Şehir Hepimizin

PODCAST · government

Şehir Hepimizin

İstanbul’un gelişimi, yönetimi ve geleceğiyle ilgili kararlarda söz ve sorumluluk sahibi olmak istiyoruz. Her Pazartesi 16:00'da Medyascopetv 'deyiz.

  1. 310

    Şehir Hepimizin (454): Yapay zekâ ve veri güvenliği

    İstanbul Hepimizin Girişimi tarafından hazırlanan Şehir Hepimizin programında bu hafta Şevket Uyanık’ın konukları, Gülin Çavuş ve Gürkan Özturan, yapay zekâ sistemlerinin hangi verilerle beslendiğini, verilerdeki önyargıların sistemleri nasıl etkilediğini değerlendirdi.

  2. 309

    Şehir Hepimizin (453): Trump karşıtı “Kral İstemiyoruz” eylemleri nasıl büyüdü?

    İstanbul Hepimizin Girişimi tarafından hazırlanan Şehir Hepimizin programında bu hafta Ali Vatansever ve Sibel Bülay, ABD’de de gerçekleşen “Kral İstemiyoruz” (No Kings) eylemlerini ve siyasi yansımalarını değerlendirdi. Bülay, eylemlerin giderek artan bir toplumsal tepkiyi temsil ettiğini vurguladı.

  3. 308

    Şehir Hepimizin (452): Şiddetsizlik

    İstanbul Hepimizin Girişimi tarafından hazırlanan Şehir Hepimizin programında bu hafta Pınar Uyan-Semerci, konukları Doç. Dr. Alev Çavdar ve Prof. Dr. Kenan Çayır ile Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta son yaşanan olaylar sonrası “şiddetsizlik” kavramını değerlendirdi.

  4. 307

    Şehir Hepimizin (451) – Gençlerin İyi Olma Hali raporu

    İstanbul Hepimizin Girişimi tarafından hazırlanan Şehir Hepimizin programında bu hafta Itır Akdoğan ve konuğu Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu, gençlerin iyi olma hali raporunun istihdam, girişimcilik, dijital beceriler, sivil katılım boyutlarındaki bulgularını, gençlerin kent deneyimini ve kent hakkını, derneğin gençliğin ekonomik ve sosyal kalkınması için projelerini değerlendirdi.

  5. 306

    Şehir Hepimizin (450): Kadıköy Rıhtım dolgu alanında güncel durum

    İstanbul Hepimizin Girişimi tarafından hazırlanan Şehir Hepimizin programında bu hafta Yağmur Yıldırım, konuğu Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı ile Kadıköy-Rıhtım’daki dolgu alanda planlanan camiyi, yer altı otoparkını ve sosyal tesis projesini değerlendirdi.

  6. 305

    449 - Şehir Hepimizin : Çoklu krizler döneminde bilgi düzensizlikleri

    İstanbul Hepimizin girişimi kapsamında düzenlenen Şehir Hepimizin programında bu hafta Itır Akdoğan, konukları İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Emre Erdoğan ve Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, günümüzün en kritik sorunlarından biri olan bilgi düzensizliğini ele aldı.Itır Akdoğan, konukları İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Emre Erdoğan ve Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci ile bilgi düzensizliği alanında çoklu krizler dönemiyle birlikte yeni kavramları, bu kavramların demokratik haklara etkisini, doğru bilgiye erişmenin kısıtlarını aşmak için birey ve kurumların bilmesi ve yapması gerekenleri, yürüttükleri “Bilgi Düzensizliklerine Karşı Toplumsal Bilişsel Dirençlilik Yaratmak” projesi üzerinden tartıştı. Itır Akdoğan, içinde bulunulan dönemi “aynı anda birbiriyle kesişen krizlerin yaşandığı bir süreç” olarak tanımladı. Akdoğan, bu süreçte bireylerin “neler oluyor, bu bana nasıl etki ediyor” sorularına yanıt aradığını ancak bilgiye duyulan güvenin ciddi şekilde sarsıldığını söyledi.Yanlış bilgi salgınıİstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Emre Erdoğan yanlış bilginin yeni bir olgu olmadığını ancak günümüzde çok daha tehlikeli hale geldiğini belirtti. Erdoğan, “Yanlış bilgi, doğru bilgiye göre yaklaşık 6 kat daha hızlı yayılıyor ve bu da etkisini artırıyor” dedi.Pandemi döneminde ortaya çıkan “infodemi” kavramına dikkat çekerek, yanlış bilgi nedeniyle insanların hayatını kaybedebildiğini söyleyen Erdoğan, “Yanlış tedavi yöntemleri yüzünden ölümler yaşandı. Bu da yanlış bilginin bir salgın gibi değerlendirilmesine yol açtı” dedi.Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci ise özellikle sosyal medya ve kapalı mesajlaşma gruplarında yayılan bilgilerin tehlikesine dikkat çekti. Semerci, “İnsanlar çoğu zaman iyi niyetle, sevdiklerini korumak için bilgiyi paylaşıyor ama bu bilgi doğrulanmamış oluyor” dedi.Kriz anlarındaki korku ve paniğin, bireylerin düşünmeden hareket etmesine neden olduğunu söyleyen Semerci, bu durumun yanlış bilginin daha hızlı yayılmasına zemin hazırladığını söyledi.İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesidir. Siyaset bilimci olan Erdoğan, siyasal katılım, dış politika, kamuoyu, çocuk ve gençlerin iyi olma hali, metodoloji ve istatistik alanlarında araştırmalar yapmakta ve dersler vermektedir. Türkiye’de sosyal sermaye, gençlik, ötekileştirme, kutuplaşma, bilgi düzensizlikleri ve popülizm konularında çalışmalarını sürdürmektedir. Çok sayıda ulusal ve uluslararası araştırma projesinde yürütücü ve araştırmacı olarak yer alan Erdoğan, Reflektif Sosyal Bilimler Dergisi’nin kuruluşundan itibaren editörlüğünü üstlenmiştir.İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Programı’nda öğretim üyesidir. Akademik çalışma alanları siyaset felsefesi, karşılaştırmalı siyaset, sosyal politika ve sosyal bilimlerde metodoloji olan Uyan-Semerci, adalet, haklar, vatandaşlık, insani gelişim, yapabilirlik yaklaşımı, yoksulluk, göç, kolektif kimlik oluşumları, ötekileştirme, kutuplaşma, bilgi düzensizlikleri, çocuk işçiliği ve çocuğun iyi olma hali konularında birçok ulusal ve uluslararası araştırma projesi yürütmüş, makale ve kitap yayını yapmıştır.Emre Erdoğan kimdir?Pınar Uyan Semerci kimdir?

  7. 304

    448 - Şehir Hepimizin : Açık Veri ve Yerel Demokrasi

    Itır Akdoğan ve Marmara Belediyeler Birliği Veri ve Teknoloji Merkezi Direktörü Samet Keskin açık verinin belediyeler için ve demokratik kent yönetimi için işlevi, dünyadan iyi örneklerin özellikleri, Türkiye'de belediyelerin açık veri politika ve uygulamaları, Marmara Belediyeler Birliği'nin bu alanda belediyelerin kapasitelerini nasıl artırdığı ve hangi konularda belediyelerin gelişmesi gerektiği soruları üzerinden açık veriyi yerel demokrasi bakış açısıyla tartışıyor.Samet Keskin:  Samet Keskin, Marmara Bölgesi’nde 190’dan fazla belediyeyi temsil eden bölgesel bir yerel yönetim birliği olan Marmara Belediyeler Birliğinde (MBB) Veri ve Teknoloji Merkezi Direktörü olarak görev yapmaktadır. Lisansını İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü’nde, yüksek lisansını ise İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Kent Çalışmaları Programı’nda tamamlamıştır.Çalışma alanları arasında veriye dayalı politika üretimi, yaşam kalitesini artırmada akıllı şehir, dijital dönüşüm ve yapay zeka uygulamaları ile kültür-sanat politikaları gibi konular yer almaktadır. Ayrıca, farklı sektör ve bölgelerden kentsel aktörleri ve paydaşları bilgi paylaşımı, diyalog geliştirme ve iyi uygulamaların aktarımı amacıyla bir araya getiren ve iki yılda bir düzenlenen uluslararası bir platform olan Marmara Urban Forum'un (MARUF) İçerik Koordinatörlüğü görevini yürütmektedir.

