Düşünce Kırıntıları

PODCAST · arts

Düşünce Kırıntıları

Şiir, kitap, felsefe, düşünmek daha çok düşünmek...“kedinin varlığı erişilmez kişilik”

  1. 42

    Kar

    Ahmet Muhip Dıranas

  2. 41

    Özdemir Asaf-Çiçek Senfonisi

    Yalnızlık Paylaşılmaz kitabından

  3. 40
  4. 39
  5. 38

    neydi o deli gibi gidişimiz

    Orhan Veli şiirleri işte

  6. 37

    Üvercinka

    Geceyi güzelleştirecek bir şiir. Bütün kara parçalarında Afrika dahil

  7. 36

    Benim dengemi bozmayınız

    Aşkım da değişebilir gerçeklerim de

  8. 35
  9. 34
  10. 33

    "Düşünmeyi besleyen sevgidir"

    Oblomov'dan bir kısım Instagram'dan @dusunce.kirintilari hesabını takip etmenizi salık veririm

  11. 32
  12. 31

    ‘her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği' (tamamı)

    instagram.com/dusunce.kirintilari “Terziler geldiler. Kırılmış büyük şeylere benzeyen şeylerle daha çok koyu renklere ve daha çok ilişkilere Bir kenti korkutan ve utandıran şeylerle. Kumaşlar bulundu ve uyuyan kediler okşandı. Sonra sonsuz çalgısı sevinçsizliğin. Çay içmeye gidenler vardı akşamüstü, parklara gidenler de Duruma uymak kısaltıyordu günlerini artamayan eksilmeyen bir hüzünle... Yorgun ve solgundular, kumaşları buldular, kenti doldurdular O çelenk onbin yıllıktı, taşıyıp getirdiler Ölülerini gömmüşlerdi, kalabalıktılar, tozlarını silkmediler Bütün caddeler boşaldı, herkes yol verdi, 'Tanrıtanır kadınlar ve cumhuriyetçiler piyangocular, çiçek satın alanlar, balıkçılar ağlarını, paraketelerini, ırıplarını, oltalarını zokalarını, çevirmelerini ve kepçelerini topladılar. Sigaralarını yere atıp söndürdüler sigara içenler.' Bir şey vardı ısınmaz kalın kumaşların altında, kesip biçtiler Patron çıkardılar, karşılaştırdılar, Katlanılmaz bir uykunun sonunu kesip biçtiler Şarkılara başladılar ölmüş bir at için Makaslarını bırakmadılar Bekleniyorlardı. 'Ey artık ölmüş olan at! -dediler- Ne güzeldi senin çılgınlığın, ne ulaşılırdı! Sen açardın, Otuzüçbin at türünün tek kaynağıydın sen! Tüylerin karaparlaktı. Koşumların, -kokulu yağlarla ovulup parlatılan- nasıl yakışırdı sağrılarına ve göke. Göke bir ululuk katardı sonsuz biçimin, at! Toynaklarını liflerle ovardık Senin karaya boyanırdı koşuşun Uyandırırdı bütün karaları ve denizleri. Çılgın kişnemeni duyardık sonsuzun yanıbaşından Ne güzel gözlerin vardı Kara at! Binlerce kişi, -çocuklar, kadınlar, erkekler görkemli yahut darmadağın giysileriyle herkes körler ve cüzzamlılar, bütün kutsal kitaplar kalabalığı, ermişler, kargışlılar ve günahlılar gebe kadınlar, vâz edenler ve dondurmacılar ve at cambazları ve tecimenler ve kıralcılar ve gemicilerle Tanrıtanımazlar ve tefeciler ve yalvaçlar...- ormanlardan ve kıyılardan ve kıraç yerlerden gelmiş senin mutlu ovanı doldurup haykırırlardı. Büyük sesler içinde sen, geçerdin...' Terziler geldiler. Bu güneşler odaların dışındaydı artık. Herkes titrek ve sabırsız, titrek ve sabırsız evlerinde Gazeteler yazmadı, dükkânlar dönemindeydik Yüzlerce odalarda yüzlerce terziler, pencerelerini kapadılar Parmakları uzun, kurusolgun yüzleri sararmış, eskimiş durmaktan Yitik saat köstekleri, titrek ve sabırsız yorgun bacakları Her şeylerine yön veren durmuşluğa olur dediler Beğenip gülümsediler. 'Ey artık ölmüş olan at! -dediler- Senin eyerin ne güzeldi. Dişi keçi derisinden, ofir altınıyla süslü Nasıl yaraşırdı belinin soylu çukurluğuna Seninle öteleri ansırdık. Öteler, baklanın ve pancarın duyarlığı Kedinin varlığı erişilmez kişilik Güneşli bir damda İçimizden gemiler kaldırırdın, Suyunu büyük şölenlerle tazelerdik Bayramımızdın. Kuburlukların bütün kişniş ve badem doluydu. Simdi dar dünya Ölümün büyük hızı kesildi.' Terziler geldiler. Ateş ve kan getirmediler. Hüzünleri kan ve ateşti ama. Uğultulu bir şey Ekspresler garlarda kaldı, ilâçlar çıldırdılar Kenti bir bastan bir basa dolaştım, tıs yok Bütün odalara dağıldılar. Sürahiler tozlu, pabuçlar kurumuş yerlerde kırpıntılar, 'oyulmuş yakalar, kolevlerinden arta kalanlar vatka pamukları, verevine şeritler, kopçalar, düğmeler, ilikler iplik döküntüleri, kumaş parçaları, karanlık akşamüstleri ve sabahlar, dükkân tabelâları, kartvizitler...' kasıklarına kadar çıkmış, en ufak bir ölüm bile yok. Tarafsız bir aşk çağlıyordu onların solgunluğunda Mutfaklarını kilitlediler, büyük atsı giysiler kestiler, 'Ey artık ölmüş olan at! -dediler- Koşuşun büyütürdü dünyayı senin! Sen nasıl da koşardın. Biz güneyde yatardık, sen koşardın Hangi at güzelse ondan da güzeldin Kuyruğun parlak savruluşuyla bölerdi bir karaya göğü ve yüceltirdi, ince bezekli kuskununu. Gemin güzel sesler çıkarırdı güzel ağzında, herkesi sevinçle haykırtan. Başın yaraşırdı düşüncemize ve gözlerine saygıyla bakardık...' Terziler geldiler. Durgunluktu o dökük saçık giyindikleri Yarım kalmışlardı. Tamamlanmadılar. ..."

