🤔 Kaybetme Sanatı: Alice Zeniter'den Bir Hikaye episode artwork

EPISODE · Jul 4, 2025 · 7 MIN

🤔 Kaybetme Sanatı: Alice Zeniter'den Bir Hikaye

from HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works · host Hakan AKARCALI

Alice Zeniter’in Kaybetme Sanatı, Cezayir Savaşı’nın ardından Fransa’ya göç eden bir ailenin üç kuşak boyunca taşıdığı kimlik krizlerini, tarihsel travmaları ve aidiyet mücadelesini katmanlı bir biçimde anlatıyor. Roman, dede Ali, oğlu Hamid ve torun Naima’nın kesişen hayatları üzerinden göçmenliğin, unutmanın ve hatırlamanın bedellerini gözler önüne seriyor.Ali, Cezayir'de topraklarına, köyüne ve geleneklerine bağlı bir adamken, Fransız ordusuna hizmet ettiği için “Harki” damgası yer. Bu etiket, onu hem kendi halkı nezdinde hain, hem de Fransızlar için istenmeyen biri yapar. Köklerinden koparılan Ali, Fransa’da kendini işe yaramaz, geçmişinden soyutlanmış, boş bir evin içinde bulan bir adamdır artık. Bir zamanlar sahibi olduğu topraklar kamulaştırılırken, Fransa’da bir kampın çamuruna ve soğuk barakalarına hapsolur. Rivesaltes Kampı’nın çürük dişli gulyabanileri, savaşın hayaletleri gibi peşini bırakmaz.Hamid ise babasının taşıdığı sessizlikle büyür. Kendisini Fransız toplumuna kabul ettirmeye çalışırken, kökenlerinden utanmanın eşiğine gelir. Fransızca’yı benimser, oruç tutmaz ama okulda maruz kaldığı ırkçılık ona ait olmadığını her gün hatırlatır. Babasının geçmişine dair sessizlik, Hamid’in rüyalarında alev adam ve demir adam figürleriyle geri döner. Korkusu şudur: Affedemeyeceği bir geçmişi keşfetmek. Bu yüzden anlamaya çalışır ama derine inmeye cesaret edemez.Naima ise aile hikâyesinin en suskun parçasıdır. Cezayir’e dair bilgisi eksik, ilgisi mesafeli, hatta zaman zaman küçümseyicidir. Kendi deyimiyle, “göçmen torunlarına özgü bir ırkçılık” geliştirdiğini bile düşünür. Dil yetersizliği ve kültürel kopukluk onu uzak tutsa da, dedesinin ülkesine yaptığı yolculuk sırasında tanıştığı sanatçılar ve aktivistlerle Cezayir onun için sadece geçmiş değil, bir olasılıklar yurdu hâline gelir. Naima, kökenin yalnızca kanla değil, deneyimle kurulabileceğini öğrenir. Ve tam da burada, kaybetme sanatını kendi elleriyle yeniden şekillendirmeye başlar.Savaşın ve göçün izleri yalnızca fiziksel değil; bellekte, rüyalarda, suskunluklarda yaşamaya devam eder. Djamel’in ölümü, Youcef’in kayboluşu, Fatima’nın kurban edilişi, Yema’nın Akli’yi kaybetmesi ve yas süreci; hepsi tarihin aile içinde nasıl yankılandığını gösterir. Sessizlik, anlatılardan bile güçlüdür. Bu suskunluk, zamanla karakterlerin kimliklerini şekillendiren bir boşluk yaratır. Naima’nın görevi, bu boşluğun haritasını çıkarmak olur.Zeniter, tarihin kolektif bellekte değil, bireysel yaralarda yeniden inşa edildiğini gösterir. Kimlik sadece bir pasaportta yazılı olan değil, hangi hikâyeleri taşıdığın, hangilerini sildiğindir. Kaybetme Sanatı, yalnızca göçmen bir ailenin hikâyesi değil; aynı zamanda yitirdiğimiz her şeyin içimizde nasıl yaşamaya devam ettiğinin romanıdır. Karakterler topraklarını, dillerini, geleneklerini, çocuklarını ve geçmişlerini kaybederken; her biri kendi “yeniden var olma” çabasının içinde, kaybetmenin de bir tür varoluş biçimi olduğunu öğrenir.Naima'nın Cezayir yolculuğu, geçmişle bağ kurmak değil; geçmişin ne kadarının taşınabilir olduğunu sorgulamaktır. Zira bazen en büyük kayıp, sana ait olmayan bir hikâyeye zorla ait kılınmaktır. Zeniter’in romanı, kimliğin bir zincir değil, bir yolculuk olduğunu; ve bu yolculuğun yönünü çoğu zaman kaybettiklerimizin çizdiğini hatırlatıyor.