  8. 303

    447 - Şehir Hepimizin : Başkansız şehirler

    İstanbul Hepimizin Girişimi tarafından hazırlanan, Şehir Hepimizin programında bu hafta Itır Akdoğan, Gürhan Ertür, Tuğçe Tezer ve Yağmur Yıldırım, Türkiye’de seçilmiş belediye başkanlarının hukuki ve siyasi müdahalelerle görevlerinden uzaklaştırılması sonucu ortaya çıkan “başkansız şehirler” olgusunu ve bunun kent yönetimi, hizmetler, kriz anları ve demokratik vatandaşlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi.Gürhan Ertür, Itır Akdoğan, Tuğçe Tezer ve Yağmur Yıldırım, seçimle gelen başkanın tutuklu olduğu bir şehirde yaşamanın nasıl bir deneyim olduğunu; kentsel hizmetler, afet, savaş gibi acil durumlar ya da iklim değişikliği, yoksulluk gibi zamana yayılmış krizlerde, seçilmiş bir başkanın olmamasının ne anlama geldiği soruları üzerinden demokratik kent yönetiminin durumunu tartıştı. Yalnız Ekrem İmamoğlu değil, aynı zamanda İmamoğlu’nun kritik görevlerde olan çalışma arkadaşlarının da gözaltına alınması sebebiyle Belediye Hizmetleriyle ilgili çekincesi olduğunu söyleyen Gürhan Ertür, başlangıçta ciddi bir yönetim boşluğu yaşanabileceği endişesi taşıdıklarını ancak belediye çalışanlarının süreci toparladığını söyledi. Ertür,  “Aradan bir yıl geçmiş olmasına rağmen İstanbul’da temel hizmetleri çok doğru bir şekilde alıyoruz. Metrolar aksamıyor, toplu taşıma aksamıyor” dedi.Yağmur Yıldırım ise başkansız bir belediyenin yönettiği şehirde yaşamanın yurttaşlık hakları açısından önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:“Demokratik alanın daraldığı ve artık bizleri yurttaştan birer seçmene indirgeyen bir ortamda yaşıyoruz. Kent hakkı dediğimiz şey ulaşıma, kamusal alana erişime, kentsel hizmetlere katılıma dair bir alan. Ama bir yıldır biz bunları tartışmak yerine temel hizmetlerin devam edip etmediğini takip ediyoruz.”Yerel yönetimlerde iki farklı belediyecilik alanı olduğuna dikkat çeken Tuğçe Tezer, mevcut koşullarda büyük kararların alınmasının zorlaştığını belirterek, “Bir belediyenin rutin görevleri vardır; çöpler toplanır, sokaklar süpürülür, metro işler. Ama bir de kenti ileriye taşıyacak stratejik ve vizyoner belediyecilik vardır. Bu bir yıllık süreçte bundan büyük ölçüde mahrumuz. Büyük ve radikal diyebileceğimiz kararlar alınamıyor” dedi.Itır Akdoğan, özellikle kayyum yönetimindeki belediyelerde sivil toplum ile yerel yönetim arasındaki ilişkinin zayıfladığına dikkat çekerek, “Kayyum olan kentlerde sivil toplum ‘benim seçmediğim bir insanın yönettiği belediye ile işbirliği yapmam’ tepkisini gösterebiliyor” dedi. Akdoğan, dayanışmanın sadece yerel yönetimleri değil, kentleri ve herkesi güçlendirdiğini söyledi.Başkansız şehir ve yurttaştan seçmene indirgenen ortam Benim seçmediğim bir insanın yönettiği belediye ile işbirliği yapmam

  9. 302

    446 - Şehir Hepimizin: Dünya Matematik Günü: Gençler, yapay zekâ ve umut

    İstanbul Hepimizin Girişimi tarafından hazırlanan, Şehir Hepimizin Programında bu hafta Ali Vatansever ve konuğu Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Dünya Matematik Günü Organizasyonu Başkanı Prof. Dr. Betül Tanbay, 14 Mart Dünya Matematik Günü’nü kutladı.14 Mart öncesi bu özel yayında Prof. Betül Tanbay ile Ali Vatansever bu yıl Didim’de ve eş zamanlı olarak sanal platformlarda gerçekleştirilecek olan kapsamlı etkinlik takvimini, içeriğini ve kutlamaların detaylarını konuştu.  Tanbay, Dünya Matematik Günü’nün ortaya çıkış sürecini anlatarak şunları söyledi:“Bir günün dünya günü olması için Birleşmiş Milletler üzerinden UNESCO’ya başvuruluyor. Dünya Matematik Birliği bu başvuruyu yaptı ve 2019’un Kasım ayında 14 Mart resmen Dünya Matematik Günü ilan edildi.”Tanbay, 14 Mart tarihinin matematikte “pi sayısı” ile ilişkisinden dolayı seçildiğini belirtti:“14 Mart, yani 3. ayın 14. günü olduğu için 3,14’e gönderme yapıyor. Aslında önce ‘Pi Günü’ olarak başlayan etkinliklerin daha kurumsal bir çerçeveye kavuşması amaçlandı.”Bu yılın temasının “Matematik ve Umut” olarak belirlendiğini belirten Tanbay, matematiğin evrensel bir dil olduğuna dikkat çekti:“Bugün dünyada herkesin aynı şeyi anladığı kavramlar çok az. Ama ‘iki’ dediğinizde dünyanın her yerinde aynı şeyi anlıyorlar. Matematik insanlığın yarattığı en evrensel dil.”Tanbay, gençler arasında artan umutsuzluğun bu temanın seçilmesinde etkili olduğunu belirterek şöyle konuştu:“Türkiye’de gençlerin umut oranları çok düşük. Kendi yurdunda yaşamak istemeyen bir gençlik yetiştiriyoruz. Bu gerçekten çok önemli bir sorun.”Betül Tanbay, İstanbul Boğaziçi Üniversitesi’nde fonksiyonel analiz profesörüdür. İstanbul Matematik Bilimleri Merkezi’nin kurucusu ve ilk eş direktörüdür.  Türk Matematik Derneği’nin ilk kadın başkanıdır. Türk Matematik Derneği’nin ilk kadın başkanıdır ve Uluslararası Matematik Birliği (IMU)  veya Avrupa Matematik Kuruluşu’nun (EMS) birçok komitesinde görev almıştır ve almaya devam etmektedir. Tanbay, lisans derecesini 1982 yılında Strazburg’daki Université Louis Pasteur’dan, yüksek lisans derecesini ise 1989 yılında UC Berkeley’den almıştır. Halen UNESCO-IMU-Uluslararası Matematik Günü’nün başkanlığını yürütmektedir.Dünya Matematik Günü: Gençler, yapay zekâ ve umut Matematik insanlığın yarattığı en evrensel dilBetül Tanbay kimdir?

  10. 301

    445 - Şehir Hepımizin: Murat Güvenç ile "K​ent Bağlamında Kırılganlığı Haritalamak"

    İstanbul Hepimizin Girişimi’nin hazırlayıp sunduğu, Şehir Hepimizin Programında Tuğçe Tezer ve Gürhan Ertür’ün konuğu Murat Güvenç."Türkiye'de Seçmen Eğilimleri Haritası", "Afetin Kent Hâli" programlarının yanında, kente dair farklı konularda Şehir Hepimizin programında konuğumuz olan Prof. Dr. Murat Güvenç'i, bu defa "Marmara Bölgesi'nde Seçmen Eğilimleri - Komşularımız Kimlere Oy Vermiş?" haritalama çalışmasının ardından Marmara Bölgesi, İstanbul ve Maltepe ilçesi üzerine yaptıkları çalışmalarla konuk ediyoruz. İki bölümden oluşan bu serinin 23 Şubat 2026 tarihinde yayınlanan ilk bölümünde, farklı ölçeklerde Marmara Bölgesi ve İstanbul haritaları üzerinden "İstanbul'un Göremediğimiz Yüzleri"ni Prof. Dr. Murat Güvenç'in anlatımı eşliğinde kavramaya çalışmıştık. Kentteki geçirimsiz yüzeylerin İstanbul'daki durumunu, Marmara Bölgesi'nde nüfus büyüklüğündeki değişimi izlerken, 2024 yılında yapılan yüzey sıcaklıkları haritasının, kentin sosyal yaşamı için geldiği anlamları konuştuğumuz ilk programın ardından, bu hafta kaldığımız yerden devam ediyoruz.Farklı ölçeklerdeki tüm bu haritalama imkânlarının İstanbul'un Maltepe ilçesi için sunduğu çok katmanlı ve interaktif inceleyeceğimiz bu programda; "Yerelde İklim Değişikliği Yönetimi İçin Sivil Katılım Projesi" - "İklim Adaleti Haritası" ismiyle duyurulan, TESEV tarafından Maltepe Belediyesi ortaklığında yürütülen çalışmanın sürecini Murat Güvenç'ten dinliyoruz. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından uygulanan Sivil Katılım Hibe Programı kapsamında üretilen bu çalışmayla "iklim" kavramı "yerleşme" bağlamında yeniden tartışmaya açılırken, kamuya açık tasarlanan web sitesi, yerel yönetim ve yerel halk arasında iklim adaleti üzerinden interaktif bir iletişime imkân sağlıyor.Maltepe İklim Adaleti Haritası'nı bu bağlantıdan inceleyebilirsiniz:https://experience.arcgis.com/experience/9bceda6420aa456897b391d1eb88de5d Prof. Dr. Murat Güvenç: 1953’te İstanbul’da doğdu. İstanbul St. Joseph Fransız Lisesini bitirdi. ODTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde lisans (1976) ve aynı bölümde yüksek lisans dereceleri aldı. 1978-2005 yılları arasında ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. İstanbul’un sanayi coğrafyası üzerindeki doktora çalışması, ODTÜ Mustafa Parlar tez ödülüne layık bulundu. 2015 Ankara Yapısal Plan ekibinde yer aslan Güvenç, 2005’te İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde kurulan Mimari Tasarım Yüksek Lisans Programı’na katıldı. 2006–2011 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde misafir öğretim üyesi olarak Kent Sosyolojisi ve Veri Çözümleme dersleri verdi. Veri görselleştirme, kent coğrafyası, sosyolojisi ve kurum tarihi konusunda yayımlanmış eserleri vardır. Emlak Bankası 1926–1998 kurum tarihi kitabı ile Türkiye Seçim Atlası 1950–2009’un eş yazarıdır. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nca desteklenen projesi kapsamında, İstanbul 1920–2010 sergisinin toplumsal ve ekonomik coğrafya tema küratörlüğünü yaptı. Kadir Has Üniversitesi’nde eğitim veren Güvenç’in araştırma alanlarına; kentsel coğrafyalar, siyasi coğrafya, kent tarihi, veri madenciliği, görselleştirme ve sayısal-beşerî çalışmalar girmektedir. Tarih Vakfı Yönetim Kurulu başkanlığı da yapmış olan Güvenç, 2024 yılında emekli oldu. Değerli çalışmalarını sürdürüyor.

