EPISODE · Nov 10, 2022 · 4 MIN
Sana Adanmış Şiirler- Cem Bostan/ Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu- Stefan Zweig/ Tehlikeli Oyunlar VII- Oğuz Atay/ Rugan- Deniz Durukan/ Çocukların Uçurtmalarına Benziyorsun- Şükrü Erbaş
from Şiirlenelim · host Hedablida
Yağmurlu bir Kasım günü, Cebimde ıslanmış bir mektup, Zar zor toparlamışım kendimi Biraz zaman ayırmam gerekiyor Düşünmek için biraz zaman ayırmam gerekiyor Böyle mektup beklenmez, Bir mektup beklenir ancak Onun için yazı yazmaktan korkmamalı. Bağışla beni... Eğer kalemimin mürekkebine arada sırada bir damla acı da karışıyorsa, Bağışla. İnsan önce bakışlarından yaşlanıyor, Alışacaksın yüzünün meydanlarda gevezeler tarafından hırpalanmasına Bir çocuk gitmediği şehirleri terk edecek, Erteleyeceksin sevinçlerini kendini martta sanan kedileri görünce Su ne söyler de, çürür karanfiller vazoda? Adına diyorlar ''Hoşgeldin bebek" Bir göl uykusu gözlerinde... Melekler geçiyor sularından gülümseyerek Ben vedaları sevmem Hiç gitmesin insanlar Hele gelmemek üzere giderlerse, çok üzülürüm Gelmemek üzere gidenler, çok sevdiklerim olur genelde Bir de bir hikaye bırakır ki geride, noksanlığın daniskası içinde. Ölse, öldü dersin, ama ölmez onlar. Ölmesinler de...Ölürlerse bir kere daha üzülürüm. Çünkü koklayamazlar bir daha çiçek. Yazık olur. Gönlüm geniş ama odalara yerleşecek insanlar yok İnsana yatırım yapmak yerine, yokluğa yatırım yapmak neden? Bozuk olan nedir? Yani...Neden her şey böyle bozuluyor? Gündüz herkesindir. Beni neden hep geceye mahkum ediyorlar? Bazen endişeli gözlerle olanı biteni izleyen küçük bir çocuk gibi davranabilirim Kırabilirim Ve bunu tamir etmekte zorlanabilirim Lakin gökyüzü hala tepemde... Ve kuşlar hala yüreğimde... Sanırım arkamda uzun gölgeler bırakmayacağım Çünkü koparılmış çiçeklerden hiç taç yapmadım Ayrılık yeşili, dedim. Kirpiklerim tanrıya değdi. Kâküllerimdeki pembe soldu. Arzu yeşili de aynı acıyı veriyor, dedi. Vedalar, insanı hem yıkar hem kurar, dedim. Yaşamadan bilinemez ki, dedi. Dünya bir mucize, dedim. Bu da bilinemez yaşamadan...İnsan sevgisizlikten geliyor sevgiye sanırım, dedim. Ama bu, bir gölün kendini boğmasına benziyor! ''Yaşamak nasıl bir şey sanıyorsun?'' dedim. Uzandı, yorgun aklımdan öptü. Yorgun elimden tuttu. Yorgun kalbimi akan bir suyun kalbine bıraktı. Çocukların uçurtmalarına benziyorsun Biliyor musun… Rüzgârı hiç dinmeyen bir mavilikte, Güneşli sular gibi gülümsüyor yüzün... Ve ben çok aşağılarda, Katı ülkesinde toprağın Tutulmuş heyecanına, Titreyerek izliyorum süzülüşünü… Bir hazin hızla uzaklaşıyor veda Ey ayrılığı andıran yakınlık Ey susuş… İnce ve derin hasret Bana benziyorsun…
Embed this episode
Ready to play
Sana Adanmış Şiirler- Cem Bostan/ Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu- Stefan Zweig/ Tehlikeli Oyunlar VII- Oğuz Atay/ Rugan- Deniz Durukan/ Çocukların Uçurtmalarına Benziyorsun- Şükrü Erbaş
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.