Kapitalizm Çok Şey Vadediyor Ama Karşılığında Daha Çok Çöp Veriyor episode artwork

EPISODE · Sep 7, 2025 · 23 MIN

Kapitalizm Çok Şey Vadediyor Ama Karşılığında Daha Çok Çöp Veriyor

from Zihin Karmaşası- Söyleyecek Bir Şeyim Var · host Hakan Tanar

Dünya genelinde büyük bir çöp krizi yaşanıyor. Bu konuda her yıl binlerce çalışma ve rapor yayınlanıyor, kampanyalar düzenleniyor ancak ne yazık ki çöp dağları da aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü tüketme arzumuzu frenleyemiyoruz. Her yıl, çalışır durumda milyonlarca cep telefonu çekmecelerimizi dolduruyor veya doğaya bırakılıyor. Giymediğimiz tonlarca kıyafet, 'indirim' diye aldığımız ve bir kez bile kullanmadığımız eşyalar dolaplarımızda duruyor.  Hatta minimalist olalım derken, evimize 'o havayı' verecek yeni eşyalar alarak, aslında farkında olmadan aynı döngüyü besliyoruz. Bu atıklar sadece çevremizi değil, aslında geleceğimizi de tüketiyor. İklim krizinin sorumlusunun insan olduğunu hepimiz kabul ediyoruz. Yaşadığımız küresel ısınmanın altında doğanın kendi döngüsünden daha çok insan faaliyetlerinin olduğunu bilim insanları da söylüyor. Sonuçta çöp dağları, bir balinanın değil insanın tükettiği maddelerin atıklarından oluşuyor. Bizler ne kadar kampanyalar da yapsak iklim krizi sanki inadına daha da şiddetleniyor. Çünkü çöp sorununun ve dolayısıyla iklim krizinin arkasında  sürekli büyümeye dayalı üretim ve tüketim modelinin ta kendisi yatıyor. İnsan doğası ve onu yönlendiren iktisadi sistemin işleyişini bilmeden sorunların neden çoğaldığını sormaya devam ederiz. Kağıt üzerinde harika çözümler bulsak da sorunun kaynağını kendimizden uzakta aramaya ve sorumluluğu başkalarına atmaya eğilimliyiz. Oysa çöp dağları, tüketim çarkının işlemesinde etkin olan benim de sunduğum katkılarla büyüyor. Ayrıca 'Daha az tüket' veya 'hayat tarzını değiştir' demek, içinde bulunduğumuz ekonomik sistemin temel işleyiş mekanizmasıyla doğrudan bir çelişki içindedir. Özgür irademiz olduğunu düşünsek de kapitalizmin şekillendirdiği bilinç içinde hareket ediyoruz. Temel soru şudur: Biz daha az tüketmek istesek de sistemin duygularımızı manipüle etmesine engel olacak iradeyi ortaya koyabilecek miyiz? Bu değişimin getireceği zorluklara, vazgeçişlerden doğacak sancılı sürece hazır mıyız? Temelinde daha akıllı, dayanıklı ve sürdürülebilir bir tüketim modelini inşa edebilmek için pazarlamanın ve kolaycılığın sürekli baskısına dayanabilecek miyiz? Gerçek çözüm, bu sorulara vereceğimiz samimi cevaplarda yatıyor. Bu bölümde insanın bunları başarabileceğini tarihten örnekler vererek konuşuyoruz. Sohbeti daha detaylı olarak Monolog'da okuyabilirsiniz. İyi Pazarlar..  

