EPISODE · Feb 21, 2022 · 5 MIN
Ötesini Söylemeyeceğim- Sezai Karakoç
from Şiirlenelim · host Hedablida
Kırmızı kiremitler üzerine yağmur yağıyor Evimizin tahtadan olduğunu biliyorsunuz Yağmur yağıyor Ve bazı tahtalar vardır, Suyun içinde gürül gürül yanan Dudağımı büküyorum ve topladığım çalıları yıkık duvarın iç tarafına saklıyorum Hiç kimsenin bilmesine imkan yok İmkan ve ihtimal bile yok sizin bilmenize Bay Yabancı Ve yağmur yağıyor, ben bir şeyler olacağını biliyorum Ellerime bakıyorum ve ellerimin benden bilgili, Bir hayli bilgili olduğunu biliyorum Bilgili, fakat parmaklarım ince ve uzun değil Sizin bayanınızınki gibi ince ve uzun değil Annemi babamı karıştırmayın işin içine İnanmazsınız ama, onların şuncacık Şuncacık evet..Şuncacık bir alakaları bile yok Gidiniz ve öteki yabancıları da beraber götürünüz Tuhaf ve acaip şapkalarınızı da beraber götürünüz Üzerinde bırakmamanızı yalvararak istiyeceğim Yalvararak istiyeceğim diyorum Medeni Adam Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem Kardeşim gömleğinizi mutlaka giyecektir Halbuki ben, Bay Fransız, sizin gömleğinizi Hatta Matmazelin o kırmızı ipekli gömleğini, Hani etekleri şöyle kıvrım kıvrımdır ya, bile giymek istemem, istemiyeceğim Evimizin tahtadan olduğunu biliyorsunuz, Kibrit gibi, iç içe sıkışmış tahtadan Hem şu bildiğiniz usule de lüzum yok Tepesi demir askerleriniz babamı alıp götürmeseler O zaman siz görürsünüz Bay Yabancı Ağaçların tepesine çıkabileceğimizi- Ben ve kardeşimin, Anlayabileceğinizi umarım Siz uyuduktan sonra odanıza girebileceğimizi -Ben bunu ispat edeceğim- Hani sizin şu yüzü kurabiye bir bayanınız var ya, Beyaz ve yumuşak Hani tepesinde ikisi kısa biri uzun üç tüy var Onu siz başka yerlerden getiriyordunuz Sayın Bayanınızın gözleri çakmak çakmak yanıyordu, Siz ötekini Bay Yabancı, gizli gizli öpüyordunuz Elinizle onu belinden tutuyordunuz, sonra öpüyordunuz Siz bizi görmüyordunuz Biz ağacın tepesinden seyrediyorduk Siz onu çok öpüyordunuz Ötesini söylemiyeceğim Bay Yabancı Ben siz belki bilmezsiniz, Annem böyle konuşmak ayıptır dedi Annem o kadına şeytan diyor Bizim kediler de ona tuhaf tuhaf bakıyorlar Siz şeytanı çok seviyorsunuz galiba Bay Yabancı Siz şeytanı niçin bu kadar çok öpüyorsunuz? Kabul ediyorum, sizinki, bizimkinden daha güzel Ama bizimki sizinkinden daha efendi, daha utangaç Onu hiç görmedim, o bize hiç gelmiyor Hele yağmur, onu hiç deliğinden çıkarmıyor sanıyorum Ben yağmuru çok seviyorum Bay Yabancı... Sizin ıslak saçlarınızı hiç sevmiyorum Tunusluların saçlarına benzemiyor sizin saçlarınız Bizim saçlarımıza benzemiyor sizin saçlarınız Ben karayım, beni de seviyor Sizin o kadını sevmiyor O benden başka kimseyi sevmiyor Ben de onu seviyorum Onu ve bizim evi seviyorum Bizim evin her tarafı tahtadandır Ayrıca matmazelin üzerine bir akrep atabileceğimi de düşünün Tam karnının beyaz yerinden tutarsanız bir şey yapmaz Ama onu Matmazel bilmez ki, o tam kuyruğundan tutar.... Sizin Matmazel bir ölse, siz onu bir daha göremezsiniz Halbuki bizim ölülerimizi teyzem görüyor Onlarla konuşuyor, onlara ekmek veriyor Onlar ekmek yiyor...Anladın mı Bay Yabancı? Matmazel bir ölse ona kimse ekmek vermez Onun için, gidip şapkalarınızı da beraber götürün Melekler bir demir parçasının üzerine oturmuşlar Her biri, bir damla atıyor aşağıya İşte yağmur bunun için yağıyor Ben bunun için yağmuru seviyorum Yağmur bizim için yağıyor Kalkıp gidin kırmızı kiremitler üzerine... Bizim tahta evin üzerine yağmur yağıyor...
Embed this episode
Ready to play
Ötesini Söylemeyeceğim- Sezai Karakoç
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.