1001. kez konuşacaklarım

PODCAST · society

1001. kez konuşacaklarım

merhaba. ben şirvan. muhtemelen üzerine 1000 kez yazılmış ve de çizilmiş konulara 1001. olarak katılmak istedim. düşününce buna gerek yoktu ama ben vardım. birde konuşmak istediklerim. ayrıca beni daha iyi tanımak isterseniz buralardayım;https://www.instagram.com/digerparagrafagec/

  1. 23

    konforun ne demek olduğunu bilmiyorum çünkü öğrenecek kadar kolay bir hayat yaşamadım

    hayatı taşlı yollarda çıplak ayakla yürümek zorunda kalarak ilerlemiş ve ona hiç ayakkabı alınmadığı için yol böyle yürünür zanneden biri elbette burayı normalleştirip içselleştirir. fakat bu normalleştirme, ne yolun ne de hayatın oldukça zor olduğu gerçeğini değiştirmez. zamanla bu gerçek sırtıma bindi. hem hiç iyi gelmedi hem de kendime “helal kız sana” dedirttiğinden rahatlattı. konforun ne demek olduğunu da öğrendim ayrıca ama yaşayamadım. gerek başka yol bilmediğimden gerek yaşatılmadığından.bu bölümü kendime söylenmeyen birkaç cümleye ayırdım. varsa ihtiyacı olana da sarılsın. hayat kolay değil ve inanın bunu biliyorum.<33

  2. 22

    oyunbozan farkındalık ve duygusal derinlik hakkında

    sizde bulunduğunuz sosyal ortamlarda "çok düşünüyor ve çok sorguluyorsun yaa, ne gerek var bu kadar sorgulamaya?" ya da "bu da kafayı yakmış iyice, anda kalmak lazım, insan bu kadar çok irdelerse delirir." gibi söylemlerle karşılaşıyor musunuz?ben karşılaşıyorum. hem de sıkça.aynı zamanda bu durumu sara ahmed'in "oyunbozan feminist" kavramına benzetiyorum biraz. bana duygusal derinliği ve farkındalığı yüksek insanlarında hem bireysel hem de toplumsal ilişkilerde kural ve oyunbozan bir yerde olduğunu düşündürdü açıkçası. feministlerin antifeministleri ya da bilinçsiz insanları dürtüp verdiği rahatsız ediciliğin benzerini farkındalığı ve duygusal derinliği yüksek insanlarda kendini göremeyen insanlara veriyor sanki. her ne kadar biri bireysel diğeri toplumsal gibi dursa da malum ikisi de düzen değişsin ve dönüşsün istiyor ve günün sonunda ikisi de bunun bedelini belli şekillerde öderken birilerini dürtüp rahatsız ediyor. keyifli dinlemeler. <33

  3. 21

    örgü örmek bana ne öğretti?

    her ne örüyor olursanız olun, ilk adım daima ilmek atmak ya da zincir çekmekle başlar ve bu adım yolun ne tamamını ne de sonunu belirler. hiçbir örgü başlandığı gibi ilerlemez, zamanla öğrenerek ilerlenen yolda gidişat bazen bozulur ve defalarca baştan başlamayı gerektirir. ve bazen de başlandığı gibi yapamamamın hayal kırıklığı ile hiç devam edilemeden kenara atılır. aslında kendine tanıdığın ya da tanımadığın o "süreç" belirler her şeyi.tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi.

  4. 20

    bazı inançlara tutunmak onları değiştirmekten daha kolay

    bu bölümde sevilebilmek için "zahmetsiz" ve "kolay" insan olmam gerektiği ve bu koşullar haricinde, özellikle de "koşulsuz" sevilemeyeceğime dair köklü ve sarsılması zor olan inançlarımın yakasına yapışıp onları nasıl değiştirmeye çabaladığımdan bahsediyorum.umarım keyifle dinlersiniz! <333

