EPISODE · Apr 22, 2026 · 2 MIN
İNSANOĞLUNUN DÜŞMANLARI-22 NİSAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ
from Mevlana Takvimi · host Mevlana Takvimi
Ehl-i tasavvuf şöyle demiştir: "Birisi zahir, birisi de bâtın olmak üzere, senin iki düşmanın vardır. Sen bunların her ikisiyle de savaşmakla emrolundun. Cenâb-ı Hâkk zahir (görünen) düşman hakkında "Allâh (c.c.)’a inanmayanlarla savaşın" (Tevbe s. 29); batın (görünmeyen) düşman hakkında da, "Şeytan sizin bir düşmanınızdır. Onun için siz de onu bir düşman tutun" (Fâtır s. 6) buyurmuştur. Sanki Cenâb-ı Hâkk, bu ayetlerle şöyle demek istemiştir: Zahirî düşmanınızla savaştığında, senin yardımcın mutlak hükümran olan Allâh (c.c.) olur. Nitekim Cenâb-ı Allâh, "Râbbiniz size nişanlı beşbin melekle imdat edecektir." (Al-i imran s. 125) buyurur. Batınî düşmanınla savaştığında da senin yardımcın, yine mutlak hükümran olan Allâh (c.c.)’dur. Nitekim Cenâb-ı Hâkk, "Benim gerçek kullarım (var ya) Senin onlar üzerinde hiçbir hâkimiyetin yoktur." (İsrâ s. 65) buyurur. Keza, gizli düşmanla savaşmak açık düşmanla savaşmaktan daha önemlidir. Çünkü açık (zahirî) düşman eğer bir fırsatını bulursa, seninle dünya malı hususunda savaşır. Gizli (bâtınî) düşman ise, fırsatını bulursa din ve kesin hakikat bilgisi hususunda savaşır. Aynı şekilde, açık düşman bize galip gelse de yine ecrimizi alırız. Ama gizli düşman bize galip gelirse, o zaman fitneye düşeriz. Bunun gibi, açık düşmanın öldürdüğü kimse şehit olur, gizli düşmanın öldürdüğü kimse ise Allâh (c.c.)’un râhmetinden uzaklaştırılır. Bundan dolayı gizli düşmanın şerrinden kaçınmak daha evlâdır. Bu da ancak kişinin kalbi ve diliyle "Euzü billahi mine’şşeytani’r-racim" demesiyle olur. (Fahruddîn Er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu’l-Ğayb, c.1, s.124)
What this episode covers
Ehl-i tasavvuf şöyle demiştir: "Birisi zahir, birisi de bâtın olmak üzere, senin iki düşmanın vardır. Sen bunların her ikisiyle de savaşmakla emrolundun. Cenâb-ı Hâkk zahir (görünen) düşman hakkında "Allâh (c.c.)’a inanmayanlarla savaşın" (Tevbe s. 29); batın (görünmeyen) düşman hakkında da, "Şeytan sizin bir düşmanınızdır. Onun için siz de onu bir düşman tutun" (Fâtır s. 6) buyurmuştur. Sanki Cenâb-ı Hâkk, bu ayetlerle şöyle demek istemiştir: Zahirî düşmanınızla savaştığında, senin yardımcın mutlak hükümran olan Allâh (c.c.) olur. Nitekim Cenâb-ı Allâh, "Râbbiniz size nişanlı beşbin melekle imdat edecektir." (Al-i imran s. 125) buyurur. Batınî düşmanınla savaştığında da senin yardımcın, yine mutlak hükümran olan Allâh (c.c.)’dur. Nitekim Cenâb-ı Hâkk, "Benim gerçek kullarım (var ya) Senin onlar üzerinde hiçbir hâkimiyetin yoktur." (İsrâ s. 65) buyurur. Keza, gizli düşmanla savaşmak açık düşmanla savaşmaktan daha önemlidir. Çünkü açık (zahirî) düşman eğer bir fırsatını bulursa, seninle dünya malı hususunda savaşır. Gizli (bâtınî) düşman ise, fırsatını bulursa din ve kesin hakikat bilgisi hususunda savaşır. Aynı şekilde, açık düşman bize galip gelse de yine ecrimizi alırız. Ama gizli düşman bize galip gelirse, o zaman fitneye düşeriz. Bunun gibi, açık düşmanın öldürdüğü kimse şehit olur, gizli düşmanın öldürdüğü kimse ise Allâh (c.c.)’un râhmetinden uzaklaştırılır. Bundan dolayı gizli düşmanın şerrinden kaçınmak daha evlâdır. Bu da ancak kişinin kalbi ve diliyle "Euzü billahi mine’şşeytani’r-racim" demesiyle olur. (Fahruddîn Er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu’l-Ğayb, c.1, s.124)
NOW PLAYING
İNSANOĞLUNUN DÜŞMANLARI-22 NİSAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
Jun 28, 2026 ·41m
Jun 27, 2026 ·44m
Jun 25, 2026 ·35m
Jun 24, 2026 ·48m
Jun 23, 2026 ·34m
Jun 20, 2026 ·43m