11. Lem'a/3, Sh 53 | Beşinci Nükte|İttibâ‘-ı sünnetin ne kadar mühim ve lazım olduğuna dairdir episode artwork

EPISODE · Nov 29, 2024 · 54 MIN

11. Lem'a/3, Sh 53 | Beşinci Nükte|İttibâ‘-ı sünnetin ne kadar mühim ve lazım olduğuna dairdir

from Lem'alar Mecmuası · host Av. Ali Kurt

Beşinci Nükte: قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُون۪ي يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ âyet-i azîmesi, ittibâ‘-ı sünnet ne kadar mühim ve lâzım olduğunu pek kat‘î bir sûrette i‘lân ediyor. Evet şu âyet-i kerîme, kıyâsât-ı mantıkiye içinde, kıyâs-ı istisnâî kısmının en kuvvetli ve kat‘î bir kıyâsıdır. Şöyle ki: Nasıl mantıkça kıyâs-ı istisnâî misâli SAYFA 54 olarak deniliyor: “Eğer güneş çıksa, gündüz olacak.” Müsbet netice için denilir: “Güneş çıktı, öyle ise netice veriyor ki, şimdi gündüzdür.” Menfî netice için deniliyor: “Gündüz değil, öyle ise netice veriyor ki, güneş çıkmamış.” Mantıkça, bu müsbet ve menfî iki netice kat‘îdirler. Aynen öyle de; şu âyet-i kerîme der ki: “Eğer Allah’a muhabbetiniz varsa, Habîbullâh’a ittibâ‘ edilecek. Eğer ittibâ‘ edilmezse, netice veriyor ki; Allah’a muhabbetiniz yoktur.” Eğer muhabbetullâh varsa, netice verir ki: Habîbullâh’ın sünnet-i seniyesine ittibâı intâc eder. Evet Cenâb-ı Hakk’a îmân eden, elbette ona itâat edecek. Ve itâat yolları içinde en makbûlü ve en müstakîmi ve en kısası, bilâ-şübhe Habîbullâh’ın gösterdiği ve ta‘kîb ettiği yoldur. Evet bu kâinâtı bu derece in‘âmât ile dolduran Zât-ı Kerîm-i Zülcemâl, zîşuûrlardan o ni‘metlere karşı şükür istemesi, zarûrî ve bedîhîdir. Hem bu kâinâtı bu kadar mu‘cizât-ı san‘atıyla tezyîn eden o Zât-ı Kerîm-i Zülcelâl, elbette ve bilbedâhe zîşuûrlar içinde en mümtâz birisini kendine muhâtab ve tercüman; ve ibâdına mübelliğ ve imam yapacaktır. Hem bu kâinâtı had ve hesaba gelmez tecelliyât-ı cemâl ve kemâlâtına mazhar eden o Zât-ı Cemîl-i Zülkemâl, elbette ve bilbedâhe sevdiği ve izhârını istediği cemâl ve kemâl ve esmâ ve san‘atının en câmi‘ ve en mükemmel mikyâs ve medârı olan bir zâta, herhalde en ekmel bir vaz‘iyet-i ubûdiyeti verecek; ve onun vaz‘iyetini sâirlerine numûne-i imtisâl edip, herkesi onun ittibâına sevkedecek. Tâ ki o güzel vaz‘iyeti, başkalarında da görünsün. Elhâsıl: Muhabbetullâh, sünnet-i seniyenin ittibâını istilzâm edip, intâc eder. Ne mutlu o kimseye ki; sünnet-i seniyeye ittibâından hissesi ziyâde ola! Veyl o kimseye ki; sünnet-i seniyeyi takdîr etmeyip, bid‘alara girmiş ola! Altıncı Nükte: Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: كُلُّ بِدْعَةٍ ضَلَالَةٌ وَكُلُّ ضَلَالَةٍ فِي النَّارِ Yani اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ âyetinin sırrıyla, kavâid-i şerîat-ı garrâ ve desâtîr-i sünnet-i seniye, tamam ve kemâlini bulduktan sonra, yeni îcâdlarla o düstûrları beğenmemek veyahud hâşâ ve kellâ nâkıs görmek hissini veren bid‘aları îcâd etmek dalâlettir, ateştir. Sünnet-i seniyenin merâtibi var. Bir kısmı vâcibdir, terk edilmez. O kısım, şerîat-ı garrâda tafsîlâtıyla beyân edilmiş. Onlar muhkemâttır, hiçbir cihette tebeddül etmez. SAYFA 55 Bir kısmı da, nevâfil nev‘indendir. Nevâfil kısmı da, iki kısımdır. Bir kısmı, ibâdete tâbi‘ olan sünnet-i seniyelerdir. Onlar da şerîat kitaplarında beyân edilmiştir. Onların tağyîri bid‘attir. Diğer kısmına, “âdâb” ta‘bîr ediliyor ki, siyer-i seniye kitaplarında zikredilmiştir. Onlara muhâlefete, bid‘a denilmez. Fakat âdâb-ı Nebeviyeye bir nevi‘ muhâlefettir ve onların nûrundan ve o hakîkî edebden istifâde etmemektir. Bu kısım ise, örf ve âdât ve muâmelât-ı fıtriyede Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın tevâtürle ma‘lûm olan harekâtına ittibâ‘ etmektir. Meselâ, söylemek âdâbını gösteren ve yemek ve içmek ve yatmak gibi hâlâtın âdâbının düstûrlarını beyân eden ve muâşerete taalluk eden çok sünnet-i seniyeler vardır. Bu nevi‘ sünnetlere, “âdâb” ta‘bîr edilir. Fakat o âdâba ittibâ‘ eden, âdâtını ibâdete çevirir, o edebden mühim bir feyiz alır. En küçük bir âdâbın mürââtı, Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ı tahattur ettiriyor, kalbe bir nûr veriyor. Sünnet-i seniyenin içinde en mühim olanları İslâmiyet alâmetleri olan şeâire taalluk eden sünnetlerdir. Şeâir, âdetâ hukuk-u umûmiye nev‘inden cem‘iyete âit bir ubûdiyettir. Birisinin yapmasıyla, o cem‘iyet umumen istifâde ettiği gibi, onun terkiyle de, umum cemâat mes’ûl olur.

Episode metadata supplied by the publisher feed · Published Nov 29, 2024

Embed this episode

NOW PLAYING

11. Lem'a/3, Sh 53 | Beşinci Nükte|İttibâ‘-ı sünnetin ne kadar mühim ve lazım olduğuna dairdir

0:00 54:38

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

No similar episodes found.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Lem'alar Mecmuası?

This episode is 54 minutes long.

When was this Lem'alar Mecmuası episode published?

This episode was published on November 29, 2024.

Can I download this Lem'alar Mecmuası episode?

Yes. Use the download control on the episode player to save the publisher-provided media file.
URL copied to clipboard!