  11. 300

    444 - Şehir Hepimizin : Murat Güvenç ile "İstanbul'un Göremediğimiz Yüzleri

    İstanbul Hepimizin Girişimi’nin hazırlayıp sunduğu,  Şehir Hepimizin Programında Tuğçe Tezer ve Gürhan Ertür’ün konuğu Murat Güvenç.Daha önce "Türkiye'de Seçmen Eğilimleri Haritası", "Afetin Kent Hâli" programlarının yanı sıra, kente dair farklı konularda Şehir Hepimizin programında konuğumuz olan Prof. Dr. Murat Güvenç'i, bu defa "Marmara Bölgesi'nde Seçmen Eğilimleri - Komşularımız Kimlere Oy Vermiş?" haritalama çalışmasının ardından Marmara Bölgesi, İstanbul ve Maltepe ilçesi üzerine yaptıkları çalışmalarla konuk ediyoruz. İki bölümden oluşan kısa bir seri olan programın bu ilk bölümünde, farklı ölçeklerde Marmara Bölgesi ve İstanbul haritaları üzerinden "İstanbul'un Göremediğimiz Yüzleri"ni Prof. Dr. Murat Güvenç'in anlatımı eşliğinde kavramaya çalışıyoruz. Programda kentteki kırılganlığın önemli göstergelerinden biri olan geçirimsiz yüzeylerin İstanbul'daki durumunu ve değişimini, Marmara Bölgesi'nde nüfus büyüklüğü ve payındaki değişimi izlerken, 2024 yılında yapılan "Yüzey Sıcaklıkları" haritasının, kentin sosyal yaşamı için geldiği anlamları konuşuyoruz. Serinin ikinci programında kaldığımız yerden devam edecek; tüm bu haritalama imkânlarının İstanbul'un Maltepe ilçesi için sunduğu çok katmanlı ve interaktif inceleme deneyimini ele alacağız.  Prof. Dr. Murat Güvenç: 1953’te İstanbul’da doğdu. İstanbul St. Joseph Fransız Lisesini bitirdi. ODTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde lisans (1976) ve aynı bölümde yüksek lisans dereceleri aldı. 1978-2005 yılları arasında ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. İstanbul’un sanayi coğrafyası üzerindeki doktora çalışması, ODTÜ Mustafa Parlar tez ödülüne layık bulundu. 2015 Ankara Yapısal Plan ekibinde yer aslan Güvenç, 2005’te İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde kurulan Mimari Tasarım Yüksek Lisans Programı’na katıldı. 2006–2011 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde misafir öğretim üyesi olarak Kent Sosyolojisi ve Veri Çözümleme dersleri verdi. Veri görselleştirme, kent coğrafyası, sosyolojisi ve kurum tarihi konusunda yayımlanmış eserleri vardır. Emlak Bankası 1926–1998 kurum tarihi kitabı ile Türkiye Seçim Atlası 1950–2009’un eş yazarıdır. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nca desteklenen projesi kapsamında, İstanbul 1920–2010 sergisinin toplumsal ve ekonomik coğrafya tema küratörlüğünü yaptı. Kadir Has Üniversitesi’nde eğitim veren Güvenç’in araştırma alanlarına; kentsel coğrafyalar, siyasi coğrafya, kent tarihi, veri madenciliği, görselleştirme ve sayısal-beşerî çalışmalar girmektedir. Tarih Vakfı Yönetim Kurulu başkanlığı da yapmış olan Güvenç, 2024 yılında emekli oldu, değerli çalışmalarını sürdürüyor.Kaynak: Marmara Seçim Haritası - https://experience.arcgis.com/experience/8f471494c52a40379643b4f393877085

  12. 299

    443 - Şehir Hepimizin : Adalet Peşinde Aileleri Platformu

    İstanbul Hepimizin Girişimi’nin hazırlayıp sunduğu, Şehir Hepimizin programında bu hafta Sernaz Aslan ve Tuğçe Tezer’in konukları Adalet Peşinde Aileleri Platformu’ndan Döne Kaya ve Avukat Eren Can oldu. Programda depremde yakınlarını kaybeden ailelerin yürüttükleri mücadele ele alındı.İstanbul Hepimizin Girişimi’nin hazırlayıp sunduğu, Şehir Hepimizin programında bu hafta Adalet Peşinde Aileleri Platformu üyeleri konuk oldu. Döne Kaya ve avukat Eren Can, depremde yakınlarını kaybeden ailelerin yürüttüğü mücadeleyi ve 11. Yargı Paketi’ndeki 27. maddeye ilişkin görüşlerini Sernaz Aslan’a ve Tuğçe Tezer’e değerlendirdi.Adalet Peşinde Aileleri Platformu Adalet Peşinde Aileleri Platformu, 6 Şubat depremlerinde sevdiklerini kaybeden ailelerin bir araya gelerek adalet arayışında buluştuğu bir dayanışma platformu.Adalet peşinde aileler olarak, seslerini daha fazla duyurmak ve kamuoyunun dikkatini çekmek için sürekli olarak sahada ve çeşitli platformlarda aktif bir şekilde mücadele ediyor. Adalet arayışlarını, toplumun her kesimine ulaştırarak, depremde ihmali olanların yargılanması ve hesap vermesi için çabalıyorlar.Platform kendilerini ve amaçlarını şöyle açıklıyor:“Adaletin sağlanması, kaybettiğimiz sevdiklerimizin anısını yaşatmak ve gelecekte benzer acıların yaşanmaması için en büyük teminat olacaktır. Binlerce insanının ölümüne neden olan bu karanlığı sorgulamadan, aydınlık günleri beklemenin mümkün olmadığını biliyoruz. Ama, biz bu karanlık yolun sonunda doğacak güneşi görüyoruz. Çünkü, korkuya meydan okuyan sevgimiz ve kaybettiklerimize verdiğimiz sözümüz var. Biliyoruz ki, yolun sonu adalet olmadan ne kavgamız bitecek ne de öfkemiz dinecektir.” Döne Kaya (APA temsilcisi) kimdir? Döne Kaya, 6 Şubat depremlerinde Hatay’daki Fuat Koku Sitesi’nde annesini, kız kardeşini, abisini ve 9 aylık yeğenini kaybetti. Bu kaybın ardından adalet mücadelesine başladı. Kurucuları arasında yer aldığı Adalet Peşinde Aileleri Platformu aracılığıyla, depremde yakınlarını kaybeden ailelerin adalet taleplerini görünür kılmak için metinler kaleme almakta, basın açıklamaları ve farkındalık çalışmaları yürütmektedir. Aynı zamanda “Adalet Peşinde” adlı podcastin sunucusudur. Eren Can kimdir?Eren Can, 6 Şubat depremlerinde Hatay’da yıkılan Rana Apartmanı’nda annesi Hatice Can ve babası Mithat Can’ı kaybetti. Bu büyük kaybın ardından adalet mücadelesine başladı. Depremde yakınlarını kaybeden ailelerin adalet taleplerini görünür kılmak amacıyla kurulan platformun bir üyesi olarak yürütülen çalışmalara aktif katkı sunmaktadır. Aynı zamanda İstanbul Barosu Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi Başkanlığı görevini yürütmekte; afet hukuku, deprem suçları alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.

  13. 298

    442 - Şehir Hepimizin : NEET Gençler araştırması

    Türkiye’de gençler ne kadar kazanıyor? İstanbul Hepimizin Girişimi’nin hazırlayıp sunduğu, Şehir Hepimizin programında Itır Akdoğan’ın konukları, İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci ve Prof. Dr. Emre Erdoğan oldu. Bu bölümde, İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen Türkiye’de “NEET Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması” anlatıldı.

