EPISODE · Nov 29, 2021 · 5 MIN
Aydınlık, Ben, Çiçek, Su/ Gülistane- Sohrap Sepehri
from Şiirlenelim · host Hedablida
Bulut yok, Rüzgâr yok. Havuzun başındayım, Balıkların sudaki izleri, Aydınlık, ben, çiçek, su. Yaşamın temiz buğday başağı. Annem reyhan topluyor. Peynir, reyhan, ekmek, bulutsuz gökyüzü, Islak şebboylar... Kurtuluş yakında: avludaki çiçeklerin arasında. Işık, bakır kaseyi okşuyor! Yüksek duvara dayalı merdiven, sabahı yere indiriyor. Bir tebessümün arkasında gizlidir her şey. Zaman duvarının aralığından yüzün gözüküyor. Bir şeyler var, bilmiyorum... “Bir ot koparırsam öleceğim.” Bunu biliyorum. Zirveye doğru gidiyorum, Kanat doluyum. Zifiri karanlıkta yolu görüyorum, Fener doluyum. Işık ve kum doluyum, Ağaç, yol, köprü, nehir dalga doluyum. Yaprağın sudaki gölgesiyle doluyum. “Ama ne kadar da yalnız içim.” Suyu bulandırmayalım Aşağılarda bir güvercin su içiyor Ya da hoş uzak bir köşede bir sığırcık kanat yıkıyor Ya da köyde bir testi doluyor Suyu bulandırmayalım Belki, bu akan su gidiyor ayağına bir kavağın yıkasın diye bir kalbin kederini Belki, bir dervişin eli kurumuş ekmeğini suya banmıştır Güzel bir kadın su kenarına gelmiştir Suyu bulandırmayalım, güzel yüz ikiye katlanmış! Ne içimli bir su! Ne kadar duru akıyor! Çardakları altında kuşkusuz tanrının ayak izleri var Kuşkusuz mavi mavidir orada Ben bu vilayette, bir şeyin peşindeydim: Bir düşün... Işığın belki, bir çakılın, kim bilir belki de bir gülüşün. Kavak dalları ardında Sili bir haylazlık vardı, Çağırırdı beni hep! Rüzgâr esiyordu, dinliyordum onu ben: Kimdir benimle konuşan? Süzüldü bir timsah, Koyuldum yola ben. Bir su kıyısında, Çıkardım çarıklarımı ve oturdum, ayaklarım suda: “Bugün aaah, ne denli yeşilim! Ne denli uyanıktır gövdem! Dağın ardından bir hüzün çıkıvermez umarım! Ağaçların arkasında kim var? Hiç kimse... Yaz günü ortasıdır. Nasıl bir yaz olduğunu sen gölgeye sor! İnsanlar gördüm, Şehirler Ovalar, dağlar Suyu ve toprağı gördüm Nuru ve zulmeti Nurda çimenler, zulmette çimenler gördüm Öte yakasında gecenin bir ev yaptım kendime. Ben bu evde, çimenlerin ıslak yabancılığına Ben bahçelerin nefes alışlarını duymaya yakınım. Ve zulmün sesini işitirim ben bir yapraktan döküldüğünde Bir ağaç arkasında nurun öksürdüğünü ben duyarım Ve suyun hapşırmasını, geçtiğinde her taşın deliğinden. Baharın tavanından kırlangıçların cik cik seslerini Ve yalnızlık penceresinin, sükutun eli ile açılıp kapanmasını Şüphe dolu aşkın kabuk atarken çıkardığı pak sesi Sonra bir kanatta aniden dolan uçma zevkini.... Ve kendini sakınan ruhun çatlamasını.... Boş değil asla bu yaşam, Sevecenlik var, elma var, inanç var... Ah, evet Gelincik var olduğu sürece, şarttır yaşamak! Kalbimde bir şeyler var, ışıktan bir meşelik, tan atarken uyku gibi.. Öyle dur duraksız kaldım ki, canım ister Koşayım vadinin taaa sonuna, dağın taaa ucuna Uzaklarda beni çağıran bir ses var!
Embed this episode
Ready to play
Aydınlık, Ben, Çiçek, Su/ Gülistane- Sohrap Sepehri
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.