İnsana bir nimet verirsek şımarır! 31.07.2018 / Kerem Önder episode artwork

EPISODE · Jul 31, 2018 · 1H 5M

İnsana bir nimet verirsek şımarır! 31.07.2018 / Kerem Önder

from Kerem Önder · host Kerem Önder

وَلَئِنْ أَذَقْنَا الإِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً   ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُ  إِنَّهُ لَيَئُوسٌ كَفُورٌ ﴿٩﴾ “Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.” (Hud 9) وَلَئِنْ أَذَقْنَاهُ نَعْمَاء   بَعْدَ ضَرَّاء مَسَّتْهُ    لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ السَّيِّئَاتُ عَنِّي    إِنَّهُ لَفَرِحٌ فَخُورٌ ﴿١٠﴾ “Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, “Kötülükler benden gitti” diyecektir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen biridir.” (Hud 10) إِلاَّ الَّذِينَ صَبَرُواْ   وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ  أُوْلَئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ   وَأَجْرٌ كَبِيرٌ ﴿١١﴾ “Ancak sabredip salih amel işleyenler böyle değildir.  İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.” (Hud 11) İzake Na’ma ve Derra Kelimelerinin İzahı Gerek izake ve gerek zevk kelimeleri, tadılan şeyin en azını (azıcık tadmayı) ifade ederler. Buna göre, maksad, "O insan, azıcık dünyevi bir hayır elde edip tattığında, hemen inada ve tuğyana girer, yine azıcık bir sıkıntı ve belaya uğrayınca da hemen ümidsizliğe. çaresizliğe ve nankörlüğe düşer" manasıdır. Halbuki dünya zaten az ve değersizdir. Dünyadan bir insanın elde edeceği şey de (ne kadar çok olsa da aslında) azdır. O miktarı tadmak, azıcık bir hayırdır. Sonra o. uyuyanların rüyasına, vesveseli insanların hayaline benzer ve son derece hızla yok olur. O halde tadılan bu şey, azın azıdır. Bununla beraber insanın onu taşımaya gücü yoktur ve onun yanısıra, insanın o azıcık şeyi en güzel bir şekilde yerine getirmeye de sabrı yoktur. Na'mâ kelimesine gelince, Vahidî şöyle der: "Bu, sahibinde izleri görünen nimettir. Darrâ kelimesi de, sahibinde eseri, tesiri görünen zarar manasınadır. Çünkü bunlar, ve (kırmızı ve şaşt) kelimeleri gibi, görünen halteri ifâde etmek için kullanılırlar. İşte, "nimet" ile "na'mâ", "mazarrat" ile "darrâ" arasındaki mana farkı budur." Üçüncü Mesele Bil ki dünyanın halleri devamlı değildir. Aksine hep değişken ve sonlu şeylerdir. Fakat buradaki kaide ya nimetin mihnete ve lezzetin afete dönüşmesi, yahut da bunun aksi olmasıdır. Bu da, hoşlanılmayan şeyden, sevilip hoşlanılana; haramlardan hoş ve.helal olan şeylere geçmektir.  Mümin ve Kâfirin Nimetlere Bakışları Birinci kısım: Hak Teâlâ'nın "insana tarafımızdan bir rahmet tattırıp da sonra bunu kendisinden çekip ahversek, andolsun o ümidini kesen bir adam, bir nankör olur" buyruğu ile kastedilendir. Velhasıl Allah Teâlâ, bu insanın, ümidini keseceğini ve nankör olacağını bildirmiştir. Bunu şöyie izah edebiliriz: O insan, nimetleri yok olunca ümidsizliğe düşer. Çünkü kâfir, o nimetin kendisine gelişinin tesadüfen olduğuna inanır. Daha sonra o tesadüfün yeniden kendisi için hasıl olma ihtimalini uzak görür ve bu sebebie de o nimetin tekrar kendisine gelmesini adetâ imkânsız sayar. Böylece de ümidsizliğe düşer. Müslüman ise, o nimetin ancak Allah'dan olduğuna, O'nun fazlı, ihsanı, lûtfu ve keremi ile gerçekleştiğine inanır. Dolayısıyla o müslüman için, bir ümidsizlik söz konusu olmaz Aksine o, "Belki de Allah Teâlâ bundan sonra, o nimeti bana, öncekinden daha mükemmel, güzel ve daha üstün otarak tekrar verir" der. Fakat o kâfir insan, bu nimetin tahakkuk etmesi halinde, nankör olur. Çünkü oT kendisine nimet verildiğinde bunun tesadüfi olarak meydana geldiğine veyahut da, kendi çaba ve gayretiyle olduğuna inantr. İşte bu durumda da, o nimete karşılık Allah'a şükretmez. Velhasıl kâfir, elindeki nimet zail olunca ümidsizliğe düşer, kendisine nimet verilince de nankör olur...