  5. 19

    "ideal hayat"ı overrated buluyorum

    toplumun dayattığı ve sistemin bize sattığı "hayat" ve "anlam" kavramlarının altı bu kadar dolu mu yoksa içi bomboş olduğu için mi bu kadar şişiriliyor? gerçek hayatla ideallerin eşleşmediği noktada yaşanılan hayat boş ya da yaşanmamış mı sayılır? bu ve bunun etrafında gezinen birçok şeyi aşşırı abartılmış ve boş bulmakla birlikte düşüncelerimi sizinle de paylaşmak istedim.dayatılan ve satılan tüm normatif yapıların olumlu ya da olumsuz işlevlerini reddetmemekle birlikte bireysel dünyamda hiçbir boka tekabül etmediklerini de belirtmek isterim. bu bölümde gerçeklikleri reddetmiyor fakat yaşamanın tektipleştirilmesinin günbegün daha da kutsallaştırılarak üzerimize "ideal" olma yükü bindirmesinin manasızlığına dikkat çekmeye çalışıyorum.keyifli dinlemeler. teşekkürler. <33

  6. 18

    hayatın siyah-beyaz olmadığını 24 yaşımda öğrenmeye başladım

    hemen her şeyin keskin sınırlarla belirlendiği bir evde tam tersini denediğimde ödediğim bedellerin zihnimde bir ikilik yarattığını fark ettiğimde bunun üzerine konuşmaya karar verdim. belirlenen yanlış uçtaki davranışı yaparsanız aynı şiddette tepki gördüğünüz bir örüntüye sahip olduğunuzda zihin otomatik olarak ne kadar aşırı da olsa artık güvenli olarak belirlenen o uçta durmaya çabalar ve doğal olarak güvende hissetmeye çalışır. demek istediğim, a noktası yasaklı bölge ve buraya girmeye çalışırsanız yoğun bir şiddetle karşı karşıya olduğunuzu bildiğiniz bir senaryoda burayı tehlikeli olarak adlandırıp ne pahasına olursa olsun diğer uçta, yani güvenli z noktasında durmaya çalışmaz mıydınız? işte benim zihnim ve hayata bakış açılarım bu temelden şekilleniyor.

  7. 17

    2025’te başaramadıklarım

    başaramadıklarımın listesinin başını “kendim” çekiyorum. ama aslında başardığım en önemli şeyin bu olduğunu da görmekten kaçıyorum. böylece kendime haksızlık ederek başaramadıklarıma bir yenisini daha ekliyorum. 🙂

  8. 16

    müsaadenizle boş yapıyorum *gündelik hayat ve spotify karneleri

    bu bölüm sohbet ediyorum. normalden ne farkı var bilmiyorum.spotify özetlerinin ve aylık dumpların meraklısı o kişi olarak, benimle dm'den özetlerinizi paylaşmayı unutmayınn, üzerine konuşmak ve listelerinizde keşif yolculuğuna çıkmak isterim!! <33

  9. 15

    sen kendini ne zannediyorsun?

    alıyoruz elimize kağıt kalemi, başlıyoruz yazmaya; ben gerçekten sandığım kadar yetersiz miyim? bu bölüm kendimle en büyük savaşlarımda en sağlam askerim olan yetersizliğime karşı mücadele edip dışarıdan bir göz olarak kendimi, şirvan’ı değerlendiriyorum. bakalım bir insan gerçekten hiçbir şey midir?keyifli dinlemeler🫶🏻bolca sarıldım 🫂dipnot: bölüm resimlerini artık pinden seçiyom cr bulamadım sorry eser sahibine:(

  10. 14

    acil ihtiyaç butonu: sevgi ve açık iletişim

    hannah grace’den daydream’i okurken bir aşk hikayesinde kendini değersiz gören kadın karakterin içimde oluşturduğu his ve düşüncelerden ortaya çıktı bu bölüm. kitabı çok tavsiye ederim. bölümü ise canınız isterse dinlersiniz bi ara. love u <33

