11. Lem'a/4, Sh 55 | Yedinci Nükte | Sünnet-i seniye edebdir, her meselesinde nur ve edeb vardır episode artwork

EPISODE · Nov 30, 2024 · 43 MIN

11. Lem'a/4, Sh 55 | Yedinci Nükte | Sünnet-i seniye edebdir, her meselesinde nur ve edeb vardır

from Lem'alar Mecmuası · host Av. Ali Kurt

Yedinci Nükte: Sünnet-i seniye, edebdir. Hiçbir mes’elesi yoktur ki, altında bir nûr, bir edeb bulunmasın. Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: اَدَّبَن۪ي رَبّ۪ي فَاَحْسَنَ تَاْد۪يب۪ي “Rabbim bana edebi güzel bir sûrette ihsân etmiş, edeblendirmiş.” Evet siyer-i Nebeviyeye dikkat eden ve sünnet-i seniyeyi bilen, kat‘iyen anlar ki: Cenâb-ı Hak edebin envâını, Habîbind (asm) cem‘ etmiştir. Onun sünnet-i seniyesini terkeden, edebi terkeder. ب۪ى اَدَبْ مَحْرُومْ بَاشَدْ اَزْ لُطْفِ رَبْ kaidesine mâsadak olur, hasâretli bir edebsizliğe düşer. Suâl: Her şeyi bilen ve gören; ve hiçbir şey ondan gizlenemeyen Allâmü’l-Guyûb’a karşı edeb nasıl olur? Sebeb-i hacâlet olan hâletler, ondan gizlenemez. Çünkü edebin bir nev‘i, tesettürdür; mûcib-i istikrâh hâlâtı setretmektir. Allâmü’l-Guyûb’a karşı tesettür olamaz. Elcevab: Evvelâ, Sâni‘-i Zülcelâl nasıl ki san‘atını, kemâl-i ehemmiyetle güzel göstermek istiyor ve müstekrehşeyleri perdeler altına alıyor ve ni‘metlerine, o ni‘metleri süslendirmek cihetiyle nazar-ı dikkati celb ediyor. Öyle de, SAYFA 56 mahlûkātını ve ibâdını, sâir zîşuûrlara güzel göstermek istiyor. Onların çirkin vaz‘iyetlerde görünmeleri, Cemîl ve Müzeyyin ve Latîf ve Hakîm gibi isimlerine karşı, bir nevi‘ isyan ve hilâf-ı edeb oluyor. İşte sünnet-i seniyedeki edeb, o Sâni‘-i Zülcelâl’in esmâlarının hududları içinde bir mahz-ı edeb vaz‘iyetini takınmaktır. Sâniyen: Nasıl ki bir tabîb, doktorluk noktasında bir nâ-mahremin en nâ-mahrem uzvuna bakar ve zarûret olduğu vakit ona gösterilir. “Hilâf-ı edeb!” denilmez. Belki, “Edeb-i tıb öyle iktizâ eder” denilir. Fakat o tabîb, racûliyet sıfatıyla veyahud vâiz ismiyle yahud hoca ünvanıyla o nâ-mahremlere bakamaz. Ona göstermesine, edeb fetvâ veremez. O cihette ona göstermek, hayâsızlıktır. Öyle de Sâni‘-i Zülcelâl’in çok esmâsı var. Her bir ismin ayrı bir cilvesi var. Meselâ: Gaffâr ismi, günahların vücûdunu; ve Settâr ismi, kusurâtın bulunmasını iktizâ ettikleri gibi; Cemîl ismi de çirkinliği görmek istemez. Latîf, Kerîm, Hakîm, Rahîm gibi esmâ-yı cemâliye ve kemâliye, mevcûdâtı güzel bir sûrette ve mümkün vaz‘iyetlerin en iyisinde bulunmalarını iktizâ ederler. O esmâ-yı cemâliye ve kemâliye ise, melâike ve rûhâniyâtın, cin ve insin nazarlarında güzelliklerini, mevcûdâtın güzel vaz‘iyetleriyle ve hüsn-ü edebleriyle görmek isterler. İşte sünnet-i seniyedeki âdâb, bu ulvî âdâbın işârâtıdır ve düstûrlarıdır ve numûneleridir.

