EPISODE · Sep 7, 2023 · 4 MIN
İçimdeki Sese Mektup- Sahra Hazal Kaleli
from Şiirlenelim · host Hedablida
Merhaba beni sürekli yargılayan ses! Sana bu mektubu çok uzaklardan yazıyorum. Ne zamandır benimlesin, neden geldin, emin değilim. Sanki kendimi bildim bileli orada bir yerdesin. Mutsuz musun? Evet evet, mutsuzsun. Benim içimde yaşamak yerine bir mavi tükenmez kalemin içinde yaşasaydın, eminim çok mutlu olurdun. O hep aynı renkte, aynı kalınlıkta, aynı parlaklıkta yazardı. Her şart ve koşulda ondan bekleneni yapardı. Ben öyle değilim. Olmadığım için mutsuz da değilim. İnsan olmak tam da böyle bir şey, biliyor musun? Sabah uyandığında içinde, anlam veremediğin bir hüzün bulutu olabiliyor. Sanki mutsuz gri parçacıklar, dün yediğin fıstık ezmesine tutunmuş d, hücrelerine minik gözyaşı tozları saçıyor gibi.. Hiç beklemediğin bir anda içinde heyecanlı bir bando çalmaya başlayabiliyor. İnsan olmak tam da böyle bir şey.. Sabah başladığın diyeti, akşama bozmak gibi. Kahkahalarla gülerken, ne olduğunu anlamadan gözyaşlarına boğulmak gibi.. En sevdiğin kahvenin o pazar çamur tadı vermesi gibi.. Şemsiyen yokken inen sağanağın altında ıssız kalmak gibi. Yağmurun yağması, rüzgarın esmesi, güneşin doğması gibi... İnsan olmak tam da böyle bir şey... Her gün aynı renkte olmadığım için bana kızıyorsun, biliyorum. Üç gün kendimi zorlayıp, istediğin gibi olsam dördüncü gün içimde sıkışan renklerle dünyayı boyuyorum. Sense stabil, dengeli, öngörülebilir ve (mümkünse) kontrol edilebilir olmamı bekliyorsun. Ben tam tersiyim...İçimde sanki bin diyarı taşıyorum. Fikirler, okyanuslar, hayaller, yağmurlar, tamamlanmamış anlar, koşulmamış yollar var. Bir mürekkebe bin diyarı sığdıramıyorum. Aşkı anlarım, sevmeyi anlarım, insanların hata yapmasını da anlarım ama canavarlığı anlamam. İnsan, bir kere dünyaya geliyor...Öldükten sonra mezara girmeyi anlarım, fakat yaşarken... Çantanı toplayıp kenarda köşede kalmış tüm beklentilerini alıp gitmek istersen, anlarım. Bir kalemde yaşamak istersen...Belki bir ayakkabıda...Her gün aynı renkte kalmaya, aynı adımları atmaya hazır uyanan bir ayakkabıda.... Her gün aynı kararlılıkla dönen bir tekerlekte belki ? Bir telefonda ? İşitirim ama unuturum. Görürüm ama hatırlarım. Yaparım ve anlarım. Bu sana yazdığım ilk mektup. Son olmayacak... Sana en başta verdiğim sözü tutamayacağım. Bana beklemeyi öğrettin. Bana aşkın yolunu yordamını öğrettin. Ama ben yaralıyım. Gücüm kendime yetmiyor. Gücüm, seni kendimden korumaya yetmiyor. Gitmek istersen...Anlarım. Ben gitmek istersem...Sende anla, olur mu ? İmza: İçinde bin diyarı taşıyan, bazen beceriksiz, bazen yaratıcı, bazen hayalci, bazen süper zeki birisi. (Bazen ama, bilirsin, insan olmak...)
Embed this episode
Ready to play
İçimdeki Sese Mektup- Sahra Hazal Kaleli
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.