Mehmet Baba'nın Gül Bahçesi podcast artwork

PODCAST · music

Mehmet Baba'nın Gül Bahçesi

Mehmet Baba Hz.leri Adına Yazılmış Ve Dergâhta Okunan İlahi,Kaside Ve Şiirleri İçerir...

  1. 240

    Pirimizin İsimleri

    Bismillahirrahmânirrahîm.   Seyyid, Müeyyid, Kerim, Azim, Şerif, Zarif, İmam, Hemam, Salik, Nasik, Mü’min, müfin, Muksim, Tayyip, Mutayyip, Cevat, Munkat, Kâim, Sâim, Âbit, Zahid, Sacid, Vacid, Taki, Naki, Kâmil, Lâzil, Zeki, Saki, Cemîl, Celîl, Mâz, Münas, Sait, Reşit, Sâhî, Vakî, Parisa, Nakip, Necip, Hâzî, Hâşû, Sâhip, Sâkip, Vâris, Haris, Vâsîi, Bâriğ, Faik, Lâik, Râsih, Şâmih, Veli, Tâhir, Zahir, Mûtî, Mûnî, Lebip, Habip, Şâhit, Râşit, Zait, Kâit, Basir, Muhzip, Delil, Sâdık, Hâzik, Sultan, Burhan, Hüsnü, Hüseynî, Âlîm, Hâkîm, Muîn, Mübeyyin, Misbah, Miftah, Şâkir, Zâkir, Melâz, Meâz, Sâlih, Nâsih, Fâlik, Vazıh..Kaddesallahü sırrahü aziz. Kaddesallahü sırrahü aziz. Kaddesallahü sırrahü aziz

  2. 239

    Pirimizin İsimleri

    Seyyid, Müeyyid, Kerim, Azim, Şerif, Zarif, İmam, Hemam, Salik, Nasik, Mü’min,müfin, Muksim, Tayyip, Mutayyip, Cevat, Munkat, Kâim, Sâim, Âbit, Zahid, Sacid,Vacid, Taki, Naki, Kâmil, Lâzil, Zeki, Saki, Cemîl, Celîl, Mâz, Münas, Sait, Reşit, Sâhî, Vakî, Parisa, Nakip, Necip, Hâzî, Hâşû, Sâhip, Sâkip, Vâris, Haris, Vâsîi, Bâriğ, Faik, Lâik, Râsih, Şâmih, Veli, Tâhir, Zahir, Mûtî, Mûnî, Lebip, Habip, Şâhit, Râşit, Zait, Kâit, Basir, Muhzip, Delil, Sâdık, Hâzik, Sultan, Burhan, Hüsnü, Hüseynî, Âlîm, Hâkîm, Muîn, Mübeyyin, Misbah, Miftah, Şâkir, Zâkir, Melâz, Meâz, Sâlih, Nâsih, Fâlik, Vazıh..Kaddesallahü sırrahü aziz. Kaddesallahü sırrahü aziz. Kaddesallahü sırrahü aziz.

  3. 238

    Pirimizin İsimleri

    Seyyid, Müeyyid, Kerim, Azim, Şerif, Zarif, İmam, Hemam, Salik, Nasik, Mü’min,müfin, Muksim, Tayyip, Mutayyip, Cevat, Munkat, Kâim, Sâim, Âbit, Zahid, Sacid,Vacid, Taki, Naki, Kâmil, Lâzil, Zeki, Saki, Cemîl, Celîl, Mâz, Münas, Sait, Reşit, Sâhî, Vakî, Parisa, Nakip, Necip, Hâzî, Hâşû, Sâhip, Sâkip, Vâris, Haris, Vâsîi, Bâriğ, Faik, Lâik, Râsih, Şâmih, Veli, Tâhir, Zahir, Mûtî, Mûnî, Lebip, Habip, Şâhit, Râşit, Zait, Kâit, Basir, Muhzip, Delil, Sâdık, Hâzik, Sultan, Burhan, Hüsnü, Hüseynî, Âlîm, Hâkîm, Muîn, Mübeyyin, Misbah, Miftah, Şâkir, Zâkir, Melâz, Meâz, Sâlih, Nâsih, Fâlik, Vazıh..Kaddesallahü sırrahü aziz. Kaddesallahü sırrahü aziz. Kaddesallahü sırrahü aziz.

  4. 237

    Selâm Ya Mehmet Baba

    Gece gündüz seni benZikrederim ebeden,Adın düşmez dilimden,Daim, ya Mehmet Baba. ***Cümle Mehmetzâdenin,Senin her bir dervişin,Dahi geçmiş gelmişin;Sevdim ya, Mehmet Baba ***Koyup başıma tacı,Seyredince mirac’ı,Saydılar beni hacı,Bildim, ya Mehmet Baba. ***Seni baş tac ederler,Seni candan sevenler,Ölmez o cân bedenler,Hemdem, ya Mehmet Baba. ***Gül yüzünü görenler,Görüp Hakk’a erenler,Bir de güller derenler,Gördüm, ya Mehmet Baba. ***Seni seven her kişi,Siler günah geçmişi,Elbet rast gider işi,Her dem ya Mehmet Baba. ***Seni sevdim seveli,Oldum divâne deli,Sen bu elden gideli,Yandım, ya Mehmet Baba. ***Bu gönüller davranır,Kul Ahmed’in davranır,Binlercesi toplanır,Salâvatlar yollanırSelâm, ya Mehmet Baba.