  14. 297

    441 - Şehir Hepimizin : Kıyıda Kurulan Köprüler | “Tüm mümkünlerin kıyısında” MARUF25’in ardından

    İstanbul Hepimizin Girişimi’nin hazırlayıp sunduğu Şehir Hepimizin programında Sibel Bülay ve Sernaz Arslan’ın konuğu Marmara Belediyeler Birliği Genel Sekreteri ve MARUF (Marmara Urban Forum) Genel Koordinatörü Dr. Cemil Arslan oldu. Arslan, 1–3 Ekim 2025’te Haliç Kongre Merkezi’nde “Tüm Mümkünlerin Kıyısında” temasıyla düzenlenen Marmara Urban Forum 2025’i (MARUF25) değerlendirdi.

  15. 296

    440 - Şehir Hepimizin : BROAD-ER Projesi | Göç ve kent çalışmalarını buluşturmak 

    Şehir Hepimizin bu bölümünde, Pınar Uyan Semerci ve Sernaz Arslan’ın konuğu Koç Üniversitesi Göç Araştırmaları Merkezi Direktörü Ahmet İçduygu, göç ve kent çalışmalarını buluşturan BROAD-ER Projesi’ni anlattı. 

  16. 295

    439 - Şehir Hepimizin : Caferağa’nın afet toplanma alanı lüks konut ihalesine açıldı | Hanife Dağıstanlı anlattı

    Kadıköy Caferağa’nın afet toplanma alanı lüks konut ihalesine açıldı. Yağmur Yıldırım’ın konuğu Kadıköy Caferağa Mahallesi muhtarı Hanife Dağıstanlı son gelişmeleri aktardı.

  17. 294

    438 - Şehir Hepimizin : Şehir (planlama) nereye gidiyor? (4) | Çıkmazlar ve çözümler neler?

    İstanbul’un geleceği ve şehir planlama mesleği nereye gidiyor? Şehir Hepimizin video serisinde Tuğçe Tezer ve Gürhan Ertür’ün konukları, Tülin Hadi ve Murat Cemal Yalçıntan. Videoda, geçmişin az bilinen, ancak bugün gündemde önemli yer tutan şehir planlama mesleğini yorumlanıyor.

  18. 293

    437 - Şehir Hepimizin:Afetin kent hâli: Türkiye’nin kentleşme serüveni | Murat Güvenç anlattı

    Kentleşmenin dönüştürdüğü afet olgusunu, artık “afetin kent hâli” olarak yaşıyoruz. Tuğçe Tezer ve Gürhan Ertür’ün konuğu Murat Güvenç, Şili örneğiyle Türkiye’nin afetlere dirençli kentler kurmaktaki eksikliklerini karşılaştırdı.Dünya tarihinin günümüze yakın çok kısa bir kesitinin konusu olan insan ve toplumun bir üretimi olan “kent” ve dolayısıyla “kentleşme”, dünyadaki neredeyse her şeyi etkileyen, değiştiren, dönüştüren bir filtre olarak ele alındı. Aile yapısından üretime, nüfusun siyasi yapısından bilince, hatta afetlere kadar birçok şeyin zamanla kentleştiği vurgulandı.Tarih boyunca dünyanın pek çok bölgesi farklı afet türlerinin konusu oldu. Ancak yakın geçmişte değişen ve bugünlerde yoğunlaşan yeni bir olguya dikkat çekildi: Artık afetler de kentleşti. Günümüzde insanların ağırlıkla kentlerde yaşıyor olması, afet konusunu önceki anlamının ötesine taşıdı. Sosyal, fiziksel, simgesel ve iktidarla ilgili yönleri olan kent, afetleri de dönüştürdü.“Afetlerin kentleşmesi” kavramsallaştırması, yakın zamanda Feshane Art İstanbul’da düzenlenen “Afetlere Dirençli Kent ve Toplum” seminerinde Murat Güvenç tarafından gündeme getirildi. Güvenç, Şehir Hepimizin programında, afetlerin kentin farklı yönleriyle birlikte düşünülmesi gerektiğini ifade etti.Videoda, afetlere dirençliliği her zaman örnek gösterilen Şili ile Türkiye karşılaştırıldı. Gelişmişlik düzeyi açısından benzerliklere rağmen, neredeyse aynı dönemde yaşanan depremlerden ders çıkararak kentlerini depreme dirençli hale getiren Şili’nin kayıplarını yok denecek kadar azalttığı, Türkiye’nin ise bu “iyi gelecek”ten ne kadar uzak kaldığı dile getirildi.“Toplumun birlikte yaşamaya karar verdiği meşruiyet çerçevesi”nin afetler açısından ne anlama geldiği, kağıt üstünde görünen ile gerçekte olan arasındaki mesafenin risklere nasıl karşılık geldiği tartışıldı. Türkiye’nin kentleşme serüveninde geçici çözümlerin kalıcı hale getirilmesi; gecekondu, dolmuş ve işporta üzerinden ele alınarak, kentsel altyapının afet hazırlığındaki büyük önemi vurgulandı.Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.Ayrıca, Türkiye’de yönetimlerin erken Cumhuriyet döneminden bugüne yaptığı tercihlerin afetlere hazırlık bakımından kentlere nasıl etki ettiği ortaya konuldu. Murat Güvenç, “Problemin kendisinin çözüm gibi görünmeye başlaması” sözleriyle bu tabloyu tanımladı. Programda, afetlerin gölgesinde şekillenen kentleşme serüveni ve yaşanan ile beklenen depremler ışığında kentlerin durumu, yani “afetin kent hâli”, yeniden düşünmeye davet edildi.OKUYUN – Şehir Hepimizin (436) – Bursa’yı düşünmek: Bursa’nın geleceğini şekillendiren Çevre Düzeni Planı nedir?

  19. 292

    436 - Şehir Hepimizin:Bursa’yı düşünmek: Bursa’nın geleceğini şekillendiren Çevre Düzeni Planı nedir?

    Şehir Hepimizin’in Bursa’yı düşünmek: Bursa’nın geleceğini şekillendiren Çevre Düzeni Planı nedir başlıklı videosunda Tuğçe Tezer ve Gürhan Ertür’ün konuğu Prof. Dr. Murat Güvenç. Videoda, Bursa’nın tarihsel gelişimi, sanayi ve ticaret yapısı, doğal ve kültürel varlıkları, deprem riski, Marmara Denizi ve ulaşım yatırımlarının kentin mekânsal çerçevesine etkileri konuşuldu.

  20. 291

    435 - Şehir Hepimizin : Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve toplumsal cinsiyet eşitliği

    2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları neler? Kadın hakları 17 kalkınma hedefinin neresinde duruyor? Şehir Hepimizin video serisinde Sibel Bülay’ın konuğu Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü.

  21. 290

    434 - Şehir Hepimizin : Şehir (planlama) nereye gidiyor? (3) | İstanbul’un kamusal mekânları ve Ramazan Gülten

    Şehir Hepimizin’de Tuğçe Tezer’in konukları Hakan Karademir, Ebru Firidin Özgür, İclal Dinçer ve Gökçe Dede. “Şehir (planlama) nereye gidiyor?” serisinin üçüncü videosunda, şehir plancılarının çalışma alanları değerlendirildi. İstanbul’un kamusal mekânları ve Ramazan Gülten başlıklı videoda kente ve kentliye karşı sorumluluklarını, İstanbul’un durumunu ve iklim krizinin derinleşen etkisiyle eksikliğini her gün daha fazla hissedilen, İstanbul’un kamusal mekanları masaya yatırıldı.

  22. 289

    433 - Şehir Hepimizin:Resim, kolaj ve bilinçaltı: Çağla Ulusoy ile OVERWORKED

    Sanatçı Çağla Ulusoy, Dirimart tarafından yayımlanan OVERWORKED kitabını ve çok katmanlı sanat pratiğini Şehir Hepimizin’de Abdullah Ezik’e anlattı.

  23. 288

    432 - Şehir Hepimizin : ​İki afet arasında, Hatay’da orman yangınları

    Şehir Hepimizin’de Tuğçe Tezer’in konukları Burcu Özkaya Günaydın, Cihan Erdönmez ve Yelda Güzel. ​İki afet arasında Hatay’da orman yangınları başlıklı videoda Günaydın konukları ile Hatay’daki yangınları konuştu.

  24. 287

    431 - Şehir Hepimizin : Toprakla Konuşmak – Dicle Beştaş ile Yerebasan Sergisi

    Şehir Hepimizin’de Zeynep Nur Ayanoğlu’nun konuğu mimar ve küratör Dicle Beştaş. Venedik Mimarlık Bienali 2025 Türkiye Pavyonu’nda Yerebasan Sergisi’nde asistan küratörlük yapan Dicle Beştaş Yerebasan Sergisini anlattı.

  25. 286

    429 - Şehir Hepimizin : Bir kavramı sahneye taşımak: Tiyatro yönetmeni Salih Usta ile Khôra

    Zeynep Nur Ayanoğlu’nun konuğu tiyatro yönetmeni Salih Usta. Usta bu programda Afife Tiyatro Ödüllerine üç dalda aday gösterilen Khôra oyunu üzerinden bir kavramı sahnelemek, fiziksel tiyatro, mekanın dönüşümü ve kolektif yaratım süreçlerini ele aldı. Göç ve aidiyet temalarından yola çıkan oyun barınma krizinden kent politikalarına uzanan çok katmanlı bir anlatıya sahne oluyor. Salih Usta ile Zeynep Nur Ayanoğlu Khôra oyununu değerlendirdi.

