PODCAST · society
DALGALAR
by Hatice Bekdemir
Seseselam… Ben Mrs.Dalloway. Namıdiğer Virginia Woolf'un yamağı. Anlattıklarımın hepsiyim ya da ötekiyim. Üstelik edebiyat gurusu hiiiç değilim. ‘’Canımın içi böyle şeyler yalnızca romanlarda olur.’’ diyorsanız Dalgalar isimli programımla sizlerle olacağım.Instagram : https://www.instagram.com/dalgalar.podcast/
-
8
Ben Bu Boşluğu Nasıl Kapatacağım ? Hamnet'te Yas
Bazı kitaplar sadece okunmaz, hayatınızda bir yere konuk olur. Hamnet benim için o kitaptı. 16. yüzyıl İngiltere’sinde bir çocuğun kaybıyla başlayan o derin sızı, nasıl oldu da benim 10 yıl önceki babamı kaybedişime, mutfaktaki kabak kokusuna ve sustuğum tüm o yıllara çarptı?Bu bölümde;Agnes’in dilsiz acısını ve inkarını,Sanatın acıdan mı beslendiği yoksa onu dönüştürdüğü mü sorusunu,Yasın içinden geçerken nasıl yeni bir versiyonumuza dönüştüğümüzü konuşuyoruz.Ağlamamaya gayret ederek, derin bir nefes alıp anlatmaya başladım. Dinlemek isterseniz, Dalgalar’ın bu bölümü şimdi yayında.
-
7
Gerçeğe Katlanmayanlar İçin: Sözcüklerden Yorgana Sarılmak
''Yaşamak bir at gibi huysuzlanıyor kapımızda''"Gerçeğimiz sert ve dayanılmaz olduğunda, hayal gücü pelerini giyiyoruz üstümüze."Hayat bazen Sisifos’un o ağır kayası gibi üzerimize çöker; rutinler sıkıcı, ilişkiler boğucu, gerçeklik ise çarpıp durduğumuz katı bir duvar haline gelir. Peki, bu gerçekliğe katlanamıyorsak ne yapacağız? Eğer hayatımızı değiştiremiyorsak, belki de bakışımızı, yani gerçeğin o sert dokusunu eğip bükmenin vaktidir.Bu bölümde, Latife Tekin’in ölümsüz eseri Sevgili Arsız Ölüm’ün izinde, Dirmit’in sözcüklerden ördüğü yorganın altına giriyoruz.* Büyülü gerçekçilik bir kaçış mı, yoksa hayatta kalma sanatı mı?* Kayseri’nin bir köyünden İstanbul’un gürültüsüne savrulan bir ailenin, batılın ve yoksulluğun ortasında "arsızca" merak eden kızı Dirmit bize ne anlatıyor?* Tarlada gelinliğiyle "bitkilerin kraliçesi" olan o küçük kızın, Latife Tekin’in ve hatta Sıdıka’nın ortak derdi ne?Öfkeden bahsettiğimiz yollardan geçip, şimdi hayal gücünün şifasına sığınıyoruz. Çünkü bazen rüzgarla konuşmak, tulumbayla dertleşmek, sadece delilik değil; yeryüzüne dayanabilmenin tek yoludur.Bu bölümde bahsi geçenler:* Latife Tekin - Sevgili Arsız Ölüm* Büyülü Gerçekçilik ve Gabriel García Márquez* Sıdıka: Bir "Pencere Filozofu"nun İsyanı* Kendi "Nehir Podcast" yolculuğum ve 30 yaş yüzleşmeleri
-
6
Barbarın Şifası/Öfkenin Seni Yönetemediği O An Mümkün mü ?
Barbarın Kahkahası'nda içimizdeki öfke canavarının kahkahasını duyduk. Kişisel olan elbet politiktir fakat ben öfkenin şifasını sizin için aradım. Öfke bir işarettir. Görmezden geldikçe büyüyen, bastırdıkça yön değiştiren bir işaret…Bu bölümde öfkeyi susturmayı değil, onunla kalabilmeyi konuşuyoruz. İlişkilerde tekrar eden tartışmaların, içimize çöken suçluluğun ve “iyi kız” olma halinin ardına bakıyoruz.Öfke Dansı’ndan yola çıkarak, öfkenin aslında neyi gösterdiğini ve nasıl bir dönüşüm aracına dönüşebileceğini birlikte keşfediyoruz. Belki de mesele öfkeden kurtulmak değil, onun ne söylediğini duymak.Eğer bu bölüm sana dokunduysa, paylaşmayı ve takip etmeyi unutma. Çünkü bazen birinin sesi, başka birinin sessizliğine iyi gelir.Eyyy Türk kadını, umarım hayatındaki kimseyi değiştirmek istemezsin :) Muhtaç olduğun tek kudret kendini değiştirme gücündür. Erkekler siz de ağlayın hepimiz rahatlayalım.
