11. Lem'a/5, Sh 56 | 8.Nükte|Sünnetten ve teblîğ edilen ahkâmdan yüz çevirmek vicdansızlıktır  episode artwork

EPISODE · Dec 1, 2024 · 40 MIN

11. Lem'a/5, Sh 56 | 8.Nükte|Sünnetten ve teblîğ edilen ahkâmdan yüz çevirmek vicdansızlıktır

from Lem'alar Mecmuası · host Av. Ali Kurt

Sekizinci Nükte: فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُ âyetinden evvelki olan لَقَدْ جَٓائَكُمْ رَسُولٌ ilâ âhirihî âyeti, Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın ümmetine karşı olan kemâl-i şefkat ve nihâyet re’fetini gösterdikten sonra, şu فَاِنْ تَوَلَّوْا âyetiyle der ki: “Ey insanlar ve ey Müslümanlar! Böyle hadsiz bir şefkatiyle sizi irşâd eden ve sizin menfaatiniz için bütün kuvvetini sarfeden ve ma‘nevî yaralarınızı getirdiği ahkâm ve sünnet-i seniyesiyle ve kemâl-i şefkatiyle merhem vurup tedâvi eden şefkatperver bir zâtın bedîhî şefkatini inkâr etmek; ve göz ile görünen re’fetini ithâm eder derecede onun sünnetinden ve teblîğ ettiği ahkâmdan yüzlerinizi çevirmek, ne kadar vicdansızlık, ne kadar akılsızlık olduğunu biliniz!” “Ve ey şefkatli Resûl ve ey re’fetli Nebî! Eğer senin bu azîm şefkatini ve büyük re’fetini tanımayıp akılsızlıklarından sana arkalarını çevirip seni dinlemezlerse, merak etme! Semâvât ve arzın cünûdu, taht-ı emrinde olan SAYFA 57 ve Arş-ı Azîm-i Muhît’in tahtında saltanat-ı rubûbiyeti hükmeden Zât-ı Zülcelâl, sana kâfîdir! Hakîkî mutî‘ tâifeleri, senin etrafına toplattırır, seni onlara dinlettirir. Senin ahkâmını onlara kabûl ettirir.” Evet şerîat-ı Muhammediye’d (asm) ve sünnet-i Ahmediye’d (asm) hiçbir mes’ele yoktur ki, müteaddidhikmetleri bulunmasın. Bu fakir, bütünkusur ve aczimle beraber bunu iddiâ ediyorum. Ve bu da‘vânın isbatına hazırım. Hem şimdiye kadar yazılan yetmiş seksen Risâle-i Nûr eserleri, sünnet-i Ahmediye’ni (asm) ve şerîat-ı Muhammediye’ni (asm) mes’eleleri, ne kadar hikmetli ve hakîkatli olduğuna, yetmiş seksen şâhid-i sâdık hükmüne geçmiştir. Eğer bu mevzûa dâir iktidar olsa yazılsa, yetmiş değil, belki yedi bin risâle o hikmetleri bitiremeyecektir. Hem ben şahsımda bilmüşâhede, hem zevken, belki binler tecrübelerim var ki; mesâil-i şerîatla sünnet-i seniye düstûrları, emrâz-ı rûhâniyede ve akliyede ve kalbiyede, hususan emrâz-ı ictimâiyede, gāyet nâfi‘ birer devâdır bildiğimi; ve onların yerlerini başka felsefî ve hikmetî mes’eleler tutamadığını bilmüşâhede kendim hissettiğimi; ve başkalarına da bir derece risâlelerde ihsâs ettiğimi i‘lân ediyorum. Bu da‘vâmda tereddüd edenler, Risâle-i Nûr eczâlarına mürâcaat edip baksınlar. İşte böyle bir zâtın sünnet-i seniyesine elden geldiği kadar ittibâa çalışmak, ne kadar kârlı ve hayat-ı ebediye için ne kadar saadetli ve hayat-ı dünyeviye için ne kadar menfaatli olduğu kıyâs edilsin. Dokuzuncu Nükte: Sünnet-i seniyenin herbir nev‘ine tamamen bilfiil ittibâ‘ etmek, ehass-ı havâssa dahi ancak müyesser olur. Ona bilfiil olmasa da, binniyye, bilkasdve tarafdârâne ve iltizâmkârâne tâlib olmak, herkesin elinden gelir. Farz ve vâcib kısımlara, zaten ittibâa mecbûriyet vardır. Ubûdiyetteki müstehab olan sünnet-i seniyenin terkinde günah olmasa dahi, büyük sevabın zâyiâtı var. Tağyîrinde ise, büyük hatâ vardır. Âdât ve muâmelâttaki sünnet-i seniye ise, ittibâ‘ ettikçe o âdât, ibâdet olur. İttibâ‘ etmezse, itâb yok. Fakat Habîbullâh’ın âdâb-ı hayatiyesinin nûrundan istifâdesi azalır. Ahkâm-ı ubûdiyette yeni îcâdlar, bid‘attir. Bid‘atler ise, اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ sırrına münâfî olduğu için, merdûddur. Fakat, tarîkatteki evrâd ve ezkâr ve meşrebler nev‘inden olsa; ve asılları Kitap ve Sünnetten ahzedilmek şartıyla, ayrı ayrı tarzda, ayrı ayrı sûrette olmakla beraber, mukarrer olan usûl ve esâsât-ı sünnet-i seniyeye muhâlefet etmemek ve tağyîr etmemek şartıyla, bid‘a değillerdir. Lâkin bir kısım ehl-i ilim, bunlardan SAYFA 58 bir kısmını bid‘aya dâhil etmişler, fakat “Bid‘a-i hasene” nâmını vermişler. İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sân (ra) diyor ki: “Ben seyr ü sülûk-ü rûhânîde görüyordum ki, Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’dan mervî olan kelimât nûrludur, sünnet-i seniye şuâı ile parlıyor.

