🧐 Saklı İzmir Masalları-Talat Ulusoy episode artwork

EPISODE · Jun 16, 2025 · 4 MIN

🧐 Saklı İzmir Masalları-Talat Ulusoy

from HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works · host Hakan AKARCALI

İzmir’in tarihsel belleğine edebi bir pencereden yaklaşan “Saklı İzmir Masalları”, şehri yalnızca bir coğrafya değil, çok dilli, çok kültürlü ve çok katmanlı bir hafıza mekânı olarak ele alır. Kitabın yazarı, İzmir’in Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in eşiğine dek geçirdiği modernleşme sürecini, bu sürecin içinde şekillenen kimlik çatışmalarını ve kültürel çözülmeleri hem tarihsel hem de masalsı bir dille işler. İzmir, burada yaşayan Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler, Levantenler, Kürtler ve Çerkesler gibi birçok etnik ve dini topluluğun birlikte var olduğu bir “dünya şehri” olarak betimlenir.Kitap, bu farklı toplulukların konuştuğu dillerin İzmir’in ortak dili Smyrneika’ya nasıl karıştığını da gözler önüne serer. Türkçe, Yunanca (özellikle Kritiki lehçesi), Ermenice, Ladino, Farsça, Arapça, Fransızca, İtalyanca, İngilizce, Rusça ve daha niceleri; şehirde sadece iletişim değil, aynı zamanda birlikte yaşamanın bir formu olarak ortaya çıkar. Diller kadar dillere sinmiş kültürel belleğin de izleri sürülür. “Yasu” (sağlığına), “Pariluys” (günaydın), “Kamidata” (baca) gibi ifadeler bu çok katmanlı yapının somut örnekleridir.İzmir’in “Eski Zaman”ı ile “Yeni Zaman”ı arasında net bir ayrım yapılır kitapta. Eski Zaman; el sanatlarının değer gördüğü, masalların halkı eğittiği, çan ve ezan seslerinin birbiriyle uyum içinde çınladığı bir dönemdir. Masallar, çocuklara sadece uyku değil, aynı zamanda hakikat taşır. Mahallelerde milletler kendi geleneklerini korurken, birlikte yaşama kültürü gelişmiştir. Şehirde ustalık, hüner ve sözlü kültür öne çıkar. Hanlar, kervansaraylar, arastalar ve limanlar şehrin ekonomik ve sosyal damarlarıdır.Yeni Zaman ise bu yapının çözülmeye başladığı, buharlı makineler, trenler, şirketler, fabrikalar ve bankaların belirleyici olmaya başladığı bir dönemdir. Ustalık yerini makinelere, masal yerini resmi ideolojiye, mahalleler ise göçle gelen çok katmanlı kalabalıklara bırakır. Girit’ten, Kafkasya’dan, Mora’dan, Afrika’dan gelen göçmenlerle şehir bir “muhacirler evi”ne dönüşür. Bu çeşitlilik, bir yandan İzmir’in kozmopolit kimliğini güçlendirirken, öte yandan İttihat ve Terakki'nin “tek din, tek dil, tek millet” anlayışıyla çatışır. Demokratikleşme arayışları “sopalı seçim” gibi uygulamalarla bastırılır.Kadın hakları, işçi hareketleri, sosyalist yayınlar ve tiyatro gibi yeni kamusal alanlar Yeni Zaman’ın kültürel kimliğini belirler. Saklı İzmir Masalları, bu dönüşümü simgesel mekanlar üzerinden de takip eder: Saat Kulesi, Sarı Kışla, Aydın Garı, Basmane Garı ve Kordon gibi modernleşmenin mekânları bu yeni dönemin izlerini taşır.Kitap, “masal”ı hem anlatım biçimi hem de düşünme yöntemi olarak yeniden tanımlar. Masal, burada bir nostalji öğesi değil; tarihsel ve kültürel belleği taşıyan bir düşünce formudur. Ancak bu masallar, Yeni Zaman’da kovuklara çekilir; artık “masal para etmez”. Bu söylem, modernleşmenin getirdiği değer dönüşümünü ve kültürel kayıpları da eleştirir.Yazar, anlatısını yalnızca tarihsel olaylarla değil, semboller ve arketipler üzerinden de kurar. İzmir’in her milleti, her dili bir masal karakteri gibidir. Rum kızları, Ermeni ustaları, Yahudi çarşıları, Levanten meyhaneleri ve Kürt hamalları İzmir’in kimliğine ruh katan unsurlardır. Bu karakterlerin bir araya geldiği İzmir, artık sadece bir şehir değil, kültürlerin dans ettiği bir sahnedir.Ne var ki, kitabın sonunda 1922 İzmir Yangını ile birlikte bu çok kültürlü yapı büyük ölçüde yok olur. Şehir, “tek tonda” bir kültüre doğru evrilirken, yazarın da vurguladığı gibi bir devrin masalı sona erer. “Saklı İzmir Masalları”, işte bu kaybı hem belgeleyen hem de anımsatan bir ağıttır. Ancak aynı zamanda, geçmişin masallarını bugünün kulaklarına fısıldayan bir umut metnidir.