  26. 285

    428 - Şehir Hepimizin : Şehir ( Planlama) Nereye Gidiyor-II; İstanbul’da Deprem ve Tayfun Kahraman

    Türkiye kentlerinin, İstanbul'un ve şehir planlama mesleğinin günümüzde geldiği durumu farklı alanlardan konuklarımızla değerlendirdiğimiz "Şehir (Planlama) Nereye Gidiyor" serisinin ikinci programında; şehir plancıların çalışma alanlarını, kente ve kentliye karşı sorumluluklarını, İstanbul'un durumunu ve her geçen gün biraz daha yaklaşan İstanbul depremini konuşuyoruz. Şu anda cezaevinde olan, MSGSÜ ŞBP mezunu, ŞPO eski İstanbul Şube Başkanı ve İBB eski Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanı Tayfun Kahraman'ın şehir plancısı kimliğini; şehir planlamanın akademi, yerel yönetim ve meslek odası yönleriyle Tuba İnal Çekiç, M. Teoman Tekkökoğlu ve Rahmi Hızır'la konuşuyoruz.M. Teoman Tekkökoğlu: 1979'da Kuleli Askerî Lisesi'ni bitirip Kara Harp Okulu'na başladı.Ama12 Eylül cuntası tarafından TSK'dan uzaklaştırılınca, 1987'de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ni (İDGSA) bitirdi. Rahmi Hızır: 2001'de inşaat mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra özel sektörde demiryolları ve köprü inşaatlarının şantiye şefliğini yaptı. Son 5 senesi İBB'de olmak üzere, 2007'den beri 18 senedir kamuda çalışmaktadır. Bu süre içinde Restorasyon yüksek lisansını tamamlamıştır. Tuba İnal Çekiç: Şehir plancısı ve akademisyen. Lisansını 1998 yılında İTÜ; doktorasını ise 2009'da YTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde tamamladı. 2016 yılında YTÜ’de doçent olarak görev yaparken yayımlanan bir KHK ile üniversiteden ihraç edildi. O tarihten bu yana Berlin’de yaşıyor; Almanya ve bir süreliğine Hollanda’da çeşitli üniversitelerde çalıştı. Halen Darmstadt Teknik Üniversitesi'nde Mekân ve Kent Sosyolojisi bölümünde araştırmalarını sürdürüyor. 2012–2017 yılları arasında Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nde yönetim kurulu üyesi ve iki dönem eş başkan olarak görev yaptı. Çalışmaları otoriter kentleşme, kentsel demokrasi ve katılımcı yönetişim konularına odaklanmaktadır.

  27. 284

    427 - Şehir Hepimizin : Şehir Hepimizin Ekibi Gündemi Değerlendiriyor

    Şehir Hepimizin programı yapımcılarından dördü olarak gündemi değerlendirdiğimiz bu yayında Ekrem İmamoğlu ve ekibinin gözaltına alındığı 19 Mart sabahından itibaren yaşanan toplumsal hareketliliği konuşuyoruz, İstanbul’un ihtiyaçlarını ve yerel yönetimlerin gündemini tartışıyoruz. Mart ayından beri devam eden eylemleri nasıl gözlemliyoruz, kent hakkı bağlamında bu süreci nasıl yorumluyoruz? Bu süreçte özellikle gençlerin protestoları ve talepleri ön plana çıktı, gençleri konu alan çeşitli güncel araştırmalar (*) yapıldı. Kent hakkı özelinde gençlerin hareketliliğini ve taleplerini nasıl değerlendiriyoruz? Bununla beraber kentte bazı mekanların yeni toplumsal anlamlar kazandığını da gözlemledik; Saraçhane, Maçka Parkı, Galata Köprüsü, Gazhane gibi - bunu nasıl yorumluyoruz? Bu sırada yaşanan Silivri depreminin bize hatırlattığı üzere, İstanbul'un acil ihtiyaçları neler? Yerel yönetimlerin ve yerel yönetimlerle çalışan sivil toplum kuruluşlarının ajandasında ne var, ne olmalı? Gürhan Ertür, Itır Akdoğan, Tuğçe Tezer, Yağmur Yıldırım değerlendiriyor.

  28. 283

    420 - Şehir Hepimizin : Direniş, sanat ve Pikaçu

    Şehir Hepimizin yeni videosunda Zeynep Nur Ayanoğlu’nun konuğu sanat tarihçisi Barış Acar. Bu bölümde direnişlerde sanatın rolünü ele alıyor. Psikocoğrafya teriminden yola çıkarak Pikaçu Manifestosu’nu değerlendirdi. Direniş, sanat ve Pikaçu başlıklı videoda Acar, “Pikaçu olmaktan başka bir şansımız yok” dedi.

  29. 282

    419 - Şehir Hepimizin : Eşitlik mahallede, kadın muhtarların seçilmesi ile başlar

    Şehir Hepimizin’in yeni videosunda Sibel Bültay’ın konuğu Dr. Ayşe Kaşıkırık. Kaşırık, Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı’nın (KAPI) çalışmalarını anlattı.

  30. 281

    418 - Şehir Hepimizin : Gençlik ve siyasal katılım | Emre Erdoğan ve Demet Lüküslü değerlendiriyor

    19 Mart sonrası gençlerin siyasal katılımını değerlendirmek için bu hafta Şehir Hepimizin programı, gençler ve gençlerin siyasal katılımı üzerine birçok araştırma yürütmüş olan Prof. Dr. Demet Lüküslü ve Prof. Dr. Emre Erdoğan’ı konuk ediyor.“Şehir Hepimizin” programı bu hafta 19 Mart sonrası gençlerin siyasal katılımını ele aldı. Bu haftaki programın konukları, gençlik üzerine çok sayıda araştırmaya imza atmış olan Prof. Dr. Demet Lüküslü ve Prof. Dr. Emre Erdoğan’dı.Programda, gençlik kavramının tanımı, farklı gençlik halleri, siyasal katılımın tarihsel bağlamı ve biçimleri konuşuldu. Konuklar, mevcut sosyo-politik atmosferin gençlerin siyasal katılımını nasıl etkilediğini tartıştı. Artan toplumsal kutuplaşma, ekonomik krizler ve COVID-19 salgınının gençlerin dünyaya bakışını nasıl şekillendirdiği Mannheim’ın kuşak analizine dayanarak değerlendirildi.Yeditepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Demet Lüküslü, gençlik sosyolojisi alanındaki çalışmalarıyla tanınıyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Emre Erdoğan ise siyasal katılım, kamuoyu ve gençlik refahı üzerine araştırmalar yürütüyor. Erdoğan, TÜBİTAK destekli NEET gençler üzerine yapılan bir projenin de yürütücülüğünü üstleniyor.Şehir Hepimizin (418): Gençlik ve siyasal katılım | Emre Erdoğan ve Demet Lüküslü değerlendiriyor

  31. 280

    417 - Şehir Hepimizin : Barış Acar ile sanatta direniş ve sokak protestoları

    Şehir Hepimizin’in yeni videosunda sanat tarihçisi Barış Acar, avangard sanat ile çağdaş sanat arasındaki ilişkiyi ve sokak protestolarıyla olan bağlantısını Zeynep Nur Ayanoğlu’na anlattı. Sanatta direniş ve sokak protestoları başlıklı videoda Acar, sanat ile direniş arasındaki bağı değerlendirdi.