Sekizinci Nükte: فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُ âyetinden evvelki olan لَقَدْ جَٓائَكُمْ رَسُولٌ ilâ âhirihî âyeti, Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın ümmetine karşı olan kemâl-i şefkat ve nihâyet re’fetini gösterdikten sonra, şu فَاِنْ تَوَلَّوْا âyetiyle der ki: “Ey insanlar ve ey Müslümanlar! Böyle hadsiz bir şefkatiyle sizi irşâd eden ve sizin menfaatiniz için bütün kuvvetini sarfeden ve ma‘nevî yaralarınızı getirdiği ahkâm ve sünnet-i seniyesiyle ve kemâl-i şefkatiyle merhem vurup tedâvi eden şefkatperver bir zâtın bedîhî şefkatini inkâr etmek; ve göz ile görünen re’fetini ithâm eder derecede onun sünnetinden ve teblîğ ettiği ahkâmdan yüzlerinizi çevirmek, ne kadar vicdansızlık, ne kadar akılsızlık olduğunu biliniz!” “Ve ey şefkatli Resûl ve ey re’fetli Nebî! Eğer senin bu azîm şefkatini ve büyük re’fetini tanımayıp akılsızlıklarından sana arkalarını çevirip seni dinlemezlerse, merak etme! Semâvât ve arzın cünûdu, taht-ı emrinde olan SAYFA 57 ve Arş-ı Azîm-i Muhît’in tahtında saltanat-ı rubûbiyeti hükmeden Zât-ı Zülcelâl, sana kâfîdir! Hakîkî mutî‘ tâifeleri, senin etrafına toplattırır, seni onlara dinlettirir. Senin ahkâmını onlara kabûl ettirir.” Evet şerîat-ı Muhammediye’d (asm) ve sünnet-i Ahmediye’d (asm) hiçbir mes’ele yoktur ki, müteaddidhikmetleri bulunmasın. Bu fakir, bütünkusur ve aczimle beraber bunu iddiâ ediyorum. Ve bu da‘vânın isbatına hazırım. Hem şimdiye kadar yazılan yetmiş seksen Risâle-i Nûr eserleri, sünnet-i Ahmediye’ni (asm) ve şerîat-ı Muhammediye’ni (asm) mes’eleleri, ne kadar hikmetli ve hakîkatli olduğuna, yetmiş seksen şâhid-i sâdık hükmüne geçmiştir. Eğer bu mevzûa dâir iktidar olsa yazılsa, yetmiş değil, belki yedi bin risâle o hikmetleri bitiremeyecektir. Hem ben şahsımda bilmüşâhede, hem zevken, belki binler tecrübelerim var ki; mesâil-i şerîatla sünnet-i seniye düstûrları, emrâz-ı rûhâniyede ve akliyede ve kalbiyede, hususan emrâz-ı ictimâiyede, gāyet nâfi‘ birer devâdır bildiğimi; ve onların yerlerini başka felsefî ve hikmetî mes’eleler tutamadığını bilmüşâhede kendim hissettiğimi; ve başkalarına da bir derece risâlelerde ihsâs ettiğimi i‘lân ediyorum. Bu da‘vâmda tereddüd edenler, Risâle-i Nûr eczâlarına mürâcaat edip baksınlar. İşte böyle bir zâtın sünnet-i seniyesine elden geldiği kadar ittibâa çalışmak, ne kadar kârlı ve hayat-ı ebediye için ne kadar saadetli ve hayat-ı dünyeviye için ne kadar menfaatli olduğu kıyâs edilsin. Dokuzuncu Nükte: Sünnet-i seniyenin herbir nev‘ine tamamen bilfiil ittibâ‘ etmek, ehass-ı havâssa dahi ancak müyesser olur. Ona bilfiil olmasa da, binniyye, bilkasdve tarafdârâne ve iltizâmkârâne tâlib olmak, herkesin elinden gelir. Farz ve vâcib kısımlara, zaten ittibâa mecbûriyet vardır. Ubûdiyetteki müstehab olan sünnet-i seniyenin terkinde günah olmasa dahi, büyük sevabın zâyiâtı var. Tağyîrinde ise, büyük hatâ vardır. Âdât ve muâmelâttaki sünnet-i seniye ise, ittibâ‘ ettikçe o âdât, ibâdet olur. İttibâ‘ etmezse, itâb yok. Fakat Habîbullâh’ın âdâb-ı hayatiyesinin nûrundan istifâdesi azalır. Ahkâm-ı ubûdiyette yeni îcâdlar, bid‘attir. Bid‘atler ise, اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ sırrına münâfî olduğu için, merdûddur. Fakat, tarîkatteki evrâd ve ezkâr ve meşrebler nev‘inden olsa; ve asılları Kitap ve Sünnetten ahzedilmek şartıyla, ayrı ayrı tarzda, ayrı ayrı sûrette olmakla beraber, mukarrer olan usûl ve esâsât-ı sünnet-i seniyeye muhâlefet etmemek ve tağyîr etmemek şartıyla, bid‘a değillerdir. Lâkin bir kısım ehl-i ilim, bunlardan SAYFA 58 bir kısmını bid‘aya dâhil etmişler, fakat “Bid‘a-i hasene” nâmını vermişler. İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sân (ra) diyor ki: “Ben seyr ü sülûk-ü rûhânîde görüyordum ki, Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’dan mervî olan kelimât nûrludur, sünnet-i seniye şuâı ile parlıyor.

