece efsaneler değil, yaşadığımız gerçeklikler de gösterir ki yara en büyük öğretmendir. Darbeyi her nereden aldıysak, artık o yerin uzmanıyızdır. Kintsugi kasesi gibi eşsiz bir eser, Chiron gibi yaralı bir şifacıyızdır. O derin yara izinin bir kapı olduğunu görebilir, kendimize o kapıyı aralamaya izin verirsek. Bu kez bir yazıyı sözle değil de ezgiyle bitirmek isterim. Haydi arama motorunuza Kalben – Yara yazın ve yaraya gülümseyin. Ve yarayı önemseyin.

Evrim Kuran'ın anlatımı ve Gül Çetin'in illüstrasyonları ile... “Derin bir yara iziniz varsa, o bir kapıdır.” Clarissa Estes 15. yüzyılda Japon komutan Ashikaga Yoshimasa’nın çok sevdiği Çin porseleni çaydanlığı kırılır. Komutan çaydanlığın onarılmasını ister ve Çin’e geri gönderir. Çaydanlık kırıkları metallerle tutturulmuş biçimde, eskisinden de beter halde geri gelince Yoshimasa sonuçtan hiç memnun olmaz ve Japon zanaatkarları göreve çağırır. Zanaatkarlar, kırılmanın izlerini gizlemek yerine altın varakla iyice belirginleştirerek Yoshimasa’nın hayal kırıklığını memnuniyete dönüştürürler. Kintsugi sanatı işte böyle doğar. Kintsugi sanatının ardındaki felsefeye göre bir eşya ya da bir insan hasara uğramış ve kırılmış ise taşıdığı iz kıymetlidir. Bu yüzden önceki halinden çok daha değerlidir. Kırıklar, izleri gizlenmek için değil, bilakis daha da vurgulanmak içindir. Hasara uğramış insanlar için de durum farklı değildir. İnsan, hiç acımamış gibi, hiç hata yapmamış gibi, hiç kırılmamış gibi yapamaz. İçimizdeki oyukları, kalbimizdeki kırıkları altınla doldurup yaşanmışlıkları kutsamak, yaraları kutlamak, izlere müteşekkir olmak, açıkça, kasten ve herkesten önce kendine dürüst yaşamanın tek yoludur bana kalırsa. Hem bazı yara izleri eskisinden de güzel yapar insanı. Tıpkı “Dünya herkesi kırar ve sonra pek çok insan işte o kırık yerlerinden güçlenir” diyen Hemingway gibi. Tıpkı “Yara, ışığın içine sızdığı yerdir” diyen Mevlana gibi. Tıpkı Yunan mitolojisinin yaralı şifacısı Chiron gibi. Chiron evlilik dışı bir çocuktur. Annesi tarafından terk edilmiştir. Tanrı Apollo tarafından büyütülen Chiron, onun eğitimi ve gözetimi altında bir çok yetenek kazanmıştır. Kahin, doktor, öğretmen ve müzisyen olarak yetişir. Öylesine usta bir müzisyen olur ki, o müzik yaptığında gökyüzündeki yıldızların bile durup ona kulak verdiği söylenir. Günlerden bir gün, arkadaşı Herkül savaş sanatları dersi alırken, Hydra adı verilen yılanın zehrine batırılmış okunun ucu ile yanlışlıkla Chiron’u bacağından yaralar. Chiron ölümsüz olduğu ve ölemediği için, bu yarayı yaşamı boyunca taşıyacak ve sakat kalacaktır. Kendi yarasını iyileştirmek için yöntemler geliştirir; ilaçlar yapar. Bu sayede tıp alanına büyük hizmetleri olur, tüm savaşçıların savaş yaralarını iyileştirecek formülleri bulur. Chiron’un yarası, kendimizi savunma ihtiyacı bile duymadığımız en yakınlarımızdan gelip etimize saplanabilecek zehirli oklar olduğunun kanıtıdır. Chiron’un miti, bizi öldürmeyen yaraların bizi güçlendireceğinin sembolüdür. Chiron’un şifacılığı, yaraya rağmen sevgiyi koşulsuz sunmanın iyileştirici gücünün müjdecisidir. Bazen insanın gövdesinde derin bir yara açılır, kalbine teğet geçen. Kırık, hasarlı ve belki de kusurluyuzdur. Ama hala değerli. Sadece efsaneler değil, yaşadığımız gerçeklikler de gösterir ki yara en büyük öğretmendir. Darbeyi her nereden aldıysak, artık o yerin uzmanıyızdır. Kintsugi kasesi gibi eşsiz bir eser, Chiron gibi yaralı bir şifacıyızdır. O derin yara izinin bir kapı olduğunu görebilir, kendimize o kapıyı aralamaya izin verirsek. Bu kez bir yazıyı sözle değil de ezgiyle bitirmek isterim. Haydi arama motorunuza Kalben – Yara yazın ve yaraya gülümseyin. Ve yarayı önemseyin.

NOW PLAYING

Yara

0:00 3:31

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

Kurakuran Mahajjata 01

Jul 1, 2026 ·51m

Kurakuran Mahajjata 02

Jul 1, 2026 ·51m

Kurakuran Mahajjata 03

Jul 1, 2026 ·51m

Kurakuran Mahajjata 04

Jul 1, 2026 ·51m

Kurakuran Mahajjata 05

Jul 1, 2026 ·51m

Kurakuran Mahajjata 06

Jul 1, 2026 ·51m

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Evrim Kuran?

This episode is 3 minutes long.

When was this Evrim Kuran episode published?

This episode was published on March 30, 2020.

What is this episode about?

Evrim Kuran'ın anlatımı ve Gül Çetin'in illüstrasyonları ile... “Derin bir yara iziniz varsa, o bir kapıdır.” Clarissa Estes 15. yüzyılda Japon komutan Ashikaga Yoshimasa’nın çok sevdiği Çin porseleni çaydanlığı kırılır. Komutan çaydanlığın...

Can I download this Evrim Kuran episode?

Yes, you can download this episode by clicking the download button on the episode player, or subscribe to the podcast in your preferred podcast app for automatic downloads.
URL copied to clipboard!