PODCAST · society
Vapur Filozofu
by Eylül Sunar
Ben, Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu ; görüntüde 17, kimlikte 21, ruhunda 57, hayatta didinen hem herkes gibi hem de kimse gibi, alelade biri. Kadıköy-Beşiktaş hattının, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi. Her bölümde, herhangi bir konuda gevezelik edeceğiz, daha doğrusu ben ve kafamdaki dostlar aramızda laflayacağız. İsteyen herkese kapımız açık. Hoş geldiniz efendim, 20-25 dk'lık vapur konuşmalarımıza. Zırvalıklara. Çaylarınızı alın, tostunuzu bastırın, Boğaz manzarasına dalın da artık başlayalım.
-
27
3.Sevgililer Günü
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle, « Sevgililer Günü »nü tartıştık. St Valentine’s Day ismiyle bugünün çıkış noktası olan 3.yy’da Roma’da orduya katılımı arttırmak amacıyla evlilik yasağı getiren İmparator II.Claudius’u dinlemeyen Aziz Valentinius’un gençleri evlendirmeye başlaması olduğunu öğrendik. İdamından yaklaşık 1200 sene sonra, 15.yy sonunda dönemin papası VI.Alexandre’ın onu affetmesiyle, « aşkın koruyucusu, aşk şehidi » olarak anılıp Avrupa’ya ününün yayıldığını konuştuk. Hatta 14 Şubat kutlamalarının pagan karşılığı Lupercales’in, kadınların doğurganlığı kutlayan, bir sene 13’ü bir sene 15’ine denk gelen bu geleneğin, zamanla St Valentin’e nasıl dönüştüğüne baktık. Evlilikten ziyade romantizm yönü baskın 14 Şubat’ın ise İngiliz şairlerin, kuşların çiftleşme tarihi 14 Şubat’a methiyeleri ve « lovebirds » kavramını ortaya atmalarıyla gelindiğini söyledik. Tarihin ardından, kutlama şekillerini kısaca konuştuk, Japonya’da çikolata alan tarafın kadınlar olmasına şaşırdık, hediye mevzularına girdik. İktisatçı bakış açısı « marjinal ödeme isteğini » hatırladık : insanların, bir mal ya da hizmete biçtiği maksimum değer olduğunu, ve bunun üzerinden, neden kutlama zamanlarında zam geldiğini açıkladık. Artan gül fiyatlarıyla örnekledik. Hediyelerden « oyuncak ayı »ya eleştiriler getirdik, reklamlara güldük, Sevgililer Günü Mezatı ve Kırık Kalpler Müzesi’sini andık. Bugünü şevkle kutlayanların, yılın geri kalan 364 günündeki huzurunu sorguladık. Dolaylı bir anı tamamladık : eski sevgilisini kıskandırmak isteyen bir arkadaşımdan ve bunu yapmak için benden ne beklediğini size anlatıp fikir danıştım. Kendisine gül gönderip göndermeme konusunda yorumlarınızı bekliyorum. GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
26
2. Sosyal Medya
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle, "Sosyal Medya"yı bir kavram olarak inceledik. Latince "socialis" (bir araya gelmek)ten, "medium"a (orta) sosyal medyanın, "içerik yaratmak ve paylaşmak için bir araya gelinen mecra" tanımlandığını söyledikten sonra meselenin içyüzünü daldık. İtibari ve gerçek değer sistemlerinde, sosyal medyanın da aslında popülist bir yönü olduğunu ; içerikten bağımsız sayıya yönelik değerlendirildiğinizi altın-banknot örneğiyle konuştuk. Ardından, bu mecrayla alakalı 3 grubu inceledik : kullandırıcılar, içerik üreticiler ve kullanıcılar. Geçmişte kitle yönlendirmek için kullanılan medyanın, eskiden bilgi saklayarak, artık bilgi yığarak yaptığı çeşitli manipülasyonları konuştuk. Buradaki amacın, birine güvenmenizi sağlamak olduğunu ve hikayenin oradan şekillendiğini fark ettik. Ayrıca, sadece iki firma türünün müşterilerine kullanıcı (user) dediğini gördük : madde ve sosyal medya. Üreticiler kısmında, hangi tip içeriklerin ön plana çıktığına bakıp reels'lerin tehlikesini konuştuk : beynin dopamin mekanizmasını hedef alan bu video tipinin, yol açtığı sorunları özellikle de odaklanma ve hayattan keyif alamama problemini konuştuk. Son grup olan kullanıcılar'da, filtre kullanımıyla bozulan algılarımızı, body dismorphia ve yeme bozuklukları gibi sıkıntıların artışına bağladık. Oranın sanal bir dünya oluşunun unutturulduğunu, biz unutmamak adına vurguladık. Deneyimlerin içinin boşaldığını, acaba birileri görsün diye mi yaşadığımız anıları düşünmek için biraz bekledik. Konuya dair kısa bir anı, ayrıca kendim de bu mecrada yayın yapan birisi olarak gözlemlerimle bitirdim. Not : Bu bölümde, sosyal medyayla ilişkilendirilmiş birkaç bağımlığın, davranış eğiliminin ve sağlık durumlarının ismi, bilgi amaçlı kullanılmıştır. GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
