90- İcsel Deneyiminiz ve Hayali Eyleminiz İçin Kimsenin Onayına İhtiyacınız Yok episode artwork

EPISODE · May 24, 2026 · 10 MIN

90- İcsel Deneyiminiz ve Hayali Eyleminiz İçin Kimsenin Onayına İhtiyacınız Yok

from Karınca Sensin · host Öykü Şahin

D&R Kitap linki:https://www.dr.com.tr/kitap/karinca-sensin/oyku-sahin/basvuru/kisisel-gelisim/urunno=0002110049001Bugün manifest etme sürecindeki bekleme halinden birazcık bahsetmek istiyorum.Henüz duymamış olanlarınız için ilk kitabım Karınca sensinin piyasaya çıktığında duyurmuş olayım. Bu kitabın bu konuda şimdiye kadar yazılmış en kapsamlı, en yol gösterici, bu süreçteki ince ayarlara en çok dikkat çeken kaynak olduğunu söyleyebilirim. Sadece Türkçe olarak da değil, tüm dillerde yazılmış. Çünkü kendim de yabancı kaynaklar dahil şimdiye kadar sayısız kaynak okudum ve her birinde bana eksik gelen bir şeyler vardı. Birçoğunun insanlara bir noktadan sonra yol gösterdiğini fark ettim. Fakat o noktaya gelinceye kadar yapılması gerekenlerin yeterince vurgulanmadığını gördüm.Yani ne demek istiyorum? Evet birçok kaynak manifest etme sürecini bazı açılardan oldukça güzel bir şekilde ele alır fakat bu sürecin aslında yüksek bir bilinç hali gerektirdiğini ve o yüksek bilinç hallerine geçebilmemiz için, gündelik bilincimizin ötesine geçebilmemiz için neler yapmamız, daha doğrusu nasıl bir anlayış geliştirmemiz gerektiğinden, bu süreçte karşılaşabileceğimiz tuzaklardan ya da kör noktalardan hakkıyla bahsetmez.Ben kendi yaşadığım yerlerden bu noktalara özellikle dikkat çekmeye çalıştım. Manifest etmenin hayattan bir şeyler koparmakla ya da bir şeyleri kendimize çekmekle ilgisi olmadığını, bu süreci ancak spiritüel uyanışımızın bir parçası gibi görürsek ilerleyebileceğimizi özellikle vurguladım.Elbette kitapta çok daha fazlası var. Defalarca okumak isteyeceginiz ve yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz bir kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Evet uzun süredir kendimizle, iyileşmemizle, içsel dünyamızda ilgileniyoruz ve bir noktada fark ediyoruz ki aslında düşünce duygu ve davranışlarımızla kendi hayatımızın yaratıcısıyız. Bu hayatta nasıl var olmak istediğimizi, nasıl deneyimler yaşamak istediğimizi farkındalıkla seçiyor, derinden kabul ediyor ve haliyle düşünce duygu ve davranışlarımızla, bu yeni olma halindeki ısrarımızla yeni benliğimize hizalanıyoruz.Fakat bütün bunları her ne kadar yaptığımızı düşünsek de, kendimizi yine ara ara dış dünyanın bize ne zaman cevap vereceğini beklediğimiz ve bu doğrusal zaman aralığında ne yapacağımızı bilemediğimiz bir halde yakalıyoruz.İçsel dünyamızın değiştiğini düşünüyorsunuz fakat dış dünyada herhangi bir karşılık göremiyorsunuz.Arkadaşlar zaman da üç boyutlu dünyaya ait olan bütün diğer şeyler gibi, dış şartlar gibi üç boyutlu dünyamıza ait bir algıdır.Hatta üç boyutlu dünyaya ait kısıtlayıcı bir inanış, bir koşullanmasın bile diyebiliriz. Fakat bunun böyle olduğunu ancak bilincimiz yükseldiğinde gerçekten idrak edebiliriz. İçsel gücümüz geliştikçe gücümüzü zamana vermeyi bırakırız.İsteğimizin gerçekleşmesini bekledikçe o isteğimizin bize vereceği doyum hissiyle aramıza mesafe koyarız.O deneyimi yaşayan o insan olmaya derinden bir karar verdiğimizde ve bu varsayımımızda ısrarcı olabildiğimizde ki hem varsayımın hem de ısrarın ne olduğunu kitapta detaylı bir şekilde anlatıyorum, bu varsayım, bu karar bizim ozamana kadar hayatımızda hiç deneyimlemediğimiz, bize o anda çok büyük ve değişik gelen bir şey olabilir. Ve elbette onun gerektirdiği olma haline yerleşebilmemiz için doğrusal zamanda belli sürenin geçmesi gerekebilir. Bu süreçte içsel olarak daha da derinleşiriz.Fakat onu içsel olarak bir kez canlı bir şekilde yaşadığımızda o artık fiziksel bir eylem kadar gerçektir.Ama eğer bir noktada buna güvenmeyip, bu deneyimimize, içsel deneyimimize, hayal Gücümüzün yoğunluğuna güvenmeyip, bize gereken onayı ancak dış dünyanın verebileceğini düşünüyorsak, bu bekleme süresinde hep daha fazla ne yapabilirim acaba diye düşünüyorsak, ancak bir şeyler yaparsak o arzumuzun gerçekleşebileceğini varsayıyorsak basitçe kendimize ve karınca benim gücümüze güvenmiyoruzdur.Kendimizle güvene dayalı bir ilişkimiz yoktur.