  5. 236

    Bir Aşk Hikâyesi

    Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, zaman zaman içinde; orta yaşlarda bir adam ile kendi yaşına, boyuna boyuna, huyuna huyuna, suyuna suyuna uygun bir eşi varmış. Ağrısız başı, kaygısız işi varmış. Gül gibi geçinip giderlermiş. Böyle giderlerken, günlerden bir gün o huzurlu evlerine aniden bir karabasan çöküvermiş. Adamın ocağına sanki incir ağacı dikilmiş. Adama ölüm meleği çıkagelmiş: “Senin bu dünyadaki ömrün bitti. Canını almaya geldim.” demiş. Adam bir anda ne yapacağını şaşırmış. Aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık. Bir an bocalamış, sonra kendine gelmiş. Ölüm meleğine demiş ki: “Etme, eyleme! Ben daha gencim, bu dünyadan murat almadım. Oğlan evermedim, kız çıkarmadım. Onların mürüvvetlerini görmedim. Sen bana nasıl kıyıp da canımı alırsın?” Ölüm meleği: “Bu yazı böyle yazılmış. Ben ne yapabilirim ki? Benim elimden bir şey gelmez. Alırım senin canını, benim görevim bu.” demiş. Adam ne kadar yalvarsa da nafile. Bilir ama can bu… Yine de bir faydası olur diye bir teklif sunmuş ölüm meleğine: “Ben kendi canımın yerine bir can bulayım, onu al; benim canımı alma.” Ölüm meleği canı alacaktır ama adam yalvarıp yakarmış. Sonunda ölüm meleği dayanamayarak: “Peki,” demiş, “ama Allah’a bir sorayım. Kabul ederse olur.” Ölüm meleği yüce kata çıkmış, utana sıkıla Cenab-ı Allah’a durumu anlatmış. Allah da: “Yerine bir can bulursa olur.” demiş. Hikâye bu ya… Ölüm meleği tekrar adama gelmiş: “Yüce Allah senin isteğini kabul etti. Yerine bir can getir, senin yerine onun canını alayım.” Adamda bir sevinç, bir sevinç… Şöyle düşünmüş: “Anam bana hep derdi ki: ‘Oğlum, sana canım kurban.’ Anam dünya muradını aldı; oğlan everdi, kız çıkardı, torun torba sahibi oldu. Anam bana canını seve seve verir. Anam bana canını vermeyecek de kime verecek?” Gideyim anamdan canımın yerine can isteyeyim, demiş. Varır anasının yanına. Bir kaba koyup anlatamaz derdini ama içi de rahat değildir. Anası bir sıkıntı olduğunu fark eder ve sorar: “Ey benim yiğitler yiğidi oğulcağızım, gönlümün nuru, gözümün süruru oğulcağızım… Sanki senin bir derdin var. Bu güne kadar seni hiç böyle sıkıntılı görmemiştim. Anan sana kurban olsun. Derdin neyse söyle, derman olayım. Uğruna başlar koyayım. Söyle oğlum, derdin nedir?” Adam bu sözleri duyunca cesaretlenir, olanı biteni anlatır ve der ki: “Güzeller güzeli anam, beni dokuz ay karnında taşıyıp da ‘of’ bile demeyen anam… Şimdi sen bana canını ver; ölüm meleği senin canını alsın. Ben daha gencim. Bu dünyadan murat almadım. Oğlan everip kız çıkarmadım, torun torba sahibi olmadım. Ben de murat alayım, ana.” Anası der ki: “Oğlum, can aziz, can tatlı… Ben sana canımı veremem. Bilirsin, baban seni çok sever. Git, ondan iste; belki o sana canını verir.” Adam yıkılır. Başından aşağı kaynar sular dökülür. Bir umut kaplar içini: “Babam bana hep ‘Güzel oğlum, yiğit oğlum, civanın civanmerti oğlum, başımın tacı oğlum.’ derdi. Ona varayım, belki o verir. Babam bana canını vermeyecek de kime verecek?” Koşar, babasına varır. Baştan sona anlatır: “Güzel babam, yiğit babam, bu obanın hatırı sayılır ağası babam… Bana canını ver; ölüm meleği senin canını alsın. Ben daha gencim, murat almadım. Oğlan everip kız çıkarmadım. Ben de murat alayım.” Babası: “Güzel oğlum, yiğit oğlum… Can aziz, can tatlı. Ben sana can veremem. Dayın seni çok sever, git ona.” der. Adam babasından da aynı cevabı alınca daha da yıkılır. Yine de bir umutla dayısına, halasına, teyzesine, ablasına, abisine; kendisini sevdiğini söyleyen ne kadar akrabası varsa hepsine gider. Hepsinden aynı cevabı alır: “Can aziz, can tatlı; ben sana canımı veremem.” Artık gidecek kimse kalmayınca: “Bari eşimle, çoluk çocuğumla helalleşeyim.” diyerek eve döner. Eve dönünce eşi onun hâlinden hoşlanmaz ve sorar: “Hayırdır beyim? Göz açıp gördüğüm, gönül verip sevdiğim, hanlar hanı beyim… Bu ne hâl? Seni hiç böyle görmemiştim. Söyle, derdine derman olayım.” Adam anlatmak istemez ama eşi ısrar edince anlatır ve der ki:

  6. 235

    Bahri Cemâlinden Hak görünür Hak

    Bahri Kemâlinden akan nûra bak,Bahri Cemâlinden Hak görünür, Hak.Bu dünya ehlinde bir benzerin yok,Bahri Cemâlinden Hak görünür, Hak.*****Seyretmek isteyen hem beri gelsin,Seyreden cânların hep yüzü gülsün,Nûrunun şavkından tüm nurlar sönsün,Bahri Cemâlinden Hak görünür, Hak.*****Ezelden beridir bu böyledir yâr,Herkesler bilir ki bu sende hep var,İnanmayan gafil, çık Allah’a sor,Bahri Cemâlinden Hak görünür, Hak.*****Geceleri gezer, seyran edersin,Nice gönülleri üryan edersin,Hak ile konuşur, bayram edersin,Bahri Cemâlinden Hak görünür, Hak.*****Ah, bu gönül seni ezelden bilir,Ezelden beridir o seni tanır,Kul Ahmed’in seni ezelden bilir,Ezelden beridir o seni tanır.Bir ben değil yâr, yâr, her bir kes görür,Bahri Cemâlinden Hak görünür, Hak.

  7. 234

    Ah Bu Gönül Aynasından

    Ah, bu gönül aynasından gerçekleri görenler,Sıra sıra gerçekleri bu pazara serenler,Bu terazi başkadır yâr, her bir kesler bilmezler;Ne alınır ne satılır, bazıları görmezler.*****Gece gündüz bühtan edip herkeslere gülenler,Türlü türlü yalan dolan her bir sözü diyenler,Bilmezler mi Allah vardır, hep iftira edenler;Bir gün olur, başa gelir, feryat figan ederler.*****Bezirgânlar veresiye her bir şeyler satarlar,Başıboşlar sürüsüne kalabalık katarlar,Başıbozuk sürüsüne kalabalık katarlar,Dehşetengiz hengâmede eriyip de giderler;Satıp ömür sermayesin, her gün iflas ederler.*****Be hey gönül, sen onlara sakın pabuç bırakma,Böyle gafil işgüzâra takılıp da yorulma,Körükleyip ateşleri azdırana aldırma,Varsın yansın o yangınlar, bakıp bakıp darlanma.*****Ah, bu gönül elbet bilir bu âlemde gezeni,Kul Ahmed de elbet bilir bu âlemde gezeni.Kimler kimdir, kim nasıldır, ezileni, ezeni,Yüce Allah nasip etmiş bu kuluna ezelî;Böyle gelmiş, böyle gider, budur Hakk’ın düzeni.

  8. 233

    Gözün Aydın

    Gece gündüz hep isterdin,Gelsin diye yol gözlerdin İşte artık o hep seninGözün aydın ey kardeşim ***Gökyüzüne ulaşırsınSema sema dolaşırsınOraları arşın arşın Bilirsin sen hey kardeşim.**Bugün bitti, yanına bakSana vermiş ol yüce HakTamamlamış sende elhakTüm nurunu be kardeşim.***Senin kapın gelenlere Seni İmam bilenlereAhmet diye ölenlereCân olasın can kardeşim.***Sarı sıcak soğuk yaman Nevbaharda koca ormanDağı taşı gezen çoban.Bilmez mi hiç ey kardeşim ****Hakk'tan gelir kalem yazarAh bu gönül nasıl bozar İşte meydan, işte pazarYazan varsa yaz kardeşim.***Hakk'tan gelir kalem yazarKul Ahmed'in nasıl bozar İşte meydan, işte pazarYazan varsa yaz kardeşim.

  9. 232
  10. 231

    Var

    Sabredesin ey cân gönül,Bugünün bir yarını var.Bilmezler mi, eden bulur?Gören, bilen bir Allah var.Bugün böyle, yarın bakın;Bu gücüne aldanmasın.Büyüklenme, aman sakın,Hüküm süren kimde ne var?İnsan bakar: “Ben ne idim,Bu âlemde tek mâliktim.Her bir şeye sahip idim,”Bakmaz mısın, elde ne var?Şimdi, şu an sende ne var?Ne arkadaş ne de dost var;Ne bir saray, ne de post var.Bitti, gitti… Elde ne var?