  32. 279

    416 - Şehir Hepimizin : 25 ay sonra Antakya: Haklar ve yaşanabilir kent

    Gürhan Ertür’ün konuğu Tuğçe Tezer. 6 Şubat depremlerinden 25 ay sonra Antakya’da yaşam koşulları, hak temelli yaklaşımlar, barınma ve mülkiyet hakları, kentleşme sorunları ve bölge halkının karşılaştığı zorluklar konuşuldu.6 Şubat depremlerinin üzerinden 25 ay, 770 gün geçti. Günümüzde zaman hızla akıp gidiyor gibi görünse de, deprem bölgesinde yaşam koşulları hala depremin ilk günlerindeki zorlukları taşıyor. Özellikle en büyük hasarı alan Hatay-Antakya’da gündelik yaşamı belirleyen kavramlar değişmedi: Riskli alanlar, rezerv yapı alanları, hak sahipliği, toz, beton santralleri, taş ocakları, TOKİ ve kalıcı konutlar, konteynerler, elektrik kesintileri, trafik ve ulaşım sorunları…Tüm bunlar yaşanırken, belki de en başından beri konuşulması gereken meseleler hep arka planda kaldı. Oysa bugün, deprem bölgesinde hak temelli yaklaşımlar geliştirmek her zamankinden daha önemli. İnsan haklarını; insan dışındaki canlıların haklarıyla, yaşam hakkını; barınma ve mülkiyet hakkıyla, yaşanabilir kentleri; kentsel iyilik haliyle, sosyal ve mekânsal adaleti yurttaşlıkla birlikte düşünmek gerekiyor.T.C. Anayasası’nın tanımladığı temel haklar—konut hakkından mülkiyete, eğitim ve öğrenim hakkından üretim alanlarına, temiz içme suyundan güvenli gıdaya, tarihi ve kültürel mirasın korunmasından doğal alanlara kadar—nitelikli bir hak perspektifi sunuyor. O halde, geride kalan 25 ayın olumlu-olumsuz tüm deneyimlerini, bölge halkının haklı yorgunluğunu ve endişesini görmek, bununla yüzleşmek ve bundan sonra yapılması gerekenleri tartışmak zorundayız.Planlama süreçlerinin, kamu idaresi tarafından oluşturulacak çok disiplinli tartışma ortamlarında ele alınması gerekiyor. Ancak bu süreç, sadece merkezi yönetimle sınırlı kalmamalı; üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve en önemlisi yerel halk da sürece dahil edilmeli. Geleceğin dayanıklı, adaptif ve yaşanabilir kentlerini oluşturmak için hepimizin sorumluluk alması şart.Bu süreçte, Hatay’da yaşamını zorlu koşullar altında sürdüren ya da deprem sonrası göç etmek zorunda kalanların ortak bir tavır geliştirerek sürecin aktörlerinden biri haline gelmesi temel bir gereklilik. Öte yandan, uzaktakiler olarak bizler de bölgedeki ihtiyaçları anlamalı, kendi konumumuzu ve yapabileceklerimizi fark etmeli ve elimizdeki olanaklarla yerel halka destek olmalıyız.Depremi sadece bir afet olarak değil, sosyal ve mekânsal adalet meselesi olarak görmek ve çözüm üretmek hepimizin sorumluluğudur.

  33. 278

    414 - Şehir Hepimizin : Merkezi yönetim kurumlarının afet yönetim bütçeleri ve harcamaları

    AFAD bütçesi ve bağışlar nerede? Bağışların şeffaf bir şekilde izlenmesi mümkün mü? Deprem öncesinde bütçeler doğru planlanıyor mu? İstanbul için ayrılan afet bütçesi yeterli mi? Gürhan Ertür’ün konuğu Prof. Dr. Nurhan Yentürk. Yentürk, AFAD bütçesi ve deprem harcamalarını, afet yönetimi bütçelerinin yetersizliği ve harcama süreçlerindeki eksikliklere dikkat çekti.

  34. 277

    413 - Şehir Hepimizin : Müzeler iklim değişikliğiyle nasıl başa çıkabilir?

    Şehir Hepimizin’in yeni videosunda Zeynep Nurayanoğlu’nun konuğu Emel Gülşah Akın. Akın, “Kültürü Koru, Yaşamı Koru, İklimi Koru” raporunu anlatarak müzelerin iklim değişikliğiyle mücadelede nasıl bir rol üstlenebileceğini ve sürdürülebilir müzecilik uygulamalarını değerlendirdi.Museums for Future’un Türkiye ekibi tarafından hazırlanan “Kültürü Koru, Yaşamı Koru, İklimi Koru” raporu, müzelerin sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğine karşı nasıl bir dönüşüm geçirmesi gerektiğini ele alıyor.Müzeler, iklim krizine karşı hangi somut adımları atabilir? Sürdürülebilir müzecilik uygulamaları ziyaretçilerin farkındalığını nasıl artırabilir? Kültürel mirasın korunması için müzelerin enerji tüketimi nasıl azaltılabilir? İklim değişikliğinin müze koleksiyonları üzerindeki en büyük tehditleri nelerdir? Müzeler, toplumu iklim adaleti konusunda bilinçlendirmek için nasıl bir rol üstlenmeli?Museums for Future Türkiye koordinatörlerinden Emel Gülşah Akın, müzelerin iklim dostu bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirtti.Akın, “Müzeler, sadece görsel bir deneyim alanı değil, aynı zamanda bir organizasyon sistemi. Müzelerin sergileme, koleksiyon koruma ve eğitim programları, iklim dostu bir yapıya kavuşturulmalı”OKUYUN – Şehir Hepimizin (412): Fotoğrafın grameri | Esra Özdoğan, Abdullah Ezik’e fotoğraf pratiğini anlattıMüzelerin, iklim krizinin etkilerine duyarlı olması ve karbon ayak izlerini azaltması gerektiğini söyleyen Akın, bu konudaki somut adımlara dikkat çekiyor: “Bazı müzeler, gece boyunca gereksiz aydınlatma kullanarak enerji israf ediyor. Basit önlemler bile büyük fark yaratabilir. Bunun yanı sıra, müzelerdeki eğitim materyallerinin geri dönüştürülmüş malzemelerle hazırlanması da önemli”Müzeler, sadece sergi alanları olmanın ötesinde, iklim adaleti ve sürdürülebilirlik konusunda farkındalık yaratacak alanlar haline gelmeli. Akın, bu konuda şu vurguyu yapıyor:“Müzelerin en eski işlevlerinden biri koruma, saklama ve gelecek nesillere aktarma. Ancak bu eserlerin geleceği de iklim krizinin elinde. Sürdürülebilir politikalar benimsemeyen müzeler, aslında kendi varlıklarını da tehlikeye atıyor”Museums for Future ekibi, bu bilinçle hareket ederek Türkiye’deki müzelerin iklim dostu adımlar atması için rehberler oluşturuyor. “Kültürü Koru, Yaşamı Koru, İklimi Koru” raporu da bu kapsamda önemli bir kaynak sunuyor. Müzelerin, topluma bu bilinci aşılamada daha aktif roller üstlenmesi gerektiği ise bir gerçek olarak karşımızda duruyor.Müzeler nasıl dönüşebilir?Müzeler ve toplumsal duyarlılık

  35. 276

    412 - Şehir Hepimizin: Fotoğrafın grameri

    Esra Özdoğan, Şehir Hepimizin Fotoğrafın grameri başlıklı videosunda Abdullah Ezik’e fotoğraf pratiğini anlattı.“Her fotoğraf bir anlatı kurar” diyen Özdoğan, fotoğrafın en nihayetinde birinin bakışı ve dolayısıyla birinin sözü olduğunu vurguladı. Sanatçı, “Dünyanın ya da tarihin gerçeğini değil, kendi gerçeğimi fotoğraflıyorum” dedi.Fotoğrafa edebiyattan ilhamla yaklaştığını vurgulayan Özdoğan, “Edebi anlatılardan ödünç aldıklarımı fotoğrafa nasıl taşıyabileceğimi düşünüyorum” diye konuştu.Hayalet temasını merkeze aldığı son sergisi Makinedeki Hayalet üzerine de konuşan Özdoğan, “Hayaletler kriz anlarında geri döner. Zamansallığı bozar ve algımızı alt üst eder” dedi. Bu temayı uzun okuma ve analizlerle şekillendirdiğini belirten sanatçı, “Sanat tarihinde ve edebiyatta hayalet imgelerinin çeşitliliğini inceledim” diyerek araştırma sürecine de dikkat çekti.Özdoğan şöyle devam etti: “Hayaletleri kültürde ve edebiyatta toplumsal inanışlarda ya da bireysel hezeyanlarda analiz edince hep kriz anlarında geri dönüyorlardı. Zaten bir kere ölüm var işin içinde ve ölümden geri dönüyorlar. Dolayısıyla o zamanın çizgisel işleyişinin yapısını bozuyorlar. Aslında bizim de zaman algımızı alt üst ediyorlar. Bu mesela fotoğrafın da çok yaptığı bir şey” dedi. OKUYUN – Şehir Hepimizin (411): Yerelde afet yönetimiÖzdoğan fotoğrafçılıktaki unsurları anlattı.Özdoğan, “Sahnelerin önce bir tasarımı oluyor. Bazıları işin başından beri kafamda oluyor. Bazıları yolda belirleniyor. Bazılarına enteresan bir biçimde tesadüfler getiriyor. Fotoğrafta şans faktörünün büyük bir payı var. Önce bir hayal görüntü herhalde zihinde kökleşip yapılanıyor” dedi. Sözlerine şöyle devam etti: “Tek bir görüntünün diğerleriyle hem formal çerçevede hem de içerik açısından bağlantılı olması lazım. Çok çarpıcı bir görüntü elde edebilirsin. Ama o tek başına ayrık kaldıysa onu elemek zorunda kalıyorsun. Yalnızca sahneleri, duruşları, pozları değil, öncesinde kullanacağın malzemeyi de, ışığa göre düşünmen, ona göre kurgulaman gerekiyor”Özdoğan fotoğrafçılıkta dikkat edilmesi gerekenleri değerlendirdi.Özdağan fotoğrafın anla çalıştığını söyledi. Esra Özdoğan, “Hareketli görüntü anlar üzerinden düşündüğünde bir tık daha affedici olabilir. Burada öyle bir şey yok. Yani detay hatalarını gizleyemezsin, hafifletemezsin. Ufak bir unutkanlık, ufak bir dalgınlık bir şeyin unutulması bile işi öldürür. O anın heyecanıyla ya da gerginliğiyle, stresiyle iki sene çöpe gidebilir. O yüzden çok dikkatli olmak, her şeyi hesaba katmak lazım. Makineye o istediğin görüntüyü aldıktan sonra sonrasını da aslında gözeterek onu kaydetmen lazım” dedi.Makinedeki HayaletFotoğrafta şans faktörünün büyük bir payı var

