EPISODE · Oct 25, 2021 · 4 MIN
Sen Kokuyor Yüzeyi Bedenimin Her Gözeneği/Yabancıların En Yakınıydın Sen!- Nilgün Marmara
from Şiirlenelim · host Hedablida
Bundan böyle, baktığımda ince boşluğa, bilemem martılar neye göre toplanırlar...Bilemem dizlerim neden çözülür? Uyuşurum? Açar açmaz, daldı bir bir kelebek içeri, Tutuyorum sevi çanını ellerimde, Vurgusu ben’e dönük, yankısı çocukluğa... Kendi ışıltısı deviniyor kendinde, Töze doğru yayılıyor, başkayla aramızdaki kimsesizliğe. Şimdi hayır derken, sevişiyorum seviyle ben :) Burada daha ne kadar öleceğim? Ben size alışamam...Tehdit: koltuğunuzun bedeninizle dolmaması.. Tehdit: Bir merdivenin uygunsuz konumu, Gözüme saldıran güneş ışınlarında yüzün yok oluşu.. Ağlıyordum, ağlıyorduk...Ben bu ıslaklığı tanıyordum, düşümde böyle düşünüyordum size dokunurken... Siz, bu ıslaklığı tanıyordunuz, düşümde böyle düşünüyordunuz... Nasıl biliyorduk her ışıltı anının acı yükünü? Ülkemizin sonsuzca yumuşayarak kuraklıktan kurtulduğunu? Bu gözyaşları, susulmuş her çığlık, beklenmiş her sevinç için, onun için bu kadar akıcı...Delilik sevgilim, bir sözcük üzerine kurulmuyor, var olanı dürtüyor, eşeliyor, o bölgede yer ediniyor...bir sabah, bedenimin tüm hücrelerini ele geçirmiş bir acıyla uyanıyorum. Onu sürükleyeceğim...Sürükleyeceğim ki, açığa çıkarılamayacak, tanımlanabilir gün ve gecelere mal edilmeyecek...Yaşadığımın farkında olmadığım gibi, dökülüyor yaşlar gözümden...Ben böyle hep amansız ve zamansız ağlıyorum ya, bu acı mağaramdan geliyor. Ağlıyorum gene farkında olmadan. Bir yıldıza çarpmış da yere düşmüş parçacıklar gibi dağılıyorum. Bu kadar mı çok sevdalandın ay’a da, bu tutulma gündönümleri bitmiyor? Bak gördün mü gene koca yürekli adam? Yüreğinin ertesinde kaldım...Bitip bitip yeniden yaşama başlama sevdan bulaştı tırnaklarımın arasına. Oysa her saat başı tırnaklarımın arasına saplanan yaşamı, kökünden kesip duruyordum..İç sızın, iç mağaramı böyle çıkardı. Kendim dediğime de bakmayın ki, kendim kim onu da bilmem ben. kendi dışında herkesin yanında olan, kendi dışında herkesin acısına soyunan, kendi dışında herkesin sesine bürünen bir ‘şey’im...Herkesine benzerken kendine benzemeyen ben, kendi sesi yok, kendi acısı yok...Söyleyin kendimi şiirlerle yakmayayım da ne yapayım ben? Sonra sen benim iç sızım, bana kuşlarını yolla. hani o ölüme uçarak atlayan kadının kuşlarını yolla. Sesi martı çığlığı kokan güvercinleri durmadan vuruyorlar Ve sabahlar artık daha da yorgun karşılıyor bizi Herkes herkese çok yabancıyken ben, sen ya da o niye bu kadar herkese benziyoruz ki? Diyordun ki ; ey iki adımlık yer küre, senin bütün arka bahçelerini gördüm ben. bütün arka bahçeler hep mi yabancıydı bize? Yabancıların en yakınıydın sen!
Embed this episode
Ready to play
Sen Kokuyor Yüzeyi Bedenimin Her Gözeneği/Yabancıların En Yakınıydın Sen!- Nilgün Marmara
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.