  11. 230

    Biz Bu Gönül Bahçesinde

    Biz bu gönül bahçesinde 🌹 alırız, 🌹 satarız,Burda 🌹ün ömrü bitmez, gözümüz gibi bakarız.Biz severiz kırmızı 🌹, kırmızı 🌹e hayranız,Geylânî’nin 🌹üdür o, biz O’nun gibi kokarız.🌹 🌹 🌹 Geylânî’den bize gelen o saf aşkın mirasıdır,Gönülden gönüle taşan yüce nurun ırmağıdır.Bu ırmakta yüzenlere Geylânî’nin hırkasıdır,Mehmet Baba verdi bize, o 🌹 bize armağandır.🌹 🌹 🌹 Ah, bu gönül böyle yazar; kimler bakar, kimler okur,Kul Ahmed’in böyle yazar; kimler bakar, kimler okur.🌹 kokanlar bilir misin,🌹ün 🌹e nazı geçer,Tasalanma canım benim, naz çekenler büyük olur.Dû cihânda hem bizlere himmetleri elbet çoktur.

  12. 229

    Ah Bu Gönül Aynasından

    Ah bu gönül aynasından gerçekleri görenler,Sıra sıra gerçekleri, bu pazara serenler Bu terazi başkadır yâr, her bir kesler bilmezlerNe alınır ne satılır, bazıları görmezler.Gece gündüz bühtan edip herkeslere gülenler;Türlü türlü yalan dolan, her bir sözü diyenler,Bilmezler mi Allah vardır, hep iftira edenlerSatıp ömür sermayesin, bugün iflas ederler.

  13. 228

    Bak Gör İşte

    Bak gör işte böyle kalmazBöyle terse devran dönmezBin yıl geçse bu gül solmazGafiller hiç kıymet bilmez.Bugün artık bayram günüUnutasın acı dünüHak yoluna tünü günüHarcıyasın her öğünü.Hak bildiğin yoldan dönmeAh be gönlüm tasalanmaHiç kendini yalnız sanmaYanındadır Hak daima.Hak bildiğin yoldan dönmeAhmet gülüm tasalanmaHiç kendini yalnız sanmaYanındadır Hak daima.Tünü günü=Gece gündüz.

  14. 227

    Zafer

    Kazandın sonunda, kocaman bir zafer;Bunu coşkuyla kutla sen bu sefer.Sana gelmediyse düşmanların eğer,Oturup ağlama, belli sardı keder.Çok pişman olanlar gönderip sarayaHatırlı dostları koyarlar araya.Kapının önünde girerler sıraya;Onların yüzleri dönmüş bak karaya.Bazıları bilir, hiç bilmezden gelir;Akan sel önünde gözyaşını siler.Bazıları bilmez, sana kıs kıs güler;Onlar da sonunda mağfireti diler.Af dilemeyenler gayya kuyularaDolsunlar da hemen, sen de it bunları.Gözyaşı döküp de şu ağlayanlarıVar ey gönül, sen de bağışla onları.Ey Ahmed’im, sen de bağışla onları.

  15. 226

    YALVAR

    Ne güzeldir şu bahçemiz,binbir çeşit gül varGirenler hep mest olurlar miskü amber kokar.Gel sende gel ey kardeş, sende Allah'a yalvarYalvaranlar dû cihanda, hep gül gibi kokar.Ya bu yalvarma nicedir,sen bir hele anlatKavuşmak isteriz câna, bunda varsa vuslat?Elbet ederiz kardeş,bizde de vardır gayretNeden yalvarmasın bu can,neden Hakk'a heyhatAllah Allah hep diyesin, durmasın şu dilinYalvarmak yâr işte böyle,hatırlar hep gülünO'nu anmakla hemen, temizlenir be kalbin.Şu avare gezen gönlün, gül olmaz mı gülün?Yalvaralım Allah diye, bizde gönlümüzceHer günümüz düğün olur,bizim ömrümüzceÖlmek yok artık bize,yaşarız ölümsüzceİki dünya cennet olmuş, bakın habersizceKul Ahmed'in yalvarmaz mı her dem için içinYanmaz mı şu gönlüm hele, basmaz mı ateşinKavrulmaz mı ey cân yâr, kavrulmaz mı ciğerimDaim köz köz olur yanar,sönmez hiç ateşim.

  16. 225

    Kadirî Zikri Bağlum Dergâh

    Bağlum Dergâh'ında okunan zikir

  17. 224

    Seccademin Üstünde

    Sarılırım Allah’a, divanına durunca;Unuturum her şeyi huzuruna varınca.Ateş basar yüreğim böyle huzur bulunca;Âlemler geziyorum seccademin üstünde.Gece ve gündüz herdem, ateşiyle yanarımYazın kışın daima, Yüce Hakk'ı anarımBir elimde kâğıdım, bir elimde kalemim, Hâlimi yazıyorum, seccademin üstünde Bir gün olur gülersin, ah bu gönül ağlama, Bir gün olur gülersin, Kul Ahmed'im ağlama, Ciğerini köz edip, para pare dağlamaElbet güneş doğacak, karaları bağlamaBiliyor, seziyorum, seccademin üstünde

  18. 223

    Her Yerlerde

    Her Yerlerde Her DemHer yerlerde herdem, karşı gelenlerŞimdi koşa koşa, sana gelirler.Senin sözün emir, şimdi bilirlerKıymayasın zahir, sonra ölürler.Bilmezlerdi senin emir olduğunBilenler de etti acı bir oyun.Kendileri bir kurt, sanki sen koyunHakk’ın kapısından, döndü bu oyun.Şu canın yansada, sen hep sabreyleBunlar gelir geçer, Hakk yardımıylaAnlatırsın Mehmet Baba diliyle,Geçinip gidesin, kötü iyiyle.Sözüm sizedir ey, canım ihvanlarSürüden kopmayın, sevgili cânlar.Bak kapıda bekler, kurtlar sırtlanlarGelir kapar sizi, vahşi hayvanlar.Ah bu gönlüm gönlüm sen benim canımAhmet’im Ahmet’im, sen benim canımCanımdan ötesin, canda cânânım.Sana düşman olan, benim düşmanımEğer demediyse, çokça pişmanım.

  19. 222

    Her Yerlerde Herdem Karşı Gelenler

    MENÜ12PaylaşSayfamÖdünç alınan son kuruşla ödenen ilk kuruş arasında tabii muazzam bir fark vardır. goetheKULOĞLU. 200 şiiri kayıtlıHer Yerlerde Her Dem Takip Et Beğen Yorum Rapor Et Şiiri Düzenle 1Yorum 7Beğeni 0,0Puan 170Okunma Önceki ŞiirSonraki Şiir Her Yerlerde Her DemHer yerlerde herdem, karşı gelenlerŞimdi koşa koşa, sana gelirler.Senin sözün emir, şimdi bilirlerKıymayasın zahir, sonra ölürler.Bilmezlerdi senin emir olduğunBilenler de etti acı bir oyun.Kendileri bir kurt, sanki sen koyunHakk’ın kapısından, döndü bu oyun.Şu canın yansada, sen hep sabreyleBunlar gelir geçer, Hakk yardımıylaAnlatırsın Mehmet Baba diliyle,Geçinip gidesin, kötü iyiyle.Sözüm sizedir ey, canım ihvanlarSürüden kopmayın, sevgili cânlar.Bak kapıda bekler, kurtlar sırtlanlarGelir kapar sizi, vahşi hayvanlar.Ah bu gönlüm gönlüm sen benim canımAhmet’im Ahmet’im, sen benim canımCanımdan ötesin, canda cânânım.Sana düşman olan, benim düşmanımEğer demediyse, çokça pişmanım.