  36. 275

    411 - Şehir Hepimizin: Yerelde afet yönetimi

    Şehir Hepimizin‘in yeni videosunda Itır Akdoğan’ın konuğu Dr. Nazan Cömert, Bolu Kartalkaya Grant Kartal Otel yangını üzerinden yerel afet yönetiminin nasıl olması gerektiğini anlattı.Bu haftaki videoda, Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyaset Bilimi Ve Kamu Yönetimi Bölümü, Yönetim Bilimleri Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Nazan Cömert, Bolu Kartalkaya Grant Kartal Otel yangının üzerinden, afet tanımı, afet yönetiminde yerelin kapasitesi, itfaiye örgütünün afet yönetimindeki yeri, dünyada ve Türkiye’deki süreçleri değerlendirdi, Türkiye’deki karar alıcılara somut çözümler önerdi.12 katlı otelde yangın 21 Ocak gecesi saat 03:30’da başladı. Yangın sırasında otelde 238 kayıtlı misafir kalıyordu. İtfaiye ekipleri olay yerine intikal etti ancak müdahalede gecikmeler yaşandı. Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemedi. Otel Türkiye’nin önemli kış turizm merkezlerinden Kartalkaya’da bulunuyor.Yangın sonrası bölgedeki diğer otellerin denetimi de sıklaştırıldı. Facianın ardından kış turizm merkezlerindeki yangın önlemleri yeniden gözden geçirdi.Kartalkaya otel yangını: Belediye Başkan Yardımcısı ve İtfaiye Müdürü gözaltındaEn az 78 kişi yangında hayatını kaybetti.Yerelde afet yönetimiGrand Kartal Otel’de ne oldu?

  37. 274

    410 - Şehir Hepimizin:Sözcüklerin yankısı: Dalga Boyu

    Şehir Hepimizin yeni videosunda Abdullah Ezik’in konuğu editör ve yazar Murat Yalçın. Yalçın, Dalga Boyu kitabını anlattı.Sözcüklerin yankısı: Dalga Boyu | Murat Yalçın anlatıyorŞehir Hepimizin (410) – Sözcüklerin yankısı: Dalga Boyu“Bir şeye geç kalmışım da o gecikmeyi, neye geç kaldığımı anlamak için, gölgemin yanında heykelleşerek gidereceğimi sanıyorum.”Murat Yalçın’ın yedi yıl aradan sonra çıkan yedinci öykü kitabı “Dalga Boyu” otuz beş yıllık öykü serüvenini açığa çıkarıyor.Gölgelerin düşlerine dalıp çıkan, sözcüklerin yankısına kulak veren bir kitap. Anlatıcılar, bir kaleydoskopun oynaşan renklerinde rüyaya yatmış bir şehirde geziyor; yaşamın güzelliğine ve ölümün ağırlığına alışmanın yollarını arıyor. Bazen bir anıya bazen bir bakışa odaklanan öykülerde geçmiş zamanın dehlizlerinde, uykunun sınır boylarında dolaşan bilincin izi sürülüyor.

  38. 273

    409 - Şehir Hepimizin:Afet, kent, siyaset

    Şehir Hepimizin‘de Gürhan Ertür’ün konukları Prof. Dr. Murat Cemal Yalçıntan ve Doç. Dr. Toygar Sinan Baykan, 6 Şubat depremlerinin ardından geçen 23 aylık süreçte afet, kent ve siyaset ilişkisini değerlendiriyor. 6 Şubat depremlerinden bu yana, afetlere karşı kentlerin kırılganlığının nedenleri üzerine önemli tartışmalar yürütüldü. Programda, Türkiye kentleşmesinde planlama ve siyasetin etkisi ele alınıyor. Deprem öncesi ve sonrasındaki yaklaşık iki yıllık süreçte afet ve siyaset ilişkisi masaya yatırılıyor. Program, 6 Şubat depremlerinde Adıyaman’da hayatını kaybeden değerli şehir plancısı ve akademisyen Fatma Önder‘in anısına gerçekleştiriliyor.

  39. 272

    408 - Şehir Hepimizin:Adıyaman sivil toplumu anlatıyor

    Şehir Hepimizin‘de Gürhan Ertür’ün konukları sosyolog Asuman Şahin ve Hamit Levent Evci’nin de olduğu Adıyaman Sivil Toplum Dayanışma Grubu katılımcıları, deneyimlerini “Adıyaman Sivil Toplumu Anlatıyor” başlıklı kitapta anlatıyor. 6 Şubat depremleri sonrası Adıyaman’da, sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek Adıyaman Sivil Toplum Dayanışma Grubu’nu kurdu. Bu grup, deprem sonrası ihtiyaçlara yerel çözümler geliştirdi ve dayanışma ile yeni bir sivil toplum modeli oluşturdu. Grubun deneyimleri ve çalışmalarını içeren kitabı, hem bir rapor hem de kolektif bir hikaye olarak şekillendi. Yayında, kitabın oluşum süreci ve Adıyaman’da sivil toplumun dayanışma hikayesi ele alındı. Sivil toplumun Adıyaman’da yürüttüğü çalışmaların raporu niteliğindeki kitaba buradan ulaşabilirsiniz.

  40. 271

    407 - Şehir Hepimizin:Yıl biter matematik bitmez

    Yılın son Şehir Hepimizin bölümünün Yıl biter matematik bitmez başlıklı programında, Ali Vatansever’in konuğu Prof. Dr. Betül Tanbay. Tanbay 2024 boyunca matematik ve şehir eksenindeki çalışmalarını, matematik atölyelerini, İstanbul Matematiksel Bilimler Merkezi’ni, Avrupa Matematik Birliği’ndeki görevlerini ve 2025’e dair umutlarını anlattı.

  41. 270

    406 - Şehir Hepimizin:Depremden sonra Antakya Yürünebilir Kent Tarihi Turu (2)

    Şehir Hepimizin’de bu hafta Gürhan Ertür’ün konuğu Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim üyesi Dr. Tuğçe Tezer.İki bölümden oluşan programın 9 Aralık 2024’te yayımlanan ilk bölümünde Dr. Tuğçe Tezer, 2021 yılında SALT Araştırma Fonu desteğiyle hazırladığı Antakya Yürünebilir Kent Tarihi Rehberi’nin deprem öncesi yolculuğunu anlattı. 6 Şubat depremleriyle birlikte, Antakya’daki pek çok şey gibi değişime uğrayan Yürünebilir Tarih kapsamında enkaz kaldırma süreçlerinin ardından büyük ölçüde hatıralardaki hâlinden uzaklaşan kent merkezinde yapılacak her yürüyüş, başka bir anlam taşıyordu.  Artık tarihi Antakya kentinde, Antakyalılarla ve Antakya severlerle birlikte, geçmişi hatırlamak, anılarımızı ve anılarımızın mekânlarını hafızamızda sabitlemek ve bu yapılar aslına ve anılarımızdakine uygun şekilde yerinde görünür olana kadar, bu yürüyüşleri sürdürmek gerekiyordu.  İki bölümden oluşan programın bu ikinci kısmında, ilkini 2024’ün Temmuz ayında yaptığı turları Eylül ve Kasım ayında sürdüren Tezer, deprem sonrası deneyimlerini paylaştı. 

  42. 269

    405 - Şehir Hepimizin : Sürdürülebilir gelecek: COP29’da neler konuşuldu? | Yunus Arıkan anlattı

    Yerel yönetimlerin COP29’daki rolü neydi? COP29’da neler konuşuldu? Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen COP29 İklim Zirvesi’nde zengin ülkeler, gelişmekte olan ülkelere yıllık 300 milyar dolar iklim finansmanı fonu sağlama kararı aldı. Karara göre bu sayı özel sektör destekleriyle 2035’e kadar 1,3 trilyon dolara çıkacak. Yoksul ülkeler karardan rahatsız. Şehir Hepimizin yeni bölümünde Sürdürülebilirlik İçin Yerel Yönetimler (ICLEI) Ağı Küresel Savunuculuk ekibinin yöneticiliğini yapan Yunus Arıkan, geçtiğimiz Kasım ayında Azerbaycan’ın Bakü şehrinde düzenlenen COP29 İklim toplantısını anlattı. Zengin ülkeler, gelişmekte olan ülkelere 300 milyar dolar hibe ve düşük faizli kredi verecek. Kalan miktar için özel yatırımcılar kaynak sağlayacak. Fosil yakıtlardan alınacak vergiler fona eklenecek. Sık uçuş yapanlardan da ek vergi alınması gündemde. Bu kaynaklar düşük karbonlu ekonomiye geçiş için kullanılacak. Sürdürülebilir gelecek: COP29’da neler konuşuldu? | Yunus Arıkan anlatıyor

  43. 268

    404 - Şehir Hepimizin : Tuğçe Tezer ile depremden sonra Antakya Yürünebilir Kent Tarihi turu

    Şehir Hepimizin’de bu hafta Gürhan Ertür’ün konuğu Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim üyesi Dr. Tuğçe Tezer. Tezer’in 2021 yılında SALT Araştırma Fonu desteğiyle hazırladığı Antakya Yürünebilir Kent Tarihi Rehberi’nin amacı Antakya’nın tarihi merkezinde katılımcılarla birlikte yapılan yürüyüşlerle kadim kentin tarihsel katmanlarını deneyimlemek, bu sayede yapıları ve kentin tarihini tanımak ve sevme, Antakya’da kendiliğinden bir “koruma” halinin oluşmasına destek olmaktı. Fakat 6 Şubat depremleriyle birlikte, Antakya’daki pek çok şey gibi bu hayal de değişti. Enkaz kaldırma süreçlerinin ardından büyük ölçüde hatıralardaki hâlinden uzaklaşan kent merkezinde yapılacak her yürüyüş, artık başka bir anlam taşıyordu.