وَلَئِنْ أَذَقْنَا الإِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً   ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُ  إِنَّهُ لَيَئُوسٌ كَفُورٌ ﴿٩﴾ “Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.” (Hud 9) وَلَئِنْ أَذَقْنَاهُ نَعْمَاء   بَعْدَ ضَرَّاء مَسَّتْهُ    لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ السَّيِّئَاتُ عَنِّي    إِنَّهُ لَفَرِحٌ فَخُورٌ ﴿١٠﴾ “Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, “Kötülükler benden gitti” diyecektir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen biridir.” (Hud 10) إِلاَّ الَّذِينَ صَبَرُواْ   وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ  أُوْلَئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ   وَأَجْرٌ كَبِيرٌ ﴿١١﴾ “Ancak sabredip salih amel işleyenler böyle değildir.  İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.” (Hud 11) İzake Na’ma ve Derra Kelimelerinin İzahı Gerek izake ve gerek zevk kelimeleri, tadılan şeyin en azını (azıcık tadmayı) ifade ederler. Buna göre, maksad, "O insan, azıcık dünyevi bir hayır elde edip tattığında, hemen inada ve tuğyana girer, yine azıcık bir sıkıntı ve belaya uğrayınca da hemen ümidsizliğe. çaresizliğe ve nankörlüğe düşer" manasıdır. Halbuki dünya zaten az ve değersizdir. Dünyadan bir insanın elde edeceği şey de (ne kadar çok olsa da aslında) azdır. O miktarı tadmak, azıcık bir hayırdır. Sonra o. uyuyanların rüyasına, vesveseli insanların hayaline benzer ve son derece hızla yok olur. O halde tadılan bu şey, azın azıdır. Bununla beraber insanın onu taşımaya gücü yoktur ve onun yanısıra, insanın o azıcık şeyi en güzel bir şekilde yerine getirmeye de sabrı yoktur. Na'mâ kelimesine gelince, Vahidî şöyle der: "Bu, sahibinde izleri görünen nimettir. Darrâ kelimesi de, sahibinde eseri, tesiri görünen zarar manasınadır. Çünkü bunlar, ve (kırmızı ve şaşt) kelimeleri gibi, görünen halteri ifâde etmek için kullanılırlar. İşte, "nimet" ile "na'mâ", "mazarrat" ile "darrâ" arasındaki mana farkı budur." Üçüncü Mesele Bil ki dünyanın halleri devamlı değildir. Aksine hep değişken ve sonlu şeylerdir. Fakat buradaki kaide ya nimetin mihnete ve lezzetin afete dönüşmesi, yahut da bunun aksi olmasıdır. Bu da, hoşlanılmayan şeyden, sevilip hoşlanılana; haramlardan hoş ve.helal olan şeylere geçmektir.  Mümin ve Kâfirin Nimetlere Bakışları Birinci kısım: Hak Teâlâ'nın "insana tarafımızdan bir rahmet tattırıp da sonra bunu kendisinden çekip ahversek, andolsun o ümidini kesen bir adam, bir nankör olur" buyruğu ile kastedilendir. Velhasıl Allah Teâlâ, bu insanın, ümidini keseceğini ve nankör olacağını bildirmiştir. Bunu şöyie izah edebiliriz: O insan, nimetleri yok olunca ümidsizliğe düşer. Çünkü kâfir, o nimetin kendisine gelişinin tesadüfen olduğuna inanır. Daha sonra o tesadüfün yeniden kendisi için hasıl olma ihtimalini uzak görür ve bu sebebie de o nimetin tekrar kendisine gelmesini adetâ imkânsız sayar. Böylece de ümidsizliğe düşer. Müslüman ise, o nimetin ancak Allah'dan olduğuna, O'nun fazlı, ihsanı, lûtfu ve keremi ile gerçekleştiğine inanır. Dolayısıyla o müslüman için, bir ümidsizlik söz konusu olmaz Aksine o, "Belki de Allah Teâlâ bundan sonra, o nimeti bana, öncekinden daha mükemmel, güzel ve daha üstün otarak tekrar verir" der. Fakat o kâfir insan, bu nimetin tahakkuk etmesi halinde, nankör olur. Çünkü oT kendisine nimet verildiğinde bunun tesadüfi olarak meydana geldiğine veyahut da, kendi çaba ve gayretiyle olduğuna inantr. İşte bu durumda da, o nimete karşılık Allah'a şükretmez. Velhasıl kâfir, elindeki nimet zail olunca ümidsizliğe düşer, kendisine nimet verilince de nankör olur...

