Skip to content
İçimizdeki Şeytan- Sabahattin Ali/ Yarım Kalır- Cahit Zarifoğlu/ Karamazov Kardeşler- Fyodor Dostoyevski/ Deli Kadın Hikayeleri- Mine Söğüt/ Son Ada- Zülfü Livaneli episode artwork

EPISODE · Sep 28, 2022 · 6 MIN

İçimizdeki Şeytan- Sabahattin Ali/ Yarım Kalır- Cahit Zarifoğlu/ Karamazov Kardeşler- Fyodor Dostoyevski/ Deli Kadın Hikayeleri- Mine Söğüt/ Son Ada- Zülfü Livaneli

from Şiirlenelim · host Hedablida

Kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide bir böyle oluyorum. Bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum. Bazen de, hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. İnsan düşüncelere dalmamalı...Bütün deyimlerin aptallığını düşünüyorum doktor. Aptallığı, insanın içinde yaşadığı ve düşündüğü, düşündüğü ve yaşadığı aptallığı, aptallığı...Kendime yaşama izni veriyorum. Saçma! Yaşıyorum. Saçma! Herkes yaşıyor, saçma! Doktor, umutsuz değilim, yoksa yaşayamazdım. Onun içindir ki, hikâyem umut ve yalnızlık içinde son buluyor. Güzel olan her şey yarım kalır. Filmler en güzel yerde sonlanır. Çok mutluyum dediğin yerde, hüzün kendini hatırlatır. Çocukluk kısadır, gençlik azdır ve bebeklik sanki hiç yaşanmamıştır. Vefa azdır, sadakat sınırlıdır. Verilen sözlerin ömrü kısadır. Çok seversin, çok çabuk gider. Güzel rüyalar en güzel yerinde biter. Güzel olan ne varsa, Sevdiğin şarkı gibi hemen bitiverir, Kısacıktır...Benim güvenip verdiğim onca sırrın kaçı olduğu gibi korunmuştur? Bu nefret filan değil… İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Düşünmek için kalpsiz olmak gerekir, sanıyorsunuz. Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir edemezsiniz. Hangi adam daha trajik bir durumdadır? Ya da hangisi daha lanetlidir? Başına geleni bilen mi, bilmeyen mi? Ümitsizlere ilaç yok doktor. Sizin tecrübeli bir doktor olduğunuz kadar, ben de tecrübeli bir hastayım. Yüzün yok. Dokunamaz yüzüne kimse, ismin yok. Hiçbir duvarda resmin yok, görünmezsin...Cismin yok. Adım atarsın, nefes alırsın, sesin yok... Ama tüm yırtıcılar bulur seni kan kokundan. Birine temizleyin yaramı diyesin, yardım isteyesin yok. Hadi söyle bana, ölünce içimdeki şarkılara ne olacak benim? Onca şarkı, onca melodi, onca ritim? Diyelim ki, yarın ben öldüm, şarkılar da ölür mü benimle? Bir şarkı hiç ölür mü? Hele altı yüz on üç şarkı birden, sırf ben öldüm diye, hep birlikte nasıl ölsünler? Çok saçma. Acı olan ölüm değil, yarım kalmak doktorum. Bir ölüden daha hüzünlü bir şeydir bu. Duyguları ifade edememek, derin olmadıkları anlamına gelmez. Aslında biz bu yaşamın güzel olduğunu düşünüyorduk. Artık o kadar alışmıştık ki, yaşayıp gidiyorduk işte. İnsan her gün gördüğü denizin, evinin önündeki kayanın üstüne konan martının güzel olduğunu düşünmez. İki tarafı ağaçlıklı toprak yoldan yürürken, tepede buluşup birbirine girmiş olan dalların nasıl bir gölgelik yarattığını, bir mucize gibi birden açıverdiğini düşünmez. İçimde, içimde.. Kocaman bir "gitmek" var. İnsanın kendini her şeyin yabancısı hissetmesi neyin belirtisi Doktor? Herkesin aldığı ve verdiği ile daha acıktığı bir sofra neden kurulur? Herkesin kendi fikrine daha inanarak doğrulduğu tartışmalar neden yapılır? Geldiği dünyaya, gideceği dünya kadar yabancı bir ruh niye çırpınır durur? İnsan olduğumu hatırlamak ve hatırlatmak için. Şapkamla değil başımla. Bir esenlik cümlesi bırakarak nefes aldığım havaya. Ben selam vererek bu dinginliği paylaşıyorum seninle. Değerlisin benim için, diyorum. Sen de öylesin benim için, diyorsun bana selamı iade ederek. Farklı yönlere gittiğimize bakıp birbirimizden uzaklaştığımızı sananlar yanılıyorlar. Birbirine selam vermiş iki kişi nerede yaşarlarsa yaşasınlar gökyüzüne baktıklarında aynı çatı altında olduklarını fark ederler. Orada gümüşten bir hilal vardır çünkü. Nereye vurulmuşsa bu mühür orayı aydınlatmıştır. Karanlık şehir aydınlık şehre, karanlık orman aydınlık ormana dönüşmüştür. Bende inanma gücü var. Ne kadar dar ve karanlık bir yere sokulsam da, ne kadar ıssız bir yere bırakılsam da, beni yönlendirecek bir şey mutlaka çıkar diye inanıyorum çünkü. Ben iyiyim. Gerçekten iyiyim. İnan bana doktor Bunları biriyle paylaşabildiğime seviniyorum.

Episode metadata supplied by the publisher feed · Published Sep 28, 2022

Embed this episode

Ready to play

İçimizdeki Şeytan- Sabahattin Ali/ Yarım Kalır- Cahit Zarifoğlu/ Karamazov Kardeşler- Fyodor Dostoyevski/ Deli Kadın Hikayeleri- Mine Söğüt/ Son Ada- Zülfü Livaneli

0:00 6:11

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

No similar episodes found.

No similar podcasts found.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Şiirlenelim?

This episode is 6 minutes long.

When was this Şiirlenelim episode published?

This episode was published on September 28, 2022.

Can I download this Şiirlenelim episode?

Yes. Use the download control on the episode player to save the publisher-provided media file.
URL copied to clipboard!