  20. 221

    Salavatın Faydaları

    إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًاİnnallâhe ve melâiketehu yusallûne alen nebiyyi, yâ eyyuhellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ(teslîmen).Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin

  21. 220

    Kin

    Kin"Kini olanın dini yoktur."Hadis-i ŞerifMü’min kardeşine var ise bir kininElbet yoktur behey kardeşim bir dininDinin olmayınca gayyadadır yerinDua kılalım hey affın için seninSırt sırta verelim, şimdi haydi haydi,Herkesin sözüne, inanma efendiBizi bize kardeş kılan bilmez miydi,Kini olanın hey, yoktur dini dedi.Ahmedî’m yazarsın, herkes sözün tutsun(Bu gönlüm yazarsın, herkes sözün tutsun)Sözün tutmayanlar, hep dilenci olsun.Sözün tutan ise, daim yüzü gülsün.Kardeşler kardeşe, hep sevgiyle baksın."Kini olanın dini yoktur."Hadis-i Şerif

  22. 219

    Güneş Gibi Doğan Sensin

    Güneş gibi doğan sensinGönlümüze dolan sensin Ruhumuzu hep kaplayıpOrda daim kalan sensin.Gönlümüz hep nurla dolduGizli gizli sırla dolduRuhumuzu sen kaplayıpMehmet Baba Pirle dolduBu meydana koyan sensin Gizli âyân bilen sensinÂtimizi hep kaplayıpBizi Âdem sayan sensinGönlümün tek sahibi senBu fakirin terkibi senBaştan başa sen kaplayıpYaptın beni sen gibi sen

  23. 218

    Bilir misin Burda Neler Oldu

    Bilir misin burda neler,Neler oldu, neler neler?Bahçemizde öten bülbül,Misler kokan kırmızı gül.Birbirine aşık olmuş,Gönülleri bir hoş olmuş.Gece gündüz öter idi,Tek bir derdi o gül idi.Benim canım gülüm derdi,Gönlü olsun hep isterdi.Böyle diye hep beklerdi,Muradına şimdi erdi.Ah bu gönül, sen de dayan,Senin aşkın oldu âyân.Her bir KESler eder beyân,Bunu bilir cümle âlem.Zannederler ben câhilem,Boşuna yazmadı kalem.

  24. 217

    Bilir misin Burda Neler Oldu?

    Bilir misin burda neler,Neler oldu, neler neler?Bahçemizde öten bülbül,Misler kokan kırmızı gül.Birbirine aşık olmuş,Gönülleri bir hoş olmuş.Gece gündüz öter idi,Tek bir derdi o gül idi.Benim canım gülüm derdi,Gönlü olsun hep isterdi.Böyle diye hep beklerdi,Muradına şimdi erdi.Ah bu gönül, sen de dayan,Senin aşkın oldu âyân.Her bir KESler eder beyân,Bunu bilir cümle âlem.Zannederler ben câhilem,Boşuna yazmadı kalem.

  25. 216

    Bu Dünyaya Geldin Niye?

    Bu dünyaya geldin niye?Yüce Hakk'ı zikretmeye.Her nefeste "Allah" diyeHakk'ı an dur ölesiye.İçimizden dışımızdanZikredelim her dem candanÖyle söyle ki bir içtenAh çıksın bu söyleyişten.Bir ah edip "Allah" diyenZat yanında hacca gidenEksik kalır;oruç tutan,Nice bin yıl namaz kılanSiz de gayret edin dostlarHer sayhada ne çok iş varGel Allah'a sen de yalvar"Allah Allah" de de yalvar.Hakk'ı anan Hakk'a giderHak O'na ünsiyet ederOnu kessen akan kanlarHer damlası bakın "Hak" derHak arayan Hakk'ı bulaYüce Dost'a O dost olaYüzbinlerce muştu olaArtık her şey girdi yolaKul Ahmed'im sen ne dersin?Hakk'ı anan gülü dersin."Hak Hak" diye gül dererkenHakk'ın gülü oluversin.

  26. 215

    G🌹L

    G🌹LBu 🌹lerin arasındaBaşka bir 🌹 var başındaGülistanın ortasındaBambaşka bir 🌹 var ordaÇeşit çeşit renkle açmışKokusunu ârşa saçmışDemek ki 🌹 işte buymuşHer koklayan Mecnun olmuşİstemeyiz bir başka 🌹Bize yeter, bu 🌹 gönülGece gündüz, ötsün bülbül🌹 de 🌹 🌹, 🌹 de 🌹 🌹Ah bu gönlüm her dem her dem🌹 ile 🌹, olur hemdemNeyleyim ben, lâle çiğdem🌹 le olur insan Âdem.Cenup bizim, şimal bizimHer bir yönden, o yel bizimEsip duran gönül bizimGülizarda o yel bizim

  27. 214

    Bakara

    Bakara suresinin korunma ayetleri

  28. 213

    Bilir misin Bu Âlemde Neler Var?

    ***Bu Âlemde Bilir misin Neler Var?***Bilir misin bu âlemde, neler var?Nice renkte her kokuda, güller var Her bir gonca zikrederken “Hu” der yâr,Kokusuyla âlemleri sarar yâr.Bilir misin bu âlemde, neler var?Binbir dilden, binbir lehçe diller var.Her bir bülbül, lehcesinde öter yâr Her zerreden Hakk’ın sesi gelir yâr,Bilir misin bu âlemde, neler var?Kimi güler, vuslatına erer yâr;Kimi ağlar, ayrılıkla yanar yâr,Her nefeste Rabb’ini hep görür yâr.Bilir misin bu âlemde, neler var?Ah bu gönül her varlığı sever yâr,(Kul Ahmed'in her varlığı sever yâr)Herdem sever, Hakk'ı için sever yâr,Ta gönülden, hem aşk ile sever yâr.Sevmez misin Yüce Hakk'ın kulunu,(S.A.V.)İnsanlığa ışık tutan yolunu,Ol Muhammed yârânını, gülünü (S.A.V.)Herkes sever, hem aşk ile sever yâr.

  29. 212

    Sohbet

    Bu akşam seninle sohbet edelim,Sohbetin sonunda Hakk’a gidelim.Hakk’ın huzurunda bir cûş edelim,Biz bu cûş ile yâr, serden geçelim.Hakk’a varan zâtlar pür nûr olurlar,Hakk’ın huzurunda daim kalırlar.İşte bu hâl ile hep gün görürler,Seni, beni benden iyi bilirler.Her yer amma her yer hepten ıslansın.Çeşmimizden akan yaşlarla dolsun,Dilersin ki her dem bu böyle olsun,Kıyamete kadar bu böyle kalsın.Ahmet, ne yazarsın, herkes duyacak;Bazıları sana hep dost kalacak.Kimisi de seni düşman bilecek,O düşmanlar ise berbat olacak.

