13.Lem'a/7, Sh 81 | 9.İşaret | Ehl-i hidâyet neden çok def‘a ehl-i dalâlete mağlûb oluyorlar? episode artwork

EPISODE · Dec 16, 2024 · 47 MIN

13.Lem'a/7, Sh 81 | 9.İşaret | Ehl-i hidâyet neden çok def‘a ehl-i dalâlete mağlûb oluyorlar?

from Lem'alar Mecmuası · host Av. Ali Kurt

Dokuzuncu İşaret: Suâl: Hizbullâh olan ehl-i hidâyet, başta enbiyâlar ve onların başında Fahr-i Âlem Aleyhis-salâtü Vesselâm, o kadar inâyet ve merhamet-i İlâhiyeye ve imdâd-ı Sübhânîye mazhar oldukları halde, neden çok def‘a hizbüşşeytan olan ehl-i dalâlete mağlûb olmuşlar? Hem Hâtemü’l-Enbiyâ’nı (asm) güneş gibi parlak nübüvvet ve risâleti; ve iksîr-i a‘zam gibi te’sîrli i‘câz-ı Kur’ân vâsıtasıyla irşâdı; ve câzibe-i umûmiye-i kâinâttan daha câzibedâr hakāik-i Kur’âniyenin komşuluğunda ve yakınında olan Medine münâfıklarının dalâlette ısrarları ve hidâyete girmemeleri, ne içindir? Ve hikmeti nedir? Elcevab: Bu iki şık müdhiş suâlin hâlli için, derince bir esas beyân etmek lâzım gelir. Şöyle ki: Şu kâinât Hâlik-ı Zülcelâli’nin hem cemâlî, hem celâlî iki kısım esmâsı bulunduğundan ve o cemâlî ve celâlî isimler, hükümlerini ayrı ayrı cilvelerle göstermek iktizâ ettiklerinden, Hâlik-ı Zülcelâl kâinâtta ezdâdı birbirine mezcedip ve birbirine mukābil getirip ve birbirine mütecâviz ve mütedâfi‘ bir vaz‘iyet verip, hikmetli ve menfaatdâr bir nevi‘ mübâreze SAYFA 82 sûretine getirmiş ve ondan zıdları birbirinin hududuna geçirip ihtilâfât ve tagayyürât meydana getirmekle, kâinâtı kānûn-u tagayyür ve tahavvüle ve düstûr-u terakkî ve tekâmüle tâbi‘ kıldığı için, o şecere-i hilkatin câmi‘ bir semeresi olan insan nev‘inde, o kānûn-u mübârezeyi daha acîb bir şekle getirip, bütün terakkıyât-ı insaniyeye medâr bir mücâhede kapısını açmış ve hizbullâha karşı meydana çıkabilmek için hizbüşşeytana bazı cihâzât vermiş. İşte bu sırr-ı dakîk içindir ki: Enbiyâlar çok def‘a ehl-i dalâlete karşı mağlûb oluyorlar. Ve gāyet za‘f ve aczde olan dalâlet ehli, ma‘nen gāyet kuvvetli olan ehl-i hakka muvakkaten gālib oluyorlar ve mukāvemet ediyorlar. Bu acîb mukāvemetin sır ve hikmeti şudur ki: Dalâlette ve küfürde hem adem ve terk vardır ki; pek kolaydır, hareket istemez. Hem tahrîb var ki, çok sehildir ve âsândır; az bir hareket yeter. Hem tecâvüz var ki; az bir amel ile çoklarına zarar verip, ihâfe noktasından ve firavuniyet cihetinden onlara bir makam kazandırır. Hem âkıbeti görmeyen ve hazır zevke mübtelâ olan insandaki nebâtî ve hayvânî kuvvelerin tatmîni ve telezzüzü hürriyeti vardır ki, akıl ve kalb gibi letâif-i insaniyeyi, insaniyetkârâne ve âkıbet-endîşâne olan vazîfelerinden vazgeçiriyorlar. Ehl-i hidâyet ve başta ehl-i nübüvvet ve başta Habîb-i Rabbü’l-Âlemîn olan Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın meslek-i kudsîsinde hem vücûdî, hem sübûtî, hem ta‘mîr, hem hareket, hem hududda istikamet, hem âkıbeti düşünmek, hem ubûdiyet, hem nefs-i emmârenin firavuniyetini ve serbestliğini kırmak gibi esâsât-ı mühimme bulunduğundandır ki, Medîne-i Münevvere’de bulunan o zamanın münâfıkları, o parlak güneşe karşı yarasa kuşu gibi gözlerini yumup, o câzibe-i uzmâya karşı, şeytânî bir kuvve-i dâfiaya kapılıp, dalâlette kalmışlar. Eğer denilse: Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, madem Habîb-i Rabbü’l-Âlemîn’dir. Hem elindeki hak ve lisânındaki hakîkattir. Ve ordusundaki askerlerin bir kısmı melâikedir. Ve bir avuç su ile bir orduyu sular. Ve dört avuç buğday ve bir oğlağın etiyle, bin adamı doyuracak bir ziyafet verir. Ve küffâr ordusunun gözlerine bir avuç toprak atmakla, o bir avuç topraktan her küffârın gözüne bir avuç toprak girmesiyle onları kaçırır. Ve daha bunlar gibi, bin mu‘cizât sâhibi olan bir kumandan-ı Rabbânî, nasıl oluyor, Uhud’un nihâyetinde ve Huneyn’in bidâyetinde mağlûb oluyor? SAYFA 83 Elcevab: Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, nev‘-i beşere muktedâ ve imam ve rehber olarak gönderilmiştir. Tâ ki, o nev‘-i insanî, hayat-ı ictimâiye ve şahsiyedeki düstûrları ondan öğrensinler ve Hakîm-i Zülkemâl’in kavânîn-i meşîetine itâate alışsınlar ve desâtîr-i hikmetine tevfîk-i hareket etsinler. Eğer Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, hayat-ı ictimâiye ve şahsiyesinde dâimâ hârikulâdelere ve mu‘cizelere istinâd etse idi, o vakit imâm-ı mutlak ve rehber-i ekber olamazdı.

Episode metadata supplied by the publisher feed · Published Dec 16, 2024

Embed this episode

Ready to play

13.Lem'a/7, Sh 81 | 9.İşaret | Ehl-i hidâyet neden çok def‘a ehl-i dalâlete mağlûb oluyorlar?

0:00 47:09

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

No similar episodes found.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Lem'alar Mecmuası?

This episode is 47 minutes long.

When was this Lem'alar Mecmuası episode published?

This episode was published on December 16, 2024.

Can I download this Lem'alar Mecmuası episode?

Yes. Use the download control on the episode player to save the publisher-provided media file.
URL copied to clipboard!