EPISODE · Feb 7, 2022 · 3 MIN
Çalıkuşu (Sendedir, avere gönlüm sendedir)
from Şiirlenelim · host Hedablida
Dağlarda ismini bilmediğim bir ot yetişir. Feride, insan, onu daima koklarsa, bir zaman sonra kokusunu daha az duymaya başlar. Bunun ilacı, bir zaman kendini ondan mahrum etmektir. Galiba bende sinir hastalığı başlıyor. Herhalde bir kararsızlık var. Yine eskisi gibi gülüyorum, Yine kuşlara ıslık çalıyorum. Fakat hüznüm gibi neşemin de kararı yok. İçim içime sığmıyor. Bu neşenin uydurma, uçucu bir şey olduğu malum. Kapalı bir mahzende sızan bir ışık parçası, yıkık bir duvarın taşları arasında açmış sıska bir çiçek, her şeye rağmen bir varlık, bir tesellidir. Buraya gelirken, gece vapurda uykum kaçmıştı. Yanık sesli bir yolcu, suların karanlığına karşı: "Sendedir avare gönlüm, sendedir" diye bir şarkı söylemişti. Bunu o gece işitmemle, unutmam bir olmuştu. Aylardan sonra, bahçemdeki çiçeklerin açmaya başladığı bir nisan gününde, durup dururken yavaş yavaş bu şarkıyı söylemeye başladım. İnsan ruhu ne anlaşılmaz bir muamma? Bir kere işittiğim bu şarkıyı, bestesiyle, güftesiyle nasıl aklımda tutmuştum! O günden sonra, iş görürken, kuşlara su verirken, penceremden görünen deniz parçasını seyrederken bu şarkı, dudaklarımın ucuna geliyor. Dün akşamüstü: "Sendedir avere gönlüm sendedir" diye son mısrayı tekrar ederken, hiç sebepsiz ağlamaya başladım. Bu şarkı parçasının ne güftesinde, ne bestesinde ağlanacak hiçbir şey yok. Dedim ya, sinir. Bir daha bu şarkıyı söylemeyeceğim. Ne bileyim, insan kalbi, öyle anlaşılmaz bir şey ki...Yeni yakalanmış bir kuşun yüreği, göğsünde nasıl atarsa benimki de öyle atıyordu. Saklamaya çalışmak nafile. Sevda; gözlerimden uyku gibi akıyor. Sevgi, şefkat denen şeyde ne mucizeler var! Yüreğim merhametten eziliyor, dizlerim vücudumun yükü altında çökecek gibi oluyordu. Şimdi bir parça güneş; neşemi hatta ümidimi yeniden canlandırıyor. Hayat uzun...Ümit edeyim, tahammül edeyim, güzel. Ben buna razıyım. Fakat niçin, neyi beklemek için? Hayatın, bir felaketten sonra daima bir saadet verdiğini, o güzel darbımeselin söylediği gibi: Ayın on beşi karanlıksa, on beşi mutlaka aydınlık olacağını bilmiyor değildim. Fakat, bu mehtabın bu kadar koyu bir karanlıktan, bu kadar unutulmaz bir dakikada doğacağını aklıma getiremezdim. Aydınlık, hasta gözleri nasıl incitiyorsa, saadet de hasta gönülleri öyle sızlatıyor. Hasta gözler gibi, hasta gönüller için de karanlıktan iyi ilaç yok.
Embed this episode
Ready to play
Çalıkuşu (Sendedir, avere gönlüm sendedir)
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.