(65) 16.Lem'a/4, Sh 109 | Sedd-i Zülkarneyn nerededir? Ye’cûc ve Me’cûc kimlerdir? episode artwork

EPISODE · Jan 3, 2025 · 53 MIN

(65) 16.Lem'a/4, Sh 109 | Sedd-i Zülkarneyn nerededir? Ye’cûc ve Me’cûc kimlerdir?

from Lem'alar Mecmuası · host Av. Ali Kurt

İkinci Suâliniz: Sedd-i Zülkarneyn nerededir? Ye’cûc ve Me’cûc kimlerdir? Elcevab: Eskiden bu mes’eleye dâir bir risâle yazmıştım. O vaktin mülhidleri onunla mülzem olmuşlardı. Şimdilik hem o risâle yanımda yoktur. Hem kuvve-i hâfızam ta‘tîl-i eşgāl etmiş, yardım etmiyor. Hem Yirmidördüncü Söz’ün Üçüncü Dalı’nda bir nebze bu mes’eleden bahsedilmiş. Onun için bu mes’elenin yalnız iki üç nüktesine muhtasar bir işaret edeceğiz. Şöyle ki: Ehl-i tahkîkin beyânına göre, hem Zülkarneyn ünvanının işaretiyle, Yemen padişahlarının Zülyezen gibi, “zü” kelimesiyle başlayan isimleri bulunduğundan bu Zülkarneyn, İskender-i Rûmî değildir. Belki Yemen padişahlarından birisidir ki: Hazret-i İbrahim Aleyhisselâm’ın zamanında bulunmuş ve Hazret-i Hızır’da (as) ders almıştır. İskender-i Rûmî ise, mîlâddan takrîben üç yüz sene evvel gelmiş, Aristo’dan ders almıştır. Târîh-i beşerî, muntazam sûrette üç bin seneye kadar gidiyor. Bu nâkıs ve kısa târih nazarı, Hazret-i İbrâhîm Aleyhisselâm’ın zamanından evvel doğru olarak hükmedemiyor. Ya hurâfevârî, ya münkirâne veya gāyet muhtasar gidiyor. Bu Yemenî Zülkarneyn’in, tefsîrlerde “İskender” nâmıyla iştihârının sebebi, ya o Zülkarneyn’in bir ismi İskender’dir ki, İskender-i Kebîr ve Eski İskender’dir. Veyahud âyât-ı Kur’âniyenin zikrettiği hâdisât-ı cüz’iyeler; küllî hâdisâtın uçları olduğu cihetle, Zülkarneyn olan İskender-i Kebîr’in nübüvvetkârâneirşâdâtıyla akvâm-ı zâlime ile milel-i mazlûme ortasında hâil ve gaddarların gārâtlarına mâni‘ olacak meşhur Sedd-i Çin’in binasını kurduğu gibi; İskender-i Rûmî misillû müteaddid cihangîrler ve kuvvetli padişahlar, maddî cihetinde ve ma‘nevî âlem-i insaniyetin ma‘nevî padişahları olan bir kısım enbiyâ, ve bazı aktâblar dahi ma‘nevî ve irşâdî cihetinde o Zülkarneyn’in arkasında gidip ve ona iktidâ edip, mazlumları zâlimlerden kurtaracak çarelerin mühimlerinden olan, dağlar ortalarında sedleri,(Hâşiye) sonra dağlar başlarında kal‘aları kurmuşlar. Ya bizzât maddî kuvvetleriyle veyahud irşâd ve tedbîrleriyle te’sîs etmişler. Sonra şehirlerin etrafında sûrları ve ortalarında kal‘aları, tâ son çare olan kırk ikilik topları ve kal‘a-i seyyâre gibi diritnavtları yapmışlar. Hatta rû-yu zemînin en meşhur seddi ve kaç günlük uzun bir mesâfe tutan Sedd-i Çin’i, Kur’ân lisânıyla Ye’cûc ve Me’cûc’ün ve ta‘bîr-i diğerle târih lisânında Mançur ve Moğol denilen ve âlem-i beşeriyeti kaç def‘a zîr u zeber eden ve Himalaya Dağlarının arkasından çıkan, şarktan garba kadar harâb eden akvâm-ı vahşiye ve gārâtkâr milletlerin Hind ve Çin’deki Hâşiye: Rû-yu zemînde mürûr-u zamanla dağ şeklini almış ve tanınmayacak bir sûrete gelmiş çok sun‘î sedler var. Sayfa 111 akvâm-ı mazlûmeye tecâvüzlerini durdurmak için o Himalaya silsilelerine yakın ve iki dağ ortasında uzun bir sed yaptığını; ve o akvâm-ı vahşiyenin kesretle hücumlarına çok zaman mâni‘ olduğu gibi; Kafkas Dağları’nda, Derbend cihetinde yine çapulcu gārâtgîr akvâm-ı Tatariyenin hücumunu durdurmak için, Zülkarneyn-misâl eski İran padişahlarının himmetiyle sedler yapılmıştır. Bu nev‘den çok sedler var. Kur’ân-ı Hakîm umum nev‘-i beşerle konuştuğu için, zâhiren bir hâdise-i cüz’iyeyi zikreder, umum o hâdiseye benzer hâdisâtı ihtâr ederek konuşur. İşte bu nokta-i nazardandır ki, sedde ve Ye’cûc ve Me’cûc’e dâir rivâyetler ve akvâl-i müfessirîn ayrı ayrı gidiyor. Hem Kur’ân-ı Hakîm, münâsebât-ı kelâmiye cihetinde bir hâdiseden uzak bir hâdiseye intikāl eder. Bu münâsebeti düşünmeyen zanneder ki, iki hâdisenin zamanları birbirine yakındır. İşte seddin harâbiyetini ve kıyâmetin kopmasını Kur’ân’ın haber vermesi, kurbiyet-i zaman ciheti ile değildir, belki münâsebât-ı kelâmiye cihetinde iki nükte içindir. Yani bu sed nasıl harâb olacak, öyle de dünya harâb olacaktır. Hem nasıl ki, fıtrî ve İlâhî sedler olan dağlar metîndir, ancak kıyâmetin kopmasıyla harâb olurlar. Öyle de bu sed dahi, dağ gibi metîndir, ancak dünyanın harâb olmasıyla hâk ile yeksân olur. İnkılâbât-ı zaman tahrîbât yapsa da, çoğu sağlam kalır, demektir.