  30. 211

    Saf 10-11-12-13

     Bismillahirrahmânirrahîm.10. Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû hel edullukum ‘alâ ticâratin tuncîkum min ‘ażâbin elîm11. Tu’minûne billâhi ve rasûlihi ve tucâhidûne fî sebîlillâhi bi emvâlikum ve enfusikum żâlikum hayrun lekum in kuntum ta’lemûn12.Yagfir lekum zunubekum ve yudhılkum cennatin tecri min tahtihel enharu ve mesakine tayyibeten fi cennati adn, zalikel fevzul azim.13.Ve uhrâ tuhibbûnehâ nasrun minallâhi ve fethun karîb ve beşşirilmu’minîn(3 ) (Saff 10-11-12-13 )

  31. 210

    Salavat

    https://mehmediye.blogspot.com/?m=1Mehmet Baba Hz.nin Okuduğu Dualara burdan bakabilirsiniz...https://www.edebiyatdefteri.com/siir/1650454/salavat.htmlEDEBİYAT DEFTERİ'nden okuyup dinleyiniz...https://podcasts.apple.com/us/podcast/mehmet-baba-geldi-bize/id1493002171?i=1000698308883APPLE den dinleyiniz...https://open.spotify.com/episode/4KPZLUq4bewqrb2jyVNHdd?si=IykRJkfDR9mY9K_6_u77eASPOTİFY' den dinleyiniz...https://open.spotify.com/show/3VUCsnvn66LKr2thevCqfUSPOTİFY' den izleyiniz...https://www.deezer.com/tr/episode/775727151DEEZER' dan da dinleyebilirsiniz...https://podcasts.musixmatch.com/podcast/mehmet-baban%C4%B1n-g%C3%BCl-bah%C3%A7esi-01h6ez46w8vh8kw6xx2bpfvqgj/episode/mehmet-baba-geldi-bize-01h6ez46w8vh8kw6xx2bpfvqj6MUSİXMATCH' 'ten de dinleyebilirsiniz ..Arş-ı Âlâ, yerler gökler,Mürteza'ya. (S.A.V.) Mücteba'ya. (S.A.V.)Azlar, çoklar, çiftler, teklerMuhammed'e, Mustafa'ya, (S.A.V.)Bağrı yanık şu gönüllerGözü yaşlı bu gariplerHer dem her dem selâm ederMuhammed'e, Mustafa'ya, (S.A.V.)Dahi nebat ve hayvanat,Hem gedalar ve saltanatDahi zerre, mükevvenatMuâllâ'ya. (S.A.V.) Muâllâ'ya. (S.A.V.)Bağrı yanık şu gönüllerGözü yaşlı bu gariplerHer dem her dem selâm ederMuâllâ'ya. (S.A.V.) Muâllâ'ya. (S.A.V.)Hem  geceler, hem gündüzler,Ay ve güneş, tüm yıldızlar,Unutmadan dahi bizler Muzekkâ'ya. (S.A.V.) Muzekkâ'ya. (S.A.V.)Bağrı yanık şu gönüllerGözü yaşlı bu gariplerHer dem her dem selâm ederMuzekkâ'ya. (S.A.V.) Muzekkâ'ya. (S.A.V.)Ah bu gönlüm bu biçareLem yezeli güzel yâreElmas, yakut hem gevhereMuhammed'e, Mustafa'ya, (S.A.V.)Bağrı yanık şu gönüllerGözü yaşlı bu gariplerHer dem her dem selâm ederMuhammed'e, Mustafa'ya, (S.A.V.)mürteza= "seçilmiş, beğenilmiş, razı olunmuş olan" manasına gelir..Mücteba = "seçkin, seçilmiş" demektir.Nebat= BitkilerGeda= köleSaltanat= hüküm sürenZerre= en küçük parçamukevvenāt=Yaratılmış şeylerin tamâmı, varlıklar, mahlûkat, mevcûdat.Mualla= yüksek, yüce, değerli, kıymetliMüzekkâ=temizlenmiş, tertemiz olmuş.Lemyezelî= kalıcı, bakiElmas, yakut, gevher= Tasavvufta çok değerli, değeri ölçülemeyenAllahümme Salli âlâ Muhammed'in ve âlâ âli Muhammed...Allahümme Salli âlâ Muhammed'in ve âlâ âli Muhammed...Allahümme Salli âlâ Muhammed'in ve âlâ âli Muhammed...https://youtu.be/pINdPT8EjnE?si=qDa29GQXqOG5G-Dj

  32. 209

    SALAVAT

    https://mehmediye.blogspot.com/?m=1Mehmet Baba Hz.nin Okuduğu Dualara burdan bakabilirsiniz...https://www.edebiyatdefteri.com/siir/1650454/salavat.htmlEDEBİYAT DEFTERİ'nden okuyup dinleyiniz...https://podcasts.apple.com/us/podcast/mehmet-baba-geldi-bize/id1493002171?i=1000698308883APPLE den dinleyiniz...https://open.spotify.com/episode/4KPZLUq4bewqrb2jyVNHdd?si=IykRJkfDR9mY9K_6_u77eASPOTİFY' den dinleyiniz...https://open.spotify.com/show/3VUCsnvn66LKr2thevCqfUSPOTİFY' den izleyiniz...https://www.deezer.com/tr/episode/775727151DEEZER' dan da dinleyebilirsiniz...https://podcasts.musixmatch.com/podcast/mehmet-baban%C4%B1n-g%C3%BCl-bah%C3%A7esi-01h6ez46w8vh8kw6xx2bpfvqgj/episode/mehmet-baba-geldi-bize-01h6ez46w8vh8kw6xx2bpfvqj6MUSİXMATCH' 'ten de dinleyebilirsiniz ..Arş-ı Âlâ, yerler gökler,Mürteza'ya. (S.A.V.) Mücteba'ya. (S.A.V.)Azlar, çoklar, çiftler, teklerMuhammed'e, Mustafa'ya, (S.A.V.)Bağrı yanık şu gönüllerGözü yaşlı bu gariplerHer dem her dem selâm ederMuhammed'e, Mustafa'ya, (S.A.V.)Dahi nebat ve hayvanat,Hem gedalar ve saltanatDahi zerre, mükevvenatMuâllâ'ya. (S.A.V.) Muâllâ'ya. (S.A.V.)Bağrı yanık şu gönüllerGözü yaşlı bu gariplerHer dem her dem selâm ederMuâllâ'ya. (S.A.V.) Muâllâ'ya. (S.A.V.)Hem  geceler, hem gündüzler,Ay ve güneş, tüm yıldızlar,Unutmadan dahi bizler Muzekkâ'ya. (S.A.V.) Muzekkâ'ya. (S.A.V.)Bağrı yanık şu gönüllerGözü yaşlı bu gariplerHer dem her dem selâm ederMuzekkâ'ya. (S.A.V.) Muzekkâ'ya. (S.A.V.)Ah bu gönlüm bu biçareLem yezeli güzel yâreElmas, yakut hem gevhereMuhammed'e, Mustafa'ya, (S.A.V.)Bağrı yanık şu gönüllerGözü yaşlı bu gariplerHer dem her dem selâm ederMuhammed'e, Mustafa'ya, (S.A.V.)mürteza= "seçilmiş, beğenilmiş, razı olunmuş olan" manasına gelir..Mücteba = "seçkin, seçilmiş" demektir.Nebat= BitkilerGeda= köleSaltanat= hüküm sürenZerre= en küçük parçamukevvenāt=Yaratılmış şeylerin tamâmı, varlıklar, mahlûkat, mevcûdat.Mualla= yüksek, yüce, değerli, kıymetliMüzekkâ=temizlenmiş, tertemiz olmuş.Lemyezelî= kalıcı, bakiElmas, yakut, gevher= Tasavvufta çok değerli, değeri ölçülemeyenAllahümme Salli âlâ Muhammed'in ve âlâ âli Muhammed...Allahümme Salli âlâ Muhammed'in ve âlâ âli Muhammed...Allahümme Salli âlâ Muhammed'in ve âlâ âli Muhammed...https://youtu.be/pINdPT8EjnE?si=qDa29GQXqOG5G-Dj