NOW PLAYING

11. Lem'a/5, Sh 56 | 8.Nükte|Sünnetten ve teblîğ edilen ahkâmdan yüz çevirmek vicdansızlıktır

0:00 40:39

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

Explaining the Faith with Fr. Chris Alar The Marian Fathers Each week, Very Rev. Chris Alar, MIC, director of the Association of Marian Helpers, examines in-depth an essential element of faith and morals that Catholics are called to proclaim, live, and celebrate. With wisdom, wit, and infectious enthusiasm, Fr. Chris digs deep into the richness, beauty, and truth of the faith that continues to transform hearts and lead people to God. May this podcast encourage your love of our Lord and love of your neighbor, especially of your brethren in the Church. Living Divine Mercy EWTN Fr. Chris Alar, M.I.C. helps viewers get a better understanding of the Divine Mercy message, and shares powerful, real life examples of people who live Divine Mercy in their every day lives. Homilies from the National Shrine The Marian Fathers These difficult times demand that we turn back to the beautiful mystery of who God is and what it means to be His cherished children. Listen in to the daily homilies from the Marian Fathers at the National Shrine of The Divine Mercy, including Fr. Chris Alar, Fr. Kaz Chwalek, and many more. May they help you to live by God’s will that you may play an active and effective role in a world whose wellbeing requires authentic Christian witness! Ciberíada de Lem en Lab 137 =^__^= [Audiolibro Ciencia Ficción] Mesh_mescalito En su momento, agadecido com estaba a tda la ente que había subido audios y que gracas a ellos me acompañaban decidí contribuir kármicamente de alguna manerra. Siempre me fasción el libr Ciberíada del escritor polaco Stanislaw Lem, su propio Bores, un tipo genial que tuvo u montón de etapas diferentespero una de ellas ciertamente es, para mí, muy muy cómica (y hay que agradecer a los traductores que estuvieron tan bien) y ilos´focia. Pero sobretodo muy graciosa, en su apariencia puerril de cuentos de princesas y robots. Lo grabé muy cutremente con el móvil allí donde podía.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Lem'alar Mecmuası?

This episode is 40 minutes long.

When was this Lem'alar Mecmuası episode published?

This episode was published on December 1, 2024.

What is this episode about?

Sekizinci Nükte: فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُ âyetinden evvelki olan لَقَدْ جَٓائَكُمْ رَسُولٌ ilâ âhirihî âyeti, Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın ümmetine karşı olan kemâl-i şefkat ve nihâyet re’fetini gösterdikten sonra, şu...

Can I download this Lem'alar Mecmuası episode?

Yes, you can download this episode by clicking the download button on the episode player, or subscribe to the podcast in your preferred podcast app for automatic downloads.
URL copied to clipboard!