-
5
İçimdeki Öfke Canavarı : Kadınlık, Sistem ve Barbarın Kahkası
İçimde bir barbar var.Ve bu bölümde onu susturmuyorum.Öfke, kadınlık, sistem ve geçmişten bugüne taşınan yaralar…Hani şu konuşuldukça “yine mi?” dedirten meseleler var ya—işte tam da onların içinden konuşuyorum.Peki gerçekten kim barbar?Yunus Nadi Roman Ödüllü Barbarın Kahkahası üzerinden;öfkenin nasıl bulaştığını, kahkahanın nasıl bir savunma olduğunu ve içimizde büyüttüğümüz o karanlığı kurcalıyorum.Belki de mesele öfkeyi bastırmak değil…onu biraz anlamak, biraz da alaya almak. Çünkü bazen insanancak gülebildiği yerden iyileşiyor. Ve evet… kadınlar biz 10 dakikadan çok daha fazlasıyız.:) Karnaval tadında okumalar dilerim. :) Beni instagramdan takip etmek için https://www.instagram.com/dalgalar.podcast/
-
4
30 Yaşında Kendimle Yüzleşmek :Dorian Gray Haklı mı ?
"Gözaltımdaki ilk ince çizgiyi gördüğüm o an, Dorian Gray'in neden ruhunu sattığını anladım."Çalışma masamda polaroid fotoğraf duruyor..O fotoğrafa bakarken içimdeki Dorian Gray şöyle fısıldıyor: Keşke hep genç kalacak olan ben olsaydım da portrem yaşlansaydı!Bu bölüm, hayatın getirdiği değişim, hatalar ve mutluluk anları üzerine bir monolog; bazen şiirsel, bazen hüzünlü, bazen de gülümseten bir içsel yolculuk. Kendinizi ve zamanınızı düşünmeye hazır mısınız ? Ne de olsa :yazgısını yaldızlı çokomel kağıtları gibi,Tırnaklarıyla düzeltemiyor insan. Sizin de bildiğiniz gibi mutlu ömür yok, mutlu anlar var.Dorian Gray'in Portresi'nin sinemaya yansımış hali için :https://www.sinemalar.com/film/15909/dorian-grayHepimiz biraz narsist değil miyiz diyenler için de psikolog -yazar Şule Öncü'nün '' Hepimiz Narsistiz'' isimli kitabını veee beni takip etmek isterseniiiz diye https://www.instagram.com/dalgalar.podcast/#Bahsettiğim dizi Home for Christmas :Şu sahneye bir bak: Home for Christmas | S1:B1 - 0:16.https://www.netflix.com/watch/81094492?s=i&trkid=278685009&t=15&d=28&momentUuid=698B389F-05E4-4FA6-B64E-CA4C6AA69F83&shareType=Moment&shareUuid=454F09E3-670D-4B36-9711-7A64D3DD5204&trg=wha&unifiedEntityIdEncoded=Video%253A81094492
-
3
İçimizdeki Kıskanmak Şeytanıyla Nasıl Baş Edeceğiz?
