EPISODE · Jul 14, 2022 · 2 MIN
Armağan Götüren Kralların Yolculuğu- Zoe Karelli
from Şiirlenelim · host Hedablida
Üç kişi olmamız gerekirdi. Böylesine karanlık olmasaydı, Neden böyle yalnız kaldığımı Anlardım belki. Öylesine unutmuştum ki her şeyi... Baştan Başlamalı yolculuk. Ne zaman çıkmıştık yola, o zaman, üçümüz? Bir yerlerde rastlamış mıydık yoksa ... Yürüdük bir ara birlikte, Yol gösterdiği sürece bize parlak bir yıldız. O mu değiştirdi yolunu, yoksa ben Mi göremiyorum artık hiçbir şey? Nerdeyim şimdi, bu böylesi Katı, amansız, çetin çağda, Ben, tedirgin, vakti dar. Yoksa yaklaştı mı saat? Nasıl bilebilirim! Armağanlar nerede? Armağanlar hazırlamıştık biz o zaman, Öğür, dingin Armağanlar, biz kibirsizlerin, altın, Günnük ve mür götürdük Ona bir zamanlar, hayran hayran, saygı dolu. Şimdi bu zamanda Demir, yıldırım ve yangın. Üç kişiydik. Şimdi göremiyorum başka kimseyi, Kimi zaman boş, ağır kimi zaman Duyarım ellerimi. Dünyanın kralı karşısında biz Krallardık o zamanlar, şimdi Kimse emin değil hükümdarlığından. Yoğun karanlık, kim yol gösteriyor bana? Yoldaşsız yürüyorum, Yıldızsız. Tek sunu, bildiğim büyük Yıkımı yoksunluğunun Onun. Ne sunayım ben, saygı, Bağlılık belirtisi olarak. Biz, Bu kızgın, bu taşkın çağın insanları, Ne verebiliriz ona, mutlu, Bizim olan? Bulmak zorundayız Sunumuzu. Bir şey sunmuyor bunca Didişmesi ruhumuzun. Altın, günlük ve mür Bir zamanların gösterişsiz armağanları. Yiyip bitiriyor bizi bu eksik bırakılmış sunu. Şimdi karanlıkta yürürken, Sevincinden yoksun armağanların, yalnız; Verecek bir şeyim yok, kendimden başka. Yıkık-bitik yürüyen.
Embed this episode
Ready to play
Armağan Götüren Kralların Yolculuğu- Zoe Karelli
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.