EPISODE · Aug 4, 2022 · 4 MIN
Çalıkuşu (Bir kişi bütün dünya ile nasıl uğraşabilirdi?)
from Şiirlenelim · host Hedablida
Yaz ayları uzadıkça uzadı. Sıcaklar tahammül edilmeyecek derecede. Her şey sarardı, etrafta yeşillik namına bir şey kalmadı. Karşıdaki koyu yeşil tepeler soluk, yanık bir renk bağladı. Uzakta, yaz güneşinin kamaştırıcı ışıkları içinde kocaman kül yığınları gibi cansız ve manasız görünüyor. Sıkılıyorum. Boğulacak gibi, ölecek gibi sıkılıyorum. Koridordan çıkarken gözüme ilişen bir ayna, sıkıntımı büsbütün artırdı. O kadar ki, önü boş olsaydı belki de içeri girmeyecektim. Fakat ne çare ki, ortada bu hareketime mana verecek yabancılar dolaşıyordu. Ne yapalım, artık olan olmuştu. Kapıyı hızla açarak fırtına gibi içeri atıldım. Kâmran pencerenin yanında ayakta duruyordu. Doğruca yanına gitsem, ne bileyim, mesela birbirimizin elini tutmamız lâzım gelecekti. Kafeslerin hepsinden nihayet kurtulduğum bugün de birinin beni, kafeste bir kuş gibi görmesi doğru değil. Sonra,kuş kelimesinin eski “Çalıkuşu”nu kırık kanadı, kapanmış gagasıyla düştüğü yerden kaldırmak gayreti var...İçim kan ağlarken gülmeye, şarkı söylemeye, ıslık çalmaya başlıyordum. O kadar ki, kalbim, nihayet bu neşenin yalanına inanıyor, suya konan kuru çiçekler gibi titreye titreye canlanmaya başlıyordu. ''İtiraf ederim ki, size karşı derin zaaflarım, aşka benzeyen hislerim vardı. Fakat hayalimin sönmüş avizesinde tek kalan bu son ümit ve fazilet ışığını kendimden, kendi kalbimden bile kıskandım...'' Niçin semanızdaki yıldızlar birer birer dökülüp söndüler? Bunu bana söylemeye mecbursunuz. Çünkü onlar ,benim gamlı günlerimin, karanlık gecelerimin en derin tesellisiydi. Artık hayatın ve insanların iç yüzünü görecek bir yaşa gelmiştim. İçimdeki yıldızlar, birer birer sönüyor, dökülüyordu. Bir kişi bütün dünya ile nasıl uğraşabilirdi? Ben zannediyordum ki, ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir...Şimdi anlıyorum ki değilmiş. Yollar görünmez kayalarla doluymuş...Onlara çarpmamak lazımmış. Odam, kalbime benziyor. İlerleyen yaşıma rağmen orada da daima böyle sessiz bir hayatın titreşimleri var. Orada da, böyle gözlerin bir renkli vehmi sanılacak kadar hafif şeyler mütemadiyen titriyor, bir gizli ateşle nazik kanatlarını yakıyor. Odam kalbime benziyor. İnsanlar hiçbir vakit ıstırap çektikleri zamandaki kadar güzel olmuyorlar. Ah, şu çocuk gözlerindeki mihnet! İnsan, tıpkı yıldızlı yaz gecelerine bakmış gibi oluyor; insan, seni okurken hayatı seviyor, her şeyi temiz, yüksek, güzel görüyor...Haliniz, bana öyle emniyet veriyordu ki, hayatımın en gizli gamlarını ve acılarını size söylemekten çekinmiyordum. Mamafih, siz, kadın ruhunu oldukça iyi tanıyan bir romancısınız. Bilirsiniz ki onlar, her şeye az çok tahammül ederler; fakat esrar ve muammaya asla! “Nasıl , sevmek güzel şey değil mi ?” “Elbet güzel…”
Embed this episode
Ready to play
Çalıkuşu (Bir kişi bütün dünya ile nasıl uğraşabilirdi?)
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.