EPISODE · May 22, 2026 · 19 MIN
Eski İstanbul'un Ayyaşlar Bayramı ve Mezarlık Törenleri
from HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works · host Hakan AKARCALI
Tarih Hazinesi dergisinin 15 Ocak 1951 tarihli bu nüshası, geçmişin renkli ve sıra dışı geleneklerini gün yüzüne çıkaran çeşitli kültürel fragmanlar sunmaktadır. Dergideki en dikkat çekici makale, eski İstanbul’da Ramazan bayramlarının ilk gününde düzenlenen ve "Ayyaşlar Bayramı" olarak bilinen ilginç bir töreni ayrıntılarıyla tasvir etmektedir. Yazıda, dönemin akşamcılarının, Bekri Mustafa gibi simge isimlerin kabirlerini ziyaret ederek gerçekleştirdikleri bu ritüellerin sosyal dokusu detaylandırılmaktadır. Bu kaynak, Osmanlı ve Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki gündelik yaşamı ve akademik merakı harmanlayan bir kültür arşivi niteliği taşımaktadır.Eski İstanbul’un köklü geleneklerinden biri olan Ayyaşlar Bayramı, toplumun marjinal görülen kesimlerinin kendilerine has bir kültürel alan yaratma çabası olarak öne çıkar. Ramazan Bayramı’nın ilk günü, alışılagelmiş bayramlaşma ritüellerinin aksine, akşamcılar ve esrarkeşler kendi "bayramlarını" kutlarlardı. Bu süreçte gerçekleştirilen mezarlık ziyaretleri, sadece bir anma değil, aynı zamanda bu grubun kendi hiyerarşisini ve kimliğini pekiştirdiği bir ritüeldir. Bekri Mustafa ve Urfalı Hacı Ahmed gibi isimler, bu grubun mitolojik figürleri olarak kabirleri başında anılır, hikayeleri anlatılır ve dönemin sosyal dokusu bu eksende yeniden değerlendirilirdi.Bekri Mustafa, İstanbul halk kültüründe ayyaşların piri olarak kabul edilirken, Urfalı Hacı Ahmed de benzer bir figür olarak zikredilir. Özellikle Hacı Ahmed ile özdeşleştirilen "ak-sülmen", dönem kaynaklarında esrarkeşlerin veya dönemin kendine has müdavimlerinin tükettiği, etkisi oldukça güçlü ve gizemli bir madde olarak geçer. Esrarkeşlerin bu ritüellerde kullandığı "kabak-nargile" ise, dönemin yeraltı kültürüne özgü, kabağın gövde olarak kullanıldığı ilkel ama işlevsel bir düzenekti. Bu düzenek, dönemin sosyal sınıfları ve tüketim alışkanlıkları hakkında önemli ipuçları sunar.Bu renkli ve sıra dışı bayram geleneği, 1908 İkinci Meşrutiyet ilanı sonrası değişen sosyal ve siyasi iklimle birlikte tedricen sona ermiştir. Toplumsal düzenin yeniden tesisi ve modernleşme çabaları, bu tür marjinal geleneklerin kamusal alandan çekilmesine neden olmuştur. Derginin bu nüshası, aynı zamanda Nizip Savaşı gibi askeri vakaları ve Sultan Mahmut dönemi gelişmelerini de irdeleyerek, dönemin tarih yazıcılığına dair eleştirel bir bakış sunar. Belediye Müzesi’ne yönelik eleştiriler, kıymetli Çin vazosu hakkındaki teknik bilgiler ve okuyucu mektupları ile harmanlanan bu çalışma, Osmanlı ve Cumhuriyet arasında bir köprü vazifesi görmektedir.
What this episode covers
Tarih Hazinesi dergisinin 15 Ocak 1951 tarihli bu nüshası, geçmişin renkli ve sıra dışı geleneklerini gün yüzüne çıkaran çeşitli kültürel fragmanlar sunmaktadır. Dergideki en dikkat çekici makale, eski İstanbul’da Ramazan bayramlarının ilk gününde düzenlenen ve "Ayyaşlar Bayramı" olarak bilinen ilginç bir töreni ayrıntılarıyla tasvir etmektedir. Yazıda, dönemin akşamcılarının, Bekri Mustafa gibi simge isimlerin kabirlerini ziyaret ederek gerçekleştirdikleri bu ritüellerin sosyal dokusu detaylandırılmaktadır. Bu kaynak, Osmanlı ve Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki gündelik yaşamı ve akademik merakı harmanlayan bir kültür arşivi niteliği taşımaktadır.Eski İstanbul’un köklü geleneklerinden biri olan Ayyaşlar Bayramı, toplumun marjinal görülen kesimlerinin kendilerine has bir kültürel alan yaratma çabası olarak öne çıkar. Ramazan Bayramı’nın ilk günü, alışılagelmiş bayramlaşma ritüellerinin aksine, akşamcılar ve esrarkeşler kendi "bayramlarını" kutlarlardı. Bu süreçte gerçekleştirilen mezarlık ziyaretleri, sadece bir anma değil, aynı zamanda bu grubun kendi hiyerarşisini ve kimliğini pekiştirdiği bir ritüeldir. Bekri Mustafa ve Urfalı Hacı Ahmed gibi isimler, bu grubun mitolojik figürleri olarak kabirleri başında anılır, hikayeleri anlatılır ve dönemin sosyal dokusu bu eksende yeniden değerlendirilirdi.Bekri Mustafa, İstanbul halk kültüründe ayyaşların piri olarak kabul edilirken, Urfalı Hacı Ahmed de benzer bir figür olarak zikredilir. Özellikle Hacı Ahmed ile özdeşleştirilen "ak-sülmen", dönem kaynaklarında esrarkeşlerin veya dönemin kendine has müdavimlerinin tükettiği, etkisi oldukça güçlü ve gizemli bir madde olarak geçer. Esrarkeşlerin bu ritüellerde kullandığı "kabak-nargile" ise, dönemin yeraltı kültürüne özgü, kabağın gövde olarak kullanıldığı ilkel ama işlevsel bir düzenekti. Bu düzenek, dönemin sosyal sınıfları ve tüketim alışkanlıkları hakkında önemli ipuçları sunar.Bu renkli ve sıra dışı bayram geleneği, 1908 İkinci Meşrutiyet ilanı sonrası değişen sosyal ve siyasi iklimle birlikte tedricen sona ermiştir. Toplumsal düzenin yeniden tesisi ve modernleşme çabaları, bu tür marjinal geleneklerin kamusal alandan çekilmesine neden olmuştur. Derginin bu nüshası, aynı zamanda Nizip Savaşı gibi askeri vakaları ve Sultan Mahmut dönemi gelişmelerini de irdeleyerek, dönemin tarih yazıcılığına dair eleştirel bir bakış sunar. Belediye Müzesi’ne yönelik eleştiriler, kıymetli Çin vazosu hakkındaki teknik bilgiler ve okuyucu mektupları ile harmanlanan bu çalışma, Osmanlı ve Cumhuriyet arasında bir köprü vazifesi görmektedir.
NOW PLAYING
Eski İstanbul'un Ayyaşlar Bayramı ve Mezarlık Törenleri
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
Mar 26, 2026 ·1m
Mar 19, 2026 ·34m
Feb 18, 2026 ·11m
Feb 11, 2026 ·45m