😭 Benden Selam Söyle Anadolu'ya - Dido SOTİRİYU episode artwork

EPISODE · May 26, 2025 · 16 MIN

😭 Benden Selam Söyle Anadolu'ya - Dido SOTİRİYU

from HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works · host Hakan AKARCALI

Dido Sotiriyu’nun çarpıcı romanı Benden Selam Söyle Anadolu’ya, anlatıcı Manoli Aksiyotis’in tanıklığıyla, Anadolu Rum köylülerinin 20. yüzyıl başındaki trajik serüvenini gözler önüne serer. Manoli’nin yaşamı aracılığıyla sunulan bu anlatı; savaş, sürgün, kayıplar ve kimlik mücadelesiyle örülü bir döneme ışık tutar. Eserin Fransızcadan çevirisi Atilla Tokatlı'ya, yayını ise Alan Yayıncılık’a aittir.Romanın temelinde, Kırkıca köyü gibi Ege kasabalarında süren geleneksel Rum köy yaşantısı vardır. Köy halkı, tarım ile uğraşmakta, zeytin, incir ve tütün gibi ürünlerle geçimini sağlamaktadır. Zor şartlar altında çalışan bu toplulukta, aile büyük bir değerdir. Manoli’nin babası toprağa tutunurken, ablası Sofiya ikinci bir anne gibi çalışır. Ağabeyleri tarlada ter döker, herkes alın teriyle hayatını sürdürür. Köydeki sosyal yaşam, kiliseler, okullar, panayırlar, hikâyeler ve türküler etrafında şekillenir. Aya Dimitri panayırı gibi etkinlikler, farklı etnik grupları bir araya getirir; bu, Rum ve Türk halklarının birlikte yaşadığı bir yapının varlığına işaret eder.Ancak huzurlu yaşam, Birinci Dünya Savaşı ile kesintiye uğrar. Osmanlı’nın Almanya safında savaşa girmesiyle birlikte, kıyılardaki Rum nüfus hedef haline gelir. Manoli’nin köyü de bu şiddetli dalgadan payını alır. Suçları yalnızca müttefiklerin zaferine sevindikleri iddiası olan köylüler, topraklarından sökülüp iç bölgelere sürülür. Göç yollarında yaşlılar, kadınlar, çocuklar hastalık ve açlıkla boğuşur. Toplumsal uyum hızla dağılır; yerli Türk köylüler, Rum mallarına el koyma vaadiyle kışkırtılır. Böylece birlikte yaşanan topraklar, düşmanlık alanına dönüşür.Manoli de Amele Taburlarına alınır. Bu çalışma kampları, Rum, Ermeni, Yahudi ve hatta bazı Türklerin zorla çalıştırıldığı yerlerdir. Taburlarda yaşam insanlık dışıdır: salgın hastalıklar, açlık, bitlenme, dayak, kelepçeler ve sürekli ölüm korkusu içinde geçer. Bu zor koşullar altında bile kimi zaman dayanışma, dostluk ve kaçış planları filizlenir. Ancak tüm umutlar, otorite tarafından bastırılır. Roman, bu koşullarda asimilasyona zorlanan kimlikleri, örneğin dil yasakları yüzünden isim değiştiren gizli Hıristiyanları da gündeme getirerek, kimlik mücadelesinin boyutlarını ortaya koyar.Savaşın son evresi, İzmir’in Yunan işgali ve ardından gelen Türk karşı saldırısı ile şekillenir. Manoli ve çevresindeki Rumlar için İzmir, kısa bir süreliğine güvenli bir liman gibidir. Ancak bu umut cennetinin sonu trajiktir. Türk ordusunun İzmir’e girişi, ardından gelen büyük yangın ve panik, büyük bir felakete dönüşür. İnsanlar teknelere binip kaçmak ister, fakat Yunan donanması bile onları kaderlerine terk eder. Manoli, sevdiklerini ve geçmişini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.Romanın sonu, vatanın artık geride kaldığı, sadece anıların yaşadığı bir mekâna dönüştüğünü gösterir. Anadolu kıyılarına son kez bakan Manoli ve diğer mülteciler, evlerini, gömülmemiş ölülerini ve bir daha kurulamayacak hayallerini geride bırakır. Yaşam, artık sadece hayatta kalma mücadelesi ve acının belleğiyle örülüdür.Benden Selam Söyle Anadolu’ya, sadece bir bireyin değil, bir halkın kolektif kaybını, zorunlu göçün ruhsal ve toplumsal yaralarını, dostlukla düşmanlığın iç içe geçtiği karmaşık bir coğrafyada yaşanan büyük bir tarihsel kırılmayı anlatır. Geleneksel kırsal yaşamdan, savaşın parçalayarak yok ettiği kültürel yapılara kadar uzanan bu anlatı, hem bir yas hem de bir tanıklıktır.