  11. 13

    biraz uzatmışım müsait olunca dinlersin knka

    kimseyi arayamadığım ama konuşmaya ve var olduğumu hissetmeye ihtiyaç duyduğum bir anda kaydettiğim bir bölümdü. önceden yakın arkadaşlarımdan biriyle her gün birbirimize gün sonu özeti tadında ses kayıtları atardık ve gerekli gereksiz anlatmak istediğimiz tüm detayları paylaşırdık. bir nevi birbirimize podcast yapıyorduk sanki. birilerinin öylesine konuşmanıza fırsat vermesi ve bunları önemseyerek dinleyip yorum yapması olayının ne kadar kıymetli olduğunu hatırladım. özlemişim. bölüm şarkısını ekledim, dinlemeyi unutmayın!dipnot: bahsettiğim kdrama "head over heels" , dizi hakkında yorumuma instagram profilimden ulaşabilirsiniz.<33

  12. 12

    iyileştirdiğin yaralar da bazen sızlar

    iyileştiğim, hatta yokluğunu bile unuttuğum yerlerden tekrar kırıldığımı hissettiğim bir anda kaydı başlatıp konuştum, biraz ağladım ve sanırım biraz rahatladım.

  13. 11

    bu bölüm mükemmel olmadı

    selam, bir anda sokağın ortasında yürürken kayıt almaya başlamayı ve üzerine birde bunu paylaşmayı bende beklemiyordum. hışırtılar, ne ben ne dışarıda ki sesler, konu gidişatı ve daha birçok şey kontrolümün dışında, o an neyse o oldu ve ne bileyim, böyle de güzel oldu sanki. mükemmelliyetçiliği bir kenara bırakıp sohbet etmeye çalıştım, keyifli dinlemeler.

  14. 10

    yetişkinmiş gibi yaparken zorlandığım konular | ben yaşamaktan mı kaçıyorum?

    bölüme eklediğim şarkı gibi cidden bu ara napsam olmuyo gibi hissediyorum ve gerekli ya da gereksiz çok düşünüyorum. kimseyle bir şey de konuşmuyorum ama biraz buraya döktüm içimi. öyle işte.umarım keyif alırsınız.<3

  15. 9

    gelecekten geçmişe: kendimden beklentilerim

    2022’nin son günlerinde 2023’ten beklentilerimi yazdığım o defteri tozlu raflardan çıkarıp, bugünden o zamana neler olup bittiğini, küçük ya da büyük olmak üzere, kendimde ve hayatımda neler değiştiği üzerine konuşmak istedim biraz. bu bölümü editleyip yayınlamam arasında 5 ay var ve örneğin bölümde halledemediğim ve beceriksiz olduğumu söylediğim günlük tutmayı artık yapabiliyorum. çünkü bununla ilgili adım attım, denedim ve bana duygularımla yüzleşme korkusunun ötesinde iyileştirici bir his verdi. deneyene kadar böyle hissettireceğini bilmiyordum, deneyene kadar da çok zorlandım ama bir kere başlayınca devamı o kadar akıp gitti ki şimdi bir oturuşta en az 3-4 sayfa yazıyorum.demem o ki denemekten korktuğumuz şeylerin altında gerçekler değil, sade gerçekliği olmayan korkular yatıyor olabilir ve bunu görebilmek için tek yol adım atıp neler olacağını görmek bence. ayrıca, bazı hayatlar için çok basit gözüken eylemler bazı hayatlarda devrim niteliği taşır, yaşananlar da her yeni bir gün ile birlikte inşa ettiğimiz yeni benliğimizle tanıştırır bizi. o yüzden yaşanılanların anlamlı olması mikro alanda olağanüstü etkilere sahip olmasıyla değil sizde ortaya çıkardıkları mikro dönüşümlerde değer taşır diye düşünüyorum.korkumdan atamadığım binlerce adıma ışık olması dileğiyle.