İkinci Suâliniz: Sedd-i Zülkarneyn nerededir? Ye’cûc ve Me’cûc kimlerdir? Elcevab: Eskiden bu mes’eleye dâir bir risâle yazmıştım. O vaktin mülhidleri onunla mülzem olmuşlardı. Şimdilik hem o risâle yanımda yoktur. Hem kuvve-i hâfızam ta‘tîl-i eşgāl etmiş, yardım etmiyor. Hem Yirmidördüncü Söz’ün Üçüncü Dalı’nda bir nebze bu mes’eleden bahsedilmiş. Onun için bu mes’elenin yalnız iki üç nüktesine muhtasar bir işaret edeceğiz. Şöyle ki: Ehl-i tahkîkin beyânına göre, hem Zülkarneyn ünvanının işaretiyle, Yemen padişahlarının Zülyezen gibi, “zü” kelimesiyle başlayan isimleri bulunduğundan bu Zülkarneyn, İskender-i Rûmî değildir. Belki Yemen padişahlarından birisidir ki: Hazret-i İbrahim Aleyhisselâm’ın zamanında bulunmuş ve Hazret-i Hızır’da (as) ders almıştır. İskender-i Rûmî ise, mîlâddan takrîben üç yüz sene evvel gelmiş, Aristo’dan ders almıştır. Târîh-i beşerî, muntazam sûrette üç bin seneye kadar gidiyor. Bu nâkıs ve kısa târih nazarı, Hazret-i İbrâhîm Aleyhisselâm’ın zamanından evvel doğru olarak hükmedemiyor. Ya hurâfevârî, ya münkirâne veya gāyet muhtasar gidiyor. Bu Yemenî Zülkarneyn’in, tefsîrlerde “İskender” nâmıyla iştihârının sebebi, ya o Zülkarneyn’in bir ismi İskender’dir ki, İskender-i Kebîr ve Eski İskender’dir. Veyahud âyât-ı Kur’âniyenin zikrettiği hâdisât-ı cüz’iyeler; küllî hâdisâtın uçları olduğu cihetle, Zülkarneyn olan İskender-i Kebîr’in nübüvvetkârâneirşâdâtıyla akvâm-ı zâlime ile milel-i mazlûme ortasında hâil ve gaddarların gārâtlarına mâni‘ olacak meşhur Sedd-i Çin’in binasını kurduğu gibi; İskender-i Rûmî misillû müteaddid cihangîrler ve kuvvetli padişahlar, maddî cihetinde ve ma‘nevî âlem-i insaniyetin ma‘nevî padişahları olan bir kısım enbiyâ, ve bazı aktâblar dahi ma‘nevî ve irşâdî cihetinde o Zülkarneyn’in arkasında gidip ve ona iktidâ edip, mazlumları zâlimlerden kurtaracak çarelerin mühimlerinden olan, dağlar ortalarında sedleri,(Hâşiye) sonra dağlar başlarında kal‘aları kurmuşlar. Ya bizzât maddî kuvvetleriyle veyahud irşâd ve tedbîrleriyle te’sîs etmişler. Sonra şehirlerin etrafında sûrları ve ortalarında kal‘aları, tâ son çare olan kırk ikilik topları ve kal‘a-i seyyâre gibi diritnavtları yapmışlar. Hatta rû-yu zemînin en meşhur seddi ve kaç günlük uzun bir mesâfe tutan Sedd-i Çin’i, Kur’ân lisânıyla Ye’cûc ve Me’cûc’ün ve ta‘bîr-i diğerle târih lisânında Mançur ve Moğol denilen ve âlem-i beşeriyeti kaç def‘a zîr u zeber eden ve Himalaya Dağlarının arkasından çıkan, şarktan garba kadar harâb eden akvâm-ı vahşiye ve gārâtkâr milletlerin Hind ve Çin’deki Hâşiye: Rû-yu zemînde mürûr-u zamanla dağ şeklini almış ve tanınmayacak bir sûrete gelmiş çok sun‘î sedler var. Sayfa 111 akvâm-ı mazlûmeye tecâvüzlerini durdurmak için o Himalaya silsilelerine yakın ve iki dağ ortasında uzun bir sed yaptığını; ve o akvâm-ı vahşiyenin kesretle hücumlarına çok zaman mâni‘ olduğu gibi; Kafkas Dağları’nda, Derbend cihetinde yine çapulcu gārâtgîr akvâm-ı Tatariyenin hücumunu durdurmak için, Zülkarneyn-misâl eski İran padişahlarının himmetiyle sedler yapılmıştır. Bu nev‘den çok sedler var. Kur’ân-ı Hakîm umum nev‘-i beşerle konuştuğu için, zâhiren bir hâdise-i cüz’iyeyi zikreder, umum o hâdiseye benzer hâdisâtı ihtâr ederek konuşur. İşte bu nokta-i nazardandır ki, sedde ve Ye’cûc ve Me’cûc’e dâir rivâyetler ve akvâl-i müfessirîn ayrı ayrı gidiyor. Hem Kur’ân-ı Hakîm, münâsebât-ı kelâmiye cihetinde bir hâdiseden uzak bir hâdiseye intikāl eder. Bu münâsebeti düşünmeyen zanneder ki, iki hâdisenin zamanları birbirine yakındır. İşte seddin harâbiyetini ve kıyâmetin kopmasını Kur’ân’ın haber vermesi, kurbiyet-i zaman ciheti ile değildir, belki münâsebât-ı kelâmiye cihetinde iki nükte içindir. Yani bu sed nasıl harâb olacak, öyle de dünya harâb olacaktır. Hem nasıl ki, fıtrî ve İlâhî sedler olan dağlar metîndir, ancak kıyâmetin kopmasıyla harâb olurlar. Öyle de bu sed dahi, dağ gibi metîndir, ancak dünyanın harâb olmasıyla hâk ile yeksân olur. İnkılâbât-ı zaman tahrîbât yapsa da, çoğu sağlam kalır, demektir.

