EPISODE · Nov 23, 2023 · 5 MIN
''Bazı şeyleri içinizde halletmeyin, içiniz ölüyor sonra.''
from Şiirlenelim · host Hedablida
Hep yaşadığımı hatırlatıyorum kendime Diyorum ki, işin acele Bir gün ne el kalacak tutmak için, Ne yürümek için bacak, Ne bulutların seyri Ne de bir hatıra dünyamızdan Çünkü hatıralar kuşlar gibi Dal ister konacak Bir gün yaslanmak istesen pencereye, Diz çökmek istersen nafile... İş işten geçmiş olacak Güzel bir şey gördü mü insan, dokunmaya korkar bozarım diye Ben de neresinden başlasam bilemedim Işık kör edicidir, diyorlar Özgürlük patlayıcı. Lambamızı bozan da, Özgürlüğe kundak sokan da onlar Uzandık mı patlasın istiyorlar, Yaktık mı, tutuşalım Ne gitmek istiyorum Ne kalmak Ne yaşamak, Ne ölmek Ne gülmek, Ne ağlamak... Unutulmuş gibiyim ben Ve insan, bir bakıma unutulmuş gibidir Şimdi bu kışa girişin hüznü müdür? O mudur? Benim her duygum, biraz hüzün gibidir Beni hırpalamadan sevmenin bir yolunu bulacaksın Niye biliyor musun? Çünkü ben senin annen değilim Beni bırakıp gitmene kırgınım Kendime ise, her şeye rağmen, bir umutla Seni bekleyişime kızgınım... Benim sana olan kızgınlığım geçer de, Kendime olan kırgınlığım bir ömür geçmeyecek Senin için yapraklarını kopardığım papatyalardan özür diledim dün gece Haklısınız dedim, Ne sevdiği belli, ne sevmediği Sevilmek Ama ben değil Seviliyor olmak ve senin tarafından değil Sevmek Ama benim için değil Rol yapmayı, Rol yapmayı bilmemeyi bilmek Ben düşlerimi hayalimden önce görürüm Ben yarınları, bugünden tanırım Adı varken, kendi yoksa yenilmişliklerimin, Kendi katili olurum kalbimin Elinizde pusula var ama yönünüzü bulamıyorsunuz Kolunuzda saat var, ama pili bitmiş Önünüzde kağıt var, ama kalem bulamıyorsunuz Yazmak isterseniz de cümle kuramıyorsunuz Beni bu hale getiren, Verdiğim mücadelenin içine değil, dışına bakanlar Başına değil, sonuna yetişenler. Seferi değil, zaferi önemserler. Dağdaki yokuşu görmezler de, tepeye göz dikerler Bir tek Allah bilir, düşe kalka çıktığınım yokuşları Pul kadar değeri olmayan birine, altın kadar değer verirsen, miras gibi harcıyor seni, Hayatın nankörlüğü bu... Beni üzecek gücü sana verdiğim için kendimden özür dilerim Canım kendim, Sana böyle bir harita çizip, Çıkmaz sokağa bile bile girip, Sonrasında inadına ilerlemeye çabaladığım için, özür dilerim. Bana inanıyor musun? Sadece dönüp geçmişine baktığında, Sonrasında iyi ki olmamış dediğin, Hatta olmadığı için şükrettiğin yaşanmışlıklara rastlayacaksındır. Hem de o zamanlar gerçekleşmesini ölürcesine istediğin dualar... Senelerini bir hiç uğruna harcadığını fark ettikten sonra, Artık tek bir haftanı bile herhangi birine harcamak istemiyorsun. Korkakça dua etmiyorsun Ne olur bir daha göreyim onu, "Keşke yazsa." değil de; Hakkında hayırlısı neyse istiyorsun Hiç yanlış yapmadım diyemem Ama hep ne hissettiysem onun peşinden gittim. Bazen de yanlış olmasına rağmen, doğrunun peşinden koştum elimden geldiğince Hani derler ya, hayattaki en zor şey, geçeceğin köprülerle, yakacağın köprüleri ayırt etmektir Hayat bize ne getirirse getirsin, bizi biz, yapan yaşadıklarımızdan sonra yaptıklarımızdır Hiç beklenmedik anda gelecek güzel bir şeyin hayatımı değiştirip devranı döndürmesini bekliyorum. Çünkü çabanın her türlüsünü sarf ettim, benlik bir konu yok belli ki.... Ama üç şeyi asla unutmam: En zor zamanımda beni terk edeni, En zor zamanımda bana yardım edeni Ve en zor zamanıma neden olanı. Garip- Orhan Veli Kanık/ Elleri Var Özgürlüğün- Oktay Rıfat/ Yeniden Biz Olmak- Hakan Özkan
Embed this episode
Ready to play
''Bazı şeyleri içinizde halletmeyin, içiniz ölüyor sonra.''
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.