EPISODE · Jun 2, 2022 · 5 MIN
Konuşan Resimler- Reşat Nuri Güntekin/ Gül Yetiştiren Adam- Rasim Özdenören
from Şiirlenelim · host Hedablida
Bana güzel bir iki şeyden bahset. Son okuduğun bir romandan mesela... Memleketimin güzel insanının bilek saatini anlatsın o roman. Ya da son yaptığın resmin renklerini anlat... Bakmadan ardına binip gittiğin o trenin şehirlerini anlat... Kulağına çalınan müziği anlat. İyi şeylerden de bahset arada bir. Çiçekler açsın kelimelerinde. Beyaz düşleri andırsın cümlelerin. Bir genç kızın saçına takılan gül gibi olsun sesinin rengi. Yoksa romatizmalı diz ağrısı gibi geliyor hayat. Neyi nasıl yapayım derken, bir bulut hüzün çöküyor yüreğine. Ama sen şimdi boşver griyi...Borç harç aldığın nefesi, iki liralık maaşı… Maviden bahset mesela. Deniz nasıl oralarda? Fırtınası dindi mi bari? Çözüldü mü o kaymakamın işi? Anlat hadi! O Rumeli ailesinin bahçeler dolusu kirazlarını, Feride’nin kırılmamış kalbini… Bana bugün Anadolu’yu değiştiren öğretmenlerden, mühendislerden, doktorlardan bahset. Hani okuyamamıştı ya o kara gözlü çocuk, sonra o öğretmen destek çıkmıştı , göndermişti onu şehre. Ondan bahset biraz... Bana insanların bahanelerini ve hayat şartları sebebiyle sığındığı nedenleri değil de, göğüs kafesini yarmış cesaret öykülerinden bahset. Yoksa bir avuç buğday tohumu gibi geliyor ellerindeki cesaret....Hayat. Bugün günlerden 11, aylardan 12, yıllardan 13… Anlatsana nasıl bozmalı bu derin yalnızlığı sesinle? Hangi yakutu içmeli, hangi orman yollarına iplik bırakmalı, hangi krallıkları yıkmalı? Belki o zalim elmayı kusmalı. Keşke kaçabilecek bir yer olsaydı insanın kalbinden çok öteye... Karabasanlarla dolu bir rüyaya benziyor bu hayat. Ben en çok ona yazdım. Herkesin bildiğinden aksine o’na. Ve işin garip tarafı ona hiç aşık olmadım, hiç benim olmadı, hiç onun olmadım. Ama hep o’na yazdım. Hep onu yazdım. Bir kapalı girdap kutusu onunla olan ilişkim... Sana hani sonbahardan bahsetmiştim. Yapraklar dökülür, kendini bahara hazırlar. Ben de işte ne zaman geleceğini bilmediğim bir bahara hazırlıyorum kendimi. Ve yine ona yazıyorum, yapraklarımı döktükçe döküyorum...Hangimiz yıldızlı bir gecede kainatı bütün ağırlığıyla sırtımızda taşımayız? Bu kocaman dünyanın bütün evlerini birer birer birer dolaşarak benim göğsüme doldurmuşlar. Çırılçıplak kaldı dallarım. Kendimi bir nokta kadar hiç olarak gördüm. Bu durmadan akan, yürüyüp kaybolup giden girdap içinde, bu korkunç çağıltıda bir damla su gibi. Yalnız kendimi değil, yaptıklarımı da yapmaya tasarladıklarımı da. Her şeyi. Bu akıp giden insan yığınının, tek tek şu insanları.. Tek tek. Bir araya gelince ezip geçiyorlar seni. Çiğniyorlar. En iyisi hiç karşına almamak. Görmemek. Belki o zaman güçlü görebilirsin kendini. Onların her birini teke tek yenebileceğin bir konumda tutabilirsen, bunu başarabilirsen, yenersin onları. Yoksa bir bahar ayında meyvesiz ağaca dönüyor hayat. O sebeple sen anlat, ben dinleyeyim mesela. Çok güzel şey seni dinlemek. Her anlattığın şeyde rüyalara dalıyorum ben, sabahlarıma gün ışığı sızıyor, geceleri pazen örtüler örtülüyor, annemin kokusu burnuma çalınıyor. Bana öyle geliyor ki, ruhumun tümünü yakasına takacak bir çiçek yerine koyan birine vermişim. Seni duymak çok güzel... Seni görmek çok güzel… Ta buradan kalbimden açılıyor gözlerim sana, görüyorum seni...Bugün yeni bir milad olsun güzel şeylerden bahsettiğin. Çünkü içimi yokluyorsun...
Embed this episode
Ready to play
Konuşan Resimler- Reşat Nuri Güntekin/ Gül Yetiştiren Adam- Rasim Özdenören
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.