Alice Zeniter’in Kaybetme Sanatı, Cezayir Savaşı’nın ardından Fransa’ya göç eden bir ailenin üç kuşak boyunca taşıdığı kimlik krizlerini, tarihsel travmaları ve aidiyet mücadelesini katmanlı bir biçimde anlatıyor. Roman, dede Ali, oğlu Hamid ve torun Naima’nın kesişen hayatları üzerinden göçmenliğin, unutmanın ve hatırlamanın bedellerini gözler önüne seriyor.Ali, Cezayir'de topraklarına, köyüne ve geleneklerine bağlı bir adamken, Fransız ordusuna hizmet ettiği için “Harki” damgası yer. Bu etiket, onu hem kendi halkı nezdinde hain, hem de Fransızlar için istenmeyen biri yapar. Köklerinden koparılan Ali, Fransa’da kendini işe yaramaz, geçmişinden soyutlanmış, boş bir evin içinde bulan bir adamdır artık. Bir zamanlar sahibi olduğu topraklar kamulaştırılırken, Fransa’da bir kampın çamuruna ve soğuk barakalarına hapsolur. Rivesaltes Kampı’nın çürük dişli gulyabanileri, savaşın hayaletleri gibi peşini bırakmaz.Hamid ise babasının taşıdığı sessizlikle büyür. Kendisini Fransız toplumuna kabul ettirmeye çalışırken, kökenlerinden utanmanın eşiğine gelir. Fransızca’yı benimser, oruç tutmaz ama okulda maruz kaldığı ırkçılık ona ait olmadığını her gün hatırlatır. Babasının geçmişine dair sessizlik, Hamid’in rüyalarında alev adam ve demir adam figürleriyle geri döner. Korkusu şudur: Affedemeyeceği bir geçmişi keşfetmek. Bu yüzden anlamaya çalışır ama derine inmeye cesaret edemez.Naima ise aile hikâyesinin en suskun parçasıdır. Cezayir’e dair bilgisi eksik, ilgisi mesafeli, hatta zaman zaman küçümseyicidir. Kendi deyimiyle, “göçmen torunlarına özgü bir ırkçılık” geliştirdiğini bile düşünür. Dil yetersizliği ve kültürel kopukluk onu uzak tutsa da, dedesinin ülkesine yaptığı yolculuk sırasında tanıştığı sanatçılar ve aktivistlerle Cezayir onun için sadece geçmiş değil, bir olasılıklar yurdu hâline gelir. Naima, kökenin yalnızca kanla değil, deneyimle kurulabileceğini öğrenir. Ve tam da burada, kaybetme sanatını kendi elleriyle yeniden şekillendirmeye başlar.Savaşın ve göçün izleri yalnızca fiziksel değil; bellekte, rüyalarda, suskunluklarda yaşamaya devam eder. Djamel’in ölümü, Youcef’in kayboluşu, Fatima’nın kurban edilişi, Yema’nın Akli’yi kaybetmesi ve yas süreci; hepsi tarihin aile içinde nasıl yankılandığını gösterir. Sessizlik, anlatılardan bile güçlüdür. Bu suskunluk, zamanla karakterlerin kimliklerini şekillendiren bir boşluk yaratır. Naima’nın görevi, bu boşluğun haritasını çıkarmak olur.Zeniter, tarihin kolektif bellekte değil, bireysel yaralarda yeniden inşa edildiğini gösterir. Kimlik sadece bir pasaportta yazılı olan değil, hangi hikâyeleri taşıdığın, hangilerini sildiğindir. Kaybetme Sanatı, yalnızca göçmen bir ailenin hikâyesi değil; aynı zamanda yitirdiğimiz her şeyin içimizde nasıl yaşamaya devam ettiğinin romanıdır. Karakterler topraklarını, dillerini, geleneklerini, çocuklarını ve geçmişlerini kaybederken; her biri kendi “yeniden var olma” çabasının içinde, kaybetmenin de bir tür varoluş biçimi olduğunu öğrenir.Naima'nın Cezayir yolculuğu, geçmişle bağ kurmak değil; geçmişin ne kadarının taşınabilir olduğunu sorgulamaktır. Zira bazen en büyük kayıp, sana ait olmayan bir hikâyeye zorla ait kılınmaktır. Zeniter’in romanı, kimliğin bir zincir değil, bir yolculuk olduğunu; ve bu yolculuğun yönünü çoğu zaman kaybettiklerimizin çizdiğini hatırlatıyor.