25
1. Yılbaşı
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle, Yılbaşı kavramına baktık. 365 gün 6 saat'in sonunun, etimolojik olarak da bize liderlik ettiğini (baş) dolayısıyla nasıl başlarsak öyle gideceği sözünün anlamlılığını konuştuk. Noel ve Yılbaşı arası bir kargaşaya cevap verdikten sonra, "bir dönemin başlayıp bitmesi" üzerinden çeşitli kültürlerdeki takvim dönümlerine baktık ; Perslerde ve Hintlilerde bahar denk gelen kutlamalarda, doğa değişimlerin matematiğe yedirildiğini fark ettik. Ardından, yılbaşını değil yılsonunu kutladığımızı (31 Aralık) söyleyip, dünyadan birkaç gelenek andık : üzüm, nar, kırmızıdan gelen şansı ; Romanyalıların soğan takvimlerini, Dan'ların "gelen yılı yakalamak" için yüksekçe bir koltuktan atlamasının sonunun acilde bitebileceğini, İrlanda'dan ise merhumları anmak üzere sofraya konan boş tabakları öğrendik. Meselenin esasında umut olduğunu hatırladık : işler geçmişte yolunda gitmemiş olsa da, bu devir sürecini (takvimdeki gün devrini) bir yenilenme, acıların ve hatların sıfırlanması, devam etme gücü sağlayıcısı olarak görme eğilimini anladık. Ve devam ettik. Devamında, bizdeki kutlama türlerini 3 başlığa ayırdık : İlki, evde kutlamaydı. PTT tipi (pijama, terlik, televizyon) eğlencenin inceliklerini konuştuk : gayriresmi verilen 31 Aralık öğleden sonrası tatili eve koşturmacayı, hazırlıkların eğlencesini, sobada kestane ve mandalina gibi klasikleri, saat 12'yi beklerken tombala başında uyuklamayı, geri sayımı, havai fişekleri. Sonra, ikinci kutlama tipi olan "dışarıda yemekte"nin her yıl pahalanışını eleştirdik. Son olarak, "dışarıda partide" tip kutlamaya dair, geçen seneden bir anıyla, "podcast, kurabiye, ev"in değerini anlayışımı anlattım. Vapur Filozofu, herkese iyi seneler diliyor :)GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
24
24. Diyet
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle diyet meselesine değindik. Düzenli ve dengeli beslenmek olarak tanımladığımız bu kavramın Fransızcadaki anlamının, « hastalıkta ve sağlıkta hayatın devamlılığı için yapılması gereken her şey » olduğunu öğrenip, bunun üzerinden, modern hayatta bunun ne olabileceğini düşündük. Rejim’i ayrıca ele aldık : yediğiniz içtiğiniz hakkında ahkam kesilmesi şeklinde, zira rejim, yönetmek’tir. Diyet meselesine yaklaşımımızın kısıtlama olmasından, piyasada dönen sağlıklı beslenme akımlarının içyüzünü inceledikten sonra tarihe baktık. Kilo problemlerinin esasında, bir tüketim çılgınlığı etkisi olduğunu dolayısıyla bizim kusurumuz olmadığını lakin yeni dünya düzeninde çaba harcamazsak yaşayayacağımız sağlıklı sorunlarına geçip, kişisel anılar üzerinde ilerledim. 10-15 seneye yayılmış diyet yolculuğumda öğrendiğim 3 şeyi sizinle paylaştım : bünyenize uygun ve yerel gıdaların tüketimini, kalori matematiğinin neden işlemediğini, son olarak da algı meselesini konuştuk. Blue Zones adıyla anılan bir sağlıklı yaşam araştırmasını da kısaca konuşup, diyetlerde esas olanın, kendi sağlık tanımlarımızı yapmak olduğunu, « sıfır beden » olma çabasının bizi tüketebileceği, ve artık (bir uzman hariç) başkalarının yediğimize, içtiğimize, hayatımıza karışmasına bir dur deyip nasıl huzurlu olacağımızı anladık. GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
23
23. Peynir