  33. 208

    Dönüp Te Geriye

    Dönüp te geriye, dergâhta toplanınBaştan aşağıya, hepiniz aklanın.Bu dergâh bu çıra, ilelebed duraYandıkça bu çıra, şeytanlar kuduraHer bir kesler gelsin, daim huzur bulsunmuradına ersin, hânesine dönsün.Bu dünya bir handır, dû kapısı vardırGidenler gelendir, ne işlersen kârdır.Ah bu gönlüm sen de, hazırlan giyinde Hazır dursun önde, amelin cebinde, Değil amma bugün, çıkar gelir yarınSize hoş bir ölüm, o zaman bir düğün.Çıra= Tasavvufta feyiz.Kes= HerkesDû= İki

  34. 207

    Bilir misin?

    Bilir misin, bugün neler, bak neler oldu?Bahçendeki güllerin hep renkleri soldu.İhvanların gözleri hep yaşlarla doldu,Bugün onlar, bu bahçede hep yetim kaldı.Bu gülleri sulayan bir Cân Ahmed vardı;Keser idi, biçer idi, o bahçıvandı.Yerdiniz hep, kırdınız hep, sanki düşmandı,Artık sizi o sulamaz, çok canı yandı.İnsan bir kez düşünmez mi: "Sen de kim idin?"Sulanmadan, beslenmeden nasıl yetiştin?Çeşmenin başında kim var, hiç de sormadın;Harıl harıl akan nuru hiç mi görmedin?Haydi şimdi, "Allah!" diye bir inletseniz,Yüce Hakk’ın esmâsını bir dinletseniz...Koca âlem sizi bekler, bekletmeseniz;Su kesildi, çarklar dönmez... Yapamazsınız.Ah bu gönlüm, yazarsın sen, hem kimler okur?Okuyanlar, dinleyenler, neyi ne bilir?Yüce Hakk'ın muradını kim bile bilir?Seven yaşar, kıymet bilen, çok ömür bulur

  35. 206

    YUSUFVÂRÎ

    Bağlum Merkez Camii İmamı Mehmet Güçlü Hoca Okudu....Sanki Yusuf (A.S.) idim, Kenan ilinde Meczubleyin gezen, halkın dilindeSonra Sultan olmuş, günün birindeHalkını selâmlar, baston elinde.Hangi Yusuf düşmez, dipsiz kuyuyaHepsine rast gelmiş, birer eşkıyaOradan çıkartıp, bir kaç parayaHangisi satılmaz, o gün saraya.Yusuf bir değildir, dünya'ya gelen Hayırla yâd ettik, hayırla el'anHazreti Yusuf'a (A.S.), binlerle selâm Diğer Yusuf'lara, dahi vesselâm.Kul Ahmed'in burda, hâlin arz ederAllah vermesin hiç, acıyla kederOturmuş şurada, hakk'ı seyrederDiğer Yusuf'larla, şimdi beraber.Yusuf'un (A.S.) duası, edildi kabulHakk'ın rızasıyla, sayıldı makbulO'nun duasını, okuyan her kulErdi muradına, hem usul usul.

  36. 205

    YUSUF

    Sanki Yusuf (A.S.) idim, Kenan ilinde Meczubleyin gezen, halkın dilindeOradan oraya, koşan kendince Güyâ bir eğlence nefsin elinde.Hangi Yusuf düşmez, dipsiz kuyuyaHepsine rast gelmiş, birer eşkıyaOradan çıkartıp, bir kaç parayaHangisi satılmaz, o gün saraya.Yusuf bir değildir, dünya'ya gelen Hayırla yâd ettik, hayırla el'anHazreti Yusuf'a (A.S.), buradan selâm Diğer Yusuf'lara, dahi vesselâm.Kul Ahmed'in burda, hâlin arz ederAllah vermesin hiç, acıyla kederOturmuş şurada, hakk'ı seyrederDiğer Yusuf'larla, anda beraber.Yusuf'un (A.S.) duası, edildi kabulDiğer dualarla, sayıldı makbulO'nun duasını, okuyan her kulErdi muradına, hem usul usul.

  37. 204

    Şu Kapıdan Geçer Oldun

    Şu kapıdan geçer oldunNeler canım neler oldun.Ayak idin, bak ne oldun.İhvânlara sen baş oldun.Hep nurları söndürürsünÖz'ün nurun yandırırsınSana biat edenlerinHemen yüzün güldürürsün.Senin nurun daim parlarDû âlemde durmaz akarBilir misin diyar diyarHer bir yerde adın çağlar.Soyun belli Kırımî'sinHasenî'sin, Hüseynî'sinSu götürmez âlenisinGönüllerde gezenisinKul Ahmet'im yaz bunlarıÖğrensinler birçoklarıOkusunlar sonraları Sabahları akşamları.Geldi geçti günler böyleSabah akşam Hakk'ı söyleYüce Hakk'ı Hakk'tan dileBiteviye dola dileDû âlem=Her iki dünya.

  38. 203

    Hakk'a Varıp Yalvaralım Bağlum Merkez Camii İmamı Mehmet Güçlü Hoca Okudu.

    Bahçemize gidelim yâr, senle zikir edelim Allah Allah diyelim yâr, nefsimizi güdellim. Kendimizden geçelim yâr, âlemler seyredelim Hakk'a varıp yalvaralım, Allah Allah deyû deyû. Allah diyen çürümez yâr, toprak olup erimez Karanlıkta hiç kalmaz yâr, leyli nehârı görmez Günahları sorulmaz yâr, hesapları dürülmez Hakk'a varıp yalvaralım, Allah Allah deyû deyû. Yalvarana Hak deyû yâr, defter soldan verilmez Geçer iken sırat'tan yâr, kanatları alınmaz Hem cennete konunca yâr, mülkleri hiç bilinmez Hakk'a varıp yalvaralım, Allah Allah deyû deyû. Yüce Hakk'ı anmanın yâr, fazileti böyledir Dost'a dost olmanın yâr, avdeti de şöyledir Daim seni Hak anar yâr, muhakkak ki böyledir. Hakk'a varıp yalvaralım, Allah Allah deyû deyû. Ah bu gönlüm sen de yalvar, sabah akşam daima (Kul Ahmed'im sen de yalvar, sabah akşam daima) Komaz seni bemırat yâr, bekle gelir yarına Her murada erersin yâr, vakıf eder sırrına Hakk'a varıp yalvaralım, Allah Allah deyû deyû. Avdet etmek=Ayrılmış bulunulan yere geri gelme, eski yere dönüş. Leyli nehâr= Gündüzün gecesi Bemırat= Erzurum şivesinde MURATSIZ.

