EPISODE · Jan 16, 2026 · 2 MIN
RESÛLÜ (S.A.V.)’E İTAAT, ALLÂH (C.C.)’A İTAATTİR-16 OCAK 2026-MEVLANA TAKVİMİ
from Mevlana Takvimi · host Mevlana Takvimi
Allâhü Teâlâ, Resûlü (s.a.v.)’e olan itaatin, teslimiyetin ve bağlılığın bizzat kendisine yapılmış olacağını birçok ayetinde belirtmiştir. Hâkk Teâlâ buyurur ki: "Hayır! Râbbine andolsun ki, aralarında ihtilâf ettikleri şeylerde seni hakem tayin edip sonra haklarında verdiğin hükümden dolayı, kalplerinde sıkıntı duymadan tamamen kâbul etmedikçe imân etmiş olmazlar." (Nisa s. 65) Ve yine Resûlullâh (s.a.v.)’in emrine tabi olmayı gerektiren bir delilde, Allâhü Teâlâ’nın şu ayet-i kerimesidir: "Resûlullâh’ın çağrısını, aranızda bazınızın bazınızı çağrısı gibi tutmayın. Allâh, içinizden başkalarını siper edinerek sıvışıp gidenleri çok iyi bilir. Resûlullâh’ın emrine muhalefet edenler, başlarına bir belanın gelmesinden veya can yakıcı bir azaba uğramaktan sakınsınlar." (Nur s. 63) Allâhü Teâlâ, bir ayetinde daha buyurmaktadır ki: "Resûl size ne verdiyse onu alın. Size ne yasak ettiyse ondan da sakının." (Haşr s. 7) Bu Ayetler ve daha nice ayetler, Resûlullâh (s.a.v.)’in emrine tâbi olup ona itaatin gerekli olduğunu göstermektedir. Resûlullâh (s.a.v.)’in emri reddedilmez. Çünkü Allâhü Teâlâ, Resûlü (s.a.v.)’e itaat edilmesini farz kılmıştır. İmâm Beyhaki (rh.a) şöyle dedi: "Şayet sünnet dinde delil olmasaydı, Resûlullâh (s.a.v.)’in kendisiyle berâber bulunanlara, dinlerini öğrettikten sonra vermiş olduğu hutbesinde şöyle buyurmazdı: "Burada bulunan kişiler, bulunmayanlara anlattıklarımı aktarsınlar. Umulur ki anlatılan şahıs burada dinleyenden daha anlayışlı ve kavrayışlı olabilir." Ve yine sünnet delil olmasaydı Resûlullâh (s.a.v.): "Allâhü Teâlâ bizden bir hadisi dinleyip de bunu başka bir kişiye anlatarak vazifesini yerine getirenin yüzünü parlatsın. Olur ki anlatılan kişi dinleyenden daha kavrayışlıdır." buyurmazdı. (İmâm Suyutî, Akidede Sünnetin Yeri, s. 11-14)
What this episode covers
Allâhü Teâlâ, Resûlü (s.a.v.)’e olan itaatin, teslimiyetin ve bağlılığın bizzat kendisine yapılmış olacağını birçok ayetinde belirtmiştir. Hâkk Teâlâ buyurur ki: "Hayır! Râbbine andolsun ki, aralarında ihtilâf ettikleri şeylerde seni hakem tayin edip sonra haklarında verdiğin hükümden dolayı, kalplerinde sıkıntı duymadan tamamen kâbul etmedikçe imân etmiş olmazlar." (Nisa s. 65) Ve yine Resûlullâh (s.a.v.)’in emrine tabi olmayı gerektiren bir delilde, Allâhü Teâlâ’nın şu ayet-i kerimesidir: "Resûlullâh’ın çağrısını, aranızda bazınızın bazınızı çağrısı gibi tutmayın. Allâh, içinizden başkalarını siper edinerek sıvışıp gidenleri çok iyi bilir. Resûlullâh’ın emrine muhalefet edenler, başlarına bir belanın gelmesinden veya can yakıcı bir azaba uğramaktan sakınsınlar." (Nur s. 63) Allâhü Teâlâ, bir ayetinde daha buyurmaktadır ki: "Resûl size ne verdiyse onu alın. Size ne yasak ettiyse ondan da sakının." (Haşr s. 7) Bu Ayetler ve daha nice ayetler, Resûlullâh (s.a.v.)’in emrine tâbi olup ona itaatin gerekli olduğunu göstermektedir. Resûlullâh (s.a.v.)’in emri reddedilmez. Çünkü Allâhü Teâlâ, Resûlü (s.a.v.)’e itaat edilmesini farz kılmıştır. İmâm Beyhaki (rh.a) şöyle dedi: "Şayet sünnet dinde delil olmasaydı, Resûlullâh (s.a.v.)’in kendisiyle berâber bulunanlara, dinlerini öğrettikten sonra vermiş olduğu hutbesinde şöyle buyurmazdı: "Burada bulunan kişiler, bulunmayanlara anlattıklarımı aktarsınlar. Umulur ki anlatılan şahıs burada dinleyenden daha anlayışlı ve kavrayışlı olabilir." Ve yine sünnet delil olmasaydı Resûlullâh (s.a.v.): "Allâhü Teâlâ bizden bir hadisi dinleyip de bunu başka bir kişiye anlatarak vazifesini yerine getirenin yüzünü parlatsın. Olur ki anlatılan kişi dinleyenden daha kavrayışlıdır." buyurmazdı. (İmâm Suyutî, Akidede Sünnetin Yeri, s. 11-14)
NOW PLAYING
RESÛLÜ (S.A.V.)’E İTAAT, ALLÂH (C.C.)’A İTAATTİR-16 OCAK 2026-MEVLANA TAKVİMİ
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.