EPISODE · May 17, 2025 · 8 MIN
Aytunç Altındal - Üç İsa ve Sekülerleşme
from HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works · host Hakan AKARCALI
Aytunç Altındal’ın “Üç İsa” Kitabı ÜzerineAytunç Altındal’ın Üç İsa adlı eserinin temel tezi, İsa’ya seküler, yani dünyevi bir bakış sunmaktır. Kitap, Katolik Kilisesi’nin İsa’ya yüklediği dogmalardan ve hurafelerden arınmış bir İsa tasviri sunma çabasıdır. Yazar, tarihsel ya da mitolojik bir İsa değil, yaşantısının ve öğretisinin diyalektiğini aktarır. Bu yaklaşım, Altındal’ın Tanrıbilim temelli entelektüel birikimiyle şekillenir.Altındal’ın tezi, sekülerleşme olgusunu merkeze alır. Sekülerlik burada laiklik ya da çağdaşlaşma anlamında değil; cismani, dünyaya ait ve toplumsal bir kavram olarak değerlendirilir. Kitapta anlatılan İsa, Musevi olmasına rağmen, Museviliğin “kapalı devre” işleyen yapısını seküler dokunuşlarla dönüştürür. Bu yüzden bazı Musevi ve Hıristiyan çevrelerde tez, özgün ve eleştirel bir bakış açısı olarak değerlendirilmiştir.İsa, kitabın anlatımına göre Musevi cemaatinin dogmatik yapısının dışına çıkmış, Tanrı'nın kuldan çok bireyi önceliklediği bir öğretinin temsilcisidir. O, Musevi şeriatının emrettiği “kul” olmayı reddetmiş, Tanrı’nın isteğine uygun birey olabilme hakkı uğruna canını vermekten çekinmemiştir.Kitapta “dünyevi” kavramı, ne kutsalın (holy) karşıtı ne de profan anlamındadır. Daha çok toplumsal ve kültürel gerçekliği anlatır. İsa'nın dünyadaki imgesi ve konumu sekülerdir. Bu seküler İsa dört önemli dönüşüm başlatmıştır:Tek Ulusun Tanrısı anlayışını merkezsizleştirmiş, Tanrı’ya ulaşmayı ulus veya soyla değil, inançla ilişkilendirmiştir.Toprak vaadini bireysel diriliş vaadine çevirmiştir.İsrail Tanrısını evrensel bir “Ruh” haline getirmiştir.Bu Ruh’taki kurtuluşu birey merkezli hale getirmiştir.İsa’nın öğretisinde günah, kötü davranışlarla ilişkilidir. İsa'nın eleştirisi, cemaat-içi yozlaşmayadır. Rejimi yıkmak değil, bazı yönleriyle desteklemek gibi bir tavır sergiler. Haram olanla seküler olanı birbirinden ayırır. Sekülerlik, burada imanın da etkili olduğu üçüncü bir alan olarak tanımlanır.Altındal, kitabında organik siyaset kavramına da yer verir. Bu siyaset tarzı, cemaat-içi ilişkilerle biçimlenir, rasyonellikten çok duygusallıkla işler. Havarilerin seçimi buna örnektir. İsa, Musevi toplumundaki dogmatik peygamberlik kalıplarını kırarak dışsal bir yorum getirir. Onunla birlikte insan hakları din alanına dahil olur. Bireysel haklar artık Tanrı’nın inayetiyle dengelenir. Seküler siyaset, kültür ve iktisat ilk kez Musevi tek tanrıcılığına dahil olur. Böylece din ile siyaset birbirinden ayrılmaz hale gelir.İsa, bireyin yasa gereği değil, vicdan gereği hakkaniyetli davranması gerektiğini savunur. Şeriat boyunduruğu bireyin omuzlarından kalkar. İsa, bireyin iman yoluyla sevgiye ve Tanrı'nın lütfuna ulaşabileceğini öğretir. Bireyi merkeze alarak Musevi seçkinciliğinden uzak durur.Yazar, İsa’yı günümüzün seküler zeitgeist’inin önemli bir temsilcisi olarak görür. “Seküler iddia”yı, ruhani yönetimin dogmatik yüzüne karşı bireysel bir yorum hakkı olarak tanımlar. Seküleri kutsalın zıttı olarak değil, onunla etkileşim hâlinde gören bir anlayış benimser. Kutsal, sekülere müdahale edebilir; seküler de kutsala. Bu bağlamda seküleri kilise otoritesine (eklesiyastik) karşı konumlandırmak daha anlamlıdır.Sonuç olarak, Üç İsa adlı eser, İsa'yı kilise dogmalarından arındırarak, onun seküler, bireyci ve toplumsal yönlerini öne çıkaran özgün bir okumadır. İsa’nın Museviliğe getirdiği seküler yenilikler ve “organik siyaset” aracılığıyla, monoteizme seküler kavramların nasıl sızdığını göstermeyi amaçlar.