Dido Sotiriyu’nun çarpıcı romanı Benden Selam Söyle Anadolu’ya, anlatıcı Manoli Aksiyotis’in tanıklığıyla, Anadolu Rum köylülerinin 20. yüzyıl başındaki trajik serüvenini gözler önüne serer. Manoli’nin yaşamı aracılığıyla sunulan bu anlatı; savaş, sürgün, kayıplar ve kimlik mücadelesiyle örülü bir döneme ışık tutar. Eserin Fransızcadan çevirisi Atilla Tokatlı'ya, yayını ise Alan Yayıncılık’a aittir.Romanın temelinde, Kırkıca köyü gibi Ege kasabalarında süren geleneksel Rum köy yaşantısı vardır. Köy halkı, tarım ile uğraşmakta, zeytin, incir ve tütün gibi ürünlerle geçimini sağlamaktadır. Zor şartlar altında çalışan bu toplulukta, aile büyük bir değerdir. Manoli’nin babası toprağa tutunurken, ablası Sofiya ikinci bir anne gibi çalışır. Ağabeyleri tarlada ter döker, herkes alın teriyle hayatını sürdürür. Köydeki sosyal yaşam, kiliseler, okullar, panayırlar, hikâyeler ve türküler etrafında şekillenir. Aya Dimitri panayırı gibi etkinlikler, farklı etnik grupları bir araya getirir; bu, Rum ve Türk halklarının birlikte yaşadığı bir yapının varlığına işaret eder.Ancak huzurlu yaşam, Birinci Dünya Savaşı ile kesintiye uğrar. Osmanlı’nın Almanya safında savaşa girmesiyle birlikte, kıyılardaki Rum nüfus hedef haline gelir. Manoli’nin köyü de bu şiddetli dalgadan payını alır. Suçları yalnızca müttefiklerin zaferine sevindikleri iddiası olan köylüler, topraklarından sökülüp iç bölgelere sürülür. Göç yollarında yaşlılar, kadınlar, çocuklar hastalık ve açlıkla boğuşur. Toplumsal uyum hızla dağılır; yerli Türk köylüler, Rum mallarına el koyma vaadiyle kışkırtılır. Böylece birlikte yaşanan topraklar, düşmanlık alanına dönüşür.Manoli de Amele Taburlarına alınır. Bu çalışma kampları, Rum, Ermeni, Yahudi ve hatta bazı Türklerin zorla çalıştırıldığı yerlerdir. Taburlarda yaşam insanlık dışıdır: salgın hastalıklar, açlık, bitlenme, dayak, kelepçeler ve sürekli ölüm korkusu içinde geçer. Bu zor koşullar altında bile kimi zaman dayanışma, dostluk ve kaçış planları filizlenir. Ancak tüm umutlar, otorite tarafından bastırılır. Roman, bu koşullarda asimilasyona zorlanan kimlikleri, örneğin dil yasakları yüzünden isim değiştiren gizli Hıristiyanları da gündeme getirerek, kimlik mücadelesinin boyutlarını ortaya koyar.Savaşın son evresi, İzmir’in Yunan işgali ve ardından gelen Türk karşı saldırısı ile şekillenir. Manoli ve çevresindeki Rumlar için İzmir, kısa bir süreliğine güvenli bir liman gibidir. Ancak bu umut cennetinin sonu trajiktir. Türk ordusunun İzmir’e girişi, ardından gelen büyük yangın ve panik, büyük bir felakete dönüşür. İnsanlar teknelere binip kaçmak ister, fakat Yunan donanması bile onları kaderlerine terk eder. Manoli, sevdiklerini ve geçmişini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.Romanın sonu, vatanın artık geride kaldığı, sadece anıların yaşadığı bir mekâna dönüştüğünü gösterir. Anadolu kıyılarına son kez bakan Manoli ve diğer mülteciler, evlerini, gömülmemiş ölülerini ve bir daha kurulamayacak hayallerini geride bırakır. Yaşam, artık sadece hayatta kalma mücadelesi ve acının belleğiyle örülüdür.Benden Selam Söyle Anadolu’ya, sadece bir bireyin değil, bir halkın kolektif kaybını, zorunlu göçün ruhsal ve toplumsal yaralarını, dostlukla düşmanlığın iç içe geçtiği karmaşık bir coğrafyada yaşanan büyük bir tarihsel kırılmayı anlatır. Geleneksel kırsal yaşamdan, savaşın parçalayarak yok ettiği kültürel yapılara kadar uzanan bu anlatı, hem bir yas hem de bir tanıklıktır.

