EPISODE · May 19, 2022 · 9 MIN
Aşk Yoksa Birer Esirdik Aslında- Cezmi Ersöz
from Şiirlenelim · host Hedablida
''...Sen o sarı duvarın önündeydin. Hayatı ve insanları seyrediyordun. Çok korkmuş, çok hırpalanmış birini bekliyordun. Kendini bekliyordun...Öylesine gülümsüyordun ki, içindeki aşk seni ödüllendirmiş gibiydi sanki...Kalbindeki sevgi sözcükleri kalbine sıkışıp kalmış gibi. Evet, aşk olmazsa olmaz, hayati bir eylemdir. Çünkü dikkat edersen, bu dünyada hep fısıltıyla konuşuruz. Burası bize ait bir yer değildir sanki. Öyle olmadığına inandırılmışızdır bir kere... Çünkü işgal altındadır aşksız yaşadığımız dünya toprakları. Aşk yoksa, birer esirizdir aslında. Sadece aşık olduğumuzu hissettiğimiz insan bizi bu esaretten kurtarır. Sadece aşk götürür bizi dost kuvvetlerin olduğu yere. Ateş altında, ölümü göze alarak, meydan okurcasına, dost topraklara...O güne dek hiç ayak basmamış olsak bile, gider gitmez hemen tanıyacağımız, işte burası bizim, bize ait diyeceğimiz dost topraklara...Ben seni o sarı duvarın önünde, o , bir kapının önünde bekleyen halini sevdim. O haline, ömrümün tüm vakitlerini harcamak istercesine. O sarı duvarın önünde, hayatı ve insanları seyreden halini... O anını düşünüyorum da yine ve binlerce kez içinden taşan gurur yüzünden, o bakışın önünde diz çökmek istiyorum bir yere... insan sadece aşk yüzünden yerlerde sürünürken, içi gururla dolup taşar. Öylesine bildiğin bir bakışmadır ki bu, ilk kez yaşıyor olsan bile, yıllardır içinde gezdirdiğini bildiğin için, susup o anın her gizini, her sırrını sessizce ve sevinçle yaşamak istersin... Yıllardır gördüğün o kutsal rüyana dokunmak gibidir. İnsan sadece aşık olduğunu hissettiği an, bu kutsal rüyasına dokunabilir. Oysa kutsal da olsa, sonuçta rüyadır bu... Bir başına nasıl ayakta kalınır dersinden çıkan bu yanın, bu kutsal rüyayı bozar. Dağıtır, uyandırır beni bu rüyamda... Uyandığım yer, esir olduğum yerdir. Burasıdır. Dost topraklar, rüyalarda kalmıştır. Çilekeş, umutsuz, kaybetmiş yaşlı kadınlar vardır oysa hayatımda. Ben kadınların, yaşlandıkça güzelleştiğini ilk devrimcilik günlerinde öğrenmiştim...Evet, annem, teyzem, halam, komşu kadınlar bir anda yaşlandılar, bir anda hastalandılar. Evet, onları aramakla yükümlüyüm, sormakla... Çünkü onlar, ölüme yaklaştıkça güzelleşiyorlardı. İçimdeki senin kimsesiz bıraktığın sevgi, bunları söyler, böyle söyler bana. Onları hep hatırlıyorum, ve onlar yıprandıkça güzelleşiyorlar. Eski bir dünya masalı mı bu? Hep aşık olduğunu sanıp, kendini kurtarılmış topraklara ulaştığını hayal ederken, ansızın güneş batar, kararır ortalık ve sen çok yol aldığını sanırken, hala bildiğin dünyada o esaret altındaki topraklarda olduğunu anlarsın... Teninde sarı bir ışık yanıyor. Sarı, ihanetin tesellisiz hüznü müdür bana geçen? Beni dost topraklarına ulaştıracağını umduğum...Sen aslında bana değil, kendine düşmansın. İkiye bölmüşsün kendini. Bir yanın bir başına ayakta nasıl kalınır dersi alıyor, öbür yanın sokakta, kapının önünde hayatı, insanları seyrediyor. Ve sen derslerde ilerledikçe, başarı kazandıkça, kapıda insanları, hayatı, aşkını, ve inançlarını seyreden yanını küçümsemeye, dışlamaya başlıyorsun. Sen bir başına kalmayı öğrendikçe, beni, yaşlı ve çilekeş kadınları, işkenceye uğramışları, göç yolunda canlarını yitirmişleri görmezden gelmeye, unutmaya, unutturmaya çalışıyorsun. Aşkını, sevgini, özlemini, seni dışarıda, kapının önünde bekleyen ve hayatı, insanları seyreden yanından alıp, bir başına nasıl ayakta kalınır derslerine giden yanına yaklaştırmak istiyorsun....''
Embed this episode
Ready to play
Aşk Yoksa Birer Esirdik Aslında- Cezmi Ersöz
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.