  44. 267

    403 - Şehir Hepimizin :Arkasında Mahrem Bir Şeyler: İnci Eviner anlattı

    Dirimart, İnci Eviner’in seçili desenlerinden ve bu desenlerle reflektif bir diyalog içerisinde, 2023-2024 yılları arasında, Büyükada, İstanbul’da yazdığı şiirsel metinlerinden oluşan Arkasında Mahrem Bir Şeyler başlıklı sanatçı kitabını yayımladı. Arkasında Mahrem Bir Şeyler kitabı, desen, video, performans, heykel. ve yerleştirme dahil pek çok farklı mecrada ifade bulan İnci Eviner’in yaratıcı evrenine, işlerinin temelini. oluşturan desenleri ve onlarla konuşurcasına ürettiği metinler üzerinden bir bakış sundu. Şehir Hepimizin programının yeni bölümünde Abdullah Ezik’in konuğu sanatçı İnci Eviner. Eviner, Arkasında Mahrem Bir Şeyler kitabı üzerinden sanat pratiği ve yazın dünyasını anlattı. Kitap, sanatçının seçili desenleri ile bu desenlerle. reflektif bir diyalog içerisinde, 2023–2024 yıllarında Büyükada, İstanbul’da yazdığı şiirsel metinlerden oluşuyor. Sanatçının konsepti doğrultusunda tasarlanan eser, Ruslan Abasov’un grafik tasarımıyla gün yüzüne çıkıyor.

  45. 266

    402 - Şehir Hepimizin:Çocuğa karşı şiddeti nasıl önleyebiliriz?

    Çocuğa karşı şiddeti nasıl önleyebiliriz? Çocukların güvenliğini nasıl sağlayabiliriz? 20 Kasım Çocuk Hakları Günü çerçevesinde çocuk hakları alanında öne çıkan başlıkları ele alındı. Pınar Uyan Semerci’nin konukları Ezgi Koman ve Gözde Durmuş. Şehir Hepimizin yeni bölümünde Türkiye’yi derinden sarsan. önlenebilir çocuk ölümlerini, en temel hak olan çocukların yaşam hakkı konuşuldu. Dünyada yaşanan pandemi sonrası afetler ve çoklu krizler ortamında, “Çocuğa karşı şiddeti nasıl önleyebiliriz? Çocukların güvenliğini nasıl sağlayabiliriz?” sorularını; çocuk hakları. alanında yıllardır emek veren çocuk gelişimi uzmanı Ezgi Koman ve uzun yıllar İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi’nde (ÇOÇA) uzman ve koordinatör olarak görev yapmış olan Gözde Durmuş anlattı.

  46. 265

    401 - Şehir Hepimizin:Ezen ve ezilen döngüsü: Umut Azad Akkel’in It/Ortada sergisini küratör Ozan Ünlükoç anlattı

    Şehir Hepimiz‘in yeni bölümünde Abdullah Ezik’in konuğu küratör Ozan Ünlükoç. Ünlükoç,İMALAT-HANE İMÇ Proje Alanı’nda gerçekleşen “It/Ortada” sergisini anlattı. Küratörlüğünü üstlendiği “It/Ortada”, Umut Azad Akkel’in İstanbul’daki ilk kişisel sergisi olarak sanatseverlerle buluşuyor. Sergi, temelinde izleyicilere Paulo Freire’nin Ezilenlerin Pedagojisi kitabında incelenen sosyal kodların (ezen/ezilen, mağdur/fail) oyun teması aracılığıyla ele alındığı bir deneyim vadediyor.

  47. 264

    400 - Şehir Hepimizin:Adana’da değişimi planlamak

    Şehir Hepimizin yeni bölümünde Itır Akdoğan’ın konukları Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter vekili Türkan Eşli ve Mersin Üniversitesi öğretim üyesi ve Kültürhane kurucusu Doç. Dr. Ulaş Bayraktar. Bu bölümde Adana’da stratejik plan sürecinin, kurum içi ve kent paydaşları boyutunda yapılan yeniliklerini ve bunların demokratik kent yönetimine etkilerini yorumlandı. Üzerine konuşulan stratejik plan için tıklayın!

  48. 263

    399 - Şehir Hepimizin:Bursa’nın sanat ve edebiyat arşivi: Bursa Tahtakale Buluşmaları

    Şehir Hepimizin yeni bölümünde Abdullah Ezik’in konukları yazar ve şairler, Samet Altıntaş ve Cihan Taşan. Altıntaş ve Cihan Bursa’da gerçekleştirdikleri Tahtakale Buluşmaları’nı anlattı. Tahtakale Buluşmaları, Bursa’nın geçmişine, hafızasına, edebiyat ve sanattaki görünümüne dair uzun soluklu bir dijital arşiv. Aynı zamanda bir şehrin belleğini tutma arzusu olarak da değerlendiriliyor.

  49. 262

    398 - Şehir Hepimizin:Depremden sonra Antakya’da kırılganlığın “yeniden inşa”sı

    Şehir Hepimiz‘in yeni bölümünde Depremden sonra Antakya konuşuldu. Gürhan Ertür’ün konuğu Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama. öğretim üyesi Dr. Tuğçe Tezer. Ertür ve Tezer Şehir Hepimiz’in yeni bölümünde deprem öncesi ve sonrası “dirençli kent” konusu değerlendirdi. İZLEYİN – Deprem öncesi Antakya’da “dirençli kent” (1) Ertür ve konuğu Tezer, ikinci bölümde, deprem sonrası 20 aylık süreçte Antakya ve Hatay’da yapılan çalışmalar yorumladı. Bu bölümde enkaz kaldırma süreçleri, planlama, yapılaşma ve doğal alanlara yapılan müdahalelere odaklandılar. 6 Şubat depremlerinin ardından yapılan yasal değişiklikler ve güncel yasal durum ele alındı. Programda, deprem sonrası durumunu gösteren haritaların incelenmesinin ardından, bölgenin planlama sürecine baktılar. Bu bölümde Hatay Master Planı, rezerv alan, riskli alan, Koruma Amaçlı İmar Planı, pilot proje alanı. ve TOKİ konut alanları gibi başlıkları değerlendirdi. Ayrıca, doğal alanlar, halk sağlığı.,enkaz kaldırma süreçleri öne çıkıyor. Ek olarak “dirençli kent” ve kırılganlık açısından değerlendirilecek önemli süreçler olarak dikkat çekiyor. Doğal alanların yanı sıra, somut ve somut olmayan kültürel mirasın deprem sonrası durumu ele alındı. Son olarak, depremin 20. ayında Antakya’nın güncel durumunu ortaya koyarak, kırılganlığın “yeniden inşası”na şahitlik edeceğiz.

  50. 261

    397 - Şehir Hepimizin:Birleşmiş Milletler Gelecek Zirvesi’nin ardından

    Şehir Hepimizin’de bu hafta konu Birleşmiş Milletler Gelecek Zirvesi. Ali Vatansever’in konuğu EKOIQ dergisi yerel yönetimler editörü ve aynı zamanda bir Şehir Hepimizin moderatörü Sibel Bülay. Bülay, Eylül ayı sonunda New York’ta düzenlenen ve kendisinin yakından takip etti. Birleşmiş Milletler Gelecek Zirvesi’nde yaşananları değerlendirdi.

Type above to search every episode's transcript for a word or phrase. Matches are scoped to this podcast.

Searching…

No matches for "" in this podcast's transcripts.

Showing of matches

No topics indexed yet for this podcast.

Loading reviews...

ABOUT THIS SHOW

İstanbul’un gelişimi, yönetimi ve geleceğiyle ilgili kararlarda söz ve sorumluluk sahibi olmak istiyoruz. Her Pazartesi 16:00'da Medyascopetv 'deyiz.

HOSTED BY

İstanbul Hepimizin

CATEGORIES

URL copied to clipboard!