PODCAST · society
Salon Sosyalisti
by Ceren Ünal
Şampanya adil dağıtılmıyorsa, birileri konuşmalı.“Salon Sosyalisti”, söylemle eylem, konforla vicdan, bilgiyle gerçek arasında kalan bir iç sesin tarih, edebiyat ve siyasetle kurduğu çalkantılı diyaloğu.Biraz ironi, bolca soru, hep kafası karışık...Yapay zekâ, görünmeyen emek, algoritmalarla ilişkilerimiz, geç kapitalizm, toplumsal eleştiri ve kültürel hafıza gibi temalarla kültür podcastleri arasında kendine özgü bir yer açıyor.🎞️ Bölümlerde geçen kitaplar, filmler ve biraz da perde arkası sohbet için Instagram’daki salonumuza da bekleriz: https://www.instagram.com/salonsosyalisti
-
16
Yılbaşı Özel
Bu bölümde yılbaşına neden bu kadar anlam yüklendiğini, takvimlerin tarihsel olarak nasıl belirlendiğini ve yeni yıl fikrinin bireysel olduğu kadar kolektif bir psikolojik işleve nasıl dönüştüğünü ele alıyoruz.Yılbaşı kararlarının neden neredeyse her zaman bireysel disiplin, irade ve performans üzerinden kurulduğunu; yapısal sorunların nasıl kişisel eksiklikler gibi yeniden çerçevelendiğini tartışıyor, fresh start effectten new year resolution kültürüne, umut ile suçluluk arasındaki gerilimi inceliyoruz.Dickens’tan Capote’ye, Auster’dan Sally Rooney’ye; It’s a Wonderful Life, Love Actually, The Holiday ve Milyarder üzerinden yılbaşının edebiyat ve sinemada bir mucizeden çok bir yüzleşme zamanı olarak nasıl anlatıldığını konuştuğumuz yeni yıl özel bölümüyle Salon Sosyalisti yayında.Instagram’daki salonumuza da bekliyoruz: @salonsosyalisti
-
15
Yılbaşı Özel-Fragman
Yılbaşı gerçekten yeni bir başlangıç mı, yoksa üzerinde uzlaştığımız tatlı bir yalan mı? Bu bölümde yılbaşına neden bu kadar anlam yüklendiğini, takvimlerin nasıl belirlendiğini ve yeni yıl fikrinin neden hâlâ umut verdiğini konuşuyoruz.Salon Sosyalisti yılbaşı özel bölümüyle 31 Aralık 2025 günü yayında.Instagram’daki salonumuza da bekliyoruz: @salonsosyalisti
-
14
Adalet - Salon Sosyalisti 2. Sezon Bölüm 2
Adalet dediğimiz şey gerçekten herkes için aynı mı? Yoksa kim olduğumuza, nerede doğduğumuza, hangi sınıfa ait olduğumuza ve hangi çağda yaşadığımıza göre mi şekilleniyor?Bu bölümde adaleti yalnızca hukuk kitaplarının içinden değil; felsefeden, iktisattan, edebiyattan, sinemadan ve gündelik hayattan okuyarak tartışıyoruz. Yasal olanla adil olanın neden sık sık ayrıştığını, hukukun nerede bitip vicdanın nerede devreye girdiğini soruyoruz.Aristoteles’ten Aquinas’a, Hobbes’tan Rousseau’ya; Bentham, Kant, Hart ve Rawls üzerinden adaletin nasıl tanımlandığını, doğal hukuk/pozitif hukuk gerilimini ve “hukuk devleti mi, kanun devleti mi?” ve "eşitlik olmadan adalet olur mu" sorularını ele alıyoruz.Gelir adaletsizliğinden algoritmik karar sistemlerine, vigilante kültüründen sosyal medya adaletine uzanan bir hatta, modern dünyada adaletin neden bu kadar kırılgan olduğunu; Bülbülü Öldürmek, Sefiller, Dava, 12 Angry Men, Yeşilçam ve süper kahraman anlatıları eşliğinde adalet her zaman sağlanamasa bile, onu aramaktan vazgeçmeyenleri konuşuyoruz. Hazırsanız başlayalım...Film ve kitap referansları, ek notlar ve soru-cevap için Instagram’daki salonumuza da bekliyoruz.
-
13
Adalet - S2B2 Fragman
Adalet herkes için aynı mı? Yasal olan her zaman adil mi? Hukuk nerede biter, vicdan nerede başlar?Bu bölümde adaleti hukuk kitaplarının dışına çıkarıyor; felsefe, edebiyat, sinema ve gündelik hayat üzerinden yeniden düşünüyoruz.Eşitlik, meşruiyet, güç ve kırılganlık ekseninde adaletin neden bu kadar tartışmalı olduğunu konuşuyoruz.Salon Sosyalisti 2. Sezon Bölüm 2: AdaletBölümün tamamı 26 Aralık Cuma yayında.Film ve kitap referansları, ek notlar ve soru-cevap için Instagram’daki salonumuza da bekliyoruz.
