😢 Dârüleytamda Çocuk Olmak: On Çocuk On Portre episode artwork

EPISODE · Aug 7, 2025 · 7 MIN

😢 Dârüleytamda Çocuk Olmak: On Çocuk On Portre

from HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works · host Hakan AKARCALI

Yrd.Doç.Dr.Nurdan ŞAFAK bu çalışmasında, Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşlarla sarsıldığı 20. yüzyıl başlarında artan yetim çocuk sayısına karşı geliştirilen kurumsal çözüm olan dârüleytamlar ele alır Yazar, yalnızca kurum tarihine değil, çocukların gündelik yaşamlarına, eğitimlerine ve bireysel hikâyelerine odaklanarak önemli bir boşluğu doldurur.1914’te Maarif Nazırı Şükrü Bey’in teklifi ve Enver Paşa’nın desteğiyle kurulan ilk dârüleytam, İstanbul Bebek’te Said Halim Paşa’nın yalısında faaliyete geçmiştir. Bu kurumlar, özellikle Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı sırasında yetim kalan binlerce çocuk için barınma, eğitim ve meslek edindirme olanakları sunarak birer sosyal koruma merkezi işlevi görmüştür.Dârüleytamların kuruluş gerekçeleri arasında şunlar yer alır: savaş nedeniyle sahipsiz kalan çocuklara sahip çıkmak, şehit çocuklarını korumak, mevcut kurumların yetersizliği ve modernleşme arzusuyla yeni bir sistem kurma ihtiyacı. 1899'daki ilk girişim mali yetersizlikle rafa kalkmış, 1909’da Dârülhayr-ı Âli'nin kapanmasıyla bu ihtiyaç daha da acil hâle gelmiştir.Kurumlar yatılı ve tamamen parasız hizmet verirken, sağlık kontrolleri, detaylı tahkikatlar ve kabul şartlarıyla sistematik bir yapıya kavuşmuştur. Kabul edilen çocukların bilgilerinin, aile durumlarının ve gelir düzeylerinin resmi olarak belgelenmesi, Osmanlı’nın bürokratik modernleşmesinin yansımasıdır.Gündelik yaşam sıkı bir disiplinle örülüdür: Sabah namazı, kahvaltı, dersler, oyun, akşam yemeği ve yatsı namazıyla tamamlanan günler. Cuma günleri çocuklar İstanbul’u gezme veya akraba ziyareti yapma hakkına sahiptir. Beslenme koşulları da şaşırtıcı derecede özenlidir; örneğin Büyükdere şubesinde haftada iki gün meyve verildiği bilinmektedir.Eğitim modeli üç kademeye ayrılmıştır: ana sınıfı (4-6 yaş), ibtidaî (7-12 yaş) ve sanayi sınıfları (13-17 yaş). Kızlara ev idaresi, dikiş, çamaşırcılık; erkeklere marangozluk, ciltçilik, hakkaklık gibi meslekî dersler verilmiştir. Ortak dersler arasında Kur’an, okuma-yazma, hesap, tarih, coğrafya ve hatta müzik (piyano dâhil) vardır.Bu yapı sadece eğitim değil, sosyal hayata katılımı da hedefler. Çocuklar haftalık dış gezilerle şehirle temas kurar, tramvay bileti gibi ayrıntılar bile bu vizyonu gösterir. Dârüleytamlar aynı zamanda bir “toplumsal merdiven” olarak görülür; mezunlar arasında tarihçi Enver Ziya Karal gibi önemli isimler yer alır.Bazı çocuklar ailenin durumunun iyileşmesiyle veya sağlık nedenleriyle kurumdan ayrılırken, bazıları ne yazık ki kurumda yaşamını yitirmiştir. Kurumlar, Dârülaceze, Islahhane gibi yapılarla bağlantılı olsa da, yalnızca çocuklara hizmet etmeleriyle ayrışır. Modernleşen Osmanlı’nın eğitim ve sosyal hizmet anlayışının bir tezahürü olarak dârüleytamlar, yitip gitme riski taşıyan bir nesli devlete ve topluma kazandırmaya çalışmıştır.Dârüleytamda Çocuk Olmak, bu çocukların adeta sessizleştirilmiş tarihine bir ses, bir yüz kazandırmaktadır. Kurumların yalnızca mimarisiyle değil, içindeki çocukların umutları, kayıpları ve dirençleriyle de bir hafıza mekânı olduğu gerçeğini okura ustalıkla sunar