NOW PLAYING

🤔 Kaybetme Sanatı: Alice Zeniter'den Bir Hikaye

0:00 7:31

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

Ask A Spaceman Archives - 365 Days of Astronomy Ask A Spaceman Archives - 365 Days of Astronomy Podcasting Astronomy Every Day of the Year Eat to Live Jenna Fuhrman, Dr. Fuhrman Our health is our most precious gift and smart nutrition can change your life. Each month, join Dr. Fuhrman and his daughter, Jenna Fuhrman as they discuss important topics in the world of nutrition. Eat to Live will change the way you eat and think about food. French Your Way Jessica: Native French teacher founder of French Your Way Boost your French listening skills and test your comprehension with this one of a kind series of podcasts. Get the chance to listen to a real conversation between native speakers talking at normal speed AND customise your learning experience through carefully designed sets of questions (2 levels of difficulty) available for download at www.frenchvoicespodcast.com. All interviews also come with the transcript. French teacher Jessica interviews native speakers of French from around the world who share a bit of their life and passion. Where else would you meet in one same place a French yoga teacher based in Melbourne, a soap manufacturer from Provence, or a couple cycling around the world? That Hoarder: Overcome Compulsive Hoarding That Hoarder Hoarding disorder is stigmatised and people who hoard feel vast amounts of shame. This podcast began life as an audio diary, an anonymous outlet for somebody with this weird condition. That Hoarder speaks about her experiences living with compulsive hoarding, she interviews therapists, academics, researchers, children of hoarders, professional organisers and influencers, and she shares insight and tips for others with the problem. Listened to by people who hoard as well as those who love them and those who work with them, Overcome Compulsive Hoarding with That Hoarder aims to shatter the stigma, share the truth and speak openly and honestly to improve lives.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works?

This episode is 7 minutes long.

When was this HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works episode published?

This episode was published on July 4, 2025.

What is this episode about?

Alice Zeniter’in Kaybetme Sanatı, Cezayir Savaşı’nın ardından Fransa’ya göç eden bir ailenin üç kuşak boyunca taşıdığı kimlik krizlerini, tarihsel travmaları ve aidiyet mücadelesini katmanlı bir biçimde anlatıyor. Roman, dede Ali, oğlu Hamid ve...

Can I download this HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works episode?

Yes, you can download this episode by clicking the download button on the episode player, or subscribe to the podcast in your preferred podcast app for automatic downloads.
URL copied to clipboard!