Skip to content
Cemil Meriç'ten Lamia Hanım'a Mektuplar 11-12 episode artwork

EPISODE · Sep 28, 2022 · 6 MIN

Cemil Meriç'ten Lamia Hanım'a Mektuplar 11-12

from Şiirlenelim · host Hedablida

Daha yanacağız sevgilim benim. Ruhlaşıncaya kadar yanacağız. Bu bir ceza mı? Belki de. Gafletimizin cezası. Biz elest bezminde birbirimizindik. İlk merhabadan sonra benim olmalıydın. Kanunlardan bize ne idi? Rüsvalığı göze almayan sevmemeli. Rüsvalık, yani kendine saygı. Yani tanrılaşmak. Yani bütünüyle, kalbiyle, kafasıyla yaşamak. Ve milyonlarca domuza zirveden acıyarak bakmak. Eflatunun mağarasını bilirsin. İnsanlar karanlık bir mağaraya zincirli, sırtları kapıya dönük ve duvarda gölgeler. Aşk, bu zinciri kıran büyü. Mağaradakiler öylesine alışmış ki karanlığa, kurtulanları küfürleri ile kovarlar. Sen yanımda olsan, fetihten fethe koşardım. Şimdi yalnız seni düşünüyorum. Ve dudaklarımdan tek cümle dökülüyor. Ölünceye kadar bu tek cümledeyim ben: Seni seviyorum canım benim, kirinle, pasınla, ıstırabınla, kırk beş yaşınla seviyorum. Clotilde’im benim. Hayır. Lamiam, ben Clotilde’in bütün mektuplarını okudum. İçinde bir zerre aşk yoktu. Yani sen yoktun. Batı tanımaz aşkı. Sevişirler. Çünkü yanlışlıkla bir aşk iksiri içmişlerdir. Aşkın kendisinden büyük iksir olur mu? İksir, birbirine kenetlenen parmaklar. İksir birbiri içinde eriyen dudaklar. İksir, ses, iksir, gözyaşı. Batıda aşk, kelimedir. Duymadığı için terennüm eder. Kendini inandırmak için konuşur. Ben bütün bağlarımdan koptum. Kelimeler yalnız senden bahsettikleri zaman, yalnız sana hitap ettikleri zaman munis ve dilber. Dün akşam telefonda bir buçuk saat bekledim. Hat kapalı idi, daha çok beklemem gerektiğini söylediler. Ayrılmış olacağını düşünerek, sesini duymak saadetinden vazgeçtim. Sonra saatlerce vicdan azabı çektim. Bu sana karşı işlediğim ilk cinayetti. Verdiğim sözü tutamamıştım. Artık layık değildim sevgine. Kendimden iğrendim. Ama birden içimdeki sadist sahneye çıktı. Üzülsün biraz, dedi. Daha çok sever. Daha çok sevmek mi? Daha çok sevebilir misin? Denizin sınırları var, sevginin sınırlan yok. Daha çok sevebilirsin. Ve seveceksin. Ve biz Kerem ile Aslı gibi efsaneleşeceğiz. Asırlarca sonra isimlerimiz birlikte anılacak. İnsanlığın gördüğü en muhteşem rüyalardan biri gibi anılacak. Daha erimedin sevgilim. Aşkın ateşinde bütün paslarından arınacaksın. Neden 42’de beni tanıyamadın? Ben Jüpiter’in kafasından silahlarıyla doğan Athena gibi, o zaman da okyanuslar gibi dalgalıydım ve sınırsızdım. Ben bütünümle muhteşemim. Kelimelerin arkasına saklanmaya ihtiyacım yok. Maskesizim. Hayran kaldığın müddetçe varım. En küçük yalan, rüyanı seraba çevirir. Rüyam, yani rüyamızı. Aşk, saygıdır. Kendine, yani sevdiğine saygı. Yazdıklarımı okumuyorum, düzeltmiyorum. Kalbimle kalem arasında kapı yok. Kendimi bir ırmağın sularına bırakmışım. Bu ırmak sensin. Gülünç olmaktan korkmuyorum. Yarattığın bir rüyayı yaşıyorum. Seni ben yarattım, istediğim zaman yok edebilirim, istediğim zaman, yani istediğin zaman. Saat 10. Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim. Kitap benim has bahçemdi. Hayat yolculuğumun sınır taşları kitaplar. Büyük bir zaafım vardı: Seviyordum. Gülümseyen her kadını seviyordum, ağlayan her kadını seviyordum...Kadını seviyordum. Ve kadınlar, gözleri bağlı geçiyorlardı. Kendilerini davet eden saadetin farkında değildiler. Önümde bir kadın durdu. Ve bu kadına 24 yılımı verdim. Benim hayatım da bu eğerlerle dolu. Eğer isteseydim...İstemedim. Değmezdi. Neye değmezdi? Küçülmeye, yalvarmaya, yalan söylemeye. Hayatımı benimle birleştiren kadının benden başka şeye ihtiyacı yoktu. Benimle sefalet de güzeldi, açlık da. İkbale, beni kendisinden uzaklaştırabileceği için düşmandı. Kimin için neyi isteyecektim? Sessiz, uyuşuk, kendi kendine yeten bir hayat. Ve ebediyete yönelen bir ihtiras. Ebediyete ve kainata. Kelimeler dünyasının sultanı olmak. Yaratmak yetmiyor bana...Kimin için yaratacağım? Şöhret, gerçek şöhret mezarların üstünde yükselen güneş. Ben milyonlarca kalpte değil, bir kalpte yaşamak istiyorum. Bütün olarak, rakipsiz ve bir Tanrı gibi, bir Tanrı gibi değil, Tanrı gibi.

Episode metadata supplied by the publisher feed · Published Sep 28, 2022

Embed this episode

Ready to play

Cemil Meriç'ten Lamia Hanım'a Mektuplar 11-12

0:00 6:24

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

No similar episodes found.

No similar podcasts found.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Şiirlenelim?

This episode is 6 minutes long.

When was this Şiirlenelim episode published?

This episode was published on September 28, 2022.

Can I download this Şiirlenelim episode?

Yes. Use the download control on the episode player to save the publisher-provided media file.
URL copied to clipboard!