EPISODE · Dec 16, 2021 · 4 MIN
Amerikan Bilardosuyla Penguen! - Edip Cansever
from Şiirlenelim · host Hedablida
Elleri el gibi kocaman Beyazda bir nokta gibi kocaman Kocaman boşluğun küçülttüğü her şey gibi Biriyle kendini artırıyor durmadan Biriyle koyunlar gibi güdüyor ötekini Ayaklarını gizliyor bir köpekle Evine dönerken, sonsuza geçen Göğü kullanıyorken maviye Günümüzden sesler alıyor, sesleri Sürekli, dingin, acısız Sonra duvardan duvara çizilerek Ölü bir korkunçluğu taşıyor Sen, hey, duvarlar gibi öldürülmek! En yeni tam-tamları dünyamızın Ya da kendiyle bırakılması insanın Sizi Sizleri selamlıyor işte Doğrusu, elinizden ne gelir ki? Siz dolgun yaşamaya bakın günleri Çıkacaksanız çıkın, daha karar vermediniz mi? Baktıkça bakıyorsunuz kendinize Körükler, dev kapılar, balık solungaçları gibi Emiyor sizi yalnızlık Kurtarıp rahata geçirin ellerinizi İşte kadın kadına geçiyor yürürken Sizi alıyor, sizi ölçüyor, sizi yapıyor kendinize, Açığa koyuyor sizi Bilip de söyleyemediklerinizi, Eve dönmeyi, yemek yemeyi, uykuya dalmaları... Bana sorarsanız ters çevirin uykuları Alın, şu adını “ben” koyduğunuz geceyi Bakınca göreceksiniz, daha bakınca bir ötekini Geceler, işte gündüzler Beyaza siyah penguen sürüleri gibi. Ama elinizden ne gelir ki? Siz dolgun yaşamaya bakın günleri Bu gözler...onunla az mı yaşadınız gözleri? Bu dudaklar... onunla az mı seviştiniz? Bana kalırsa gözleri saklamalı, Eliniz yok mu, bastonla iş görmeli Ya da boşluğa takılmış bir eldiven... kurtarın hemen, Az şey mi kurtarıp rahat etmek Ellerle gözleri? Her evde bir çekirdek gibi insan ağaçları, İnsan elleri, Soğuk su tadında kadın yüzleri Bir sabah denizinde, belirsizliğe giden Dörtnala atlar gibi, bitmezlik içinde Örülmeden kazağınız, Dokunmadan çorabınız işte, Hayata yerleşen peşin iplikler gibi... Sevinme iplikleri, Kıskançlık iplikleri, Beni biliyorsunuz ya, öyle sakin Doğrusu elinizden ne gelir ki? Siz dolgun yaşamaya bakın günleri... Siz değil, o kadar ayrı gidiyor ki sizden O ne mi? yaşadıklarınız belki Bir umut oluyorlar sizden önce Bir aşk oluyorlar, belki de bir ürperti Siz sabahları şehirlere bakarsınız, Siz, sabahları dünyaya bakarsınız şehirlerden Bir deniz, bir itfaiye eri Bir pencere sokağa girdi girecek Damları çiziyordur istemenin elleri Bir çocuk kiremitlerle karışıyordur Ve işte Sizi gösteriyordur, sizi Bu yoksulluk odası, Bu kupkuru tahta, Tahtaya geçiyordur düşünme sürüleri Bir yağmur, bir yağmur... Ama elinizden ne gelir ki Siz dolgun yaşamaya bakın günleri
Embed this episode
Ready to play
Amerikan Bilardosuyla Penguen! - Edip Cansever
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.