NOW PLAYING

😭 Benden Selam Söyle Anadolu'ya - Dido SOTİRİYU

0:00 16:59

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

Ask A Spaceman Archives - 365 Days of Astronomy Ask A Spaceman Archives - 365 Days of Astronomy Podcasting Astronomy Every Day of the Year Eat to Live Jenna Fuhrman, Dr. Fuhrman Our health is our most precious gift and smart nutrition can change your life. Each month, join Dr. Fuhrman and his daughter, Jenna Fuhrman as they discuss important topics in the world of nutrition. Eat to Live will change the way you eat and think about food. French Your Way Jessica: Native French teacher founder of French Your Way Boost your French listening skills and test your comprehension with this one of a kind series of podcasts. Get the chance to listen to a real conversation between native speakers talking at normal speed AND customise your learning experience through carefully designed sets of questions (2 levels of difficulty) available for download at www.frenchvoicespodcast.com. All interviews also come with the transcript. French teacher Jessica interviews native speakers of French from around the world who share a bit of their life and passion. Where else would you meet in one same place a French yoga teacher based in Melbourne, a soap manufacturer from Provence, or a couple cycling around the world? That Hoarder: Overcome Compulsive Hoarding That Hoarder Hoarding disorder is stigmatised and people who hoard feel vast amounts of shame. This podcast began life as an audio diary, an anonymous outlet for somebody with this weird condition. That Hoarder speaks about her experiences living with compulsive hoarding, she interviews therapists, academics, researchers, children of hoarders, professional organisers and influencers, and she shares insight and tips for others with the problem. Listened to by people who hoard as well as those who love them and those who work with them, Overcome Compulsive Hoarding with That Hoarder aims to shatter the stigma, share the truth and speak openly and honestly to improve lives.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works?

This episode is 16 minutes long.

When was this HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works episode published?

This episode was published on May 26, 2025.

What is this episode about?

Dido Sotiriyu’nun çarpıcı romanı Benden Selam Söyle Anadolu’ya, anlatıcı Manoli Aksiyotis’in tanıklığıyla, Anadolu Rum köylülerinin 20. yüzyıl başındaki trajik serüvenini gözler önüne serer. Manoli’nin yaşamı aracılığıyla sunulan bu anlatı; savaş,...

Can I download this HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works episode?

Yes, you can download this episode by clicking the download button on the episode player, or subscribe to the podcast in your preferred podcast app for automatic downloads.
URL copied to clipboard!