Yrd.Doç.Dr.Nurdan ŞAFAK bu çalışmasında, Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşlarla sarsıldığı 20. yüzyıl başlarında artan yetim çocuk sayısına karşı geliştirilen kurumsal çözüm olan dârüleytamlar ele alır Yazar, yalnızca kurum tarihine değil, çocukların gündelik yaşamlarına, eğitimlerine ve bireysel hikâyelerine odaklanarak önemli bir boşluğu doldurur.1914’te Maarif Nazırı Şükrü Bey’in teklifi ve Enver Paşa’nın desteğiyle kurulan ilk dârüleytam, İstanbul Bebek’te Said Halim Paşa’nın yalısında faaliyete geçmiştir. Bu kurumlar, özellikle Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı sırasında yetim kalan binlerce çocuk için barınma, eğitim ve meslek edindirme olanakları sunarak birer sosyal koruma merkezi işlevi görmüştür.Dârüleytamların kuruluş gerekçeleri arasında şunlar yer alır: savaş nedeniyle sahipsiz kalan çocuklara sahip çıkmak, şehit çocuklarını korumak, mevcut kurumların yetersizliği ve modernleşme arzusuyla yeni bir sistem kurma ihtiyacı. 1899'daki ilk girişim mali yetersizlikle rafa kalkmış, 1909’da Dârülhayr-ı Âli'nin kapanmasıyla bu ihtiyaç daha da acil hâle gelmiştir.Kurumlar yatılı ve tamamen parasız hizmet verirken, sağlık kontrolleri, detaylı tahkikatlar ve kabul şartlarıyla sistematik bir yapıya kavuşmuştur. Kabul edilen çocukların bilgilerinin, aile durumlarının ve gelir düzeylerinin resmi olarak belgelenmesi, Osmanlı’nın bürokratik modernleşmesinin yansımasıdır.Gündelik yaşam sıkı bir disiplinle örülüdür: Sabah namazı, kahvaltı, dersler, oyun, akşam yemeği ve yatsı namazıyla tamamlanan günler. Cuma günleri çocuklar İstanbul’u gezme veya akraba ziyareti yapma hakkına sahiptir. Beslenme koşulları da şaşırtıcı derecede özenlidir; örneğin Büyükdere şubesinde haftada iki gün meyve verildiği bilinmektedir.Eğitim modeli üç kademeye ayrılmıştır: ana sınıfı (4-6 yaş), ibtidaî (7-12 yaş) ve sanayi sınıfları (13-17 yaş). Kızlara ev idaresi, dikiş, çamaşırcılık; erkeklere marangozluk, ciltçilik, hakkaklık gibi meslekî dersler verilmiştir. Ortak dersler arasında Kur’an, okuma-yazma, hesap, tarih, coğrafya ve hatta müzik (piyano dâhil) vardır.Bu yapı sadece eğitim değil, sosyal hayata katılımı da hedefler. Çocuklar haftalık dış gezilerle şehirle temas kurar, tramvay bileti gibi ayrıntılar bile bu vizyonu gösterir. Dârüleytamlar aynı zamanda bir “toplumsal merdiven” olarak görülür; mezunlar arasında tarihçi Enver Ziya Karal gibi önemli isimler yer alır.Bazı çocuklar ailenin durumunun iyileşmesiyle veya sağlık nedenleriyle kurumdan ayrılırken, bazıları ne yazık ki kurumda yaşamını yitirmiştir. Kurumlar, Dârülaceze, Islahhane gibi yapılarla bağlantılı olsa da, yalnızca çocuklara hizmet etmeleriyle ayrışır. Modernleşen Osmanlı’nın eğitim ve sosyal hizmet anlayışının bir tezahürü olarak dârüleytamlar, yitip gitme riski taşıyan bir nesli devlete ve topluma kazandırmaya çalışmıştır.Dârüleytamda Çocuk Olmak, bu çocukların adeta sessizleştirilmiş tarihine bir ses, bir yüz kazandırmaktadır. Kurumların yalnızca mimarisiyle değil, içindeki çocukların umutları, kayıpları ve dirençleriyle de bir hafıza mekânı olduğu gerçeğini okura ustalıkla sunar

NOW PLAYING

😢 Dârüleytamda Çocuk Olmak: On Çocuk On Portre

0:00 7:36

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

Ask A Spaceman Archives - 365 Days of Astronomy Ask A Spaceman Archives - 365 Days of Astronomy Podcasting Astronomy Every Day of the Year Eat to Live Jenna Fuhrman, Dr. Fuhrman Our health is our most precious gift and smart nutrition can change your life. Each month, join Dr. Fuhrman and his daughter, Jenna Fuhrman as they discuss important topics in the world of nutrition. Eat to Live will change the way you eat and think about food. French Your Way Jessica: Native French teacher founder of French Your Way Boost your French listening skills and test your comprehension with this one of a kind series of podcasts. Get the chance to listen to a real conversation between native speakers talking at normal speed AND customise your learning experience through carefully designed sets of questions (2 levels of difficulty) available for download at www.frenchvoicespodcast.com. All interviews also come with the transcript. French teacher Jessica interviews native speakers of French from around the world who share a bit of their life and passion. Where else would you meet in one same place a French yoga teacher based in Melbourne, a soap manufacturer from Provence, or a couple cycling around the world? That Hoarder: Overcome Compulsive Hoarding That Hoarder Hoarding disorder is stigmatised and people who hoard feel vast amounts of shame. This podcast began life as an audio diary, an anonymous outlet for somebody with this weird condition. That Hoarder speaks about her experiences living with compulsive hoarding, she interviews therapists, academics, researchers, children of hoarders, professional organisers and influencers, and she shares insight and tips for others with the problem. Listened to by people who hoard as well as those who love them and those who work with them, Overcome Compulsive Hoarding with That Hoarder aims to shatter the stigma, share the truth and speak openly and honestly to improve lives.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works?

This episode is 7 minutes long.

When was this HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works episode published?

This episode was published on August 7, 2025.

What is this episode about?

Yrd.Doç.Dr.Nurdan ŞAFAK bu çalışmasında, Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşlarla sarsıldığı 20. yüzyıl başlarında artan yetim çocuk sayısına karşı geliştirilen kurumsal çözüm olan dârüleytamlar ele alır Yazar, yalnızca kurum tarihine değil, çocukların...

Can I download this HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works episode?

Yes, you can download this episode by clicking the download button on the episode player, or subscribe to the podcast in your preferred podcast app for automatic downloads.
URL copied to clipboard!