İzmir’in tarihsel belleğine edebi bir pencereden yaklaşan “Saklı İzmir Masalları”, şehri yalnızca bir coğrafya değil, çok dilli, çok kültürlü ve çok katmanlı bir hafıza mekânı olarak ele alır. Kitabın yazarı, İzmir’in Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in eşiğine dek geçirdiği modernleşme sürecini, bu sürecin içinde şekillenen kimlik çatışmalarını ve kültürel çözülmeleri hem tarihsel hem de masalsı bir dille işler. İzmir, burada yaşayan Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler, Levantenler, Kürtler ve Çerkesler gibi birçok etnik ve dini topluluğun birlikte var olduğu bir “dünya şehri” olarak betimlenir.Kitap, bu farklı toplulukların konuştuğu dillerin İzmir’in ortak dili Smyrneika’ya nasıl karıştığını da gözler önüne serer. Türkçe, Yunanca (özellikle Kritiki lehçesi), Ermenice, Ladino, Farsça, Arapça, Fransızca, İtalyanca, İngilizce, Rusça ve daha niceleri; şehirde sadece iletişim değil, aynı zamanda birlikte yaşamanın bir formu olarak ortaya çıkar. Diller kadar dillere sinmiş kültürel belleğin de izleri sürülür. “Yasu” (sağlığına), “Pariluys” (günaydın), “Kamidata” (baca) gibi ifadeler bu çok katmanlı yapının somut örnekleridir.İzmir’in “Eski Zaman”ı ile “Yeni Zaman”ı arasında net bir ayrım yapılır kitapta. Eski Zaman; el sanatlarının değer gördüğü, masalların halkı eğittiği, çan ve ezan seslerinin birbiriyle uyum içinde çınladığı bir dönemdir. Masallar, çocuklara sadece uyku değil, aynı zamanda hakikat taşır. Mahallelerde milletler kendi geleneklerini korurken, birlikte yaşama kültürü gelişmiştir. Şehirde ustalık, hüner ve sözlü kültür öne çıkar. Hanlar, kervansaraylar, arastalar ve limanlar şehrin ekonomik ve sosyal damarlarıdır.Yeni Zaman ise bu yapının çözülmeye başladığı, buharlı makineler, trenler, şirketler, fabrikalar ve bankaların belirleyici olmaya başladığı bir dönemdir. Ustalık yerini makinelere, masal yerini resmi ideolojiye, mahalleler ise göçle gelen çok katmanlı kalabalıklara bırakır. Girit’ten, Kafkasya’dan, Mora’dan, Afrika’dan gelen göçmenlerle şehir bir “muhacirler evi”ne dönüşür. Bu çeşitlilik, bir yandan İzmir’in kozmopolit kimliğini güçlendirirken, öte yandan İttihat ve Terakki'nin “tek din, tek dil, tek millet” anlayışıyla çatışır. Demokratikleşme arayışları “sopalı seçim” gibi uygulamalarla bastırılır.Kadın hakları, işçi hareketleri, sosyalist yayınlar ve tiyatro gibi yeni kamusal alanlar Yeni Zaman’ın kültürel kimliğini belirler. Saklı İzmir Masalları, bu dönüşümü simgesel mekanlar üzerinden de takip eder: Saat Kulesi, Sarı Kışla, Aydın Garı, Basmane Garı ve Kordon gibi modernleşmenin mekânları bu yeni dönemin izlerini taşır.Kitap, “masal”ı hem anlatım biçimi hem de düşünme yöntemi olarak yeniden tanımlar. Masal, burada bir nostalji öğesi değil; tarihsel ve kültürel belleği taşıyan bir düşünce formudur. Ancak bu masallar, Yeni Zaman’da kovuklara çekilir; artık “masal para etmez”. Bu söylem, modernleşmenin getirdiği değer dönüşümünü ve kültürel kayıpları da eleştirir.Yazar, anlatısını yalnızca tarihsel olaylarla değil, semboller ve arketipler üzerinden de kurar. İzmir’in her milleti, her dili bir masal karakteri gibidir. Rum kızları, Ermeni ustaları, Yahudi çarşıları, Levanten meyhaneleri ve Kürt hamalları İzmir’in kimliğine ruh katan unsurlardır. Bu karakterlerin bir araya geldiği İzmir, artık sadece bir şehir değil, kültürlerin dans ettiği bir sahnedir.Ne var ki, kitabın sonunda 1922 İzmir Yangını ile birlikte bu çok kültürlü yapı büyük ölçüde yok olur. Şehir, “tek tonda” bir kültüre doğru evrilirken, yazarın da vurguladığı gibi bir devrin masalı sona erer. “Saklı İzmir Masalları”, işte bu kaybı hem belgeleyen hem de anımsatan bir ağıttır. Ancak aynı zamanda, geçmişin masallarını bugünün kulaklarına fısıldayan bir umut metnidir.

