EPISODE · Apr 28, 2022 · 5 MIN
Gece Vakti Kimdir Kapıyı Çalıp Gelen?- Ataol Behramoğlu- Pervane Ve Mum/ Ayna, Boşluğu Soluduğun Hayat, Bu Şehir Yıkılmayacak- Cezmi Ersöz
from Şiirlenelim · host Hedablida
Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen? Yitirdiğim bir mutluluk mu? Habercisi mi gelecekteki bir mutluluğun? Ben burada oturmuşum Yukarıdan bir şölen diliyorum Bir şarkı, bir kristal çalgı Ah zavallı bedenim, ne kadar yorulmuş Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen? Ansızın çıkıp gelen bahar mı? Solmuş bir gül söylüyor ve dökülüyordu, Kesinlikle üzgün bir kelebek ah çekiyordu Güneşin sıcaklığındaki çocuk, laleyi tandırdan daha yakıcı sanıyordu Hayalinin hamurunu o tandıra atmak, Ve kendi ekmeğinden kelebeklere yiyecek vermek istiyordu Güya ölçülüymüş mısralarımın hepsi Yüzyılın defterini katlamakla meşhurmuşum Bir saçları dolaşık, omuzları kavisli Beklermiş yatağında sabahlara dek beni Dünya denen bahçede durmaksızın avunmuşum Oysa kimin haddine kurtarmak her şeyleri? Kirlenmek gerekliymiş aksın diye ırmaklar Gözyaşı yetmezmiş çözmek için her şeyi Ben şimdi bir yerleri göstersem ellerimle, Orada çok zamandır bir biri unutulmuş Acı şarkısını söylemeden uyumuş Esrikmiş, dumanlıymış muhakkak gençliğinde Aynaya bakma sakın Ve saçlarına dokunma... Rüzgara sesin, Geceye kokun düşmesin. Sen bu bahar bir başka düşe gir Daha sığ ırmakların olsun Ve açık mavi denizin... Beni unuttuğun anılarına sar, Ki başka sızılara bulanayım... Zaman sen olunca uçuyor, olmayınca duruyor Ve sonra diyorum, o gelemiyor, ben gidemiyorum. Hayallerim neden uyuyor? Hiç unutmuyorum... Onca bilgi, utandığım çocukluğum içindi Çünkü beni hep bir başkası savunuyor, Sesimden, ellerimden, gülüşümden biliyorum Hep sakladığım yara izini balkonumdan odama götürüyorum işte Odamdan bir kez olsun çıkartmadığım sesimden, ellerimden, gülüşümden biliyorum Martıların sana doğruyu söyleyecekti arzu tramvaylarına binmeseydin Acıların, seni yeni bir şehre götürecekti yürüyüşüne vurulmasaydın... Öğrendiğim her şey, susup arkamı döndüğüm Yenildiğimi unutup, güzelliğimi sonuna dek yaktığım her şey.. Ne yapsam göğsümde hayatında yabancı bir zamanı birikiyor… Benim alanım zamandır... Ama ne yapsam, boşluğa açılan bir kapı oluyor hayat, Ne yapsam büyüyor o boşluk… Ne yapsan suçlu değilsin, sadece yerçekiminden muafsın… O derin ıstırabınsa, seni hayata alışmaktan koruyor sadece Oysa bu bile umurunda değil Geleceğin ellerinde, sıcaklığı üşüyen bir mum sadece…Gördüm… Geleceğin ellerine yapışan o soğukluk… Durmadan ömrüne yapışan o gerçeği soluyorsun sen… Durmadan ciğerlerini yakan o büyük soğumayı soluyorsun… Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen? İçimde bağıran acılar mı? Serseri, başıboş bir rüzgar mı? Kötü şey uzakta olmak arkadaşlarından, sevdiğin kadından Yasaklanmak bütün yaşantılara Seni tamamlayan, arındıran Kapatıldığın dört duvar arasında sağlıklı, genç bir adam olarak Neler gelmez ki insanın aklına sevinçli, özgür günlere dair? Kalmıştır yüzlerce yıl uzakta Onunla ilk kez öpüştüğün şehir Kalbinden göğe doğru yükselir Kötü şey uzakta olmak, dostlarından, sevdiğin adamdan Yasaklanmak bütün yaşantılara... Şimdi sen en çok bu şehre benziyorsun Bir yanın, gökyüzünde çılgınca şarkı söylüyor Ama her nefes aldığında içine cam kırıkları batıyor Her nefes aldığında içindeki karanlık biraz daha büyüyor... Biraz daha ulaşılmaz, biraz daha uzak oluyorsun Unutma, sen de benim gibi hiç büyümeyen bir çocuksun Tapıyorsun yaşamaya, tapıyorsun nefes almaya.... Onca acı çekmene rağmen, sen de bu şehir gibi…BENİM GİBİ…
Embed this episode
Ready to play
Gece Vakti Kimdir Kapıyı Çalıp Gelen?- Ataol Behramoğlu- Pervane Ve Mum/ Ayna, Boşluğu Soluduğun Hayat, Bu Şehir Yıkılmayacak- Cezmi Ersöz
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.