What this episode covers
Aytunç Altındal’ın “Üç İsa” Kitabı ÜzerineAytunç Altındal’ın Üç İsa adlı eserinin temel tezi, İsa’ya seküler, yani dünyevi bir bakış sunmaktır. Kitap, Katolik Kilisesi’nin İsa’ya yüklediği dogmalardan ve hurafelerden arınmış bir İsa tasviri sunma çabasıdır. Yazar, tarihsel ya da mitolojik bir İsa değil, yaşantısının ve öğretisinin diyalektiğini aktarır. Bu yaklaşım, Altındal’ın Tanrıbilim temelli entelektüel birikimiyle şekillenir.Altındal’ın tezi, sekülerleşme olgusunu merkeze alır. Sekülerlik burada laiklik ya da çağdaşlaşma anlamında değil; cismani, dünyaya ait ve toplumsal bir kavram olarak değerlendirilir. Kitapta anlatılan İsa, Musevi olmasına rağmen, Museviliğin “kapalı devre” işleyen yapısını seküler dokunuşlarla dönüştürür. Bu yüzden bazı Musevi ve Hıristiyan çevrelerde tez, özgün ve eleştirel bir bakış açısı olarak değerlendirilmiştir.İsa, kitabın anlatımına göre Musevi cemaatinin dogmatik yapısının dışına çıkmış, Tanrı'nın kuldan çok bireyi önceliklediği bir öğretinin temsilcisidir. O, Musevi şeriatının emrettiği “kul” olmayı reddetmiş, Tanrı’nın isteğine uygun birey olabilme hakkı uğruna canını vermekten çekinmemiştir.Kitapta “dünyevi” kavramı, ne kutsalın (holy) karşıtı ne de profan anlamındadır. Daha çok toplumsal ve kültürel gerçekliği anlatır. İsa'nın dünyadaki imgesi ve konumu sekülerdir. Bu seküler İsa dört önemli dönüşüm başlatmıştır:Tek Ulusun Tanrısı anlayışını merkezsizleştirmiş, Tanrı’ya ulaşmayı ulus veya soyla değil, inançla ilişkilendirmiştir.Toprak vaadini bireysel diriliş vaadine çevirmiştir.İsrail Tanrısını evrensel bir “Ruh” haline getirmiştir.Bu Ruh’taki kurtuluşu birey merkezli hale getirmiştir.İsa’nın öğretisinde günah, kötü davranışlarla ilişkilidir. İsa'nın eleştirisi, cemaat-içi yozlaşmayadır. Rejimi yıkmak değil, bazı yönleriyle desteklemek gibi bir tavır sergiler. Haram olanla seküler olanı birbirinden ayırır. Sekülerlik, burada imanın da etkili olduğu üçüncü bir alan olarak tanımlanır.Altındal, kitabında organik siyaset kavramına da yer verir. Bu siyaset tarzı, cemaat-içi ilişkilerle biçimlenir, rasyonellikten çok duygusallıkla işler. Havarilerin seçimi buna örnektir. İsa, Musevi toplumundaki dogmatik peygamberlik kalıplarını kırarak dışsal bir yorum getirir. Onunla birlikte insan hakları din alanına dahil olur. Bireysel haklar artık Tanrı’nın inayetiyle dengelenir. Seküler siyaset, kültür ve iktisat ilk kez Musevi tek tanrıcılığına dahil olur. Böylece din ile siyaset birbirinden ayrılmaz hale gelir.İsa, bireyin yasa gereği değil, vicdan gereği hakkaniyetli davranması gerektiğini savunur. Şeriat boyunduruğu bireyin omuzlarından kalkar. İsa, bireyin iman yoluyla sevgiye ve Tanrı'nın lütfuna ulaşabileceğini öğretir. Bireyi merkeze alarak Musevi seçkinciliğinden uzak durur.Yazar, İsa’yı günümüzün seküler zeitgeist’inin önemli bir temsilcisi olarak görür. “Seküler iddia”yı, ruhani yönetimin dogmatik yüzüne karşı bireysel bir yorum hakkı olarak tanımlar. Seküleri kutsalın zıttı olarak değil, onunla etkileşim hâlinde gören bir anlayış benimser. Kutsal, sekülere müdahale edebilir; seküler de kutsala. Bu bağlamda seküleri kilise otoritesine (eklesiyastik) karşı konumlandırmak daha anlamlıdır.Sonuç olarak, Üç İsa adlı eser, İsa'yı kilise dogmalarından arındırarak, onun seküler, bireyci ve toplumsal yönlerini öne çıkaran özgün bir okumadır. İsa’nın Museviliğe getirdiği seküler yenilikler ve “organik siyaset” aracılığıyla, monoteizme seküler kavramların nasıl sızdığını göstermeyi amaçlar.
NOW PLAYING
Aytunç Altındal - Üç İsa ve Sekülerleşme
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
Mar 26, 2026 ·1m
Mar 19, 2026 ·34m
Feb 18, 2026 ·11m
Feb 11, 2026 ·45m