NOW PLAYING

🧐 Saklı İzmir Masalları-Talat Ulusoy

0:00 4:53

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

Ask A Spaceman Archives - 365 Days of Astronomy Ask A Spaceman Archives - 365 Days of Astronomy Podcasting Astronomy Every Day of the Year Eat to Live Jenna Fuhrman, Dr. Fuhrman Our health is our most precious gift and smart nutrition can change your life. Each month, join Dr. Fuhrman and his daughter, Jenna Fuhrman as they discuss important topics in the world of nutrition. Eat to Live will change the way you eat and think about food. French Your Way Jessica: Native French teacher founder of French Your Way Boost your French listening skills and test your comprehension with this one of a kind series of podcasts. Get the chance to listen to a real conversation between native speakers talking at normal speed AND customise your learning experience through carefully designed sets of questions (2 levels of difficulty) available for download at www.frenchvoicespodcast.com. All interviews also come with the transcript. French teacher Jessica interviews native speakers of French from around the world who share a bit of their life and passion. Where else would you meet in one same place a French yoga teacher based in Melbourne, a soap manufacturer from Provence, or a couple cycling around the world? That Hoarder: Overcome Compulsive Hoarding That Hoarder Hoarding disorder is stigmatised and people who hoard feel vast amounts of shame. This podcast began life as an audio diary, an anonymous outlet for somebody with this weird condition. That Hoarder speaks about her experiences living with compulsive hoarding, she interviews therapists, academics, researchers, children of hoarders, professional organisers and influencers, and she shares insight and tips for others with the problem. Listened to by people who hoard as well as those who love them and those who work with them, Overcome Compulsive Hoarding with That Hoarder aims to shatter the stigma, share the truth and speak openly and honestly to improve lives.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works?

This episode is 4 minutes long.

When was this HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works episode published?

This episode was published on June 16, 2025.

What is this episode about?

İzmir’in tarihsel belleğine edebi bir pencereden yaklaşan “Saklı İzmir Masalları”, şehri yalnızca bir coğrafya değil, çok dilli, çok kültürlü ve çok katmanlı bir hafıza mekânı olarak ele alır. Kitabın yazarı, İzmir’in Osmanlı’nın son döneminden...

Can I download this HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works episode?

Yes, you can download this episode by clicking the download button on the episode player, or subscribe to the podcast in your preferred podcast app for automatic downloads.
URL copied to clipboard!