EPISODE · Nov 17, 2022 · 3 MIN
Bulantı- Jean-Paul Sartre/ Tüf-Büşra Sarıkaya/ Ruhi Bey Ve Limonluktaki Yangın- Edip Cansever/ Y'ol-Birhan Keskin/ İçim Acıyor Bahçeye- Füruğ Ferruhzad
from Şiirlenelim · host Hedablida
Kendi hayatımı bir film izler gibi izliyorum. Ve bu kadar dışarıdan bakabilmek pek normal sayılmaz. ''Birbirine bu kadar benzediklerine göre, niçin bu kadar var olan var?'' diye düşünüyordum. Birbirinin eşi bunca ağaç neye yarar ki? Bunca boşa gitmiş ve inatla yeniden başlayarak yine boşa gitmiş bunca var olan niye? Her insan, kendine biraz dışarıdan bakabilir kuşkusuz. Hatta bunu yapabilmek iyi bir şey sayılır. Ama ben tamamen dışarıda kalmıştım. Ve tekrar dönebilmenin yolunu bir türlü bulamıyordum. Evinin anahtarını içeride unutmuş, pencerelerden evine girmeye çalışan, Ve açık hiçbir yer bulamayan çaresiz insan gibiyim. Kendimi dışarıdan izliyorum. Ve nasıl içeri girebileceğim hakkında bir fikrim yok. Toprak, ayaklarımın arasından ikiye ayrılıyor. Hangi tarafa geçeceğimi bilmediğimden, durduğum yer, mezarım haline geliyor. Sonumu küçük şeyler getirecek benim. Küçük meselelere büyük takılacağım. Kağıt kesiğinden olacak sonum. Boşluğuna geleceğim kendimin. Biliyorum. Keşke diyorum, keşke. Hiçbir şey bilmeseydim. Suya bakıp dursaydım ömrüm boyunca. Bir ırmak kenarında, Bir deniz orasında. Bulanık çıkmış fotoğraflar gibiydim, görünümsüz Yalnızdım, Karışıktım. Beni tanıyan kimseler yoktu. Hiç yoktu. Büyük taşların altında, Havuzun kırık taşları arasında Bilmezdim mutluluk nedir...Bilemezdim Alıp başımı gitmek isterdim. İsterdim ama, kalırdım. Günler öylece kendi kendine geçsin diye, bir camın arkasında durdum. Bana dokunmasın hiçbir şey, Hiçbir şey yarama merhem olmasın, İyileşecekse, hiçbir şeysiz iyileşsin diye, Bir camına arkasında durup, Akan hayata ve zamana baktım. Herkesin herkesten kaçmak istediği, Herkesin her şeyi unutmak istediği, Herkesin, hiçbir şeye tahammül edemediği bir yer olur muhakkak Kim inkar edebilir? Bizim şanssızlığımız bu...Böyle anlarımız Saçma sapan bir tesadüfle, anlamsızca kesişir Sen, o anların ardında kuş olur, göğe yükselirsin Ben, o anların ardında bağırırım, sesim kesilir Yükselişi beklediğimiz yerde, çöküşü görüyoruz. Umudumuz olduğu yerde, umutsuzluğu görüyoruz. Kendi hatamız bu...Kendi şanssızlığımız. İçimizde şeytan yok...İçimizde acizlik var. Tembellik var. İradesizlik, bilgisizlik, ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: Hakikatleri görmekten kaçma eğilimi var. Ben, yüreğini yitirmiş bu zamandan korkuyorum. Ben bunca elin boşunalığını düşünmekten, Bunca yüzün yabancılaşmasından korkuyorum...
Embed this episode
Ready to play
Bulantı- Jean-Paul Sartre/ Tüf-Büşra Sarıkaya/ Ruhi Bey Ve Limonluktaki Yangın- Edip Cansever/ Y'ol-Birhan Keskin/ İçim Acıyor Bahçeye- Füruğ Ferruhzad
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.