D&R Kitap linki:https://www.dr.com.tr/kitap/karinca-sensin/oyku-sahin/basvuru/kisisel-gelisim/urunno=0002110049001Bugün manifest etme sürecindeki bekleme halinden birazcık bahsetmek istiyorum.Henüz duymamış olanlarınız için ilk kitabım Karınca sensinin piyasaya çıktığında duyurmuş olayım. Bu kitabın bu konuda şimdiye kadar yazılmış en kapsamlı, en yol gösterici, bu süreçteki ince ayarlara en çok dikkat çeken kaynak olduğunu söyleyebilirim. Sadece Türkçe olarak da değil, tüm dillerde yazılmış. Çünkü kendim de yabancı kaynaklar dahil şimdiye kadar sayısız kaynak okudum ve her birinde bana eksik gelen bir şeyler vardı. Birçoğunun insanlara bir noktadan sonra yol gösterdiğini fark ettim. Fakat o noktaya gelinceye kadar yapılması gerekenlerin yeterince vurgulanmadığını gördüm.Yani ne demek istiyorum? Evet birçok kaynak manifest etme sürecini bazı açılardan oldukça güzel bir şekilde ele alır fakat bu sürecin aslında yüksek bir bilinç hali gerektirdiğini ve o yüksek bilinç hallerine geçebilmemiz için, gündelik bilincimizin ötesine geçebilmemiz için neler yapmamız, daha doğrusu nasıl bir anlayış geliştirmemiz gerektiğinden, bu süreçte karşılaşabileceğimiz tuzaklardan ya da kör noktalardan hakkıyla bahsetmez.Ben kendi yaşadığım yerlerden bu noktalara özellikle dikkat çekmeye çalıştım. Manifest etmenin hayattan bir şeyler koparmakla ya da bir şeyleri kendimize çekmekle ilgisi olmadığını, bu süreci ancak spiritüel uyanışımızın bir parçası gibi görürsek ilerleyebileceğimizi özellikle vurguladım.Elbette kitapta çok daha fazlası var. Defalarca okumak isteyeceginiz ve yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz bir kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Evet uzun süredir kendimizle, iyileşmemizle, içsel dünyamızda ilgileniyoruz ve bir noktada fark ediyoruz ki aslında düşünce duygu ve davranışlarımızla kendi hayatımızın yaratıcısıyız. Bu hayatta nasıl var olmak istediğimizi, nasıl deneyimler yaşamak istediğimizi farkındalıkla seçiyor, derinden kabul ediyor ve haliyle düşünce duygu ve davranışlarımızla, bu yeni olma halindeki ısrarımızla yeni benliğimize hizalanıyoruz.Fakat bütün bunları her ne kadar yaptığımızı düşünsek de, kendimizi yine ara ara dış dünyanın bize ne zaman cevap vereceğini beklediğimiz ve bu doğrusal zaman aralığında ne yapacağımızı bilemediğimiz bir halde yakalıyoruz.İçsel dünyamızın değiştiğini düşünüyorsunuz fakat dış dünyada herhangi bir karşılık göremiyorsunuz.Arkadaşlar zaman da üç boyutlu dünyaya ait olan bütün diğer şeyler gibi, dış şartlar gibi üç boyutlu dünyamıza ait bir algıdır.Hatta üç boyutlu dünyaya ait kısıtlayıcı bir inanış, bir koşullanmasın bile diyebiliriz. Fakat bunun böyle olduğunu ancak bilincimiz yükseldiğinde gerçekten idrak edebiliriz. İçsel gücümüz geliştikçe gücümüzü zamana vermeyi bırakırız.İsteğimizin gerçekleşmesini bekledikçe o isteğimizin bize vereceği doyum hissiyle aramıza mesafe koyarız.O deneyimi yaşayan o insan olmaya derinden bir karar verdiğimizde ve bu varsayımımızda ısrarcı olabildiğimizde ki hem varsayımın hem de ısrarın ne olduğunu kitapta detaylı bir şekilde anlatıyorum, bu varsayım, bu karar bizim ozamana kadar hayatımızda hiç deneyimlemediğimiz, bize o anda çok büyük ve değişik gelen bir şey olabilir. Ve elbette onun gerektirdiği olma haline yerleşebilmemiz için doğrusal zamanda belli sürenin geçmesi gerekebilir. Bu süreçte içsel olarak daha da derinleşiriz.Fakat onu içsel olarak bir kez canlı bir şekilde yaşadığımızda o artık fiziksel bir eylem kadar gerçektir.Ama eğer bir noktada buna güvenmeyip, bu deneyimimize, içsel deneyimimize, hayal Gücümüzün yoğunluğuna güvenmeyip, bize gereken onayı ancak dış dünyanın verebileceğini düşünüyorsak, bu bekleme süresinde hep daha fazla ne yapabilirim acaba diye düşünüyorsak, ancak bir şeyler yaparsak o arzumuzun gerçekleşebileceğini varsayıyorsak basitçe kendimize ve karınca benim gücümüze güvenmiyoruzdur.Kendimizle güvene dayalı bir ilişkimiz yoktur.

NOW PLAYING

90- İcsel Deneyiminiz ve Hayali Eyleminiz İçin Kimsenin Onayına İhtiyacınız Yok

0:00 10:32

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Karınca Sensin?

This episode is 10 minutes long.

When was this Karınca Sensin episode published?

This episode was published on May 24, 2026.

What is this episode about?

D&R Kitap linki:https://www.dr.com.tr/kitap/karinca-sensin/oyku-sahin/basvuru/kisisel-gelisim/urunno=0002110049001Bugün manifest etme sürecindeki bekleme halinden birazcık bahsetmek istiyorum.Henüz duymamış olanlarınız için ilk kitabım Karınca...

Can I download this Karınca Sensin episode?

Yes, you can download this episode by clicking the download button on the episode player, or subscribe to the podcast in your preferred podcast app for automatic downloads.
URL copied to clipboard!