EPISODE · Apr 7, 2022 · 4 MIN
Müntekim Gıcırbey'den Şebnem Şibumi'ye Mektup 3
from Şiirlenelim · host Hedablida
Kalbin darmadağın olunca, kafan da karışır şebnem, İtalyan kahvesine batırılmış İrlanda çöreğim; çöpten metal kutular toplayan zombi gibiyim. Şebnem peynirsiz labirentte dönüp duran fare gibiyim. Sana olan duygularımı mesafe, boşluk, bildiğin hiçlik mayalıyor. Bazı konuları açıklığa kavuşturmak için çenemi tutmam ve birtakım sonuçlar elde etmek için de hiçbir şey yapmamam gerekirdi. Asmaların başında nöbet tutmak, üzümlerin olgunlaşmasını sağlamıyor. Saatin akrebinden hız beklememeliyim. Tüm umudumu hayırlara vesile olan aksaklıklar, 12'den vuran yanlış anlamalar ve sorunları halleden hatalara bağladım... Dünyada sahtelik kadar gelişim gösteren başka bir şey yok. O yüzden, paradokslarla haşır neşir olmadan, hayatımıza canlılık katamıyoruz şebnem. İmkansıza yatırım yapmadan kazanamayız. Kaybetmedikçe zenginleşemeyiz. Dirilmek için, kendimizden başlayarak her şeyi yok etmemiz gerek. Doğru, ancak yalanların sürekli desteği sayesinde ayakta durabiliyor. Kederliysen güleçliği, sevinçliysen somurtuşu kalkan olarak kullanmalısın. Dostluğa rekabet ve imha; aşka kurallar ve prosedürler eşlik ediyor. Sen de benim aklıma uysan, kalbime uysan, belki bu tuhaflıktan büyük heyecanlar çıkarabilirdik. Ben riskleri yönetemiyorum şebnem. Afeti kontrol edemiyorum, krize söz geçiremiyorum. Sürprizlerin üzücülük arz etmesi sürpriz olmuyor. Bana öyle geliyor ki, bizlerde olgunluk alametleri gibi yansıyan şeyler, tecrübelerimizdeki alelade acılıktan ileri geliyor. Güvenliği kilitlerde buluyoruz şebnem. Emniyet ile itimat aynı şey artık. Ve birine itimat edecek kadar kendine güvenmenin manası yok. İnsan, kendi aptallığının büyüklüğüyle yüzleşince kahrolmaktan kaçınamıyor. Dostluğumuz, arkadaşlığımız, tanışıklığımız, tümüyle eğlenceli olmak zorunda. Her türlüsü ürkütücü olan içtenlik baş gösterdiği anda, şakaların opak muşambasına bürünüyoruz. Birbirimizi oyalamak, kibarlığın yegane yolu oldu. Kral, en büyük soytarı olmak zorunda. Şimdi bunları söylüyorum ya, sabah dünyaya, insanlara inanıyor olarak uyanacağım. Nefertiti'yi- üst komşumun evcil hayvanı- ve yavrularını görünce, beni bekleyen birtakım vazifeler, insanlık görevleri olduğu fikrine kapılacağım. Hayatın ölümden, aşk'ın her ikisinden de büyük olduğuna inanacağım. Ve bu saçmalığı doğuran şartlar, seni benim için dünyanın en değerli insanı kılıyor. Keşke başka ihtimaller de olsaydı, gerçek hatalar yapabilseydim. Ya çok derin acıların, ya çok büyük hedeflerin var ya da çok inatçısın şebnem. Bunların hepsi ya da herhangi ikisi de olabilir. Bazı şeylerin anlamı ortaya çıktığında, o şeylerin kendileri, çoktan yitmiş oluyor şebnem. Biz aslında kaybettiklerimiziz. Kendisi kaybolunca, anlamı parlayan şeylerle kuşatılmış durumdayız. Aslında, tüm insanlığı ilgilendiren bunca belirsizlik içinde yalan da önce ihtişamını, sonra da görülebilirliğini kaybetti. Doğrunun önemi kalmayınca, yalanı ancak kendine söyleyebilirsin. kendini bulabilirsen tabii. Çok saçmaladım, bağışla. İnsanın kalbi darmadağın olunca, kafası da karışıyor. Mümkünse, söylediklerimi unuturken beni aklından çıkarma.
Embed this episode
Ready to play
Müntekim Gıcırbey'den Şebnem Şibumi'ye Mektup 3
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.