Skip to content
Böyle Sevme Kimseyi- Kemal Hamamcıoğlu/ Neyt- Binnur Nigiz/ Seni Seviyorum Demek İsterdim- Ahmet Kutsi Tecer/ Dediğin Yere- İbrahim Tenekeci  episode artwork

EPISODE · Sep 28, 2022 · 5 MIN

Böyle Sevme Kimseyi- Kemal Hamamcıoğlu/ Neyt- Binnur Nigiz/ Seni Seviyorum Demek İsterdim- Ahmet Kutsi Tecer/ Dediğin Yere- İbrahim Tenekeci

from Şiirlenelim · host Hedablida

Çamurlu pencere kendi kendini yıkıyor. Çiçekler kendi kendine çürüyor. İçerden yetişemiyorum dışarı. Sardunyaları yakıyor yaz kış. Yetişemiyorum hiç yukarı...Yetişemiyorum. Uzay boşluğundan daha büyük kalbim benim. Yıldız çaktığı falan da yok. Yersiz, otuz küsur nefes. Bu bir şeyleri halledemeyişimin ilk sabahı değil. Peki ayaktaki fotoğrafların boyu mu kısalıyor, sesi az mı duyuluyor mesafe yaklaşırken? Alıştığın sesler kısalırken meşgule alma. Kısa kesme. Bir kez olsun, çok özledim de. Yanaklarım yere sarkarken, kısalan bir omuza nerden sarılacağım? Onu da desene. Bilmiyorsun! Hep akıl veriyorsun hızlı hızlı...Bence aya hiç çıkılmadı. Işık hızında hiçbir ses ulaşmadı yukarı. Bir balkon, bir de kalbim var. Kara deliklerse demir balkondan sarkıyor. Balkona çıkmadıkça, aya hep küllerin düşüyor. Bu sabah sırf bu yüzden inat ettim, uyumadım. Yoldan çaldığım sardunyayı yoğurt kabına bıraktım. Çamurlu pencereden uzanıp, ona yer açtım. Aşağı doğru uzattı hemen yüzünü. Can suyu verdim, suyun yarısı aşağı aktı. Sonra balkona sırtımı döndüm. Yine. Yine duvarı seyrediyorum. Kısalan bir omuza nerden sarılacağımı hala bilmiyorum. Ama bundan fazlasını ay seninken biliyorum. Sen hiç gitmeyecek gibisin, değil mi? O gidenler de hep senin gibiydiler. Biliyor musun? Hiç yetişemiyorum yukarı... Hiç rüya. Kabul. Bir tek fotoğrafsız duvarı seyrediyorum. Bir tek annemi seyrediyorum. Ben onu çok seviyorum! Sen de bir tek külünü tut şimdi. Sonra git. Mutlu etmeye çalışmanın aslında en büyük bencillik olduğunu öğrendim. Biliyor musun, birini mutlu etmek aslında fedakarlık değil, bencillik. Böyle sevme kimseyi...Yaralandıkça çok şeyi özlüyor insan... Gerekli, gereksiz ne varsa özlüyor. Çocukluğu değil. Genç günleri değil. Sadece eski evlerin arasında yokuş aşağı yürüdüğü sabahları. Ayaklarına dur diyemediği...Her şeye inandığı...Her şeyin mümkün olduğu sabahları...Umut olmasına var. Sınırsız denecek kadar çok umut var. Ama bizim için değil. Beni hayal kırıklığına uğratan, benden başkası değil. Eğer karanlıkta kalanlar ışığı reddediyorsa, bu onların ışığa ihtiyaç duyduğunun en büyük göstergesi değil midir? Demek beni anlamaya çalışacaksın, fena fikir değil... Fakat bana öyle geliyor ki, boşuna emek! Aynaya hiç kendin olarak baktın mı? Sadece saçını tararken, ya da yüzünü yıkarken değil, gerçekten, anlam dolu bakışlarla, kendine baktın mı hiç? Herkes sanki birisine mahsur kalmış gibi. Bir sonbahar fotoğrafının içindeyim. Bakıyorum yıldızlara; Hiçbiri aydınlatmıyor yalnızlığımı. Hiçbiri benim için parlamıyor. Bugünü dün, yarını çok önceden yıktıkları bu sabahlara ait değilim ben. Kaçmak çözüm değil. Zaman akıyor, su akıyor, annem kapıdan sokağa çıkıyor. Ben evden çıkamıyorum...Bu kayıp sabahlar, benim sabahlarım değil. Ama denizler ötesine giden kişi yalnızca iklimi değiştirmiş olur, aklını değil. Biz de unutmuş gibi yaparız. Hiç kırılmamış, ağlamamış gibi. Seni seviyorum demek isterdim Ölesiye bir duyguyla, taparcasına dil dökmek ve saçlarım ağarmadan söylemek isterdim...Seni sarmak isterdim sonsuzlukla. Delicesine sevmek. Bir sarhoş gibi adını sayıklamak. Kalbim, gökkuşağı renklerinde bir deniz kabuğu gibi. Geceler boyu şarkılarımda onu söyledim onu hiç tanımadan. Geceler boyu onun hikayesini yıldızlara anlattım. Şimdi karşımda. Büyüdüğünü, hiç yıkılmaz dediğin dağlar kendi kendini yıkınca anlıyormuş insan... Olacak gibi olanlar son anda olmayınca...Yük olur muyum diye düşündüğün yere ait değilsin. Kendini kısıtlamak zorunda hissettiğin yere ait değilsin. Anlatamadığın yere ait değilsin. Anlaşılmadığın yere ait değilsin. Kendini kendin gibi hissetmediğin hiçbir yere ait değilsin. Uzaklığın da, esaretinden bu yüzden. Olmayacak olanın olmasına çoktan alıştım.. İnsan ölmekten değil, yaşamaya hiç başlamamaktan korkmalı. Sevmeyi çok özledim…

Episode metadata supplied by the publisher feed · Published Sep 28, 2022

Embed this episode

Ready to play

Böyle Sevme Kimseyi- Kemal Hamamcıoğlu/ Neyt- Binnur Nigiz/ Seni Seviyorum Demek İsterdim- Ahmet Kutsi Tecer/ Dediğin Yere- İbrahim Tenekeci

0:00 5:32

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

No similar episodes found.

No similar podcasts found.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Şiirlenelim?

This episode is 5 minutes long.

When was this Şiirlenelim episode published?

This episode was published on September 28, 2022.

Can I download this Şiirlenelim episode?

Yes. Use the download control on the episode player to save the publisher-provided media file.
URL copied to clipboard!