  13. 30
  14. 29
  15. 28
  16. 27

    Yalnız İnsan (Louis Aragon)

    Yeniden düşünce kırıntıları partisi

  17. 26
  18. 25
  19. 24
  20. 23
  21. 22

    Mendilimde Kan Sesleri

    Bir mendil niye kanar?

  22. 21
  23. 20
  24. 19
  25. 18

    Akdeniz Yaraşıyor Sana (Can Yücel)

    “O sesinin sardunyalar gibi konuşkan sessizliği”

  26. 17
  27. 16

    sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun

    (Bedri Rahmi Eyüboğlu - Üç Dil)

  28. 15

    Pencere (Arkadaş Zekai Özger)

    Yürek kendini tanır

  29. 14

    Sultan-ı Yegah

    Başlar ay doğarken saltanatı

  30. 13
  31. 12
  32. 11
  33. 10
  34. 9

    Oğuz Atay - Herkesin istediği gibi yaşadığı o uzak ülkenin özlemini duyuyorum. (...)

    eisen-stein, demir-taş; ein-stein, tek-taş; victor-mature, muzaffer-kâmil. Galiba her Perşembe yeni bir bölüm yine.

  35. 8
  36. 7
  37. 6
  38. 5

    Bekle Bizi İstanbul (Vedat Türkali)

    Yozlaşmayı çok güzel anlatan bir şiir.

  39. 4

    An Gelir (Attila İlhan)

    Şatârâbân: Aynı zamanda bir makam olan, Müslüman toplumlarda içki içmesi yasak olmayan, müzik yaparak eğlendiren kişi.

  40. 3

    Ölü Kedi Sokağı (Düşünce Kırıntıları)

    Her zaman birinin ölmesi mi gerekir, bazı sokakların anlam kazanması için Oysa birine sevdiğimi söyleyebilirdim bu sokakta.

  41. 2

    Kolektif Ağrılar (Düşünce Kırıntıları)

    Sessizliğin içine gömülen bir yerde: Bir fısıltı bile rekordur.

  42. 1

    Döngü (Düşünce Kırıntıları)

    Nuri Bilge Ceylan filmi efektli

  43. 0

    Aşka Sevdalanma (Fuzuli)

    (Fuzuli paradoksu) Gel derse Fuzuli ki güzellerde vefa var. Aldanma ki şair sözü elbette yalandır.

  44. -1

    Oğuz Atay'dan parçalar

    Birtakım güzel alıntılar

Type above to search every episode's transcript for a word or phrase. Matches are scoped to this podcast.

Searching…

No matches for "" in this podcast's transcripts.

Showing of matches

No topics indexed yet for this podcast.

Loading reviews...

ABOUT THIS SHOW

Şiir, kitap, felsefe, düşünmek daha çok düşünmek...“kedinin varlığı erişilmez kişilik”

HOSTED BY

Ruhat Yücedağ

CATEGORIES

URL copied to clipboard!