Yedinci Nükte: Sünnet-i seniye, edebdir. Hiçbir mes’elesi yoktur ki, altında bir nûr, bir edeb bulunmasın. Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: اَدَّبَن۪ي رَبّ۪ي فَاَحْسَنَ تَاْد۪يب۪ي “Rabbim bana edebi güzel bir sûrette ihsân etmiş, edeblendirmiş.” Evet siyer-i Nebeviyeye dikkat eden ve sünnet-i seniyeyi bilen, kat‘iyen anlar ki: Cenâb-ı Hak edebin envâını, Habîbind (asm) cem‘ etmiştir. Onun sünnet-i seniyesini terkeden, edebi terkeder. ب۪ى اَدَبْ مَحْرُومْ بَاشَدْ اَزْ لُطْفِ رَبْ kaidesine mâsadak olur, hasâretli bir edebsizliğe düşer. Suâl: Her şeyi bilen ve gören; ve hiçbir şey ondan gizlenemeyen Allâmü’l-Guyûb’a karşı edeb nasıl olur? Sebeb-i hacâlet olan hâletler, ondan gizlenemez. Çünkü edebin bir nev‘i, tesettürdür; mûcib-i istikrâh hâlâtı setretmektir. Allâmü’l-Guyûb’a karşı tesettür olamaz. Elcevab: Evvelâ, Sâni‘-i Zülcelâl nasıl ki san‘atını, kemâl-i ehemmiyetle güzel göstermek istiyor ve müstekrehşeyleri perdeler altına alıyor ve ni‘metlerine, o ni‘metleri süslendirmek cihetiyle nazar-ı dikkati celb ediyor. Öyle de, SAYFA 56 mahlûkātını ve ibâdını, sâir zîşuûrlara güzel göstermek istiyor. Onların çirkin vaz‘iyetlerde görünmeleri, Cemîl ve Müzeyyin ve Latîf ve Hakîm gibi isimlerine karşı, bir nevi‘ isyan ve hilâf-ı edeb oluyor. İşte sünnet-i seniyedeki edeb, o Sâni‘-i Zülcelâl’in esmâlarının hududları içinde bir mahz-ı edeb vaz‘iyetini takınmaktır. Sâniyen: Nasıl ki bir tabîb, doktorluk noktasında bir nâ-mahremin en nâ-mahrem uzvuna bakar ve zarûret olduğu vakit ona gösterilir. “Hilâf-ı edeb!” denilmez. Belki, “Edeb-i tıb öyle iktizâ eder” denilir. Fakat o tabîb, racûliyet sıfatıyla veyahud vâiz ismiyle yahud hoca ünvanıyla o nâ-mahremlere bakamaz. Ona göstermesine, edeb fetvâ veremez. O cihette ona göstermek, hayâsızlıktır. Öyle de Sâni‘-i Zülcelâl’in çok esmâsı var. Her bir ismin ayrı bir cilvesi var. Meselâ: Gaffâr ismi, günahların vücûdunu; ve Settâr ismi, kusurâtın bulunmasını iktizâ ettikleri gibi; Cemîl ismi de çirkinliği görmek istemez. Latîf, Kerîm, Hakîm, Rahîm gibi esmâ-yı cemâliye ve kemâliye, mevcûdâtı güzel bir sûrette ve mümkün vaz‘iyetlerin en iyisinde bulunmalarını iktizâ ederler. O esmâ-yı cemâliye ve kemâliye ise, melâike ve rûhâniyâtın, cin ve insin nazarlarında güzelliklerini, mevcûdâtın güzel vaz‘iyetleriyle ve hüsn-ü edebleriyle görmek isterler. İşte sünnet-i seniyedeki âdâb, bu ulvî âdâbın işârâtıdır ve düstûrlarıdır ve numûneleridir.

NOW PLAYING

11. Lem'a/4, Sh 55 | Yedinci Nükte | Sünnet-i seniye edebdir, her meselesinde nur ve edeb vardır

0:00 43:11

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

Explaining the Faith with Fr. Chris Alar The Marian Fathers Each week, Very Rev. Chris Alar, MIC, director of the Association of Marian Helpers, examines in-depth an essential element of faith and morals that Catholics are called to proclaim, live, and celebrate. With wisdom, wit, and infectious enthusiasm, Fr. Chris digs deep into the richness, beauty, and truth of the faith that continues to transform hearts and lead people to God. May this podcast encourage your love of our Lord and love of your neighbor, especially of your brethren in the Church. Living Divine Mercy EWTN Fr. Chris Alar, M.I.C. helps viewers get a better understanding of the Divine Mercy message, and shares powerful, real life examples of people who live Divine Mercy in their every day lives. Homilies from the National Shrine The Marian Fathers These difficult times demand that we turn back to the beautiful mystery of who God is and what it means to be His cherished children. Listen in to the daily homilies from the Marian Fathers at the National Shrine of The Divine Mercy, including Fr. Chris Alar, Fr. Kaz Chwalek, and many more. May they help you to live by God’s will that you may play an active and effective role in a world whose wellbeing requires authentic Christian witness! Ciberíada de Lem en Lab 137 =^__^= [Audiolibro Ciencia Ficción] Mesh_mescalito En su momento, agadecido com estaba a tda la ente que había subido audios y que gracas a ellos me acompañaban decidí contribuir kármicamente de alguna manerra. Siempre me fasción el libr Ciberíada del escritor polaco Stanislaw Lem, su propio Bores, un tipo genial que tuvo u montón de etapas diferentespero una de ellas ciertamente es, para mí, muy muy cómica (y hay que agradecer a los traductores que estuvieron tan bien) y ilos´focia. Pero sobretodo muy graciosa, en su apariencia puerril de cuentos de princesas y robots. Lo grabé muy cutremente con el móvil allí donde podía.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Lem'alar Mecmuası?

This episode is 43 minutes long.

When was this Lem'alar Mecmuası episode published?

This episode was published on November 30, 2024.

What is this episode about?

Yedinci Nükte: Sünnet-i seniye, edebdir. Hiçbir mes’elesi yoktur ki, altında bir nûr, bir edeb bulunmasın. Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: اَدَّبَن۪ي رَبّ۪ي فَاَحْسَنَ تَاْد۪يب۪ي “Rabbim bana edebi güzel bir sûrette ihsân etmiş,...

Can I download this Lem'alar Mecmuası episode?

Yes, you can download this episode by clicking the download button on the episode player, or subscribe to the podcast in your preferred podcast app for automatic downloads.
URL copied to clipboard!