-
12
Guilty Pleasures
Bazı zevkle açıkça paylaşılır, bazılarından ise mahcubiyet duyulur. Ama bu ayrımı her zaman biz yapmayız.Bu bölümde guilty pleasure kavramının arkasındaki kültürel ve sınısal kodları konuşuyor, popüler kültür, sınıf, toplumsal cinsiyet ve utanç duygusu üzerine düşünüyoruz. Bölümün tamamı Spotify'da, bölümdeki kitap, film vs. referansları ve soru cevap için Instagram'daki salonumuza da bekleriz.
-
11
Zor Aşklar-S2B1 Fragman
Zor aşklar neden bu kadar çekici geliyor? Bu kısa trailer, bölümde ele aldığımız ilişki döngülerine, kültürel kodlara ve belirsizliği aşk sanma hâline bir giriş niteliğinde.Salon Sosyalisti’nin 2. sezon açılış bölümü “Zor Aşklar” yayında.
-
10
Zor Aşklar - Salon Sosyalisti 2. Sezon Bölüm 1
Romeo ve Juliet’ten beri zor aşklar kutsanıyor. Kavuşmanın değil kavuşamamanın aşkı büyüttüğü fikri, edebiyattan sinemaya kadar her yerde. Wuthering Heights’ta karakterleri bir arada tutan şey tutku değil; ısrarla sürdürülen işlevsiz davranışlar. Masumiyet Müzesi’nde Kemal’in sayfalarca anlatılan acısının yanında Füsun’un ne hissettiğini neredeyse hiç bilmeyiz. Issız Adam’da duygusal sorumluluktan kaçan Alper yine bu kalıbın içinden hikâyenin merkezine yerleşir.Bu bölümde zor olanın neden çekici geldiğini konuşuyoruz.Bazen sevdiğimizi sandığımız kişi değil, onda tamamlayabileceğimize inandığımız bir eksikliktir. Onayı kimden beklediğimizi bile bilmeden aynı döngüyü yaşar, belirsizliği, acıyı ve erişilemeyeni aşkın doğal hâli sanırız.Kültürel kodlar da bunu pekiştiriyor. Doğu’da aşk fedakârlıkla ölçülür; acıya katlanmak sevginin delili sayılır. Batı’da bireysellik idealize edilir ama çoğu anlatıda duygusal yük yine tek tarafa yığılır. Türkiye’de ise her zamanki gibi bu iki hikâyenin arasında kalan bir arafta salınarak ilişki kurmaya çalışırız.Bu bölüm, kurmacanın bize bıraktığı romantik mitleri ve ilişkilerde neden aynı döngülere takıldığımızı anlamaya çalışıyor. Gerçekten iki kişi mi ilişkiyi yaşar, yoksa biri sever, diğeri yalnızca buna alışır mı? Tüm bu soruların peşindeyiz.Günün sonunda mesele hep aynı yere varıyor: Aşk, uğruna çektiğimiz acıyla değil; o ilişkide kendimiz olarak kalıp kalamadığımızla ölçülür.Salon Sosyalisti’nin 2. sezon açılışına hoş geldiniz!Bölümün küçük bir sürprizi de var: Bu hikâyeye eşlik eden özel bir playlist sizi bekliyor 🎧 ♬.Film ve kitap referansları, ek notlar ve soru-cevap için Instagram’daki salonumuza da bekliyoruz.
-
9
Kintsugi: Altın Tozuyla Kırıklarımızı Onarabilir miyiz?
Japonya’nın kadim sanatı kintsugi, kırıkları altınla birleştirerek onları yok etmek yerine görünür kılar ve yeni bir bütünlük yaratır. Bu bölümde kintsugiden yola çıkarak kırılmak, onarmak ve insan olmanın anlamı üzerine konuşuyoruz. Wabi-sabi, mujō, Platon’un idealar dünyası, Stoacılar… Kırılmanın felsefesine bakıyor; kalp kırıklığının yalnızca bir mecaz olmadığını, insanın kırıklarla birlikte kurduğu anlamın asıl değeri belirlediğini tartışıyoruz.Kırılmak çoğu zaman bir dönüm noktası gibi algılanır: ölüm, hastalık, ayrılık… Oysa bazen kırık dramatik bir olayın değil, sessiz bir değişimin izidir. Günlük hayatta bir şey değişir ve artık eski bütünlük yoktur.Modern çağda kırılmak ve onarmak yalnızca bireysel bir mesele değil; kültürün, bilimin ve kolektif bilincin de tartıştığı bir konu. Bu bölümde RoboCop gibi figürlerden, transhümanizm ve posthümanizm tartışmalarına; Steven Hawking'den Frida Kahlo ve Virginia Woolf’tan Ferrante'nin Napolitan Dörtlemesi'ne kadar kırılmanın ve onarmanın farklı yüzlerini konuşacağız.Bugün, savaşların, kutuplaşmaların ve toplumsal fay hatlarının derinleştiği bir dünyada en önemli soru şu: Altın tozumuzu bulup kırıklarımızla birlikte nasıl bir hayat kurabiliriz? Parçalarımızı birleştirirken sahici bir bütünlük yaratmak mümkün mü?🎧 Bölümü dinleyin, birlikte kırığın anlamını ve onarımın yollarını keşfedelim.