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle peynir'i, etimolojik olarak inceledik (kavramsal incelemeyi merkeze aldığımdan, diğer bölümlerdeki çoğul sözcük kullanımı aksine tekil hâliyle yazdım), Farsçadaki "sütten yapılmış"ın, Hintçe "ekşimek" oluşuna, buradan "caesus"a dönüşüp kimimizde kazein hassasiyeti yaratışına değinip tarihe geçtik. Polonya'daki süzgeç kalıntılarından, Orta Doğu'da koyun midesinde süt depolama geleceğine, Odysseus destanındaki cyclope'ların (tepegöz ismiyle Türk mitolojisinde de geçer) mağaralarına ve de Roma'daki caseus formatus'a geldik. İktisadi yönü unutmadık : II.Dünya Savaşı yükselen sanayisine de konuştuk. İşin kimyasına da baktıktan sonra, Türk kültüründe peynirciliği Fransa'yla karşılaştırdık : peynir türlerini, nasıl, ne zaman yendiğini söyledik. Finaldeyse, çoğu hafta olduğu gibi, bir anıyla bitirdik.GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
22
22. Saatler
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle saat kelimesinin etimolojisinden yola çıktıktan sonra MÖ 4000'lerdeki Mısır güneş saatinden, mekaniklere, hatta günümüzdeki akıllı modellere kadar gelişimi inceledik. Osmanlıdaki örneklere değindikten sonra zamanı izleme meselesinin dünyadaki yerine, bunun matematiksel boyutuna, meridyen sistemlerine baktık. Ardından, saatlerin bir yatırım aracı olarak nasıl değerlendirildiğini, lüks tüketim üzerinden konuştuk. Finaldeyse, saatler konulu bir anıyla bitirdik. GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
21
21. Taksiler
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle taksi kelimesinin, vergi ölçüm cihazı'ndan (taximètre'ten) geldiğini, tarihi olarak bakıldığında, at arabalarından günümüze gelişini inceledik. Ardından, taksilerin kendine has özelliklerini, fiyat hesabını, indi-bindi meselesini ve de yolculuk muhabbetlerini konuştuk. Ardından, İstanbul dışındaki dinleyicilerimiz için kısa bir "Takside dikkat edilmesi gerekenler" rehberi sunduk. Finaldeyse, yine bir anı ile bitirdik.GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
20
20. Diksiyon
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle düzgün konuşma meselesine değindik. Diksiyon kelimesinin esasında bu olmadığını, bir şeyi anlaşılacak sayıda tekrarlamaya dayandığını, bilakis konuşma tarzının bu tekrar sayısını etkilediğini konuştuk. Anlaşılabilirliğin çağlar arası değişiminden, anlaşılabilir olmak için çeşitli tekniklerden bahsedip bu tema üzerine kurslara baktık. Finaldeyse, kişisel önerilerimi sizlere aktardım. GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
19
19. Uçuşlar ve Uçaklar
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle uçuş meselesini inceledik. Etimolojisiyle başlayıp, havacılık sektörünün gelişimine oligopol piyasa örneğiyle baktık ; bilet fiyatlarının hesaplanışına mikroekonomik açıdan yaklaştık. Ardından, uçak içinde nasıl zaman geçirildiğini alaya aldık. Sağlık konusunda bu aracın ne anlama geldiğini söyledik. Uçak kazalarına istatistiki bir yorum ile bitirdik.GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
18
18. Fotoğraflar
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle, fotoğrafları enine boyuna tartıştık : etimolojisinden tarihine, optikten (yani ışığın yönü) kimyasal formüllere çok sıkmadan bilimine. Ardından, fotoğrafın felsefesine kısaca değindik ; fotoğrafın, bir çeşit gerçekliği sabitleme aracı olmasından yola çıkarak, aslında fotoğrafların hayatımızdaki önemini konuştuk. Ve, bu konuya yönelik bir anıyla bitirdik.GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
17
17. Yaz Dizileri
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle, her sene 5-10 bölümlük planlanıp genelde uzayan bir televizyon içeriğini, yani yaz dizilerini, tartıştık. Tekrar eden temalardan güç dengesizliklerine, Yeşilçam'dan beri süregelmiş "sarışın zengin kötü kadın" tiplemesinden ve babacan iyi kalpli akrabalardan bahsettik. Meselenin psikolojik arka planına ve de topluma verdiği mesajlara değindik. Yaz dizilerinin, "göle maya çalma" konseptine nasıl bir atıf olduğunu açıklayıp bölümü bitirdik.GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