  16. 8

    büyüdükçe anlıyorum ve anladıkça büyüyorum

    2024 ile birlikte geride bıraktıklarım ve de sırt çantama ekleyip yanıma aldıklarım hakkında konuşmak istedim. özellikle yılın son günlerinde zihnime iyice kazınan bir şeyler vardı, en çok belirgin olanı da hayatın siyah ve beyaz yönlere indirgenecek kadar basit olmadığını anlamamdı. aksine hayat, bu ikisi arasında mekik dokurken tükenip pes ettirecek ve sana grinin de olabileceğini öyle hemen göstermeyecek kadar zalimmiş. onu arayacaksa, bulacaksa, fark edecekse, anlayacaksa ve en sonunda kabullenecekse biri şayet, bunu tek bir kişiye, yani senin omuzlarına hiçbir sorumluluk almadan bırakıp gidiyormuş. şimdilerde ben de gri ile tanışıyorum. onu da kabullenmeye ve sırtımda taşımaya çalışıyorum. yeni yılınız kutlu olsun. keyifli dinlemeler. love u!

  17. 7

    yeni mezun ve hayallerinden bin kat uzaklıkta ne yapacağını bilemeyen bir genç olmak ne demek?

    mezun olduğumdan beri sanki her şey koca bir kayaya dönüşüp üzerime fırlatıldı. kendim de dahil olmak üzere. ve hayatımın her köşesine sızan okul adiyeti kendini sefil hayatımdan bir anda çekip çıkarnca ortada sanki "hiçbir şey" olarak kalakaldım.öyle olmadığını çok iyi biliyordum,öyle olduğunu da.çünkü her şey, içerisindeyken gerçekten öyleymiş gibi görünür. öyle olsa da olmasa da.ben ise şu sıra hiçbir şey miyim bir şey miyimi bir kenara bırakmakla birlikte her şeyi bıraktım. sanırım yapabildiğimin en iyisini bu zannediyorum.bu bölüm, biraz buralardan biraz da oralardan konuştum bir şeyler. sanırım bugüne kadar en rahat hissederek kaydettiğim ve de en kısa süreye sahip bölüm oldu. umarım keyifle dinlersiniz. ve umarım yakın zamanda kendime sarılacak cesareti bulabilirim. sen de henüz bulamıyorsan eğer elim sırtında. bazı günler olmuyor, biliyorum. ama olduğu günler de oluyor, biliyorsun. yine olacak. unutma, sen varsın ve sensin. love u!buraya kadar okuduysan eğer, bölüm şarkısı sertap erener-kız leyla <3

  18. 6

    kendime rağmen hayatta kalmaya çalışıyorum | her şeyi ertelemenin içerisindeki hiçbir şey olma gayretim

    çok uzun zamandır içerisinde donakaldığım ve bunun üzerine düşünmeme dahi engel olan şey: ertelemek. son zamanlarda kendisiyle epey zorlu bir çekişme içerisindeyiz gibi hissediyorum ama artık şefkatle yaklaşmaya çalışıyorum. çünkü bunu fark edebilmek bile sürekli erteleyen bir insan için olağanüstü bir adım, biliyorum. bu bölüm kendime biraz sakinleşip neyin ne olduğunu görmeye, tanımaya ve anlamaya çalışmam gerektiğinin hatırlatması. unutma ki tanımadığın her şey sana yabancıdır. ve bir yabancıyı kimse evine almaz.

  19. 5

    mobbinge uğrayıp kovulmak bana ne öğretti? | yetersizlik hissi, anlaşılma, sevilme ve aidiyeti yanlış yerlerde aramak

    herkese merhaba 👩🏻‍💻 podcastin bu bölümünde yeni iş deneyimimin kovulmamla nasıl son bulduğunu ve süreç içerisinde neler hissettiğimi anlattım. 🙂✌🏻 23 yıllık hayatımda hizmet sektöründe uğradığım sayısız mobbinge karşı bir şekilde direnç gösterebilsem de bu sefer öyle olmadı. boynum kıldan ince bir haldeyken, belki de en zayıf ve çaresiz hissettiğim bir döneme denk geldi her şey. ve ben pek baş edemedim kendileriyle. birde her nereye gidersem gideyim benimle gelen o "herkes tarafından anlaşılıp sevilmeliyim ve de bu şekilde aidiyet geliştirmeliyim" şeklindeki hayatımın merkezinde yer alan karmaşık ve yorucu motto haliyle epey üzücü sonuçlar elde etmeme neden oldu. biraz durup önümdeki duvarın duvar olduğunu ve benimde o duvar için tanıdık bir duvar olamama ihtimalimi anlamaya ve de öğrenmeye çalışmam gerekti. hâlâ daha çalışıyorum. hayatımın bir noktasında tamamen bunu öğrenip kabullendiğim versiyonumu hayal ediyorum. umuyorum. umuyorum ki anlaşılmadığımı hissettiğim noktada bunu kabullenebilecek gücüm olsun. ne büyük erdem. 🙂 ve bölümü kaydettikten sonra aklımda bir soru belirdi: neden sana sandalye ayrılmamış bir sofrada ısrarla yemek yemeğe çabalıyorsun? . bölümde bahsettiğim podcast ve bölüm; https://youtu.be/9WUyp5pkdNQ?si=Yr5xZaU4GDRF68en bana ulaşmak isterseniz;https://www.instagram.com/digerparagrafagec/