-
8
35 Yaş ve Dante: Orta Yaş İkinci Bir Ergenlik mi?
35 yaş, Dante için karanlık bir orman; Cahit Sıtkı için yolun yarısı. Peki bizim için ne?Bu bölümde orta yaşın değişen anlamını, görünmezleşmeyi, dengenin bozulduğu anları ve yeniden yön bulmaya çalışmayı konuşuyoruz.Another Round’dan Fleabag’e, Latife Tekin’den Simone de Beauvoir’a uzanan referanslarla; işlevsiz başarıların ardından gelen boşlukları, kimlerin kutlamaya dahil edildiğini ve doğum günü ritüellerindeki görünmez eşitsizlikleri masaya yatırıyoruz.Şampanyanın adil dağılmadığı, story’ye kimin düştüğünün bile ayrıcalık sayıldığı bir dünyada, orta yaş sadece yaş almak değil; yerini, ağırlığını ve sesini yeniden tartmak olabilir mi?Bölümde geçen kitap, film ve diğer referanslara göz atmak isterseniz, Instagram’daki salona bekleriz: @salonsosyalisti
-
7
Aşkın Algoritması
Aşkın ne olduğu artık sadece kalple değil, verilerle, puanlarla ve algoritmik eşleşmelerle tanımlanıyor. Bu bölümde, sana seni hatırlatan bir robot sevgiliyle yaşamanın garipliğinden, Tinder’ın görünmez puan sistemine, yapay partnerlerin ne kadar “uyumlu” olduklarından, Mary Shelley’nin ölen kocasının kutuda sakladığı kalbine kadar uzanıyoruz. Ich bin dein Mensch, Black Mirror ve Japon İşi eşliğinde soruyoruz: Aşk hâlâ iki kişi arasında yaşanan bir şey mi, yoksa tek taraflı optimize edilen bir deneyim mi artık?🎞️ Bölümde geçen kitaplar, filmler ve biraz da perde arkası sohbet için Instagram’daki salonumuza da bekleriz: https://www.instagram.com/salonsosyalisti
-
6
Salon Sosyalisti 1 Mayıs Özel: Yapay Zeka Çağında Emek
2025’te, yapay zekâ gölgesinde yeni bir iş ve emek rejimi şekilleniyor.Ama sadece işimizi değil, emeğimizin anlamını da kaybediyoruz.Bu 1 Mayıs’ta, algoritmalarla yönetilen hayatları, sessiz istifaları, karşılığı silinen emekleri konuşuyoruz.Hem görünmeyen ev içi emekten hem de sistemin kenarına itilen üretimden yola çıkarak; edebiyattan sinemaya, direnen ama görünmeyen seslere kulak veriyoruz.Çünkü üretim devam ediyor. Ama biz orada değilsek: Bu kimin dünyası?Ve hâlâ başka bir yol mümkün...🎞️ Bölümde geçen kitaplar, filmler ve biraz da perde arkası sohbet için Instagram’daki salonumuza da bekleriz: https://www.instagram.com/salonsosyalisti
-
5
Guilty Pleasures - Mahçup Hazlar
Gizlice sevdiğimiz ama başkalarına itiraf ederken biraz utandığımız zevkler: guilty pleasure, ya da salon sosyalisti tabiriyle mahçup hazlar.Bu bölümde, mahçup haz kavramının tarihsel ve kültürel kökenlerini, popüler kültürle ilişkisini, sınıf ve toplumsal cinsiyetle nasıl iç içe geçtiğini konuşuyoruz.Müslüm Gürses’ten Türkçe pop patlamasına, Pierre Bourdieu’dan Gelin Evi'ne uzanan bir yolculukta, kültürel değer yargılarını, utancın kime ait olduğunu ve hazla suçluluk arasındaki kadim gerilimi birlikte keşfediyoruz.Zevklerimizin ardındaki gerçek utancı ve toplumsal kodları sorgulamak için şampanyanız hazırsa, başlıyoruz.🎞️ Bölümde geçen kitaplar, filmler ve biraz da perde arkası sohbet için Instagram’daki salonumuza da bekleriz: https://www.instagram.com/salonsosyalisti
-
4
Korkuya Rağmen Cesaret
Bu bölümde cesareti yeniden tanımlıyoruz. Kimi zaman ölümü göze alarak, kimi zaman sadece her sabah kalkıp işe giderek. Bazen bağırarak, bazen sessizce.Bazen kalabalığın karşısında yalnız durarak. Kaybetmekten korksa da sevebilenlerde, vazgeçmeden tutunmaya çalışanlarda. Korkuya rağmen cesaretin kaç farklı hali olabilir? Gösterişli hikâyeler de var bu bölümde, sıradan hayatların içinde saklı cesaretler de. Hiçbir şey değişmeyecek diyenlerin arasında buna rağmen bir şey yapmaya çalışanları konuşuyoruz. İlla Don Kişot olmaya gerek yok, ama yeter ki La Mancha halkı gibi de olmayalım...Bölüm notları, kitap ve film referansları ile bölümle ilgili soru-cevaplar Instagram’da @salonsosyalisti
-
3
Tarihin Tekerrürü – Geç Bronz Çağı Çöküşü Bize Ne Anlatıyor?
