EPISODE · Oct 6, 2022 · 6 MIN
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu- Stefan Zweig/ Suç ve Ceza- Fyodor Dostoyevski/ Jean Christophe 1- Romain Rolland
from Şiirlenelim · host Hedablida
İşte o zaman aniden vahşileştim. Ayağa kalktım. Acı çeken insan, bunun nereden geldiğini bilirse, duyduğu acıyı azaltabilir. Düşüncesiyle onu vücudunun iyileştirelebilecek, gerekirse koparılıp atılabilecek bir parçasına hapsedebilir. Çevresini sınırlandırabilir. Onu kendisinden uzaklaştırabilir. İlkeler yoktur. Yalnız olaylar vardır. Yasalar yok, yalnız koşullar vardır. Üstün insan olayları ve koşulları benimseyip onlara yön verir. Bu dünya kitabını iyice okumuş olmama rağmen, gene de bilmediğim sayfaları varmış. Ben, bana geleni kabul ediyorum sadece. Pencereme konan kuşlar gibi. Ama biliyorum ki, konuğumun kanatları vardır. Ve birazdan uçacaktır. Ümitsizlikten doğan bir boyun eğiş bu. Hazin bir tadı var. Sana baktım. Bana gülümseyerek baktın: ''Gerçekten üzülüyor musun bana?'' Sonra şöyle dedim: ''Eskiden hep yolculuğa çıkardım.'' Sana baktım. Ve şöyle dedin: ''Ama yolculuklardan geri dönülür.'' ''Evet.'' diye cevap verdim. ''Geri dönülür, ama o zaman zaten artık unutulur.'' Sana bunları söyleyiş tarzımda itici, aşırı tutkulu şeyler olmalıydı. ''Ben, gerçek duyguların gözü ve zekası olduğuna inanırım. İyi olan şeyler unutulmaz.'' dedin. Bir felaket karşısında verilen ilk tepkiye hâkim olunabilir mi? Herkesin akıllı olmasını beklemenin çok uzun süreceğini anladım. Bir de bunun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini... İnsanların değişmeyeceğini. Onları değiştirebilecek kimsenin bulunmadığını. Ve bunun için, çaba göstermeye değmeyeceğini. Gittikçe soğuduğumu fark ettim. Ve bu bana hiç sevinç vermiyor. Çünkü özün soğuması çok tehlikeli. Çünkü insanın hareketlerini köstekleyen bir şey olmadığı zaman, ruh harekete geçmek için neden bulamaz. Katılaşmış yüreklerin mi, yoksa içi boşalmış kafataslarının mı daha korkunç olduğuna kim karar verebilir? Bir katilden daha cani insanlar gördüm. Umudumuzu öldürenleri gördüm. Geceleri gökkuşağına boyamak mıdır suçum? Herkes bağırırken içimden okumak mı? Susmak mı, sözün bittiği yerde? Kusmak mı, sindirebildiklerinizi ? Hayatı bir zambak kadar temiz bulmaktan daha güzel ne vardır? Apansız uykum kaçıyor kaç gece, Hep olmayacak düşler görüyorum, Yenileceğim kavgalara giriyorum durmadan. Bir sürgün nereye sürülebilir ? Gölgeler kelepçeye vurulur mu? Yalnızca ölümden korktuğu için yaşayabilir mi bir insan? Duygu dediğimiz şey de, düşünce de bir dünya değil midir? İnsan kırgınlığını nasıl anlatır bir başkasına? Yeteri kadar acı çekmişse insan, anlatabilecek bir güce sahip olabilir mi? Bence, gerçekten büyük insanlar, dünyada büyük acılar çekmek zorundadır. Yüzyıl yaşasam, yüz yıl unutmayacağım. Hayatın sarkacı ağır ağır sallanıyor. Varlık, onun gidip gelişinde erimiş gibi. Bundan ötesi hep rüya..Bir yaşamın bir düşe eklenmesiyle, bir düşün yaşamdan çıkarılmasının hiç bir ayrımı yok. Burada nasıl ilerlenir, biliyor musun? Ya deha parıltısıyla, ya da ahlaksızlığın verdiği beceriklilikle. Her an gidecekmiş gibi, her şey her an bitebilirmiş gibi yaşamak da mümkündür. Hüznün kanatlarına dokunursanız, kendi adımlarınızın sesini duymazsınız. Orada sadece meleklerin hışırtıları vardır. Kapkaranlık gecelerin içinde uykuyu, sokağa çıktığımda yolumu, dünya denen cehennemde kendimi bulamıyordum. Cehennem ateşler içindeymiş...Cehennem yukarıdaymış. Bazı bulut ve güneş, bazı ay ve yıldızlar görünürmüş gecelerde. Hayata dair soruların cevaplarını ararken kendimi tam anlamıyla ormanda kaybolmuş biri gibi hissettim. İnsan kalbi, boşlukların en sonsuzu, varlıkların en muazzamı...Her şeyi bilmek isterdim. Ve diyorum ki içimden, hayat hiç de göründüğü gibi düz ve basit değil. Bu senaryoyu yazan, bizden çok önde. Hiçbir şey tek parça değildir bu dünyada...
Embed this episode
Ready to play
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu- Stefan Zweig/ Suç ve Ceza- Fyodor Dostoyevski/ Jean Christophe 1- Romain Rolland
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.