EPISODE · Jan 31, 2022 · 2 MIN
Büyüteçle Kağıt Yakan Çocuklar- Alper Gencer
from Şiirlenelim · host Hedablida
En eski kelimeleriyle yağıyor çocuk seslerinden bu yağmur Unutulmuş sözlerin üstünde çıkacak yangını bekliyoruz Köyler var, kulakları paslı Çoğul cümleler kurarken, cesur Gök var, onu bir türlü anlatamıyor olmaktan bütün yorgunluğumuz Dünya bir şamdansa, Güneş, ölüp gitmişse Kendi omzunu, benim omzumdan tanıyorsan eğer Hatırlamak, pişmanlığı peşinen kabullenmek demektir Şehre, saçlarından yapılmış bir rüzgar çıkıyor Garson adisyon açıyor sana bakar bakmaz masama, Ve gözlerini ödeyecek kadar yaram çıkmıyor Tuz işine giren bir tabibe sürüyorlar kalbimi Öpsem, iz bırakmak suç Sevişmek yasak, Elini tutsam, tabip bir kamyon tuzu üzerime boşaltacak Dünya biz için dönmüyorsa, dursun Kalsın yaşamak... Biri şu gazete kağıtlarından bize sofralar kursun Dün gece senin küçücük elinle yalnız yattık Yalnız senin küçücük elinle yalnızlık Gökyüzünün, denizin, toprağın, hayalle, emeğin Belki de baskın korkusuyla vefasız, akıntıya atılan Kitaplar var ya, onlardan Ve belki de onun için o kadar, O kadar aydınlık ortalık… Yalan değil, kalbim fena çarpıyor sana Seni hiç görmeden, bir karanlığa doğru alışarak sevdim Herkesin kalbinde kuruyan bir kuyudan çıkınca, seni bildim İsmin belirdi diğer isimlerin yanı sıra Artık bu pişirilmiş çamurun içini ele veriyor gözlerin Baktıkça nefes alıyorum ormanların cennetinden Kokladıkça görüyorum gözeneklenen yolları Duydukça, dokunur gibi oluyor sesin kulaklarıma Gayrı tadarsam, yanarım Dokunursam, ölü sayarım kendimi bu diyarlarda
Embed this episode
Ready to play
Büyüteçle Kağıt Yakan Çocuklar- Alper Gencer
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.