Yaklaşık 3.000 yıl önce Akdeniz çevresindeki birçok uygarlık neredeyse aynı anda çöktü.İklim değişikliği, göç hareketleri, ticaret ağlarının çökmesi, siyasi istikrarsızlık ve dış saldırılar...Bunlar Geç Bronz Çağı'nın çöküşünü tetikleyen başlıca faktörlerdi.Bu büyük tarihsel kırılma, bugün yaşadığımız krizlerle şaşırtıcı şekilde benzerlikler taşıyor.Bu bölümde, Geç Bronz Çağı Çöküşü'nü konuşuyor, iklim krizi, sistemsel kırılganlıklar, devlet yapılarının zayıflaması, bilgi sistemlerinin dağılması gibi temalar üzerinden bugüne dair sorular soruyoruz.Çünkü tarih her zaman birebir tekrar etmez.Ama unutulanlar, biçim değiştirerek geri döner.🎞️ Bölümde geçen kitaplar, filmler ve biraz da perde arkası sohbet için Instagram’daki salonumuza da bekleriz: https://www.instagram.com/salonsosyalisti
-
2
Post-Shame Toplum: Artık Kimse Utanmıyor mu?
Artık kimse kolay kolay rezil olmuyor.Utanç bir duygu değil, bir performans.Gerçek utanma yerini “utanıyor gibi görünme”ye bırakırken, biz olayları değil,tepkileri izliyoruz.Trump’tan Blockout 2024’e, şok doktrininden fremdschämen’e...Bu bölümde post-shame toplumu ve çivisi çıkan dünyayı — ama umutsuzluğakapılmadan — konuşuyoruz.🎞️ Bölümde geçen kitaplar, filmler ve biraz da perde arkası sohbet için Instagram’daki salonumuza da bekleriz: https://www.instagram.com/salonsosyalisti
-
1
İç Ses – Kafası Karışık Başlangıçlar
Salon sosyalisti kimdir?İlk bölümde bu kavramın tarihine, siyasetteki ve edebiyattaki yansımalarına bakıyoruz: Marx’tan Pamuk’a, Josef K’dan Karamazov’a.Gezi’den bugüne, sosyal medyadaki mikro-salonlara uzanan bir iç ses güncesi. Eylemle söylem, konforla vicdan, bilgiyle gerçek arasında kalakalmanın kaydı.🎞️ Bölümde geçen kitaplar, filmler ve biraz da perde arkası sohbet için Instagram’daki salonumuza da bekleriz: https://www.instagram.com/salonsosyalisti
We're indexing this podcast's transcripts for the first time — this can take a minute or two. We'll show results as soon as they're ready.
No matches for "" in this podcast's transcripts.
No topics indexed yet for this podcast.
Loading reviews...
ABOUT THIS SHOW
Şampanya adil dağıtılmıyorsa, birileri konuşmalı.“Salon Sosyalisti”, söylemle eylem, konforla vicdan, bilgiyle gerçek arasında kalan bir iç sesin tarih, edebiyat ve siyasetle kurduğu çalkantılı diyaloğu.Biraz ironi, bolca soru, hep kafası karışık...Yapay zekâ, görünmeyen emek, algoritmalarla ilişkilerimiz, geç kapitalizm, toplumsal eleştiri ve kültürel hafıza gibi temalarla kültür podcastleri arasında kendine özgü bir yer açıyor.🎞️ Bölümlerde geçen kitaplar, filmler ve biraz da perde arkası sohbet için Instagram’daki salonumuza da bekleriz: https://www.instagram.com/salonsosyalisti
HOSTED BY
Ceren Ünal
Loading similar podcasts...