  39. 202

    Gönül

    Gel girelim gönüllere Feryat eden şu dillere Susuz kalmış bu GÜLlere Gel girelim gönüllere . Susuz kalmış bu GÜLlere Gel girelim gönüllere Gel girelim gönüllere Hû Gönüllere gönül katar Pazarlarda gönül yatar Gönül alır, gönül satar Olgun insan bunu yapar. Gönül alır, gönül satar Olgun insan bunu yapar. Olgun insan bunu yapar Hû Gönülleri gönül eden İçim dışım pür nur eden Bir gönül ki yüce şâdân Siz de ondan alın hemen. Bir gönül ki yüce şâdân Siz de ondan alın hemen. Siz de ondan alın hemen Hû Gönlü zengin olanların Gece, gündüz, bugün, yarın Bu deryaya dalanların Hiç bir derdi olmaz yarın. Bu deryaya dalanların Hiç bir derdi olmaz yarın. Hiç bir derdi olmaz yarın Hû Kul Ahmed'im gönül topla Senin işin iktisapla Ne kâr ettin sen ey bala Ondan sonra var hesapla. Ne kâr ettin sen ey bala Ondan sonra var hesapla. Ondan sonra var hesapla Hû İktisap= (Bu şiirde) Gönül kazanma. Bala= Çocuk

  40. 201

    BİR SEN VARSIN HEP SEN VARSIN

    Ey sevgili gözümün nuru yar Gönlümün ta içinde yeri var Hiç gitmedi ki orda duruyor Bir sen varsın,tek sen varsın, Hep sen,hep sen,hep sen varsın. Bak herşeyim sevincim,neşem sen, Gündüzüm sen,gecem sen,düşüm sen, Huzur bulup koştuğum köşem sen, Bir sen varsın,tek sen varsın, Hep sen,hep sen,hep sen varsın. Ben ersem de yüz yaşıma kadar, Olacaksın orda sen bir bahar, Ahirette dahi ey nazlı yar, Bir sen varsın,tek sen varsın, Hep sen,hep sen,hep sen varsın. Sen yıllanmış bir şarap gibisin, Yıllandıkça artar senin sevgin, İçinde sen varsın bu şen evin, Bir sen varsın,tek sen varsın, Hep sen,hep sen,hep sen varsın. Ömrümün baharında ayrıldın, Zannederdim hep bâkî kalırsın, Gitmesin şu içimdeki sızın, Bir sen varsın,tek sen varsın, Hep sen,hep sen,hep sen varsın. Ah bu gönlüm daim seni özler, Gelirmi ki diye yolu gözler, Kul Ahmed'in daim seni özler, Gelirmi ki diye yolu gözler, Artık gelmez dünyadan gidenler, Ancak varsın,kalbimizde, Hep sen,hep sen,kalbimizde.

  41. 200

    PİŞMANLIK

    Pişmanlığın gözlerinden okunur Ah bu feryat bu canlara dokunur Beklediğin haberlerin gelmedi Ok kirpikler şu gönülü delmedi Ödül konmuş bak kaçağın başına Hiç kaçmasın bunca zahmet boşuna Pişmansın da ne gereğin yapmazsın? Zalimliğin hiç üstünden atmazsın Biz gönüle girenleri biliriz O gönülün geçmişini sileriz Burun sokma sen Allah'ın işine Hak mı oldun be düşüne düşüne? Ah be gülüm uğraşmaya hem değmez Kul Ahmed'im uğraşmaya hem değmez Köpek nefsin hiç bunlara baş eğmez

  42. 199

    Yüce Hakk'a Varıp Yalvaralım

    Bahçemize gidelim yâr, senle zikir edelim Allah Allah diyelim yâr, nefsimizi güdellim. Kendimizden geçelim yâr, âlemler seyredelim Hakk'a varıp yalvaralım, Allah Allah deyû deyû. Allah diyen çürümez yâr, toprak olup erimez Karanlıkta hiç kalmaz yâr, leyli nehârı görmez Âşıklara sorulmaz yâr, hesapları dürülmez Hakk'a varıp yalvaralım, Allah Allah deyû deyû. Ah bu gönlüm sen de yalvar, sabah akşam daima (Kul Ahmed'im sen de yalvar, sabah akşam daima) Komaz seni bemırat yâr, bekle gelir yarına Her murada erersin yâr, vakıf eder sırrına Hakk'a varıp yalvaralım, Allah Allah deyû deyû. Leyli nehâr= Gündüzün gecesi Bemırat= Erzurum şivesinde MURATSIZ.

  43. 198

    Hakk'a Varıp Yalvaralım

    Bahçemize gidelim yâr, senle zikir edelimAllah Allah diyelim yâr, nefsimizi güdellim.Kendimizden geçelim yâr, âlemler seyredelim Hakk'a varıp yalvaralım, Allah Allah deyû deyû.Allah diyen çürümez yâr, toprak olup erimezKaranlıkta hiç kalmaz yâr, leyli nehârı görmezÂşıklara sorulmaz yâr, hesapları dürülmezHakk'a varıp yalvaralım, Allah Allah deyû deyû.Ah bu gönlüm sen de yalvar, sabah akşam daima(Kul Ahmed'im sen de yalvar, sabah akşam daima)Komaz seni bemırat yâr, bekle gelir yarınaHer murada erersin yâr, vakıf eder sırrınaHakk'a varıp yalvaralım, Allah Allah deyû deyû.Leyli nehâr= Gündüzün gecesi Bemırat= Erzurum şivesinde MURATSIZ.

  44. 197

    Hakk'a Varıp Yalvaralım

    Bahçemize gidelim yâr, senle zikir edelim Allah Allah diyelim yâr, nefsimizi güdellim. Kendimizden geçelim yâr, âlemler seyredelim Hakk'a varıp yalvaralım, Allah Allah deyû deyû. Allah diyen çürümez yâr, toprak olup erimez Karanlıkta hiç kalmaz yâr, leyli nehârı görmez Âşıklara sorulmaz yâr, hesapları dürülmez Hakk'a varıp yalvaralım, Allah Allah deyû deyû. Ah bu gönlüm sen de yalvar, sabah akşam daima (Kul Ahmed'im sen de yalvar, sabah akşam daima) Komaz seni bemırat yâr, bekle gelir yarına Her murada erersin yâr, vakıf eder sırrına Hakk'a varıp yalvaralım, Allah Allah deyû deyû. Leyli nehâr= Gündüzün gecesi Bemırat= Erzurum şivesinde MURATSIZ.