Hepimizin çok iyi bildiği ama adını koymaktan çekindiği bir duygu var: haset.Çoğu zaman ona ‘kıskançlık’ diyoruz, bazen ‘rekabet’, bazen de ‘hak etmedi’ diye fısıldıyoruz.Peki gerçekten ne hissediyoruz?” Bugün iki metni yan yana koyuyoruz: • Kıskanmak - Nahit Sırrı Örik • Haset ve Rekabet - Leyla Navaro Biri edebiyatın soğuk aynası,diğeri psikolojinin dürüst itiraf defteri.İlk kıskançlık Habil'le Kabil arasında başladı evet fakat benim listem upuzuun .Çünkü öz ablamdan tutun da Orhan PAMUK'A kadar uzanan bir kıskançlık listem var...Derseniz ki podcasti hazırlamana vesile olan TV dizisi ilgimi çekmiyor o zaman size şööyle en sahicisinden Seniha- Halit kardeşlerin saf çekişmesini anlatan bir Zeki Demirkubuz filmi de bıraktım. https://www.youtube.com/watch?v=xG81xjczPlw&pp=ygUaa8Sxc2thbm1hayB6ZWtpIGRlbWlya3VidXrSBwkJrgoBhyohjO8%3DDeğerli psikoloğumuz haset ve rekabetin ayrımını nasıl yapmış görmek isterseniz diye TED konuşmasını da bıraktım https://youtu.be/lWNQ_h6cjfM?si=g8uefeAQEeqGrhpZBeni takip etmek isterseniz belki diye instagram adresimi de şööyle bıraktım. https://www.instagram.com/dalgalar.podcast/#
-
2
Ölüm İlişkileri-Selim İleri ve Kirpi Mesafesi
Bazı ilişkiler hiç bitmez. Ama hiç başlamaz da. Birlikte vakit geçirilir, paylaşılır, anlaşılır gibi olunur.Ama bir noktada hep aynı cümle kalır havada:“Biz şimdi neyiz?”Bugün, yakınlıkla aramıza koyduğumuz o görünmez mesafeden konuşacağız.Kirpi mesafesinden. Ve Selim İleri’nin Ölüm İlişkileri romanından yola çıkarak bitmesin diye tam başlamayan ilişkilerden.
-
1
47'lilerde Öğretmen Evreni-Füruzan/ Öğretmenim Canım mısın Benim ?
Bu bölümde dinleyeceklerinizi bir öğretmen gibi kayda almayacağımın size garantisini veremiyorum. Biliyorsunuz bir öğretmen başroldeyse eğer anmamız gereken öğretmen romancısı Reşat Nuri’nin idealistöğretmenleri, Halide Edip’in taşrada linç edilen kadın öğretmeni ve Kemal Tahir ve Fakir Baykurt’un köy enstitülü öğretmenlerinden bahsetmemiz gerekecek…Ama ben bugün bunların hiçbirinden değil tam tersinebu anlatıların dışına düşen bir sesten Füruzan’ın 47’lilerini öğretmen/öğrenci dünyasını kendi öğretmenlik yolculuğumu onun izlekleriyle birlikte anlatacağım. ‘’Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’’ diyerek başlıyorum.''
-
0
Tuna Kiremitçi-Git Kendini Çok Sevdirmeden / Bağlantın Bağlantıma Denk mi ?
''Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başladı:Ya bir insan yolculuğa çıktı ya da bir yabancı şehre gitti.''Sizin kökünüzü kurutan ilişkilerinizi bir an önce budamanızı ve tüüm kaçınganlığınızla,kaygılarınız ya da en güvenilir halinizle bağlanma biçiminiz bağlanma biçimlerine denk olan ilişkiler kurmanızı temmeni ederek bitiriyorum.Ha bir de kurumadan ve kurutmadan lütfen. :)
-
-1
Herman Hesse-Ağaçlar / Yaktığımız Saraylar
Seseselamm.Ben Mrs.Dalloway.Namı değer VirginiaWollf’unyamağı. Anlattıklarımın hepsiyim ya da ötekiyim. Üstelik edebiyatgurusu hiiiçdeğilim. ‘’ Canımın içi böyle şeyler yalnızca romanlarda olur.’’diyorsanız '' Dalgalar'' isimli programımda sizinle olacağım.Siz bir ağaç olsanız ne olurdunuz ? Ha bir de takip etmekisterseniz. https://www.instagram.com/mrsda.lloway?igsh=bDlzM2F0c2IwOWV0&utm_source=qr
No matches for "" in this podcast's transcripts.
No topics indexed yet for this podcast.
Loading reviews...
ABOUT THIS SHOW
Seseselam… Ben Mrs.Dalloway. Namıdiğer Virginia Woolf'un yamağı. Anlattıklarımın hepsiyim ya da ötekiyim. Üstelik edebiyat gurusu hiiiç değilim. ‘’Canımın içi böyle şeyler yalnızca romanlarda olur.’’ diyorsanız Dalgalar isimli programımla sizlerle olacağım.Instagram : https://www.instagram.com/dalgalar.podcast/
HOSTED BY
Hatice Bekdemir
Loading similar podcasts...