16
16. Turistler ve Turizm
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle, turizmin etimolojik kökeninden başlayıp Türkiye'de ve dünyada turizm modellerini inceledik, "yaz turizmi" ve "kültür turizmi"nin dış ticaret açığı açısından katkılarına değindik. Turistin geldiği yere göre fiyatlama yapılma sistemlerinin ekonomik açıdan verdiği zararı tartıştıktan sonra, Avrupa tipi kültür turizmi örneğinin Türkiye'de nasıl uygulanabileceğine değinip, "bacasız sanayi"nin sandığımız kadar da kurtarıcı olmadığını vurguladık. Finaldeyse, birkaç ay önce İstanbul hakkındaki yorumlarına denk geldiğim bir turiste cevabımla bitirdik.GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
15
15. Edebiyat ve Yayıncılık
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle, kurgu ve kurgu dışı yayınları inceledik. Son dönemde artan Kişisel Gelişim, Özel Sektör, Yaşam Koçluğu temalı kitapların özüne baktık. Meseleye hem ticari hem de popülist(çoğunluğa hitap etme) yorumlarla yaklaştık. Ardından kendi sonuçsuz kalan yayıncılık tecrübelerimi, 6. eserim Ponte Coperto'ya değinerek, sizinle paylaşıp bölümü bitirdim. GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
14
14. Sarımsak
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle sarımsak'ın etimolojisinden başlayıp, yetiştiriciliğinden ve farklı kültürlerdeki yerlerinden bahsettik. Türk ve Çin sarımsak tiplerini karşılaştırıp, Lokman Hekim hikayesi üzerinden de sağlık konusundaki yerine değindikten sonra, "Sarımsak Testi" ile yakın arkadaşlarınızı saptama formülünü öğrendik. Ve üç farklı anı ile bitirdik.GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
13
13.Kıskançlık
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle Kıskançlık kavramını etimolojik olarak inceledik ; bir şeyin kısılması yani bizden esirgenmesi, ona ulaşmamızın engellenişi olduğunu, geçmişte mali duruma bağlı olsa da günümüzde daha çok ikili ilişkilerde ortaya çıktığını gördük. Fransızcadaki kullanımın, Rumca kökeni "zelos"tan geldiğini detaylıca inceleyip, tarihi bir bakış açısı da sunduktan sonra, bu kavramın modern dünyada ifade ettiğini anlamı, ekonomideki "Pareto Etkimlik Prensibi"ne bağladık, romantik ilişkiler üzerinden de atıflar yaptık. Ve başımdan geçen bir anı ile bitirdik. GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
12
12.Para
BÖLÜM HAKKINDABu hafta sizlerle Para kavramını tarihi olarak inceledik, gerçek ve itibari değer kavramlarını ayırdıktan sonra, değer hesabının nasıl yapıldığını ve nümizmatikten (para koleksiyonerliği) bahsettik. 2012-2013 düşük faiz döneminde çizmiş olduğum alternatif yatırım stratejisi Eylül Bank'ı da söyleyip, madeni paralar hakkında kısa bir anıyla bitirdik.GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
11
11.Düğünler
BÖLÜM HAKKINDABu hafta sizlerle Düğünleri tartıştık, kavramın kültürel yerinden, düğün masraflarına, bu aktivitelerden keyif alanın yalnızca misafir olmasından, üstü kapalı kutlama dolandırıcılıklarına, meseleyi ekonomik bir açıdan inceledik. Bu incelememiz esnasında, ilginç bir "tesadüf", (9.bölüm'den hatırlayanlarımıza, "gerçekleşmesi muhtemel nötr olay") düğün alayına denk geldik. Bölümü, alternatif bir kutlama önerisiyle bitirip eğer bunu tercih etmeyecekseniz de ileride kuracağım organizasyon şirketiyle anlaşmanızı rica ederek bitirdim, en azından paranız yabancıya gitmesin. GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
10
10.Güller
BÖLÜM HAKKINDABu hafta sizlerle Gülleri tartıştık, etimolojisinden kültürel yönüne, benim hayatımdaki anlamlarıyla da birlikte niçin bu çiçek türünü abartılı bulduğumu inceledik. Ve devamında, her hafta yaptığımız gibi bir anıyla bitirdik. GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
9