NOW PLAYING

İnsana bir nimet verirsek şımarır! 31.07.2018 / Kerem Önder

0:00 1:05:48

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

The Fucking Metaverse Yuga Labs Welcome to The Fucking Metaverse, where we get serious and seriously off-topic about all things web3 – the metaverse, cryptocurrency, NFTs. Hosted by Yuga Labs co-founders Wylie Aronow, Greg Solano, and Kerem Atalay, TFM brings on creators, founders, collectors, and changemakers to talk about the future of the internet and whatever else is on our minds.You can find episodes transcripts on our website: thefuckingmetaverse.xyzYouTube: https://www.youtube.com/@YugaLabs/playlistsTwitter: https://twitter.com/fvckingmetaTikTok: https://www.tiktok.com/@fvckingmeta Hosted on Acast. See acast.com/privacy for more information. Explicit ataradyo ataradyo ataradyo; Türkiye ve dunyada olup bitenler, ekonomi, demokrasi ve ozgurlukler, siyaset ve insanlar hakkında yayın yapar.yaptığımız işlere maddi anlamda destek olmak isteyenleri https://www.patreon.com/ataradyo1923 adresi uzerindeki hesabimiza bekliyoruz.reklam ve diğer konularda ise twitter üzerindeki @ataradyo1923 adresinden bize ulaşabilirsiniz.Ebedi ve ezeli yol göstericimiz ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün fikirleri ve gösterdiği hedefe ulaşmak için yaptığımız çalışmalara sizler de yayınlarımızın en azından daha geniş kitlelere ulaşması için paylaşırsanız, seviniriz. Explicit Önder Can Ünal's show Önder Can Ünal Explicit Yürümeler Durmasın nazlıhan Türk dizilerine bayılıyorum ve Kerem Bürsin’le podcast kaydetmek en büyük hayalim.Nazlı bu arada ben. Explicit

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Kerem Önder?

This episode is 1 hour and 5 minutes long.

When was this Kerem Önder episode published?

This episode was published on July 31, 2018.

What is this episode about?

وَلَئِنْ أَذَقْنَا الإِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً   ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُ  إِنَّهُ لَيَئُوسٌ كَفُورٌ ﴿٩﴾ “Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.” (Hud...

Can I download this Kerem Önder episode?

Yes, you can download this episode by clicking the download button on the episode player, or subscribe to the podcast in your preferred podcast app for automatic downloads.
URL copied to clipboard!