  45. 196

    Gel Bu Akşam İçelim

    *Gel Bu Akşam İçelim* *BUYRUN KEVSER ŞARABI İÇMEYE* *** Gel bu akşam içelim yâr yanımızda mihmândar Bu masada ekabir var sâki ise ihtiyâr İçenlere adın sorar adı ile düş yorar İçelim yâr, içelim yâr bu masalar efsunkâr. *** Vardık mâdem ki sâkiye doldursun bize meyi, Bilmez idik hiç içmeyi öğretsin bize meyi. Sümbül meyi, lâle meyi, versin efşân GÜL meyi Kadeh kadeh öğrenelim ağlamayı gülmeyi *** Bir kez içmek ile hemen sâki olur mu insan? Buna ömür ister ey cân kalmak her gün akşamdan Fıçı fıçı mı içmiştin bu meyi sen Ahmet Cân? Ne zaman sâki oldun sen hemen duymuş tüm cihân? *** Bir yanımda melekût var, bir yanımda insanlar Oturmuş gazel okurlar yanık sesli ihvânlar Aşka gelir cümle ervâh hemen semâ dönerler Hûşû ile zikrederler yüce Hakk'ı anarlar. *** Mihmândar=misafir ağırlayan kimse. Ekâbir=ileri gelenler, makamca büyük kimseler. Sâki=Tasavvufta Yunus Emre, Mevlâna gibi zatlar. Efsûnkâr=hem büyülü ve etkili hem de cazibeli ve çekici. Efşan=dağıtıcı İhtiyâr=En tecrübeli

  46. 195

    Ateş Basar Yüreğim

    Ne zaman seni ansam yâr Ateş basar, ateş basar, ateş basar yüreğim. Büryân olup, köz köz olur yangın yeri ey cân yâr. Ne zaman sesin duysam yâr Uçar adım, sana koşar, tıp tıp eder yüreğim Nutkum gider, konuşamaz, dil tutulur ey cân yâr. Ne zaman seni görsem yâr Mutluluktan, heyecandan, coşku kaplar yüreğim. Aklım çıkar, deli olur, Mecnun gibi ey cân yâr. Ne zaman garip kalsam yâr Mehmet Baba, koşar gelir, sükûn eder yüreğim. Ahmet o gün, ihyâ olur, sevinç dolar ey cân yâr. Ne zaman seni ansam yâr Ateş basar, ateş basar, ateş basar yüreğim. Büryân olup, köz köz olur yangın yeri ey cân yâr.

  47. 194

    Masal

    Sen şimdi onları masal sanırsın. Emele ulaşmaz, geri kalırsın. İşine bakarsan menzil alırsın. Her dem her dem çalış huzur bulursun. Hayretlere kalıp seni görünce İnanamasınlar, ömürlerince. Amacına ulaş sen bir an önce. Layık olduk artık biz bu sevince. Bir daha bir daha dönmez bu devran. Şimdi Yüce Hakk'ı edelim seyran. Sana cümle âlem kalsında hayran. Hep geride kalsın, hicranla hüsran. Kul Ahmed'im sende hep kıvanasın. Allah Allah diye daim yanasın. İhvanlara yaz güz kanat geresin. Sonsuz merhametle, önder olasın. Kaderinde varmış, düştün bu yola. Hayırlı, mübarek, uğurlu ola. Sana inananlar ber murad ola. İnanmayanlarda çukura dola Sen şimdi onları masal sanırsın Emele ulaşmaz, geri kalırsın. İşine bakarsan menzil alırsın. Her dem her dem çalış huzur bulursun. ... Hayretlere kalıp seni görünce İnanamasınlar, ömürlerince. Amacına ulaş sen bir an önce. Layık olduk artık biz bu sevince. ... Bir daha bir daha dönmez bu devran. Şimdi Yüce Hakk'ı edelim seyran. Sana cümle âlem kalsında hayran Hep geride kalsın, hicranla hüsran. ... Kul Ahmed'im sende hep kıvanasın. Allah Allah diye daim yanasın. İhvanlara yaz güz kanat geresin. Sonsuz merhametle, imam olasın. ... Kaderinde varmış, düştün bu yola. Hayırlı, mübarek, uğurlu ola. Sana inananlar ber murad ola. İnanmayanlarda çukura dola

  48. 193

    Sensin

    hBeni benden alan sensinDeryalara salan sensinBaştan başa pür nur edipNuruna gark kılan sensinNe söylesem, nasıl desem,Ah onu bir bilebilsemHer bir düşüm tamam edipBeni hâle koyan sensinBulmuş idin bir eşkîyâEşkîyâdan bir esfiyâCümle cânâ kıldım deyipBu kitaba yazan sensinKelimeler eksik kalır Tarifinde dûçâr olurBir sözünle Âdem kılıpYusuf'lardan sayan sensinBenim diyen ulu kişiBeceremez böyle işiAhmet Cân'ı serhoş edipHem divâne kılan sensin

  49. 192

    Sensin

    Beni benden alan sensin Deryalara salan sensin Baştan başa pür nur edip Nuruna gark kılan sensin Ne söylesem, nasıl desem, Ah onu bir bilebilsem Her bir düşüm tamam edip Beni hâle koyan sensin Bulmuş idin bir eşkîyâ Eşkîyâdan bir esfiyâ Cümle cânâ kıldım deyip Bu kitaba yazan sensin Kelimeler eksik kalır Tarifinde dûçâr olur Bir sözünle Âdem kılıp Yusuf'lardan sayan sensin Benim diyen ulu kişi Beceremez böyle işi Ahmet Cân'ı serhoş edip Hem divâne kılan sensin

  50. 191

    Kadirîyim Kadirî

    Kadirîyim Kadirî Sevgiyle yaklaş demiş Başarı sırrı imiş Pirimiz böyle demiş Kadiriyim Kadiri Hemen çağır birliğe Tez ulaşırsın iyiliğe Elbet sonu dirliğe Kadiriyim Kadiri Nazarıyla hep diri Râh-ı rıza askeri Gayret et kalma geri Kadiriyim Kadiri Zikrullahın efdalı Yad-ı cemildir adı Devam et de bul tadı Kadiriyim Kadiri Sadrın bulur salâhı Gel analım Allah’ı Sözüm doğru vallahı Kadiriyim Kadiri Albayrağım bu sözler Yarin gönlüne gider Yarin hoşuna gider Dahi kıyamette der KADİRİYİM KADİRİ MEHMET BABA HZ.

Type above to search every episode's transcript for a word or phrase. Matches are scoped to this podcast.

Searching…

We're indexing this podcast's transcripts for the first time — this can take a minute or two. We'll show results as soon as they're ready.

No matches for "" in this podcast's transcripts.

Showing of matches

No topics indexed yet for this podcast.

Loading reviews...

ABOUT THIS SHOW

Mehmet Baba Hz.leri Adına Yazılmış Ve Dergâhta Okunan İlahi,Kaside Ve Şiirleri İçerir...

HOSTED BY

Ahmet Göçer

CATEGORIES

Frequently Asked Questions

How many episodes does Mehmet Baba'nın Gül Bahçesi have?

Mehmet Baba'nın Gül Bahçesi currently has 50 episodes available on PodParley. New episodes are automatically indexed when they're published to the podcast feed.

What is Mehmet Baba'nın Gül Bahçesi about?

Mehmet Baba Hz.leri Adına Yazılmış Ve Dergâhta Okunan İlahi,Kaside Ve Şiirleri İçerir...

How often does Mehmet Baba'nın Gül Bahçesi release new episodes?

Mehmet Baba'nın Gül Bahçesi has 50 episodes. Check the episode list to see recent publication dates and frequency.

Where can I listen to Mehmet Baba'nın Gül Bahçesi?

You can listen to Mehmet Baba'nın Gül Bahçesi on PodParley by clicking any episode. We provide an embedded audio player for direct listening, and you can also subscribe via your preferred podcast app using the RSS feed.

Who hosts Mehmet Baba'nın Gül Bahçesi?

Mehmet Baba'nın Gül Bahçesi is created and hosted by Ahmet Göçer.
URL copied to clipboard!