9.Şans ve Tesadüfler
BÖLÜM HAKKINDABu hafta sizlerle Şans ve Tesadüfler meselesine girdik, Şans ve Tesadüf'Ün aynı şey olmayışından, kültürel anlamdaki yerine geçip, şansa inanmayan bir arkadaşımla başımdan geçen olayı size anlatıp bölümü bitirdim. GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
8
8. Sarmalar
BÖLÜM HAKKINDA Bu hafta sizlerle sarma-dolma ayrımından, sarma türlerinden bahsedip, sarma tüketmenin ekonomik ve ekolojik faydalarıyla bölümü bitirdik.GENELBen Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
7
7.Şemsiyeler
BÖLÜM HAKKINDABu hafta sizlerle, Şemsiyeler'in tarihi ve kullanım alanından başlayıp, kültürel önemine baktık. Devamındaysa hem benim hayatımdan trajikomik anılar hem de anneannemden bir anı bölümü bitirdik. GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
6
6.Misafirler
BÖLÜM HAKKINDABu hafta sizlerle, Misafirler'in farklı kültürlerdeki yerinden başlayıp hayatı bize bize zaman zaman ne kadar dar ettiklerini, hazırlık süreçlerini ve misafir tiplerine de bakarak inceledik. GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
5
5.Alışveriş ve Tüketim
BÖLÜM HAKKINDABu hafta sizlerle, Alışveriş ve Tüketim temasını ele alıp, 1929 Krizi sonrası değişen alışkanlıklarımızı, özellikle de 1990 sonrası hayatımıza giren tüketim çılgınlığını, bir kez daha bilimsel olmayan, esprili bir şekilde ele aldık.GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
4
4.Yapay Zekâ
BÖLÜM HAKKINDABu hafta sizlerle yapay zekayı, tamamen dalga geçerek, hiç de bilimsel olmayan bir şekilde tartıştık, kullanım alanlarından bahsedip, yine bir anı ile kapattık. GENELBen Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
3
3. Metrolar
BÖLÜM HAKKINDABu hafta sizlerle, metroların tarihinden başlayıp, İstanbul'da toplu taşımada hayatta kalma tekniklerini inceledik, ve yine bir anı ile kapattık.GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
2
2. Vergiler
BÖLÜM HAKKINDABu hafta sizlerle Osmanlı ve Türkiye'deki çeşitli vergi uygulamalarından yola çıkıp, esprili bir dil ile verginin ne olduğunu, nasıl hesaplandığını, yaygın uygulamalarını tartışıp, vergi dolandırıcılığı hakkında başıma gelmiş bir anıyla kapattık.GENELBen Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, görüntüde 17, kimlikte 21, ruhunda 57, hayatta didinen hem herkes gibi hem de kimse gibi alelade biri, Kadıköy-Beşiktaş hattının hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
-
1
1.Bölüm : Vapurlar
BÖLÜM HAKKINDABu hafta sizlerle, deniz ulaşım aracımızın tarihini, vapur-motor ayrımını, İstanbul'dan manzaraları ve vapurlarda karşınıza çıkabilecek ilginçlikleri tartışıp, benim de bir anım ile kapattık.GENEL Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu. Hem herkes gibi hem de kimse gibi, hayatta didinen alelade biri. Kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57 ; Kadıköy-Beşiktaş hattının, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi. Her bölümde herhangi bir konuda ben ve kafamdaki dostlar gevezelik ediyoruz. Her dinleyiciye kapımız açık. Hoş geldiniz efendim, 20-25 dk'lık vapur konuşmalarımıza. Vapur Filozofu ve dostlarının zırvalıklarına.
No matches for "" in this podcast's transcripts.
No topics indexed yet for this podcast.
Loading reviews...
ABOUT THIS SHOW
Ben, Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu ; görüntüde 17, kimlikte 21, ruhunda 57, hayatta didinen hem herkes gibi hem de kimse gibi, alelade biri. Kadıköy-Beşiktaş hattının, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi. Her bölümde, herhangi bir konuda gevezelik edeceğiz, daha doğrusu ben ve kafamdaki dostlar aramızda laflayacağız. İsteyen herkese kapımız açık. Hoş geldiniz efendim, 20-25 dk'lık vapur konuşmalarımıza. Zırvalıklara. Çaylarınızı alın, tostunuzu bastırın, Boğaz manzarasına dalın da artık başlayalım.
HOSTED BY
Eylül Sunar
Loading similar podcasts...