  20. 4

    hayatımın tam orta yerinde "sen hiçbir şeyi beceremezsin" yazan bir pankart asılı

    yeni mezun bir işsiz olmanın zorluğu, 23 yıllık hayatımda hiçbir zaman baş edebildiğimi hissedemediğim o hayat ve hizmet sektörünün son zamanlarda bana ettiği eziyetle birlikte ezik ve ucube gibi hissettirdiği birkaç andan bahsetmek, daha doğrusu dertleşip yakınmak istedim. bu aralar bu kadar eksik ve yetersiz hissetmekte çok zorlanıyorum.

  21. 3

    keşke duygularımı yok edebilsem

    insan taşıyamadığı duygularla baş edemiyor, habire tökezliyor ama yine de ilerliyor. içinden çıkamadığımı ve bu yükün altından ezilip taşıyamadığımı hissettiğim duygu ve düşüncelerimin beni soktuğu döngüye değinip aynı zamanda bu döngünün beni sıyırıp geçmesi için gösterdiğim birtakım çabalardan bahsettim. umarım dinleyenlerin kalplerinin ucundan köşesinden bir şeylere değinmiştir cümlelerim. 🥺 love u 💜 dipnotlar: bölüm fotoğrafları bana ait. 🤍 ve benimle iletişime geçmek isterseniz eğer; https://www.instagram.com/digerparagrafagec/

  22. 2

    ben yaşadığım için suçlu muyum?

    bir yerlerde birileri "kendini sev, değer ver" ve "kendine öncelik ver" gibi boş keseden motivasyonlar dağıtırken kimse insanın kendini nasıl seveceğini, değer ve öncelik vereceğini anlatmıyor. çünkü bakıldığında ilk yol daha kolay ve sancısız. halbuki bunlar bir benlik inşasının, kendi olmanın süreci. bende bu bölümde kendimi inşa etme sürecimde yanımda yürüyen derealizasyondan ve attığım kimileri için küçük benim için çok büyük adımlardan bahsettim. bu bölüm kendi yaşamında kendine yer verebilmenin ve devam edebilmenin üzerine yük olarak bindiği herkes için. 🤍

  23. 1

    gerek yoktu ama ben vardım

    son zamanlardaki popüler podcast kültürü içerisinde bir şeyler üretme hevesim aynı zamanda tüketim köleliğine hizmet etmekten geri duramasa da bende bir şeyler eklemek ve muhtemelen üzerine 1000 kez yazılmış ve de çizilmiş konulara 1001. olarak katılmak istedim. düşününce buna gerek yoktu ama ben vardım. birde konuşmak istediklerim.

Type above to search every episode's transcript for a word or phrase. Matches are scoped to this podcast.

Searching…

No matches for "" in this podcast's transcripts.

Showing of matches

No topics indexed yet for this podcast.

Loading reviews...

ABOUT THIS SHOW

merhaba. ben şirvan. muhtemelen üzerine 1000 kez yazılmış ve de çizilmiş konulara 1001. olarak katılmak istedim. düşününce buna gerek yoktu ama ben vardım. birde konuşmak istediklerim. ayrıca beni daha iyi tanımak isterseniz buralardayım;https://www.instagram.com/digerparagrafagec/

HOSTED BY

şirvan

URL copied to clipboard!