NOW PLAYING

(65) 16.Lem'a/4, Sh 109 | Sedd-i Zülkarneyn nerededir? Ye’cûc ve Me’cûc kimlerdir?

0:00 53:01

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

Explaining the Faith with Fr. Chris Alar The Marian Fathers Each week, Very Rev. Chris Alar, MIC, director of the Association of Marian Helpers, examines in-depth an essential element of faith and morals that Catholics are called to proclaim, live, and celebrate. With wisdom, wit, and infectious enthusiasm, Fr. Chris digs deep into the richness, beauty, and truth of the faith that continues to transform hearts and lead people to God. May this podcast encourage your love of our Lord and love of your neighbor, especially of your brethren in the Church. Living Divine Mercy EWTN Fr. Chris Alar, M.I.C. helps viewers get a better understanding of the Divine Mercy message, and shares powerful, real life examples of people who live Divine Mercy in their every day lives. Homilies from the National Shrine The Marian Fathers These difficult times demand that we turn back to the beautiful mystery of who God is and what it means to be His cherished children. Listen in to the daily homilies from the Marian Fathers at the National Shrine of The Divine Mercy, including Fr. Chris Alar, Fr. Kaz Chwalek, and many more. May they help you to live by God’s will that you may play an active and effective role in a world whose wellbeing requires authentic Christian witness! Ciberíada de Lem en Lab 137 =^__^= [Audiolibro Ciencia Ficción] Mesh_mescalito En su momento, agadecido com estaba a tda la ente que había subido audios y que gracas a ellos me acompañaban decidí contribuir kármicamente de alguna manerra. Siempre me fasción el libr Ciberíada del escritor polaco Stanislaw Lem, su propio Bores, un tipo genial que tuvo u montón de etapas diferentespero una de ellas ciertamente es, para mí, muy muy cómica (y hay que agradecer a los traductores que estuvieron tan bien) y ilos´focia. Pero sobretodo muy graciosa, en su apariencia puerril de cuentos de princesas y robots. Lo grabé muy cutremente con el móvil allí donde podía.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Lem'alar Mecmuası?

This episode is 53 minutes long.

When was this Lem'alar Mecmuası episode published?

This episode was published on January 3, 2025.

What is this episode about?

İkinci Suâliniz: Sedd-i Zülkarneyn nerededir? Ye’cûc ve Me’cûc kimlerdir? Elcevab: Eskiden bu mes’eleye dâir bir risâle yazmıştım. O vaktin mülhidleri onunla mülzem olmuşlardı. Şimdilik hem o risâle yanımda yoktur. Hem kuvve-i hâfızam ta‘tîl-i eşgāl...

Can I download this Lem'alar Mecmuası episode?

Yes, you can download this episode by clicking the download button on the episode player, or subscribe to the podcast in your preferred podcast app for automatic downloads.
URL copied to clipboard!