Dünya genelinde büyük bir çöp krizi yaşanıyor. Bu konuda her yıl binlerce çalışma ve rapor yayınlanıyor, kampanyalar düzenleniyor ancak ne yazık ki çöp dağları da aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü tüketme arzumuzu frenleyemiyoruz. Her yıl, çalışır durumda milyonlarca cep telefonu çekmecelerimizi dolduruyor veya doğaya bırakılıyor. Giymediğimiz tonlarca kıyafet, 'indirim' diye aldığımız ve bir kez bile kullanmadığımız eşyalar dolaplarımızda duruyor.  Hatta minimalist olalım derken, evimize 'o havayı' verecek yeni eşyalar alarak, aslında farkında olmadan aynı döngüyü besliyoruz. Bu atıklar sadece çevremizi değil, aslında geleceğimizi de tüketiyor. İklim krizinin sorumlusunun insan olduğunu hepimiz kabul ediyoruz. Yaşadığımız küresel ısınmanın altında doğanın kendi döngüsünden daha çok insan faaliyetlerinin olduğunu bilim insanları da söylüyor. Sonuçta çöp dağları, bir balinanın değil insanın tükettiği maddelerin atıklarından oluşuyor. Bizler ne kadar kampanyalar da yapsak iklim krizi sanki inadına daha da şiddetleniyor. Çünkü çöp sorununun ve dolayısıyla iklim krizinin arkasında  sürekli büyümeye dayalı üretim ve tüketim modelinin ta kendisi yatıyor. İnsan doğası ve onu yönlendiren iktisadi sistemin işleyişini bilmeden sorunların neden çoğaldığını sormaya devam ederiz. Kağıt üzerinde harika çözümler bulsak da sorunun kaynağını kendimizden uzakta aramaya ve sorumluluğu başkalarına atmaya eğilimliyiz. Oysa çöp dağları, tüketim çarkının işlemesinde etkin olan benim de sunduğum katkılarla büyüyor. Ayrıca 'Daha az tüket' veya 'hayat tarzını değiştir' demek, içinde bulunduğumuz ekonomik sistemin temel işleyiş mekanizmasıyla doğrudan bir çelişki içindedir. Özgür irademiz olduğunu düşünsek de kapitalizmin şekillendirdiği bilinç içinde hareket ediyoruz. Temel soru şudur: Biz daha az tüketmek istesek de sistemin duygularımızı manipüle etmesine engel olacak iradeyi ortaya koyabilecek miyiz? Bu değişimin getireceği zorluklara, vazgeçişlerden doğacak sancılı sürece hazır mıyız? Temelinde daha akıllı, dayanıklı ve sürdürülebilir bir tüketim modelini inşa edebilmek için pazarlamanın ve kolaycılığın sürekli baskısına dayanabilecek miyiz? Gerçek çözüm, bu sorulara vereceğimiz samimi cevaplarda yatıyor. Bu bölümde insanın bunları başarabileceğini tarihten örnekler vererek konuşuyoruz. Sohbeti daha detaylı olarak Monolog'da okuyabilirsiniz. İyi Pazarlar..

NOW PLAYING

Kapitalizm Çok Şey Vadediyor Ama Karşılığında Daha Çok Çöp Veriyor

0:00 23:57

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

Hvor var du? Både Og AS I “Hvor var du?” inviterer programleder Haakon Lange hver uke en ny gjest som forteller om hvor de var da historiske hendelser inntraff. Du får høre hvor gjesten var, hva som gikk gjennom hodene deres, og hvordan hendelsen har påvirket livet deres. Det blir latter, tårer og nostalgi.COVER: Alexander Rybak-bildet: NTB Scanpix.9/11 - NTB Scanpix/ukjent.OL på Lillehammer: Jan Greve, NTB Scanpix.Big Brother 2001: Nina Ruud, VG.Publikumsbildet ved operaen: Hans O. Torgersen.Justin Bieber på operaen: Fredrik Varfjell, NTB ScanpixDrillo-bildet: Bjørn S. Delebekk REFSIX - The Referee Podcast REFSIX A show about the people who are involved in the world's biggest sport but don't often get seen, unless they make a mistake. Join host Hassan Rajwani as he sits down with football (soccer) referees at all levels of the game to discuss their journey, key refereeing topics in the game (such as VAR) and everything else refereeing! You'll also hear him quiz professional players on the laws of the game. Hjemlengsel OBOS Å eie sitt eget hus er selve boligdrømmen for mange – og for mange også selve boligrealiteten. Det skyldes den storstilte boligbyggingen i tiårene etter andre verdenskrig. I denne serien skal vi tilbake til den tiden hvor en ung familie kunne få seg en rimelig tomt og et husbanklån – og bygge seg et hjem. De aller fleste husene som ble bygd i denne perioden var ferdighus. Moderne trehus som ble produsert på fabrikk, markedsført gjennom fargerike katalogen og levert som byggesett på tomta. I Hjemlengsel skal vi se nærmere på disse helt vanlige husene. Hvorfor ser de ut som de gjør, og hvorfor ble de så populære? Historien om ferdighusene er en historie om politikk, arkitektur og hverdagsliv. Kort sagt om byggingen av det moderne Norge.  Hosted on Acast. See acast.com/privacy for more information. Ben Okurum Storytel Yayıncılık dünyasının deneyimli ismi ve Storytel'deki birçok kitabın sesi Deniz Yüce Başarır Ben Okurum’un her bölümünde okuduğu bir kitabı, kitabın ona hissettirdiklerini anlatıyor, alıntılar paylaşıyor ve dostlarıyla kitaplar hakkında sohbetler ediyor.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Zihin Karmaşası- Söyleyecek Bir Şeyim Var?

This episode is 23 minutes long.

When was this Zihin Karmaşası- Söyleyecek Bir Şeyim Var episode published?

This episode was published on September 7, 2025.

What is this episode about?

Dünya genelinde büyük bir çöp krizi yaşanıyor. Bu konuda her yıl binlerce çalışma ve rapor yayınlanıyor, kampanyalar düzenleniyor ancak ne yazık ki çöp dağları da aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü tüketme arzumuzu frenleyemiyoruz. Her yıl,...

Can I download this Zihin Karmaşası- Söyleyecek Bir Şeyim Var episode?

Yes, you can download this episode by clicking the download button on the episode player, or subscribe to the podcast in your preferred podcast app for automatic downloads.
URL copied to clipboard!