EPISODE · May 5, 2022 · 5 MIN
Ben Seni Hala- Ümit Yaşar Oğuzcan/ Hayallerden Gerçeklere Uzanan- Gülüm Çamlısoy/ Köşe- Sezai Karakoç
from Şiirlenelim · host Hedablida
Hasret kalbimden vururken, resmin karşımda duruyor... Gözümde tüterken yüzün, bütün fotoğraflarda gülümsüyorsun. Zaten, hep gülümsemez miyiz? Bazen gerçek, bazen sahte... Belki, bir gün birisi özlemle baktığında, mutlu hatırlasın isteriz. Gelip de geçtiğimizin her zaman bilincindeyizdir de, çok ender fark ederiz. Kalan oluncaya dek, daha çok üzülürdüm yitenler için... Yine de ölen için, daha zor olmalı ölmek... Zaten kolay olsaydı, çoktan bırakmış olurdum hayatın yakasını Kulaklarımda çınlamasın diye sesin... Her gün, tekrar tekrar sevmeyeyim diye seni... Ve her gece, yanmasın diye içim... Ardından bakarken yüreğime akan yaşlar, sapsarı bir gül düşürdü toprağıma. Dikenleri kanatsa da zaman zaman, kokusu her dem taze... Kaybettiğim her şeyle anlam kazanan hayat; o ilk anda, yine düştü gözümden... Ve bir gün yine yüceldi; üstelik sen dönmeden. Kayan her yıldızla buğulanan gözlerim, umudu arıyordu; doğan her güneşte, gülümseyen her yüzde... Bir gün, aynada çıktı karşıma... Şaşırmadım görünce. Böyle öğretmişti hayat; düştükçe kalkmalı, kim ölse yaşamalıydık! Ben de yaşadım! Gel gör ki, sen hala: Ardından ağıtlar yazdığım; Yokluğuna methiyeler düzdüğümsün. Bir bahar sabahı kolsuz kanatsız bırakan, Bir yangın yerinde sarı bir gül unutansın. Sen, Rüyalarda bile görüşemediğim; Her zaman yüreğimdeyken, erişemediğimsin! Sen hayatı ilk reddeden, Ölümle ilk yüzleşensin... Kendimi, hep beklerken bulduğum gelmeyenim; Asla dönmeyecek olan gidenimsin! Sen, Sevinci kalabalık, kederi yalnız; Yüreği hüzünlü, gözleri yaşsız; Hep batarken rastladığım güneşimsin. Eski bir vazoda kurumuş sarı güller, Sarı bir defterde solmuş şiirlersin... Sen sadece dünümsün; bugünüm, yarınım değil. Ama, Dünde kalmak istemezsin, bilirim.... Bilmem...son sözlerim; bana yaptığı gibi, seni de titretir mi? Gülleri sarı severim; toprağı ıslak... Türküleri yanık, şiirleri hoyrat! Havayı nemsiz, çayı demsiz... Bir seni olduğun gibi, Bir seni her şeye rağmen, Bir seni, hala!... Yine akşam oldu, Yalnızlık omuzlarıma çivisini çaktı yine, Uzaklık aynı gerçi, Her yerdeyken olan uzaklığın pek değişmedi, Yine akşam oldu orda olduğu gibi, Görebiliyorum seni buradan da, Aynısıydı ordayken de, Uzaklıktan korkmuyorum belki de, Orada da aynıydı uzaklık gerçi Galiba ben baştan kaybetmişim, Belki de ben baştan kazanmışım, insanlık kaybetmiş... Yanlış trenden indin, seni şehrin aynasından geçirdiler Sana baktım yıllarca Sen bir el uzanışıyla aydınlanan yeni ay mısın? Sen kalbe hançer gibi giren Sen kalpten ağaç gibi çıkan... Sen geldin ve benim deli köşemde durdun Bulutlar geldi ve üstünde durdu Merhametin ta kendisiydi gözlerin Merhamet, saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu Bulutlar geldi, altında durduk Konuştun...güneşi hatırlıyordum Gariptin, yepyeni bir sesin vardı Bu ses öyle benim, öyle yabancı Bu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı Sen geldin benim deli köşemde durdun Bulutlar geldi üstünde durdu Merhametin ta kendisiydi gözlerin Ben bu gece çok çıraklık ettim Yarılan yağmura, aşılanan ateşe İnsanları birden gökyüzüne ayarladım Gecede bir göz oldum, bir sabah doğurganı Bana bunu öğretmediniz! İnsanlar havada uçtu ama yerde öldüler Bunu bana öğretmediniz Siz kağıttakileri ve kelimelerdekini ve sözlerdekini nasıl sileceğimi öğretmediniz
Embed this episode
Ready to play
Ben Seni Hala- Ümit Yaşar Oğuzcan/ Hayallerden Gerçeklere Uzanan- Gülüm Çamlısoy/ Köşe- Sezai Karakoç
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.