EPISODE · Sep 15, 2022 · 4 MIN
Bir Siyasinin Şiirleri- Can Yücel/ Bir Sürgünün Anıları- Aziz Nesin/ Sefiller (2 Cilt Takım)- Victor Hugo/ Oblomov- İvan Gonçarov/ Çanlar Kimin İçin Çalıyor- Ernest Hemingway
from Şiirlenelim · host Hedablida
Yaşamak istiyorum Yaşamayı, bu soğumuş cehennemde Ölü bir dost gibi içim titreyerek düşünmek değil Sadece yaşamayı yaşamak istiyorum Düşleri geride bırakan bir gerçeklik varsa, o da yaşayamamak Gerçek olan şu: Güneşi görmek, yiğitçe gülmek, karşıda duran göz kamaştırıcı zafere koşmak, Göğsünde bir ciğerin soluk aldığını, bir yüreğin çarptığını, Beyninde bir iradenin akıl yürüttüğünü hissetmek, konuşmak, düşünmek, umut etmek, Sevmek... Bir anneye, bir kadına, çocuklara, aydınlığa sahip olmak... Korkunç olan şu: Birden, birkaç saniyelik bir çığlığın ardından bir uçuruma yuvarlanmak, Düşmek, ezmek, ezilmek, buğday başaklarını, çiçekleri, yaprakları, dalları görmek, Hiçbir şeye tutunamamak, boşuna çırpınmak, kılıcın bir işe yaramadığını, Altında insanların, atların olduğunu, bir topuğun gözleri oyduğunu hissetmek, Ve kendi kendine şöyle demek: AZ ÖNCE YAŞIYORDUM! Yaşamak her gün girilen bir imtihan olursa, buna kimse dayanamaz. Bu korkunç güç, bu sonsuz direnç, bu yaşamak için katlanılan en aşağılık durumlar neydi? Ne içindi? "Berlin’de yalnızsınız değil mi?” dedi. “Ne gibi?” “Yani... Yalnız işte... Kimsesiz... Ruhen yalnız... Nasıl söyleyeyim... Öyle bir haliniz var ki...” “Anlıyorum... Tamamen yalnızım... Ama Berlin’de değil... Bütün dünyada yalnızım...Küçükten beri...'' Herkes kendi yalnızlığında yitik. Evet, istediğin gibi yaşamak imkansız, bu açık. Öyle çelişkiler karanlığına düşersin ki, en akıllı insan bile içinden çıkamaz. Bir gün önce istediğine, ertesi gün tutkulu bir arzuyla sahip olursun. Daha ertesi gün ise bunu istemiş olmanın düşüncesinden bile kızarırsın. Sonra da istediğin oldu diye yaşama lanet edersin. Onurun, yaşama balıklama atlama özgürlüğünü inatla istiyorum demenin sonu budur. İnsan hayatta bastığı yeri yoklayarak yürümeli. Bazı şeylere gözünü kapamalı. Mutluluğu düşlememeli bile...Elden kaçan mutluluk için de isyan etmemeli. Hayat budur işte. Kim demiş hayat zevk ve mutluluktur diye. Ne saçma bir düşünce! Hayat hayattır, görevdir, sorumluluktur. Mesela, insan kendini özler mi, diye sormak lazım başkalarını özlemekten bahsetmeden çok önce. İnsan kendini özler. Özlediğimiz benliğin kalıntılarından yeni bir insan yaratmaya çalışmanın adı da değişmektir. Sen hiç yaprak dökmedin ki, her tomurcuğu bahar sanıyorsun. Ama sen de haklısın...Kaybedilmiş savaşların hangisinde iyiler anılmış ki? Hiç. Ama yaşamak, bir tepenin yamacında rüzgârda salınan bir buğday tarlasıydı. Yaşamak, gökyüzünde dolanan bir atmacaydı. Yaşamak, tahılın savrulduğu, samanların uçuştuğu harman yerinde, tozlar içinde duran toprak bir testideki suydu. Yaşamak, bacaklarının arasındaki bir attı ve bacaklarından birinin altındaki karabinaydı, bir tepeydi, bir vadiydi. Vadinin uzak kıyısında, kenarında tepelerin ötesindeki ağaçların uzandığı bir dereydi. Bundan çıkarılacak bir ders var. Her günün değerini bilmek. Hayatı dolu dolu yaşamak. Yağmur gibi. Güneş gibi. Kar gibi. Erir gibi...
Embed this episode
Ready to play
Bir Siyasinin Şiirleri- Can Yücel/ Bir Sürgünün Anıları- Aziz Nesin/ Sefiller (2 Cilt Takım)- Victor Hugo/ Oblomov- İvan Gonçarov/ Çanlar Kimin İçin Çalıyor- Ernest Hemingway
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.