EPISODE · Jan 17, 2022 · 2 MIN
Bekliyorum Gün Be Gün/ Poyrazın Ölümü- Ahmet Güntan
from Şiirlenelim · host Hedablida
Bana esintini yolluyorsun ara ara. Hoş, uzaktan hoş geliyor ya sesin soluğun. Tıpkı balından koparılmış arıyı, şekerle kandırmak gibi bir şey bu. Bu..Bu yetmez bana; daha çok konuşmak istiyorum oysa seninle. Kendi iklimimden bambaşka iklimlere götürmeni ve de. İçimde güç gösterisi yapan, amansız kasırganın şiddetinden öfke nöbetleri tutar oldum. Bütün bu olanların öncesinde sessizlik vardı elbet. Bana esintini yolluyorsun ya ara ara; Daha çok konuşmak istiyorum oysa seninle. Anlat ki, çözülsün dilim Ben rüzgârım demeliyim, Rüzgârlığı anlat bana, Senin gibi esmeliyim... Dengemi bozdu, Ne zehir zemberek bekleyişlere sürüklemişti şu kendini bilmez saatler Her şeye ilaç olacak yerde, hapsetti beni yalnızlığıma. Ne kadar hızlansam da sana yetişmek için, zaman, kendini o kadar ağırdan alıyor. Formülle de olmuyor anlayacağın, yol eşit değil zamanın hızla çarpışmasına. Şimdi ‘deli bir rüzgâr alsa da aklımı başımdan, savrulsam’ diye diye.... Hızlan, yetiş -nolur! Nefesini kesme benden, devam et esmeye... Vakit dolmak üzere; Kesme sakın yüreğimden nefesini Bir düşün ortasında bir cümle “İkilem vardı hayatın sınırlarında” Bu mevsim, bu cümleyle kilitli Durmadan esen deli bir poyraz gibi.. Ha durdu, ha duracak Bu mevsime adını veren kim? Rüzgâr mı? Düş mü, gerçek mi? Bir kentin bozkırında yaz mevsimi, Tropikal bedeninden fışkıran yanardağlar, Hülyalı bir iklim... Demem o ki, Eklentilerle bütünlenerek darda kaldıkça, Şaşkınlıkla bakıyorum geçen her anıma Nasıl diyeyim, Sanki bir boşlukta, düşler gerçek boyutlarında Bu cümlenin ardındaki neydi? Şimdi öldü mü poyraz? Ölmedi mi? Belki, vaktinde bitmesidir düşleri gerçek kılan Çünkü yalnız poyraz değil, bozkıra bağlanıp parçalanan
Embed this episode
Ready to play
Bekliyorum Gün Be Gün/ Poyrazın Ölümü- Ahmet Güntan
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.